ADIM ADIM - 1
Eşimle tanışalı 12 evleneli 8 sene oldu. Evliliğimizin ilk yılları bir sağlık engeli yüzünden cinsel hayatsız, Yani kabus gibi geçti. 3 4 Yıl kadar sonra ikimizinde durumdan bezdiği bir süreç yaşandı. Bu süreci bitiren hamle benden gelmişti. Gençliğimden bu yana sexte bir çok açıdan geniş bir bakış açısına sahip olmam, fantezilerimin de bu doğrultuda gelişmesine neden olmuştu ve ben bunu bugüne kadar kullanmamıştım. İlk önce bir plan hazırlamam lazımdı. 30 yaşına girmesine rağmen hala 22 yaşındaki gibi diri bir vücuda sahip bakire bir eşim vardı ve ben bu vücudu her zevki yaşayan ve yaşatan bir sex makinesine çevirebilirdim. İlk önce Eşimin zevk alabilirliğini arttırmalıydım. Ve planlı çalışmalarım başladı. Eskisi gibi boşalmaya yönelik küçük oyunlar yerine zevke yönelik çalışmalara başladım. Eşime muhteşem masajlar yapıyor ardından vajinasını müsade ettiği ölçüde yalayıp, emip, öpüp kokladığım bir kaç saatlik seanslar başladı. Sevişmelerimizin saati 3 4 saatten aşşağıya düşmüyor ve bu sevişmelerin tümünde arzu, tutku, ihtiras dolu konuşmalar yaşanıyordu. Mümkün olduğunda konuşturmaya çalışıyor, kimi zamanda en beklenmedik anlarda onun fantezi dünyasına girebilmek için aykırı sorular soruyordum.
Bir gece uzun süreli planımın ilk meyvesini alıvermiştim. Yine çok uzun ve erotizm dolu bir masaj ve ardından oral sexin en tutkulusundan bir seansın ardından konu fantezilerden açılmıştı. Eşim her ne kadar dindar falan olmasa da aileden ve çevre baskılarından kaynaklanan tabularla dolu biriydi esk**en.
"En uç fantezin nedir aşkım" diye sormuştum. Yüzüme şaşkın şaşkın bakmış ve söyleyemeyeceğini gülerek iletmişti.
"Aşkım, sonuçta fantezi bu. En uç olanını söyle. Bakalım ne kadar ateşli" diye teşvik etmeye çalışmıştım.
"Yaa olmaz ama söyleyemem" gibi cümlelerle cevap veremeyeceğini söylese de aslında ses tonu ve vücut dili sadece benden ve vereceğim tepk**en çekindiğinden söylemediğini anlatıyordu. Biraz daha ısrar ediyordum ki:
"İki erkeğin arasında tost olmak" dedi usulca. Hiç beklemediğim bu cevap o kadar fazla tahrik olmama sebep olmuştu ki, aletimin yarım ereksiyon hali bir saniyede tam ereksiyona dönmüş hatta boşalma öncesindeki gibi kasılmalar eşliğinde tüm damarlarını ortaya çıkartan bir hale geçmişti.
"İki erkeğin arasında sandviç olmak diyorsun öyle mi?" diye tekrar teyit ettirmek ve konuyu açmak istiyordum.
"Evet, sen ve bir başka erkeğin arasında kalmak istiyorum"
"Ben arkanda olduktan sonra sorun değil gerçi ama ikinci erkek kimi isterdin nasıl birisi olsun isterdin" diye sordum. Benim bu kabullenip konuyu devam ettiren sorumla az da olsa rahatlamıştı ateşli karım.
"Kaslı bir ispanyol erkeği olsun ve diğer şekillerde de olsun ama özellikle ayakta aranızda olmak isterdim" diyen karım bir yandan da aletimin sertliğini farketmiş ve o da yeterince tahrik olduğu için eliyle sıvazlamaya başlamıştı aletimi.
Ben bu cevap ve soruları artık soru cevaptan çıkartıp bir fantezi biçimine geçirmek istiyordum. O ise tahrik olsa da daha fazla sırrını açıklamaktan çekiniyordu hala.
Bir kaç ay sonra şans yüzümüze gülmüş çok tatlı paralar kazanıp bir de tatil kazanmıştık. Üstelik en çok gitmek istediğimiz yere. Amsterdam.
"Yurt dışına çıkışımızın ikinci günü Amsterdamda özel bir masaj klübüne gittik birlikte. Resepsiyonda çok sexi ve güzel bir kadın ile inanılmaz yakışıklı ve çekici bir erkek görevli bizi karşıladı.
Ben ingilizce olarak ne istediğimizi anlatırken Eşim Simge ingilizcesi benden iyi olduğu için kısmen duyabildiği konuşmada adamla söylediğim.
"Karıma masajı siz yapacaksınız, bana da bu güzel bayan yapacak" dediğimde Simge Türkçe olarak beni sorgulamaya başlar o anda
"Bana masajı adam mı yapacak ben mi yanlış anladım" dediğinde gülümseyerek
"Evet hayatım masajı bu yakışıklı ispanyol boğası yapacak" dedim.
"Peki sana?" diye sorduğu ikinci soru aslında bu çılgın sürprizden kurtulma çabasından başka bişey değildir.
"Bana da bu genç bayan yapacak aşkım. Merak etme aynı odada yan yana yataklarda olacağız. İstemediğin bir şey olursa durun demen yeterli" dediğimde, yüzündeki düşünce yansımalarını okumak için eşime bakıyorum. O an farkettim ki Eşim bir yandan beni dinlerken diğer yandan da ispanyol çocuğu gözleriyle yiyorcasına inceliyordu.
Eşimin fiziğinin neredeyse aynısına sahip güzel masör durumu iyi analiz ettiği için eşimi elinden tutarak mini bir tur yapmaya ikna ederek masaj salonunun her yerini göstermek için götürdü. Eşimin güzel masör kadınla gidişinin hemen ardından ispanyol çocuğa bir şeyler anlatmak istiyorum, tam kafamdaki plandan bahsedecekken çocuk fazla bozuk olmayan bir Türkçeyle
"Sizin durumunuzu çok iyi anladım. İsterseniz eşinize masaja kız arkadaşım başlasın sonrasında ben de katılayım ve sizce de sakıncası yoksa ilk anda aynı odada olmayın" dedi. Ben çocuğun teklifinden önce bu kadar güzel Türkçe konuşmasına takılı kaldığımı belli edecek şekilde:
"Sen ispanyol değilmisin?" diye sordum. Genç çocuk yüzünün bütün çekiciliğini bine katlayan gülümsemesiyle bana endişemi anlamış gibi bakarak:
"Evet ispanya da doğdum ve büyüdüm. Eski sevgilim bir Türktü ve 3 sene de baya bir yol katettik dil konusunda" dedi.
"Kız arkadaşınızın masaja başlaması uygun, ama onu da uyaralım, hemcinsleriyle bir şeyler yaşamak kesinlikle eşime göre değil. İğrendiğini her fırsatta söylüyor" dedim. Çocuk üstü kapalı söylediğim bu şeyleri dahi anlayacak kadar öğrendiği Türkçesiyle zekasını da konuşturuyordu adeta
"İsmim Hierro, Kız arkadaşımsa Sonia, o Çek Cumhuriyetinden. Biz bisexuel bir çiftiz. Birlikte yaşıyor birlikte çalışıyoruz" diyerek bana hem ikisini de tanıştırmış hemde üstü kapalı sorgulamamı da anladığını söylemiş oldu.
"Peki Hierro Ben Koray ve içerideki güzel karım Simge. Eşim şu ana kadarki hayatında heterosexuel, ve en önemlisi de cinsel hayatına benden başka giren olmadı henüz." dediğimde genç adamın yüzünde şaşkınlıkla karşılık memnuniyet ve sabırsızlık ifadesi de görebiliyordum.
"Koray diyebilirmiyim size." diye sorduğunda samimiyet safhasına geçmek istediğini anlamış ve memnun olmuştum.
"Tabiki canım lütfen Koray de bana. Ben sana Hierro mu diyeyim?" diye sordum.
"İstersen Hierro, İstersen de Pablo diyebilirsin. Bu benim sadece kız arkadaşımın ve yakın çevremin kullandığı ismim" dediğinde farkettim ki Pablo daha samimi geliyordu kulağa.
"Koraycım, Sonia güzel eşine turu bitirdiyse çağırıp başlatacağım bu günü ve geceyi" dedi genç adam. O sıra ben Pablonun kollarının kaslı görüntüsünden başlayıp karın kaslarına takılan gözlerimin kasıklara doğru inen iki paralel kabarık çizgi şeklindeki kaslı hali hakkında bir düşün içinde kaybolmuştum. Ne yapıyorum ben dedim kendi kendime. Bunca yıldır eşime karşı sabırla yürüttüğüm planın tam orta yerinde kendi uçuk hayallerime dalmam olmazdı.
"Eşime bir şey hissettirmeden çağırabilirmisin kız arkadaşını Pablocuğum" dedim. Vücudunu izleyen gözlerime kitlediği siyah gözlerinde bir kaç parıldama birden oldu o an.
"En kolayı o. Sen de istersen o sırada eşinin yanına gidip biraz rahatlaması için bir şeyler konuşabilirsin" dedi.
"Bence hiç gerek yok Pablocuğum. Eşimin şu an kanının hızlı akmasına sebep olan şey sadece senin masaj yapacak olman yada devamında seninle birlikte olma ihtimali değil. Ayrıca bizim daha önce paylaştığımız bir fanteziyi de yaşayabileceğimizi hissettiği için çok fazla tahrik olsa bile kafasının karışıklığından dolayı cesaret edemiyor" dedim.
"Özel değilse paylaşırmısın Fantezinizi?" diyen genç adam da bakışlarıyla beni süzüyor ve bazı yerlerime fazladan dalıp gidiyordu.
"Eşim DP yapmakla ilgili bir fantezisini paylaştı bir süre önce. Bende o gün bu gün bunu yaşatabilmek için uygun zemin hazırlamakla uğraşıyordum açıkçası"
"Çok güzel bir çiftsiniz Koraycım siz ya" dedi genç adam. Çok hoşuna gitmişti bizim halimiz. O sırada bana cevap verirken arada bastığı bir düğmenin ışığı bir an sonra sönmüştü. Bunu görünce ellerini ovuşturarak:
"Sonia geliyor, birazdan başlayacak herşey. Fakat Soniayla konuştuktan sonra benim belk**e bizim de size bir sürprizimiz olacak" dedi heyecanla. Konuşmasını henüz bitirmişti ki Sonia içeriye adeta bir peri kızı gibi süzülüverdi.
"Pablo" yu öğrendiğim için anladığım bir kaç cümle kurdu muhtemelen İspanyolca. İkisi birbirine bakıp gülmeye başladılar Pablonun cevabından sonra. Genç adam benim olaya Fransız kalışımı anlamış ve konuştuklarını bana tercüme etmişti. Sonia Simgeden hoşlanmış, onu arzulamaya başlamıştı. Bir kaç küçük deneme bile yapmıştı. Ve işin en garibiyse Simge ters bir tepki vermemişti. Pablonun ispanyolca söylediği şeyleri anlamamıştım ama Sonianın bu söylediklerine memnun olduğu kesindi. Genç adam kız arkadaşıyla konuştuktan sonra yine Türkçe olarak:
"Bu gün ve bu akşam sizi Evimizde ağırlamak istiyoruz. Hatta gece de kalabilirsiniz. Ve sizinle bir iş ilişkisi değil zevk ilişkisi yaşamak istiyoruz biz Soniayla" dedi
"Ya olur mu, sizin de para kazanmanız bu yeri devam ettirmek için birşeyler yapmanız lazım." diyerek en azından kazanç kısmından fedakarlık etmemelerini istiyordum, fakat Pablo o an anladığım bir şekilde aşırı kararlı bir karakterdi.
"Biz hemen şimdi paydos edip eve gidelim istiyoruz ama bu eşini rahatsız edebilir. O yüzden Sonia içeride eşine bir kaç saatlik masaj yapacak ve onu yaşanmasını istediğimiz şeyler öncesinde rahatlatacak elinden geldiğince" dedi. Uzun zamandır sabırla hareket ettiğim planımı sekteye uğratmadan bu kadar hızlıca ilerlemesine yaradığı için bu gün çok şanslı olduğumu iliklerime kadar hissediyordum. Bir şey daha vardı aklımda. Onu da sormak için doğru cümleyi kafamda tasarlıyordum ki Pablo beni bir kez daha uğraşmaktan kurtardı.
"Eğer başka plan yada isteğin yoksa, bende seni yukarıdaki özel masaj bölümümüze alabilirmiyim?" diye sordu genç adam. Benim de isteğim buna yakındı aslında bu yakışıklı ve güzel vücutlu genç adamla başbaşa kalmak istiyordum. Kendim harici kimseyle paylaşmadığım bazı şeyler aklımda koşturmacaya başlamışlardı bile.
"Herhangi bir planım yok. Güzel kız arkadaşın Eşimi burda mutlu ederken sende beni mutlu edecek bir plana sahipsin gibi" dedim.
"Evet. Hadi Yukarıya çıkalım" dedi. O önde ben hemen arkasında merdivenlere doğru gidiyorduk ki altındaki keten pantolonun içinde bir şey olmadığını farkettim. Kalçaları, Kasıkları, yarı uyanık aleti kısacası tüm belden aşşağısı neredeyse net bir şekilde görünüyordu. Kalçaları bir manken kadın kadar güzelken kasıklarının arasından yarı uyanık haliyle bile beni iştahlandıran aleti de enfes görünüyordu. Üst kata ulaşmak üzereyken bakışlarımı ondan başka yerlere yönlendirmeye çalışsam da o da kalçalarına ve aletine bakışlarımı hissetmişti en kötü ihtimal. Belki görmüş bile olabilirdi üstelik.
"Koraycım, şöyle kabine geçip sana getireceğim kıyafet harici herşeyini çıkartmanı isteyeceğim senden" dedi. Getireceği kıyafet kısmı moralimi azcık bozsa da kendi altındaki gibi bir şeyse getirsin tabi diye içimden patlattım espriyi. Kendi esprim hoşuma gitmiş gülümsüyordum. O sırada elinde miniden de kısa bir eteğe benzeyen keten bir kıyafet uzattı. Elime alıp çevirdiğimde bunun bildiğin fantazi kıyafet olarak da satılan pileli liseli kız eteğinin beyaz yarı şeffaf hali olduğunu anladım. Kıyafetlerimi çıkarttım. Eteği acemice bir şekilde de olsa giydiğimde üzerimden kalkan ağırlıkların ( elbise ve Pabloya karşı yasak olmasından korktuğum düşünceler ) etkisiyle kendi etrafımda hızlıca ve eteği rüzgardan kaldıracak kadar bilinçli bir şekilde döndüm. Vücuduma son bir kaç senedir çok önem vermiş ve tüm imkanlarımla tüm sıkıntılarımı çözmüştüm. Simgeyle bir kaç farklı ülkede gittiğimiz plajlarda bunun etkisini görmüş Simgenin yanında bile sözlü tacize uğramıştım resmen. Şimdi de Pablo tüm vücudumu adeta beynine işliyordu. Sol eliyle odanın komple camdan oluşan pencerelerinin olduğu taraftaki Masaj yatağını gösterdiğinde beni bir kere daha can evimden vuruyordu. Bende izlenmek aşırı tahrik olmamı sağlıyordu. Hatta Simgeyle son gittiğimiz bir otelde balkondaki jakuzide çığlık çığlığa sex yapmış komşuların görmesini de yaptıklarımızla garantilemiştik. Şimdi Pablonun önüme sunduğu şey de beni tahrik etmeye yetmişti bile. Önce sırtüstü yatmıştım masaj yatağına ama Pablonun ikazıyla dönmüş yüzüstü yatmıştım. Vücuduma sürdüğü güzel kokulu bir kaç yağ cinsi sıvıdan sonra pablonun kaslı kollarının ucunda duran elleri bana dokunmaya bilinçli okşamalar, ovalamalar eşliğinde vücut haritamı çıkartıyordu sanki. Boynumu, Omuzlarımı kollarımı güçlü elleriyle incitmeden ama hoyratça dokunuşlarla adeta sıfırlamıştı. Belime geldiğinde sıvı değil de biaz daha katı bir şey sürdüğünü hissetmiştim. Belimi bacaklarımı baldırlarımı ve en son da ayaklarımı elleriyle yeniden yarattığında ereksiyon olmadan boşalmak üzereydim. Elinin vücudumdaki hissettirdiği şeyleri düşünüp hayal kuruyorken, kalçalarıma dokunan iki el ve tüm kalçama serpiştirilen ılık sıvılarla başımın döndüğünü hissediyordum. Acaba o ılık sıvı neydi diye muzipçe kendimle konuşuyordum ki Pablo başucuma gelip eğilerek açıklama yaptı. Bu masaj sıvısının özel üretim olduğunu deri yenileme, ferahlık hissi, dış etkenlere karşı 5 6 saat koruma sağladığını açıkladı önce. Sonra
"Bir de sanırım orgazm süresini çılgın sürelere erteliyor" dedi. Kalçalarımla tekrar buluşan elleri adeta yoğurduğu hamura şekil veren fırıncı ustası gibi bir birine bir diğerine geçiyor, Deliğime kesinlikle yaklaşmadan beni uçuruyordu.
"Rahatmısın" diye soran Pabloya baktım. Ne amaçla sorduğunu anlamaya çalışsam da anlayamayacaktım. Fakat, durmaması şu an ilk isteğimdi.
"Durmazsan daha rahat olabilirim, Pablom" dedim. Bir süre daha kalçalarımı özgür kılan Pablo beni sırt üstü çevirirken elleriyle hiç durmayarak isteğimi yerine getirmeye devam etmişti. Durmuyordu. Tüm vucudumu okşuyor ovalıyor yer yer küçük dokunuşlarla içimde bir yerleri uyarıyordu . Sırt üstü yatarken yukarı sıyrılan etek sadece göbeğimin bir kısmını kapatıyordu. Aletim tam olmasa da %95 ereksiyon halindeydi şüphesiz.
16 17 cm *** normal bir alet olsa da biçimli oluşu ve kalınlığı birlikte olduğum herkesin beğenisini topluyordu. Pablo da kısa bir anlık kitlenmenin ardından vücudumun geri kalan yerlerine de bakıyormuş gibi yapmıştı ilk önce, sonra kendi kendine ispanyolca bir şeyler dediğini duydum. Ne dediğini anlamasam da içimden kendisine cesaretli olmasını ve neyi arzuluyorsa onu yaşamaya çalışmasını tavsiye ediyor gibi geldi.
Yine boynumdan başlayan kollarım ve göğüs bölgemle devam eden masaj karnımdan sonra direk baldır ve dizlerime geçmişti. Bacaklarımı o kadar güzel okşuyordu ki bacaklarımın aleti olsa en az üçer kez boşalabilirdi. Ayaklarıma masaj yapmaya başladığında bir titreme geçti vücudumdan. Ayaklarımda iki el çok müthiş iş çıkartıyordu ama beni titreten bu değildi, eş zamanlı olarak aletimin kafasına değen yumuşak şey neydi? yada ben mi yanlış hissetmiştim. Gözlerimi açtığımda Pablonun beni görmemek için kafasıyla tamamen kasıklarıma gömülmüş olduğunu gördüm. Yine aynı yumuşak dokunuş aletimin kafasından aşşağı doğru kaydı bu sefer. Aletimi boydan boya bir kaç kez yukarı aşşağı yalamıştı Pablo, şimdi ise aynı yumuşak dokunuş taşaklarımda geziniyordu. İçimde binlerce yıldır uyuyan bir yanardağın harekete geçmesi gibi hareketlenmeler başladı. O kadar güzel yaşıyordu ki Pablo dili ve dudaklarının aletimle olan dansını, herhangi bir pornoda izlesem en az bir kez mastürbasyon yapmadan bırakmaz hatta bir yere kaydetme riskine bile girerek bu görüntüleri bir kaç kez daha izlerdim. Pablo sanatına devam ederken karşımdaki duvarda bir ışığın iki üç kez yanıp söndüğünü gördüm. Hiç durdurmak istemesem de nasıl olsa akşama kadar hatta sabaha kadar bizimle olan bu genç yakışıklıyla o an yaşadığım şeyleri durdurmak pahasına seslendim:
"Pablom, duvardaki sarı lamba 3 kez yandı söndü, kırmızı da iki kez uzun uzun yandı söndü" dedim. Ağzından aletimi çıkartan genç adam kız arkadaşından gelen mesajı tercüme etti.
"Herşey çok güzel. 3 kez yanıp sönen sarı lamba. Birde kırmızı lambayı iki kez yandığını söndüğünü göstererek -Bunu görmelisiniz- diyor Sonia bize"
"Nasıl göreceğiz o görmelisiniz dediği şeyi?" diye aceleci bir tavırla sordum.
"Görebileceğimiz bir yerde olmasa böyle söylemezdi. Bence kameraların önünde oldukları bir yere geçtiler" dedi genç adam. Göreceğim şeyleri merak etmiyor değildim fakat hem orgazm olmak üzereydim mesaj geldiğinde hemde masaj beni yeniden doğmuş gibi yapmıştı.
Elinde bir laptopla gelen Pablo 8 kameradan görüntüleri gösteren programı açtı önce. Hiç birinde yoktu beklediğimiz şey. Sonra bir kaç yere girip numaralar yazdı. O an ekranda iki sex tanrıçasının 69 pozisyonundaki oral sexini izlemeye başladık. Sonia eşimi diliyle beceriyordu adeta ama her ne kadar kamera ne yaptığını o kadar detaylı göstermese de benim lezbiyen ilişk**en ve özellikle de öpüşmekten bile iğrenen karım üstündeki güzel kadının kasıklarını yalayıp yutuyordu.
"Bizim kızlar uçuyor" diyen Pablo kaldığı yerden başlıyormuş gibi aletime eğilmiş önce diliyle yaptığı masajı sonrasında ağzının içine tamamen aldıktan sonra vakumlamalar yaparak taşşaklarımın altına dil darbeleri vurarak ve taşşaklarımdan arka deliğime giden kasık yolunu yalayarak beni atom bombası gibi patlatmaya çalışıyordu.
Vücudumda toplanmaya başlayan spermlerin yaşattığı hissi iyi bildiğimden Pabloya mola vermesi gerektiğini, daha akşamımız ve hatta gecemizin olduğunu. Enerjimizi saklamamız gerektiğini söyledim. O da hak vermişti, fakat benim niyetimi ve ne yapacağımı da bilmiyordu o an. üzerimden doğrulan pablonun aleti kafamı sağ tarafa çevirdiğimde hemen önümde kalmıştı. Üstelik zevk sularıyla ıslanan pantolu resmen transparana dönmüştü artık. Ellerim istem dışı olarak Pablonun pantolonundan içeri girmiş kalkmaya başlamış aletini kavramıştı. Benim 4 cm genişliğindeki aletimden sonra 4,5 5 cm kalınlığındaki bu azmanı tutmak içimi ürpertmişti bir an. Yıllardır alet yalayan bir hayat kadını profesyonelliğinde ama bir genç kızın erkeklik aletine susamışlığı hissiyatıyla elimdeki aleti yalamaya başladım. 3 dakika sonra Pablonun neredeyse ***** ağzımdan çıkardığı alet boşalmak üzereydi. Tam zamanında müdahale eden Pablo boşalmamıştı ama başı dönüyordu zevkten. Masaj yatağının yanındaki komodinin üstünde bir şeyler yaptı genç adam. Sonra bana dönerek.:
"Bunlar yaşanmamış gibi davranmalısın. Soniayla eşin arasındakileri biz henüz bilmiyoruz. Bu onların sırrı ve gece eşin bu sırrın devamını yaşamak isteyecek" dedi.
"Ney yaşanmamış gibi davranayım dostum." Dedim gayet resmi bir şekilde. Pablo da üzerini giyinmiş saçını başını düzeltmişti. Az sonra iki güzel kadın yan yana geldiler merdivenlerden. Simge bir şeyler için hemen izin almak istiyordu.
"Aşkım, bizim bu gece programımız neydi ?" dedi. Sorudan çok yalvarır gibiydi sesi, "Hiç bir programımız yok" demem için yalvarıyordu sanki.
"Bebeğim, Program yapmak istemiyorum. Bak masajımız ne kadar spontane ama ne kadar güzel geçti" dedim. Hem masajı hakkında soru soruyor, hem benim masajdan memnun olduğumu söylüyor hemde masaj seansının bittiğini vurguluyordum.
"Ben doyamadım aşkım masaja. Gerçi dükkanı kapatacaklarmış ama, evlerinde de masaja devam edebilirlermiş. Hemde bizi yemeğe ve içmeye davet ediyorlar" dedi. Eşim Soniayla göz göze geldiğinde bile ikisinin arasındaki şeylerin çok sıcak olduğu hissediliyordu.
"Tamam aşkım. Bence sıkıntı yok. Evleri neredeymiş. Birde ne içecekmişiz yemekten sonra. Alkol konusunda pek hoş değil düşüncelerim biliyosun" dedim. 5 yıldan fazladır alkol kullanmıyor, çok kafa yaşamak istediğimde bir iki tane ***** sigarası buluyor içiyordum. Eşime çaktırmadan içtiğim uyarıcıları vs hiç kimse duymasındı tabik**e...
Daveti kabul etmemizin ardından iki sevgili rutin işlerine girişivermişlerdi aniden. Biri etrafı toparlarken diğeri kapatılacak tüm yerleri kontrol ediyor gerekiyorsa kilitleri takıyordu. 15 Dakika sonra aşşağıda arabaların başında hazır iki çift halindeydik. Simge ve Sonia araçlara binip sağ koltuklardaki yerlerine oturduklarında ben dışarıda Pabloya son bir kaç şey sormak istemiştim.
"Pablo, güzel ***** alabilirmiyiz giderken? Birde başka neler alabiliriz, yol uzatmadan yolumuzun üzerinde olan yerlerden yani" demiştim. Yakışıklı adam gülümsemiş, sonra kısa bir kaç sağlama yapmıştı belli ki kafasının içinde.
"Kolay, tam yolumuzun üzeri, beni takip et." dedikten sonra araçlara binmiş peş peşe ilerlemiştik macera dolu akşam ve geceye doğru.
Bir gece uzun süreli planımın ilk meyvesini alıvermiştim. Yine çok uzun ve erotizm dolu bir masaj ve ardından oral sexin en tutkulusundan bir seansın ardından konu fantezilerden açılmıştı. Eşim her ne kadar dindar falan olmasa da aileden ve çevre baskılarından kaynaklanan tabularla dolu biriydi esk**en.
"En uç fantezin nedir aşkım" diye sormuştum. Yüzüme şaşkın şaşkın bakmış ve söyleyemeyeceğini gülerek iletmişti.
"Aşkım, sonuçta fantezi bu. En uç olanını söyle. Bakalım ne kadar ateşli" diye teşvik etmeye çalışmıştım.
"Yaa olmaz ama söyleyemem" gibi cümlelerle cevap veremeyeceğini söylese de aslında ses tonu ve vücut dili sadece benden ve vereceğim tepk**en çekindiğinden söylemediğini anlatıyordu. Biraz daha ısrar ediyordum ki:
"İki erkeğin arasında tost olmak" dedi usulca. Hiç beklemediğim bu cevap o kadar fazla tahrik olmama sebep olmuştu ki, aletimin yarım ereksiyon hali bir saniyede tam ereksiyona dönmüş hatta boşalma öncesindeki gibi kasılmalar eşliğinde tüm damarlarını ortaya çıkartan bir hale geçmişti.
"İki erkeğin arasında sandviç olmak diyorsun öyle mi?" diye tekrar teyit ettirmek ve konuyu açmak istiyordum.
"Evet, sen ve bir başka erkeğin arasında kalmak istiyorum"
"Ben arkanda olduktan sonra sorun değil gerçi ama ikinci erkek kimi isterdin nasıl birisi olsun isterdin" diye sordum. Benim bu kabullenip konuyu devam ettiren sorumla az da olsa rahatlamıştı ateşli karım.
"Kaslı bir ispanyol erkeği olsun ve diğer şekillerde de olsun ama özellikle ayakta aranızda olmak isterdim" diyen karım bir yandan da aletimin sertliğini farketmiş ve o da yeterince tahrik olduğu için eliyle sıvazlamaya başlamıştı aletimi.
Ben bu cevap ve soruları artık soru cevaptan çıkartıp bir fantezi biçimine geçirmek istiyordum. O ise tahrik olsa da daha fazla sırrını açıklamaktan çekiniyordu hala.
Bir kaç ay sonra şans yüzümüze gülmüş çok tatlı paralar kazanıp bir de tatil kazanmıştık. Üstelik en çok gitmek istediğimiz yere. Amsterdam.
"Yurt dışına çıkışımızın ikinci günü Amsterdamda özel bir masaj klübüne gittik birlikte. Resepsiyonda çok sexi ve güzel bir kadın ile inanılmaz yakışıklı ve çekici bir erkek görevli bizi karşıladı.
Ben ingilizce olarak ne istediğimizi anlatırken Eşim Simge ingilizcesi benden iyi olduğu için kısmen duyabildiği konuşmada adamla söylediğim.
"Karıma masajı siz yapacaksınız, bana da bu güzel bayan yapacak" dediğimde Simge Türkçe olarak beni sorgulamaya başlar o anda
"Bana masajı adam mı yapacak ben mi yanlış anladım" dediğinde gülümseyerek
"Evet hayatım masajı bu yakışıklı ispanyol boğası yapacak" dedim.
"Peki sana?" diye sorduğu ikinci soru aslında bu çılgın sürprizden kurtulma çabasından başka bişey değildir.
"Bana da bu genç bayan yapacak aşkım. Merak etme aynı odada yan yana yataklarda olacağız. İstemediğin bir şey olursa durun demen yeterli" dediğimde, yüzündeki düşünce yansımalarını okumak için eşime bakıyorum. O an farkettim ki Eşim bir yandan beni dinlerken diğer yandan da ispanyol çocuğu gözleriyle yiyorcasına inceliyordu.
Eşimin fiziğinin neredeyse aynısına sahip güzel masör durumu iyi analiz ettiği için eşimi elinden tutarak mini bir tur yapmaya ikna ederek masaj salonunun her yerini göstermek için götürdü. Eşimin güzel masör kadınla gidişinin hemen ardından ispanyol çocuğa bir şeyler anlatmak istiyorum, tam kafamdaki plandan bahsedecekken çocuk fazla bozuk olmayan bir Türkçeyle
"Sizin durumunuzu çok iyi anladım. İsterseniz eşinize masaja kız arkadaşım başlasın sonrasında ben de katılayım ve sizce de sakıncası yoksa ilk anda aynı odada olmayın" dedi. Ben çocuğun teklifinden önce bu kadar güzel Türkçe konuşmasına takılı kaldığımı belli edecek şekilde:
"Sen ispanyol değilmisin?" diye sordum. Genç çocuk yüzünün bütün çekiciliğini bine katlayan gülümsemesiyle bana endişemi anlamış gibi bakarak:
"Evet ispanya da doğdum ve büyüdüm. Eski sevgilim bir Türktü ve 3 sene de baya bir yol katettik dil konusunda" dedi.
"Kız arkadaşınızın masaja başlaması uygun, ama onu da uyaralım, hemcinsleriyle bir şeyler yaşamak kesinlikle eşime göre değil. İğrendiğini her fırsatta söylüyor" dedim. Çocuk üstü kapalı söylediğim bu şeyleri dahi anlayacak kadar öğrendiği Türkçesiyle zekasını da konuşturuyordu adeta
"İsmim Hierro, Kız arkadaşımsa Sonia, o Çek Cumhuriyetinden. Biz bisexuel bir çiftiz. Birlikte yaşıyor birlikte çalışıyoruz" diyerek bana hem ikisini de tanıştırmış hemde üstü kapalı sorgulamamı da anladığını söylemiş oldu.
"Peki Hierro Ben Koray ve içerideki güzel karım Simge. Eşim şu ana kadarki hayatında heterosexuel, ve en önemlisi de cinsel hayatına benden başka giren olmadı henüz." dediğimde genç adamın yüzünde şaşkınlıkla karşılık memnuniyet ve sabırsızlık ifadesi de görebiliyordum.
"Koray diyebilirmiyim size." diye sorduğunda samimiyet safhasına geçmek istediğini anlamış ve memnun olmuştum.
"Tabiki canım lütfen Koray de bana. Ben sana Hierro mu diyeyim?" diye sordum.
"İstersen Hierro, İstersen de Pablo diyebilirsin. Bu benim sadece kız arkadaşımın ve yakın çevremin kullandığı ismim" dediğinde farkettim ki Pablo daha samimi geliyordu kulağa.
"Koraycım, Sonia güzel eşine turu bitirdiyse çağırıp başlatacağım bu günü ve geceyi" dedi genç adam. O sıra ben Pablonun kollarının kaslı görüntüsünden başlayıp karın kaslarına takılan gözlerimin kasıklara doğru inen iki paralel kabarık çizgi şeklindeki kaslı hali hakkında bir düşün içinde kaybolmuştum. Ne yapıyorum ben dedim kendi kendime. Bunca yıldır eşime karşı sabırla yürüttüğüm planın tam orta yerinde kendi uçuk hayallerime dalmam olmazdı.
"Eşime bir şey hissettirmeden çağırabilirmisin kız arkadaşını Pablocuğum" dedim. Vücudunu izleyen gözlerime kitlediği siyah gözlerinde bir kaç parıldama birden oldu o an.
"En kolayı o. Sen de istersen o sırada eşinin yanına gidip biraz rahatlaması için bir şeyler konuşabilirsin" dedi.
"Bence hiç gerek yok Pablocuğum. Eşimin şu an kanının hızlı akmasına sebep olan şey sadece senin masaj yapacak olman yada devamında seninle birlikte olma ihtimali değil. Ayrıca bizim daha önce paylaştığımız bir fanteziyi de yaşayabileceğimizi hissettiği için çok fazla tahrik olsa bile kafasının karışıklığından dolayı cesaret edemiyor" dedim.
"Özel değilse paylaşırmısın Fantezinizi?" diyen genç adam da bakışlarıyla beni süzüyor ve bazı yerlerime fazladan dalıp gidiyordu.
"Eşim DP yapmakla ilgili bir fantezisini paylaştı bir süre önce. Bende o gün bu gün bunu yaşatabilmek için uygun zemin hazırlamakla uğraşıyordum açıkçası"
"Çok güzel bir çiftsiniz Koraycım siz ya" dedi genç adam. Çok hoşuna gitmişti bizim halimiz. O sırada bana cevap verirken arada bastığı bir düğmenin ışığı bir an sonra sönmüştü. Bunu görünce ellerini ovuşturarak:
"Sonia geliyor, birazdan başlayacak herşey. Fakat Soniayla konuştuktan sonra benim belk**e bizim de size bir sürprizimiz olacak" dedi heyecanla. Konuşmasını henüz bitirmişti ki Sonia içeriye adeta bir peri kızı gibi süzülüverdi.
"Pablo" yu öğrendiğim için anladığım bir kaç cümle kurdu muhtemelen İspanyolca. İkisi birbirine bakıp gülmeye başladılar Pablonun cevabından sonra. Genç adam benim olaya Fransız kalışımı anlamış ve konuştuklarını bana tercüme etmişti. Sonia Simgeden hoşlanmış, onu arzulamaya başlamıştı. Bir kaç küçük deneme bile yapmıştı. Ve işin en garibiyse Simge ters bir tepki vermemişti. Pablonun ispanyolca söylediği şeyleri anlamamıştım ama Sonianın bu söylediklerine memnun olduğu kesindi. Genç adam kız arkadaşıyla konuştuktan sonra yine Türkçe olarak:
"Bu gün ve bu akşam sizi Evimizde ağırlamak istiyoruz. Hatta gece de kalabilirsiniz. Ve sizinle bir iş ilişkisi değil zevk ilişkisi yaşamak istiyoruz biz Soniayla" dedi
"Ya olur mu, sizin de para kazanmanız bu yeri devam ettirmek için birşeyler yapmanız lazım." diyerek en azından kazanç kısmından fedakarlık etmemelerini istiyordum, fakat Pablo o an anladığım bir şekilde aşırı kararlı bir karakterdi.
"Biz hemen şimdi paydos edip eve gidelim istiyoruz ama bu eşini rahatsız edebilir. O yüzden Sonia içeride eşine bir kaç saatlik masaj yapacak ve onu yaşanmasını istediğimiz şeyler öncesinde rahatlatacak elinden geldiğince" dedi. Uzun zamandır sabırla hareket ettiğim planımı sekteye uğratmadan bu kadar hızlıca ilerlemesine yaradığı için bu gün çok şanslı olduğumu iliklerime kadar hissediyordum. Bir şey daha vardı aklımda. Onu da sormak için doğru cümleyi kafamda tasarlıyordum ki Pablo beni bir kez daha uğraşmaktan kurtardı.
"Eğer başka plan yada isteğin yoksa, bende seni yukarıdaki özel masaj bölümümüze alabilirmiyim?" diye sordu genç adam. Benim de isteğim buna yakındı aslında bu yakışıklı ve güzel vücutlu genç adamla başbaşa kalmak istiyordum. Kendim harici kimseyle paylaşmadığım bazı şeyler aklımda koşturmacaya başlamışlardı bile.
"Herhangi bir planım yok. Güzel kız arkadaşın Eşimi burda mutlu ederken sende beni mutlu edecek bir plana sahipsin gibi" dedim.
"Evet. Hadi Yukarıya çıkalım" dedi. O önde ben hemen arkasında merdivenlere doğru gidiyorduk ki altındaki keten pantolonun içinde bir şey olmadığını farkettim. Kalçaları, Kasıkları, yarı uyanık aleti kısacası tüm belden aşşağısı neredeyse net bir şekilde görünüyordu. Kalçaları bir manken kadın kadar güzelken kasıklarının arasından yarı uyanık haliyle bile beni iştahlandıran aleti de enfes görünüyordu. Üst kata ulaşmak üzereyken bakışlarımı ondan başka yerlere yönlendirmeye çalışsam da o da kalçalarına ve aletine bakışlarımı hissetmişti en kötü ihtimal. Belki görmüş bile olabilirdi üstelik.
"Koraycım, şöyle kabine geçip sana getireceğim kıyafet harici herşeyini çıkartmanı isteyeceğim senden" dedi. Getireceği kıyafet kısmı moralimi azcık bozsa da kendi altındaki gibi bir şeyse getirsin tabi diye içimden patlattım espriyi. Kendi esprim hoşuma gitmiş gülümsüyordum. O sırada elinde miniden de kısa bir eteğe benzeyen keten bir kıyafet uzattı. Elime alıp çevirdiğimde bunun bildiğin fantazi kıyafet olarak da satılan pileli liseli kız eteğinin beyaz yarı şeffaf hali olduğunu anladım. Kıyafetlerimi çıkarttım. Eteği acemice bir şekilde de olsa giydiğimde üzerimden kalkan ağırlıkların ( elbise ve Pabloya karşı yasak olmasından korktuğum düşünceler ) etkisiyle kendi etrafımda hızlıca ve eteği rüzgardan kaldıracak kadar bilinçli bir şekilde döndüm. Vücuduma son bir kaç senedir çok önem vermiş ve tüm imkanlarımla tüm sıkıntılarımı çözmüştüm. Simgeyle bir kaç farklı ülkede gittiğimiz plajlarda bunun etkisini görmüş Simgenin yanında bile sözlü tacize uğramıştım resmen. Şimdi de Pablo tüm vücudumu adeta beynine işliyordu. Sol eliyle odanın komple camdan oluşan pencerelerinin olduğu taraftaki Masaj yatağını gösterdiğinde beni bir kere daha can evimden vuruyordu. Bende izlenmek aşırı tahrik olmamı sağlıyordu. Hatta Simgeyle son gittiğimiz bir otelde balkondaki jakuzide çığlık çığlığa sex yapmış komşuların görmesini de yaptıklarımızla garantilemiştik. Şimdi Pablonun önüme sunduğu şey de beni tahrik etmeye yetmişti bile. Önce sırtüstü yatmıştım masaj yatağına ama Pablonun ikazıyla dönmüş yüzüstü yatmıştım. Vücuduma sürdüğü güzel kokulu bir kaç yağ cinsi sıvıdan sonra pablonun kaslı kollarının ucunda duran elleri bana dokunmaya bilinçli okşamalar, ovalamalar eşliğinde vücut haritamı çıkartıyordu sanki. Boynumu, Omuzlarımı kollarımı güçlü elleriyle incitmeden ama hoyratça dokunuşlarla adeta sıfırlamıştı. Belime geldiğinde sıvı değil de biaz daha katı bir şey sürdüğünü hissetmiştim. Belimi bacaklarımı baldırlarımı ve en son da ayaklarımı elleriyle yeniden yarattığında ereksiyon olmadan boşalmak üzereydim. Elinin vücudumdaki hissettirdiği şeyleri düşünüp hayal kuruyorken, kalçalarıma dokunan iki el ve tüm kalçama serpiştirilen ılık sıvılarla başımın döndüğünü hissediyordum. Acaba o ılık sıvı neydi diye muzipçe kendimle konuşuyordum ki Pablo başucuma gelip eğilerek açıklama yaptı. Bu masaj sıvısının özel üretim olduğunu deri yenileme, ferahlık hissi, dış etkenlere karşı 5 6 saat koruma sağladığını açıkladı önce. Sonra
"Bir de sanırım orgazm süresini çılgın sürelere erteliyor" dedi. Kalçalarımla tekrar buluşan elleri adeta yoğurduğu hamura şekil veren fırıncı ustası gibi bir birine bir diğerine geçiyor, Deliğime kesinlikle yaklaşmadan beni uçuruyordu.
"Rahatmısın" diye soran Pabloya baktım. Ne amaçla sorduğunu anlamaya çalışsam da anlayamayacaktım. Fakat, durmaması şu an ilk isteğimdi.
"Durmazsan daha rahat olabilirim, Pablom" dedim. Bir süre daha kalçalarımı özgür kılan Pablo beni sırt üstü çevirirken elleriyle hiç durmayarak isteğimi yerine getirmeye devam etmişti. Durmuyordu. Tüm vucudumu okşuyor ovalıyor yer yer küçük dokunuşlarla içimde bir yerleri uyarıyordu . Sırt üstü yatarken yukarı sıyrılan etek sadece göbeğimin bir kısmını kapatıyordu. Aletim tam olmasa da %95 ereksiyon halindeydi şüphesiz.
16 17 cm *** normal bir alet olsa da biçimli oluşu ve kalınlığı birlikte olduğum herkesin beğenisini topluyordu. Pablo da kısa bir anlık kitlenmenin ardından vücudumun geri kalan yerlerine de bakıyormuş gibi yapmıştı ilk önce, sonra kendi kendine ispanyolca bir şeyler dediğini duydum. Ne dediğini anlamasam da içimden kendisine cesaretli olmasını ve neyi arzuluyorsa onu yaşamaya çalışmasını tavsiye ediyor gibi geldi.
Yine boynumdan başlayan kollarım ve göğüs bölgemle devam eden masaj karnımdan sonra direk baldır ve dizlerime geçmişti. Bacaklarımı o kadar güzel okşuyordu ki bacaklarımın aleti olsa en az üçer kez boşalabilirdi. Ayaklarıma masaj yapmaya başladığında bir titreme geçti vücudumdan. Ayaklarımda iki el çok müthiş iş çıkartıyordu ama beni titreten bu değildi, eş zamanlı olarak aletimin kafasına değen yumuşak şey neydi? yada ben mi yanlış hissetmiştim. Gözlerimi açtığımda Pablonun beni görmemek için kafasıyla tamamen kasıklarıma gömülmüş olduğunu gördüm. Yine aynı yumuşak dokunuş aletimin kafasından aşşağı doğru kaydı bu sefer. Aletimi boydan boya bir kaç kez yukarı aşşağı yalamıştı Pablo, şimdi ise aynı yumuşak dokunuş taşaklarımda geziniyordu. İçimde binlerce yıldır uyuyan bir yanardağın harekete geçmesi gibi hareketlenmeler başladı. O kadar güzel yaşıyordu ki Pablo dili ve dudaklarının aletimle olan dansını, herhangi bir pornoda izlesem en az bir kez mastürbasyon yapmadan bırakmaz hatta bir yere kaydetme riskine bile girerek bu görüntüleri bir kaç kez daha izlerdim. Pablo sanatına devam ederken karşımdaki duvarda bir ışığın iki üç kez yanıp söndüğünü gördüm. Hiç durdurmak istemesem de nasıl olsa akşama kadar hatta sabaha kadar bizimle olan bu genç yakışıklıyla o an yaşadığım şeyleri durdurmak pahasına seslendim:
"Pablom, duvardaki sarı lamba 3 kez yandı söndü, kırmızı da iki kez uzun uzun yandı söndü" dedim. Ağzından aletimi çıkartan genç adam kız arkadaşından gelen mesajı tercüme etti.
"Herşey çok güzel. 3 kez yanıp sönen sarı lamba. Birde kırmızı lambayı iki kez yandığını söndüğünü göstererek -Bunu görmelisiniz- diyor Sonia bize"
"Nasıl göreceğiz o görmelisiniz dediği şeyi?" diye aceleci bir tavırla sordum.
"Görebileceğimiz bir yerde olmasa böyle söylemezdi. Bence kameraların önünde oldukları bir yere geçtiler" dedi genç adam. Göreceğim şeyleri merak etmiyor değildim fakat hem orgazm olmak üzereydim mesaj geldiğinde hemde masaj beni yeniden doğmuş gibi yapmıştı.
Elinde bir laptopla gelen Pablo 8 kameradan görüntüleri gösteren programı açtı önce. Hiç birinde yoktu beklediğimiz şey. Sonra bir kaç yere girip numaralar yazdı. O an ekranda iki sex tanrıçasının 69 pozisyonundaki oral sexini izlemeye başladık. Sonia eşimi diliyle beceriyordu adeta ama her ne kadar kamera ne yaptığını o kadar detaylı göstermese de benim lezbiyen ilişk**en ve özellikle de öpüşmekten bile iğrenen karım üstündeki güzel kadının kasıklarını yalayıp yutuyordu.
"Bizim kızlar uçuyor" diyen Pablo kaldığı yerden başlıyormuş gibi aletime eğilmiş önce diliyle yaptığı masajı sonrasında ağzının içine tamamen aldıktan sonra vakumlamalar yaparak taşşaklarımın altına dil darbeleri vurarak ve taşşaklarımdan arka deliğime giden kasık yolunu yalayarak beni atom bombası gibi patlatmaya çalışıyordu.
Vücudumda toplanmaya başlayan spermlerin yaşattığı hissi iyi bildiğimden Pabloya mola vermesi gerektiğini, daha akşamımız ve hatta gecemizin olduğunu. Enerjimizi saklamamız gerektiğini söyledim. O da hak vermişti, fakat benim niyetimi ve ne yapacağımı da bilmiyordu o an. üzerimden doğrulan pablonun aleti kafamı sağ tarafa çevirdiğimde hemen önümde kalmıştı. Üstelik zevk sularıyla ıslanan pantolu resmen transparana dönmüştü artık. Ellerim istem dışı olarak Pablonun pantolonundan içeri girmiş kalkmaya başlamış aletini kavramıştı. Benim 4 cm genişliğindeki aletimden sonra 4,5 5 cm kalınlığındaki bu azmanı tutmak içimi ürpertmişti bir an. Yıllardır alet yalayan bir hayat kadını profesyonelliğinde ama bir genç kızın erkeklik aletine susamışlığı hissiyatıyla elimdeki aleti yalamaya başladım. 3 dakika sonra Pablonun neredeyse ***** ağzımdan çıkardığı alet boşalmak üzereydi. Tam zamanında müdahale eden Pablo boşalmamıştı ama başı dönüyordu zevkten. Masaj yatağının yanındaki komodinin üstünde bir şeyler yaptı genç adam. Sonra bana dönerek.:
"Bunlar yaşanmamış gibi davranmalısın. Soniayla eşin arasındakileri biz henüz bilmiyoruz. Bu onların sırrı ve gece eşin bu sırrın devamını yaşamak isteyecek" dedi.
"Ney yaşanmamış gibi davranayım dostum." Dedim gayet resmi bir şekilde. Pablo da üzerini giyinmiş saçını başını düzeltmişti. Az sonra iki güzel kadın yan yana geldiler merdivenlerden. Simge bir şeyler için hemen izin almak istiyordu.
"Aşkım, bizim bu gece programımız neydi ?" dedi. Sorudan çok yalvarır gibiydi sesi, "Hiç bir programımız yok" demem için yalvarıyordu sanki.
"Bebeğim, Program yapmak istemiyorum. Bak masajımız ne kadar spontane ama ne kadar güzel geçti" dedim. Hem masajı hakkında soru soruyor, hem benim masajdan memnun olduğumu söylüyor hemde masaj seansının bittiğini vurguluyordum.
"Ben doyamadım aşkım masaja. Gerçi dükkanı kapatacaklarmış ama, evlerinde de masaja devam edebilirlermiş. Hemde bizi yemeğe ve içmeye davet ediyorlar" dedi. Eşim Soniayla göz göze geldiğinde bile ikisinin arasındaki şeylerin çok sıcak olduğu hissediliyordu.
"Tamam aşkım. Bence sıkıntı yok. Evleri neredeymiş. Birde ne içecekmişiz yemekten sonra. Alkol konusunda pek hoş değil düşüncelerim biliyosun" dedim. 5 yıldan fazladır alkol kullanmıyor, çok kafa yaşamak istediğimde bir iki tane ***** sigarası buluyor içiyordum. Eşime çaktırmadan içtiğim uyarıcıları vs hiç kimse duymasındı tabik**e...
Daveti kabul etmemizin ardından iki sevgili rutin işlerine girişivermişlerdi aniden. Biri etrafı toparlarken diğeri kapatılacak tüm yerleri kontrol ediyor gerekiyorsa kilitleri takıyordu. 15 Dakika sonra aşşağıda arabaların başında hazır iki çift halindeydik. Simge ve Sonia araçlara binip sağ koltuklardaki yerlerine oturduklarında ben dışarıda Pabloya son bir kaç şey sormak istemiştim.
"Pablo, güzel ***** alabilirmiyiz giderken? Birde başka neler alabiliriz, yol uzatmadan yolumuzun üzerinde olan yerlerden yani" demiştim. Yakışıklı adam gülümsemiş, sonra kısa bir kaç sağlama yapmıştı belli ki kafasının içinde.
"Kolay, tam yolumuzun üzeri, beni takip et." dedikten sonra araçlara binmiş peş peşe ilerlemiştik macera dolu akşam ve geceye doğru.
5年前