Oda Arkadaşım-1
Merhabalar ben Pelin, bir önceki hikayem silindi ve bende bilgisayarımda kaydetmediğim için baştan yazmaya karar verdim. Belki biraz daha dikkat ederek yazarsam daha güzel olacaktır.
Ortaokula ilk girdiğim gün ailem benimle oturup bir toplantı yapmıştı. Bir anlaşma gibi, ben disiplinli olursam, sistemli çalışırsam beni İngiltereye okumaya yollayacaklardı. Bu hayalle ben ortaokul ve lise hayatında hep başarılı oldum, İngiltereye gitmek için gereken tüm sınavları geçtim. Lise bittiğinde ise bavulumu hazırlamıştım ama ailemin tek çocuğu olamamdan dolayı annem beni gönderme konusunda pek istekli değildi.
Bir şekilde ailemi ikna ettikten sonra babamla birlikte İngiltere’nin yolunu tuttuk. Özel bir yurtta bana yer ayarlamıştı. Babam bana İngilizcemi geliştirmem için iki kişilik bir oda ayarlamıştı, artık şansıma kim gelirse diyerekten odaya geçtim ve yerleştim. Babam ise okul kayıtlarını halledip gitmişti. Bu arada kendimden bahsedecek olursam da 1.67 boyunda 80 kilo bir kızdım. Saçlarımı sarıya boyamıştım, göbeğim vardı. Vucudumda orantısızlıklar vardı. Göbeğim ve kalçam biraz daha büyüktü. Heyecanlı bir karakterim vardı, biraz da içime kapanıktım. Çocukluğumdan beri, biraz da annemden kaynaklı olduğunu düşündüğüm en kötü özelliğim pasif oluşumdu. Hakkımı arayamazdım.
Aradan birkaç gün geçmişti, kaldığım yere oda arkadaşım gelmişti. Kapı çalındığında heyecanlanmıştım. Oda arkadaşımla tanışacam diye kalbim hızlıca atmaya başladı. Hemen heyecanla kapıyı açtığımda, kapıda Afrikalı bir kız vardı. Elinde çantası ile içeri girdi, hiç konuşmadan eşyalarını bıraktı. Kendim için seçtiğim yatağa geçip üstünü çıkardı ve yatağa uzandı. Bana dönerek “bir sakıncası var mı?” diye sordu. Hayır der gibi başımı salladım. İlk anda bütün yetkiyi ona vermiştim.
Akşama kadar uyudu, bende köşede işlerimi hallettim, rahatsız olmasın diye işlerimi sessizce yapmıştım. Uyandığında ise benle iletişime geçti,
- Çok uyumuşum
- Biraz uyudun ama dinlenmişsindir. Sonuçta yoldan geldin
- Evet
- Akşam yemeğini dışardan söyleyelim mi bugün ister misin?
- Olur Pizza söyleyelim
- Tamam, Bu arada Ben Pelin
- Bende Vicky
- Ben Türkiye’den geliyorum
- Bende Nijerya’dan geliyorum. Hangi bölümdesin Pelin?
- Bankacılık ve Finans Bölümü
- Aynı bölümdeyiz güzel
- Evet Vicky
Vicky benden farklıydı. Daha dominant, daha güçlüydü. Duruşu ile etrafında bulunan herkese emirler vermeye hazır gibiydi. Tam bir alfa kızıydı. Benim gibi şişman bir kızdı ama onun göbeği yoktu, tüm vucuduna orantılı yayılmıştı, ben şişman gözükürken o gerçek bir balık etliydi. Vicky benim gibi yapmamıştı, ailesini Nijerya da bırakmıştı, okula kayıt yaptırmaya gelmişti. Ben ise babama ihtiyaç duymuştum. Onda bulunan özgüvenden istiyordum resmen.
Vicky kalktı tuvalete girdi, duş aldı. Sonra yine yanıma geldi, ama gayet rahat davranıyordu yanımda, odada çıplak dolaşıyordu. Esk**en bazı günler porno izlerdim. O pornolarda bazen kız kıza ilişkiler geçirirlerdi. Onları görünce kendimi garip hisederdim bazende onların arasındaymışım gibi hayal ederdim. Şimdi ise Vicky çıplaktı ve onu izliyordum. Sanki o bunun farkındaydı. Esk**en izlediğim pornolardan bahsettim ama erkeklerden de hoşlanıyordum. Lise de ki sevgilim 2 ay çıkmıştık, erkek arkadaşım her gün ağzıma verirdi. O benim için bir faciyaydı. Bir kere temiz değildi, ondan iğrenerek ağzıma alırdım. Sonrasında ondan ayrılmıştım, ikinci ve son sevgilim ise daha temizdi ve o temizlikten dolayı yaptığımız cinsel ilişki hoşuma gitmişti. Bekaretimi de o çocuk almıştı.
Birkaç hafta geçmişti, arkadaşlığımız daha da pekişmişti. İyi ki birlikteydik diye düşünüyorduk. Birlikte herşeyi yapıyorduk. Bir akşam Vick ile birlikte Rock müziklerin çaldığı bir bara gittik, biralarımızı içiyor, canlı müziğimizi dinliyorduk. Masasımıza bakan bir çocuğu farkettik. Yaklaşık 15 dakika bakışmadan sonra masamıza geldi, ve Vicky’e biraz konuşabilir miyiz dedi. Onlar dışarı çıktılar sonra birlikte gülüşerek içeri döndüler. Çocuk kendi masasına gidip eşyalarını alıp yanımıza geldi,
- Merhaba Pelin, ben Marco
- Merhaba Marco tanıştığıma memnun oldum
- Marco bana çıkma teklif etti, bende kabul ettim Pelin
- Birbirinizi tanımadan hemen nasıl olur
- Pelin çocuk olma bizler buraya Üniversiteye geldik, önüme çıkan ilk erkekle evlenecekte değilim dedi ve karşımda öpüştüler
- Benim yaşadığım topraklarda bu biraz tuhaf karşılanabilir
- Biliyor musun bunu senle tartışmaycağom ama bunun suçlusu sizlersiniz. Siz tabularınızı yıkmaya çalışmadınız aksine tabularınızı yeni yapılandırmalarla güçlendirdiniz. Neyse seninle tartışmaycam bu gece biz yokuz
Aradan bir ay geçmişti, ilk başlarda eğlenmek için birlikte olduğu Marco’ya sanki aşık olmuştu. Ama yine de duruşunu bozmuyordu. Arkadaş grubumuza ise aynı yurtta kaldığımız bir hintli bir alman ve bir de Finlandıyalı kızda girmişti. Aralarında sevgilisi olmayan bir ben bir de Hintli kız vardı. Akşamları hep birlikte buluşuyorduk. Barlara gidiyor, sinemalara gidiyor, restarauntlara gidiyorduk. Bazende yurt odalarında buluşuyorduk. Herkesin sevgilisi yanında takılıyordu. Yurtlarımız erkek kız karışıktı. Marco ve Vicky ise genelde Marco’nun yerinde kalıyorlardı ama bazende bizim odada kaldıkları oluyor, bana baka baka sevişiyorlardı. Vicky dominant olduğu için çocuğu resmen hizmetçi gibi kullanıyor, her dediğini yapıyrodu. Vicky rahat bir kızdı, gece uyumak için elektiriği kapattığımızda sessizce seks yapmaya çalışıyorlardı. Ya da Marco Vicky’i emiyordu.
Akşam bizim odada buluşmuştuk, Tüm grup ordaydı ancak sadece Alman ve sevgilisi yoktu. Finladıyalı arakdaşımız ise çok zayıftı sevgilisi ise iri yarı bir çocuktu. İri yarı derken şişman değil yapılı bir çocuktu. Kız kızayken Vicky ona hep onun ki büyüktür zorlanmadan alabiliyor musun diye dalga geçerdi. Bizde toplanmıştık, hep birlikte şişe çevirmece oynama kararı aldık.
İlk başlarda çocukca sorular ve basit cesaret oyunlarıyla devam ettik. Devam ettikçe de alkol aldık, her bir alkol içiminden sonra daha rahattık. Her rahatlıktan sonra daha da açıldık. Şişe döndü bana geldi, doğruluk dedim. Vicky sordu
- artık daha düzgün sorulara geçme zamanı, en son ne zaman seviştin
- Lise sonda
- Finlandiyalı: O kadar oldu mu? Daracıksındır sen şimdi
Odada herkes gülmüştü. Marco’ya gelince cesaret dedi. Öylemi peki bize stripriz yap dedik. Oda dans etmeye başladı boxere kalıncaya kadar, dans etti. Bana tekrar geldi, bende gaza geldim cesaret dedim. Vicky bana üstünü kaldır göğüslerinin fotosunu çekecem ve kuzenime yollaycam dedi. Oyun kuralı olduğu için dediğini yaptım. Marco’ya tekrar gelince bu sefer finli kız sordu,
- Doğruluk mu? Cesaret mi?
- Doğruluk bu sefer
- En son Vicky sana ne zaman sakso yaptı
- İlk çıktığımız da
- Nasıl yani, ondan sonra hiç mi?
- Vicky öyle şeyler sevmez, bende zorlamam
- Hah benim ki yapmasın onu kapı dışarı yaparım dedi. Fin’li hemen konuştu
- Aşkım sen iste hemen yaparım
Oyun bu şekilde devam ederken, Hintli kıza gelmişti. Hintli kız oyunun gazına gelerek Cesaret dedi. Vicky bir hamle de telefonu elinden aldı. Bugün telefonuna gelen dokuzuncu mesajı okuyalım bakalım. Hintli kız itiraz etsede sonunda Vicky’nin baskın karakteri karşısında hiçbir şey diyemedi. “Aşkım, benimki derse gitti, odada bekliyorum. Ağzınla boşaltmanı istiyorum beni”. Herkes bir anda şaşırdı. Çünkü bize söylediğine göre bu onun için yapılması imkansız bir şeydi. Vicky için malzemeydi.
- Çocuk kim
- Boşver, telefonumu geri ver
- Söylemezsen vermem
- Ya boşver lütfen geri ver, hafif gözleri doldu.
- Tamam, sen söyleme ben arayıp öğrenirim
- Hayır yapma
- Neden
- Yapma ver bana o telefonu
Vicky huysuzlandı, kızın telefonundan çocuğu aradı. Marco’nun telefonu çalmaya başladı. Odada bir anda sessizlik oldu, Vicky Marco’ya baktı. Marco özür dilemek için hareket yaptı ama Bir anda ona sus işareti yapınca, Marco sadece yutkundu. Vicky sert bir şekilde,
- Pelin ve Nişa (Hintli kız) hariç herkes gidebilir mi? Bugün bitti.
Hemen Fin’li kız konuştu.
- Vicky tatlım, sinirlisin yarın konuşun isterseniz
- Sana sormadım ne zaman konuşacağımızı, şimdi odamdan çıkın
Finli kız ve sevgilisi sinirlenmişlerdi. Kovuldukları için mutsuzdu, muhtemelen bir daha aynı ortamda bulunmayacaktık. Marco araya girdi
- Aşkım bak bildiğin gibi değil
- Sen de git yarın seninle konuşacam
- Bak canım
- Sana git diyorum Marco
Marco da gitmişti. Ben, Nişa ve Vicky oda da baş başa kalmıştık. Bana kapıyı kilitle dedi. Kapıyı kilitledim, onlara baktım. Vicky ise çok sinirliydi...
Ortaokula ilk girdiğim gün ailem benimle oturup bir toplantı yapmıştı. Bir anlaşma gibi, ben disiplinli olursam, sistemli çalışırsam beni İngiltereye okumaya yollayacaklardı. Bu hayalle ben ortaokul ve lise hayatında hep başarılı oldum, İngiltereye gitmek için gereken tüm sınavları geçtim. Lise bittiğinde ise bavulumu hazırlamıştım ama ailemin tek çocuğu olamamdan dolayı annem beni gönderme konusunda pek istekli değildi.
Bir şekilde ailemi ikna ettikten sonra babamla birlikte İngiltere’nin yolunu tuttuk. Özel bir yurtta bana yer ayarlamıştı. Babam bana İngilizcemi geliştirmem için iki kişilik bir oda ayarlamıştı, artık şansıma kim gelirse diyerekten odaya geçtim ve yerleştim. Babam ise okul kayıtlarını halledip gitmişti. Bu arada kendimden bahsedecek olursam da 1.67 boyunda 80 kilo bir kızdım. Saçlarımı sarıya boyamıştım, göbeğim vardı. Vucudumda orantısızlıklar vardı. Göbeğim ve kalçam biraz daha büyüktü. Heyecanlı bir karakterim vardı, biraz da içime kapanıktım. Çocukluğumdan beri, biraz da annemden kaynaklı olduğunu düşündüğüm en kötü özelliğim pasif oluşumdu. Hakkımı arayamazdım.
Aradan birkaç gün geçmişti, kaldığım yere oda arkadaşım gelmişti. Kapı çalındığında heyecanlanmıştım. Oda arkadaşımla tanışacam diye kalbim hızlıca atmaya başladı. Hemen heyecanla kapıyı açtığımda, kapıda Afrikalı bir kız vardı. Elinde çantası ile içeri girdi, hiç konuşmadan eşyalarını bıraktı. Kendim için seçtiğim yatağa geçip üstünü çıkardı ve yatağa uzandı. Bana dönerek “bir sakıncası var mı?” diye sordu. Hayır der gibi başımı salladım. İlk anda bütün yetkiyi ona vermiştim.
Akşama kadar uyudu, bende köşede işlerimi hallettim, rahatsız olmasın diye işlerimi sessizce yapmıştım. Uyandığında ise benle iletişime geçti,
- Çok uyumuşum
- Biraz uyudun ama dinlenmişsindir. Sonuçta yoldan geldin
- Evet
- Akşam yemeğini dışardan söyleyelim mi bugün ister misin?
- Olur Pizza söyleyelim
- Tamam, Bu arada Ben Pelin
- Bende Vicky
- Ben Türkiye’den geliyorum
- Bende Nijerya’dan geliyorum. Hangi bölümdesin Pelin?
- Bankacılık ve Finans Bölümü
- Aynı bölümdeyiz güzel
- Evet Vicky
Vicky benden farklıydı. Daha dominant, daha güçlüydü. Duruşu ile etrafında bulunan herkese emirler vermeye hazır gibiydi. Tam bir alfa kızıydı. Benim gibi şişman bir kızdı ama onun göbeği yoktu, tüm vucuduna orantılı yayılmıştı, ben şişman gözükürken o gerçek bir balık etliydi. Vicky benim gibi yapmamıştı, ailesini Nijerya da bırakmıştı, okula kayıt yaptırmaya gelmişti. Ben ise babama ihtiyaç duymuştum. Onda bulunan özgüvenden istiyordum resmen.
Vicky kalktı tuvalete girdi, duş aldı. Sonra yine yanıma geldi, ama gayet rahat davranıyordu yanımda, odada çıplak dolaşıyordu. Esk**en bazı günler porno izlerdim. O pornolarda bazen kız kıza ilişkiler geçirirlerdi. Onları görünce kendimi garip hisederdim bazende onların arasındaymışım gibi hayal ederdim. Şimdi ise Vicky çıplaktı ve onu izliyordum. Sanki o bunun farkındaydı. Esk**en izlediğim pornolardan bahsettim ama erkeklerden de hoşlanıyordum. Lise de ki sevgilim 2 ay çıkmıştık, erkek arkadaşım her gün ağzıma verirdi. O benim için bir faciyaydı. Bir kere temiz değildi, ondan iğrenerek ağzıma alırdım. Sonrasında ondan ayrılmıştım, ikinci ve son sevgilim ise daha temizdi ve o temizlikten dolayı yaptığımız cinsel ilişki hoşuma gitmişti. Bekaretimi de o çocuk almıştı.
Birkaç hafta geçmişti, arkadaşlığımız daha da pekişmişti. İyi ki birlikteydik diye düşünüyorduk. Birlikte herşeyi yapıyorduk. Bir akşam Vick ile birlikte Rock müziklerin çaldığı bir bara gittik, biralarımızı içiyor, canlı müziğimizi dinliyorduk. Masasımıza bakan bir çocuğu farkettik. Yaklaşık 15 dakika bakışmadan sonra masamıza geldi, ve Vicky’e biraz konuşabilir miyiz dedi. Onlar dışarı çıktılar sonra birlikte gülüşerek içeri döndüler. Çocuk kendi masasına gidip eşyalarını alıp yanımıza geldi,
- Merhaba Pelin, ben Marco
- Merhaba Marco tanıştığıma memnun oldum
- Marco bana çıkma teklif etti, bende kabul ettim Pelin
- Birbirinizi tanımadan hemen nasıl olur
- Pelin çocuk olma bizler buraya Üniversiteye geldik, önüme çıkan ilk erkekle evlenecekte değilim dedi ve karşımda öpüştüler
- Benim yaşadığım topraklarda bu biraz tuhaf karşılanabilir
- Biliyor musun bunu senle tartışmaycağom ama bunun suçlusu sizlersiniz. Siz tabularınızı yıkmaya çalışmadınız aksine tabularınızı yeni yapılandırmalarla güçlendirdiniz. Neyse seninle tartışmaycam bu gece biz yokuz
Aradan bir ay geçmişti, ilk başlarda eğlenmek için birlikte olduğu Marco’ya sanki aşık olmuştu. Ama yine de duruşunu bozmuyordu. Arkadaş grubumuza ise aynı yurtta kaldığımız bir hintli bir alman ve bir de Finlandıyalı kızda girmişti. Aralarında sevgilisi olmayan bir ben bir de Hintli kız vardı. Akşamları hep birlikte buluşuyorduk. Barlara gidiyor, sinemalara gidiyor, restarauntlara gidiyorduk. Bazende yurt odalarında buluşuyorduk. Herkesin sevgilisi yanında takılıyordu. Yurtlarımız erkek kız karışıktı. Marco ve Vicky ise genelde Marco’nun yerinde kalıyorlardı ama bazende bizim odada kaldıkları oluyor, bana baka baka sevişiyorlardı. Vicky dominant olduğu için çocuğu resmen hizmetçi gibi kullanıyor, her dediğini yapıyrodu. Vicky rahat bir kızdı, gece uyumak için elektiriği kapattığımızda sessizce seks yapmaya çalışıyorlardı. Ya da Marco Vicky’i emiyordu.
Akşam bizim odada buluşmuştuk, Tüm grup ordaydı ancak sadece Alman ve sevgilisi yoktu. Finladıyalı arakdaşımız ise çok zayıftı sevgilisi ise iri yarı bir çocuktu. İri yarı derken şişman değil yapılı bir çocuktu. Kız kızayken Vicky ona hep onun ki büyüktür zorlanmadan alabiliyor musun diye dalga geçerdi. Bizde toplanmıştık, hep birlikte şişe çevirmece oynama kararı aldık.
İlk başlarda çocukca sorular ve basit cesaret oyunlarıyla devam ettik. Devam ettikçe de alkol aldık, her bir alkol içiminden sonra daha rahattık. Her rahatlıktan sonra daha da açıldık. Şişe döndü bana geldi, doğruluk dedim. Vicky sordu
- artık daha düzgün sorulara geçme zamanı, en son ne zaman seviştin
- Lise sonda
- Finlandiyalı: O kadar oldu mu? Daracıksındır sen şimdi
Odada herkes gülmüştü. Marco’ya gelince cesaret dedi. Öylemi peki bize stripriz yap dedik. Oda dans etmeye başladı boxere kalıncaya kadar, dans etti. Bana tekrar geldi, bende gaza geldim cesaret dedim. Vicky bana üstünü kaldır göğüslerinin fotosunu çekecem ve kuzenime yollaycam dedi. Oyun kuralı olduğu için dediğini yaptım. Marco’ya tekrar gelince bu sefer finli kız sordu,
- Doğruluk mu? Cesaret mi?
- Doğruluk bu sefer
- En son Vicky sana ne zaman sakso yaptı
- İlk çıktığımız da
- Nasıl yani, ondan sonra hiç mi?
- Vicky öyle şeyler sevmez, bende zorlamam
- Hah benim ki yapmasın onu kapı dışarı yaparım dedi. Fin’li hemen konuştu
- Aşkım sen iste hemen yaparım
Oyun bu şekilde devam ederken, Hintli kıza gelmişti. Hintli kız oyunun gazına gelerek Cesaret dedi. Vicky bir hamle de telefonu elinden aldı. Bugün telefonuna gelen dokuzuncu mesajı okuyalım bakalım. Hintli kız itiraz etsede sonunda Vicky’nin baskın karakteri karşısında hiçbir şey diyemedi. “Aşkım, benimki derse gitti, odada bekliyorum. Ağzınla boşaltmanı istiyorum beni”. Herkes bir anda şaşırdı. Çünkü bize söylediğine göre bu onun için yapılması imkansız bir şeydi. Vicky için malzemeydi.
- Çocuk kim
- Boşver, telefonumu geri ver
- Söylemezsen vermem
- Ya boşver lütfen geri ver, hafif gözleri doldu.
- Tamam, sen söyleme ben arayıp öğrenirim
- Hayır yapma
- Neden
- Yapma ver bana o telefonu
Vicky huysuzlandı, kızın telefonundan çocuğu aradı. Marco’nun telefonu çalmaya başladı. Odada bir anda sessizlik oldu, Vicky Marco’ya baktı. Marco özür dilemek için hareket yaptı ama Bir anda ona sus işareti yapınca, Marco sadece yutkundu. Vicky sert bir şekilde,
- Pelin ve Nişa (Hintli kız) hariç herkes gidebilir mi? Bugün bitti.
Hemen Fin’li kız konuştu.
- Vicky tatlım, sinirlisin yarın konuşun isterseniz
- Sana sormadım ne zaman konuşacağımızı, şimdi odamdan çıkın
Finli kız ve sevgilisi sinirlenmişlerdi. Kovuldukları için mutsuzdu, muhtemelen bir daha aynı ortamda bulunmayacaktık. Marco araya girdi
- Aşkım bak bildiğin gibi değil
- Sen de git yarın seninle konuşacam
- Bak canım
- Sana git diyorum Marco
Marco da gitmişti. Ben, Nişa ve Vicky oda da baş başa kalmıştık. Bana kapıyı kilitle dedi. Kapıyı kilitledim, onlara baktım. Vicky ise çok sinirliydi...
5年前