Ali ve Orospuları-2
Pazartesi sabahı, Mehmet yatağından biraz erken kalkmıştı, yatakta eşine bakınca gece aklına gelmişti. “Nasıl ama boşalttın kadını” dedi kendi kendine. Yataktan bir sevinçle kalktı, mutluydu. Günün hazırlığına başladı, tıraş duş biraz da yavaş hareket ediyordu. Telefonu çalmaya başlayınca odadan Melek’in sesi duyuldu. Mehmet içeri koştu hemen telefonu açtı. Bir müddet konuştuktan sonra kapattı. Melek bir açıklama istiyor edasıyla kocasına bakıyordu. “Gamze teyze, selamı da var bugün Ali’yi unutmayın alın otogardan diyor”.
Melek’te yataktan kalktı, yüzünü yıkamaya ordan da mutfağa geçmek için odadan çıktı. Çocuklar uyanmadan kahvaltıyı hazırlayacaktı. Yine bir gün doğmuştu, düne göre bugün daha iyiydi, yine de bu genç çocuğa bağlanmıştı. Yüzünü yıkarken gece kocasının amını yalarken düşündükleri geldi. Bunu düşünmek, hiç görmediği Ali’yi düşünmek biraz olsun aşk acısını hafifletti. Yüzünü yıkadıktan sonra aynaya baktı kendi kendine “Çivi çiviyi söker” dedi.
Mehmet odada giyeceklerini hazırladıktan sonra telefonla Ahmet’i aradı.
- Alo
- Alo günaydın Mehmet’im
-Günaydın Ahmet, Nasılsın?
-İyiyim sen?
-Bende iyiyim hazırlanıyorum ben otogara geçecem, Ali’yi alayım beni idare edermisin?
-Tamam ederim, Özlem’e söyledim çocuk geldikten sonra yardım etsin Ali’ye
- Tamam, Buse de yardım ederim dedi. Melek’te arabasını Kaan’a verecek büyük markete gidip alışveriş yapmak isterse
-Tamam hadi işte görüşürüz.
Telefonu kapattıktan sonra hazırlanıp kahvaltısını yaptı ve Otogara vardı.
Özlem uyanmıştı ama yataktan kalkmamıştı daha, sadece duygularını anlamak istiyor. Duyguları ona ne demeye çalışıyordu. Bugüne kadar etrafında lider ruhlu olan tüm erkeklere baktı ama hiçbiri istediği gibi değildi. Aradığı o ruhu bulunca önünde diz çöküp senin kölen olmak, sana böyle kadınlık yapmak istiyorum diyecekti. Bunu demeyi etrafındaki herkes tecrübesizdi. Cinsellikte kölelik terimini ne olduğunu dahi bilmiyorlardı. Bu yüzden hiç birine yanaşmadı, ve hep gözlerini kapatıp vibratörüyle idare etti.
Özlem bu sefer farklı hissediyordu, sebebi ise bu çocuk şehirliydi, tecrübesi vardı. Yüzünde bunları düşünürken tebessüm olmuştu. Okan aniden odaya daldı.
-Günaydın
-Okan bir kapı çalmak yokmu? Günaydın
-Kalk abla ya hadi, kahvaltı yapalım Ali gelince hazır olalım çocuğa yardım edeceğiz.
-Tamam, annem uyandı mı?
-Babam çıktı, annem kahvaltıyı hazırladı.
- Tamam geliyorum
Okan odadan çıktıktan sonra, pencereden baktı, “bugün hissediyorum, Özlem senin için faklı bir gün olacak bu çocuk senin aradığın çocuk” diye düşündü. Hazırlanıp odadan çıkmıştı.
Bu sırada Buse’de uyanmıştı, eline telefonu aldı. Akşamdan kalma mesajlar vardı. Kimden geldiğine baktı. Kalbi duracak gibi olmuştu, nefes alışverişi hızlanmıştı. Mesajı atan onun hoşlandığı erkekti. Demek ki kızlar hemen buna yetiştirmişti. Bu çocuk tam bir fırlamaydı. Buse ise normal zamanda bile bu çocuğu gördüğünde eli ayağı birbirine dolaşırdı. Şimdi ise kalp krizi geçirecek sandı heyecandan. Mesajı açtı “Selam Buse, nasılsın? Cuma günü musaitsen bizim ormanlıkta buluşalım mı? Başbaşa biraz zaman geçiririz” yazıyordu. Ellerinin titremesine hakim olamıyordu. “Tamam” diye cevap yazdı. Yataktan kalktıktan sonra mutfağa gitti. Annesine yardım etti, kahvaltısını yaptı. Kaan’ı uyandırmaya odasına gittiğinde içerden sesler geldiğini duydu. Biraz dinlediğinde yüzünde bir gülümseme oluştu. Kaan masturbasyon yapıyordu. Biraz kulak verse de masturbasyon yaparken hangi ismi sayıkladığını duyamamıştı. Kapıya vurdu ve kahvaltı hazır dedi, içerden de titrek bir sesle tamam cevabını aldı.
Mehmet otogardaydı. Otobüs gelmiş, Ali’yi bulmuştu. Arabanın bagajına eşyalarını yerleştirmişti. Mehmet insan sarafıydı, bir sürü insan tanımıştı, artık herkesin karakterini biliyordu. Bu atletik ve dik duruşlu çocuk, güçlü bir iradeye sahipti. İlk izlenimi ise bu hayatta ne istediğini bilen biri gibi görünmesiydi. Kendisinden uzundu, yakışıklı bir çocuktuda, bir an içinden bu kasabada bir kaç kızın canını yakar bu, diye düşündü. Ali aslında hep öyle bir çocuktu, sessiz, sakin. Kendi konuşmayı pek sevmezdi. Boş konuşmak gibi gelirdi, karşı tarafı dinlese de kendi düşüncelerini söylememeyi tercih ederdi. İnsanların çoğu şikayetçiydi, sürekli Ali’ye dert yanarlardı. Ali onları dinlerken “Anlıyorum” desede hep onların zayıf olduğunu düşündü. Hayatta kimseyi umursamadı. Kendine aşık birisiydi, sporla ilgilenir ve hergün ayna karşısında kendine aşık aşık bakardı. Biraz da Narsist biri olarak görürdü. Duygusal zekası yüksekti. Zaten bu duruşu bu konuşması gittiği ilk görüşmesindeki patron onu hemen işe almıştı. Patronu 40 yaşında Emel adında bir kadındı. Herkes bu kadını çok beğenir etrafında dört dönerlerken Ali sadece işleriyle uğraştı. Emel ise kendi Ali’nin peşinden koşuyordu. Sonunda dayanamadı ve Ali’yi evine gidip ziyaret etti, orda birşeyler yaşamışlardı. Yanlız patronu dominant Emel Ali karşısında ne dominant olabildi, ne de patron. Zamanla da ilişkilerinde iş yerinde bile Ali’ye patronluk yapamaz oldu. İş yerinde bulunan herkes durumu anlamışlardı. Ali bulunduğu bölümden hızlıca ilerlemişti. Terfi terfi üstüne ve iyi bir maaşa sahipti, çalıştığı şirket Emel’i yurtdışına yolladı. Emel ise yurtdışına gitmeden Ali’ye bir terfi daha kazandırdı. Bu terfi sayesinde home office çalışabilecekti, yapması gereken sadece şirketini online takibini yapmaktı.
Arabaya bindiler Mehmet,
-Hoşgeldin Ali
-Hoş bulduk Mehmet abi
-Gamze nenen bizi arayıp senin geleceğini söylediğinde çok sevinmiştik.
-Sağolun Mehmet abi
-Sen eve varınca benim kız Buse ile alt komşun Özlem evi temizlemene, benim delikanlıda sana alışverişte yardım edecek.
-Mehmet abi hiç gerek yoktu, ben hallederdim.
-Olur mu hiç Ali, sen bize Gamze nenenden emanetsin
-Teşekkür ederim
Tekrar sessizce etrafı izlemeye başladı. Biraz daha gidilen sessiz yolculuktan sonra eve geldi. Arabandan inerken Mehmet Ali’ye eşyaları bırak bizim oğlanlar alır demişti.
Ali anahtarı cebinden çıkarttı, eve doğru yürümeye başladı. Alışıktı, etrafındaki herkes ona hizmet etmesine, bu yaşına kadar da hep kendini geliştirdi. Beden dili, iletişim teknikleri ve benzeri bir sürü kitap okudu, bir sürü seminere katıldı, hep kendini geliştirdi. Bu şekilde insanları rahatça anlayabildi, karakterlerini analiz edebildi.
Kapıyı açtı arkasındani Mehmet girdi, hemen yan daireden kapıyı Melek açtı ve Ali’lerin eve girdi. Mehmet tuvaleti ve mutfağı kontrole gittiğinden Melek’in karşısına Ali çıkmıştı. Melek Ali’yi görünce yutkundu, birşey demeden yüzüne baktı. Ali ise alışıktı bu duruma, sadece gülümsüyordu. Melek şaşkın şaşkın Ali’ye bakıyor aklındanda aman Allah’ım bu kadar yakışıklı bir erkek, sportif vucut, aman Allah’ım aşık oldum.
Ali ise Melek’i görünce kolay lokma diye hitap etti kendi beyninde, haksız da değildi, şehirde bunun gibilerini hep dize getirip karşısında diz çöktürmüşlüğü vardı. Ali Melek’i gördükten sonra aslında bol bol eğleneceği bir yere gelmişti. Bu arada Mehmet, Melek’in arkasında geliyordu ve Melek’in bakışlarını görememişti.
- Ah Ali bak bu da benim eşim Melek
- Tanıştığıma memnun oldum Melek hanım dedi, elini uzattı. Elini sıkacakken, Melek’in elini okşadığını farketti ve Melek’e karşı bir gülümsem oluştu.
-Bende memnun oldum
İçeri herkes girmeye başlamıştı, herkes Ali’ye tanıştırılmıştı. Ali ise keyfine diyecek yoktu. Bu apartmanda oturan tüm kadınları beğenmişti ve kafasında planını hazırlamıştı bile, artık buraya geldiği için çok mutluydu. Gözü ilk Özlem’e takılmıştı, onda bir köle ruhu sezmişti.
O gün Ali, Kaan ve Okan alışverişe gitmişlerdi, Ali bugün iş yapmamayı tercih etmişti. Kimse de ona karşı gelmemişti. Ali aileleri tanımak için alışverişe gitmek istemişti aslında, Okan ve Kaan biraz dillerine hakim olamayacak tarzda insanlardı. Zaten yolda, alışveriş merkezinde, oturdukları kafede ikisi de susmadılar. Ali ise aileleri hakkında herşeyi öğrenmişti. Dönüş yolunda ise Okan Ali’ye bilgisayarlardan anlayıp anlamadığını sormuştu. Ali anladığını söyleyince ablasının diz üstü bilgisayarı var bir bakarmısın ablam bir sorunu var dedi. Ali içinden ne kadar şanslı olduğunu düşünerek kabul etti. Akşam yemeğinde de oturduklarında ise iki aile eğlenceli vakit geçirmişlerdi. Ali ise “Yarın evi temizleycem”
Simge “Tamam hep beraber gelir yaparız”
Ali “Yok ya sadece bir kişi gelse yeter”
Melek “Tamam ben gelirim, birlikte bitiririz”
Kaan “Anne yarın birlikte gideceğimiz yerler var”
Ali “İşiniz varsa problem değil”
Özlem “Ben gelirim” dedi. Herkes Özlem’in gitmesinde hem fikir olduktan sonra yemeğe devam ettiler.
Eline geçen bu fırsat ve gece bilgisayarını tamir ederken karşılaştıkları, Ali bu fırsatı değerlendir, gerisi gelecek dedi kendi kendine, bu esnada kapı çalmıştı. Ali kapıyı açtığında karşısında Özlem vardı. Bir elbise giymişti, beyaz teni belliydi. Ali içinden bugün çok eğleneceğiz dedi.
Özlem içeri girdi, Ali Özlem karşısında dik ve sert duruş sergiledi, bu Özlemi korkutmuşa benziyordu
“Evet Özlem, ilk mutfaktan başla bakalım” dedi. Özlem de mutfağa gidince kendi içinde konuşmaya başladı “ne oldu acaba? Ben mi ona bir şey yaptım bu kadar sinirlendi? Yoksa beni kölesi mi yapıyor? Yok canım, ama ya yapıyorsa ya farkettiyse, sonunda buldum mu acaba,” bu düşünceleri kendi kafasında kurgularken amının ıslandığını farketti. Hiç beklemediği bir anda “Özlem!” lafını duyunca istem dışı “Efendim Sahip” dedi. Bunu duyunca Ali gülümsedi, gel dedi.
Ali önden gitti, arkasından Özlem Ali’yi takip etti. İçeri girdiklerinde Ali koltuğa oturdu, Özlem yan taraftaki koltuğa oturmak isteyince Ali “Ben sana otur dedim mi?” diye sordu. Özlem itiraz etmek istiyordu ama içinden bir ses etme sen aradığını buldun sonunda diyor, Yine de bu kadar kolay olmaması lazım, bu kişi benin efendim olmadan önce onu test etmeliyim düşüncesi aklından geçti.
- Sen nasıl bana emir verebilirsin
- Yeni Efendin olarak
-Nasıl yani?
-Bana itaat edeceksin
-Ben öyle şeyleri sevmem, hem ben seni iyi biri sanmıştım. Özlem tek derdi ne kadar kararlı olduğunu görmek yoksa bana itaat edeceksinden sonra dizlerinin üstüne çökmeyi çok istiyordu. Ali bir anda ayağa kalktı.
-Sevmiyorsun demek, Okan bana dün bilgisayarını verdi tamir etmem için
-Evet biliyorum bozulmuştu
-Aslında bozulmadı, çalışıyor. Bu arada senin tüm konuşmalarını, fotoğraflarını her şeyi gördüm. Şimdi bana söyle sevmiyor musun?
-Seviyorum....
Ali eliyle omuzlarından aşağı doğru ittirdi, Özlem diz çökmüştü, Özlem’in saçlarından çekerek onu koltuğun önüne getirdi, Penisini çıkardı, ve Özlem’in saçlarından tutarak ağzına almasını sağladı.
Özlem tarifi zor bir his yaşıyor, amı sırıl sıklamdı. Ali’nin sert davranması onun saçından çekmesi, itiraf etmek istiyordu “Evet Ali, Evet ben senin kölenim hadi ne istiyorsan yap”. Ali’nin penisi büyüktü ve kalındı, ağzına almaya çalışıyordu. Ali iki eliyle başından tuttu ve hızlıca ağzına soktu. Ali ağzından çıkardıktan sonra boxer’ünü Özlem’in ağzına tıkadı ve git bunu kirlilere at dedi. Özlem ayağa kalktı Ali’de onunla ayağa kalkmıştı, Özlem ağzından çıkarınca bir tokat daha yedi, o zaman anladı ve boxer’ü ağzına tekrar aldı ve kirlilere gitti, peşinden geliyordu Ali, Ağzıyla bırakmıştı boxer’ü Ali orda hemen domalttı. “Lütfen sik beni” dedi tizz bir sesle, Ali eliyle amını yokladı ve kahkaha attı. Senin nasıl bir orospu olduğunu biliyordum dedi. Yavaşça amına girdi. Her santiminde mütiş bir zevk ve acı karışımı hisediyordu Özlem. Bu pozisyonda 15 dakika boyunca sikti Özlemi, Özlem hayatında ilk defa bir gerçek penis tarafından hemde 2 defa boşaltılmıştı. Ali Boşalmaya yakın amından çıktı ve Özlem’in ağzına boşaldı. Sonra Özlem’i yere itti ve duşa girdi.
Özlem bir müddet olduğu yerde mutluluk sarhoşuydu, Ali duştan çıkınca bornozunu giydi ve Özlem’e hadi salona dedi. Salona geldiklerinde Ali tekrar koltuğa oturunca Özlem diz çökmüştü.
-Aferin köle
-Teşekkür ederim efendim
-Şimdi bu kölelik işini konuşalım
-Siz nasıl isterseniz efendim
-Sen benim ilk kölem değilsin ama anladığım kadarıyla ben senin ilk efendinim
- Evet efendim
-Ben sınırsız bir köle isterim, ne istersem yapacaksın.
-Siz nasıl isterseniz efendim
-Bak bu düşündüğün gibi bir şey değil Özlem, yeri gelir ben başka kadın sikecem ve sen bundan mutlu olacaksın, belk**e sende katılacaksın.
-Bunu biliyorum efendim
-Bak gerekirse anneni sikecem ve sende katılacaksın
-ama bu fazla olmaz mı?
-Sınırsız istiyorum, bak eve git şimdi, gece 12’ye kadar vaktin var. Eğer benim her istediğimi yapacaksan seni o zaman kölem olarak kabul ederim. Git ve iyice düşün çünkü kölem olmayı kabul edersen ne istersem yapmayı da kabul etmiş olursun, bunu anlıyor musun...
-Evet
-Eğer kabul edersen bana gece video at, babanın ya da kardeşinin kirli boxer’ünü yalarken video atacaksın, o zaman benim hem sevgilim olmayı hakedeceksin hemde kölem
Özlem kalktı, kapıya doğru yürüdü, Ali’ye döndü bir şey sormak istediğini söyledi. Ali kafa sallayınca “Kabul edersem, bir sürü kadınla birlikte olacaksın, peki ben hem sevgilin olup hem kölen olursam, sende beni sevecekmisin?” Ali ona baktı bir kaç saniye bir şey demedi, sonra konuşmaya başladı “Eğer kabul edersen, önce sevgilim olacaksın, sonra seni eğitecem, eğitiminde güzel yerlere gelirsek, sonra seninle nişanlanacam o dönemde de belli bir eğitimden geçeceksin ve en son da evlenecem. Her kadını sikebilecem ama bir tek seni sevecem” “Düşüneceğim efendim” dedi ve Özlem gitti.
Melek’te yataktan kalktı, yüzünü yıkamaya ordan da mutfağa geçmek için odadan çıktı. Çocuklar uyanmadan kahvaltıyı hazırlayacaktı. Yine bir gün doğmuştu, düne göre bugün daha iyiydi, yine de bu genç çocuğa bağlanmıştı. Yüzünü yıkarken gece kocasının amını yalarken düşündükleri geldi. Bunu düşünmek, hiç görmediği Ali’yi düşünmek biraz olsun aşk acısını hafifletti. Yüzünü yıkadıktan sonra aynaya baktı kendi kendine “Çivi çiviyi söker” dedi.
Mehmet odada giyeceklerini hazırladıktan sonra telefonla Ahmet’i aradı.
- Alo
- Alo günaydın Mehmet’im
-Günaydın Ahmet, Nasılsın?
-İyiyim sen?
-Bende iyiyim hazırlanıyorum ben otogara geçecem, Ali’yi alayım beni idare edermisin?
-Tamam ederim, Özlem’e söyledim çocuk geldikten sonra yardım etsin Ali’ye
- Tamam, Buse de yardım ederim dedi. Melek’te arabasını Kaan’a verecek büyük markete gidip alışveriş yapmak isterse
-Tamam hadi işte görüşürüz.
Telefonu kapattıktan sonra hazırlanıp kahvaltısını yaptı ve Otogara vardı.
Özlem uyanmıştı ama yataktan kalkmamıştı daha, sadece duygularını anlamak istiyor. Duyguları ona ne demeye çalışıyordu. Bugüne kadar etrafında lider ruhlu olan tüm erkeklere baktı ama hiçbiri istediği gibi değildi. Aradığı o ruhu bulunca önünde diz çöküp senin kölen olmak, sana böyle kadınlık yapmak istiyorum diyecekti. Bunu demeyi etrafındaki herkes tecrübesizdi. Cinsellikte kölelik terimini ne olduğunu dahi bilmiyorlardı. Bu yüzden hiç birine yanaşmadı, ve hep gözlerini kapatıp vibratörüyle idare etti.
Özlem bu sefer farklı hissediyordu, sebebi ise bu çocuk şehirliydi, tecrübesi vardı. Yüzünde bunları düşünürken tebessüm olmuştu. Okan aniden odaya daldı.
-Günaydın
-Okan bir kapı çalmak yokmu? Günaydın
-Kalk abla ya hadi, kahvaltı yapalım Ali gelince hazır olalım çocuğa yardım edeceğiz.
-Tamam, annem uyandı mı?
-Babam çıktı, annem kahvaltıyı hazırladı.
- Tamam geliyorum
Okan odadan çıktıktan sonra, pencereden baktı, “bugün hissediyorum, Özlem senin için faklı bir gün olacak bu çocuk senin aradığın çocuk” diye düşündü. Hazırlanıp odadan çıkmıştı.
Bu sırada Buse’de uyanmıştı, eline telefonu aldı. Akşamdan kalma mesajlar vardı. Kimden geldiğine baktı. Kalbi duracak gibi olmuştu, nefes alışverişi hızlanmıştı. Mesajı atan onun hoşlandığı erkekti. Demek ki kızlar hemen buna yetiştirmişti. Bu çocuk tam bir fırlamaydı. Buse ise normal zamanda bile bu çocuğu gördüğünde eli ayağı birbirine dolaşırdı. Şimdi ise kalp krizi geçirecek sandı heyecandan. Mesajı açtı “Selam Buse, nasılsın? Cuma günü musaitsen bizim ormanlıkta buluşalım mı? Başbaşa biraz zaman geçiririz” yazıyordu. Ellerinin titremesine hakim olamıyordu. “Tamam” diye cevap yazdı. Yataktan kalktıktan sonra mutfağa gitti. Annesine yardım etti, kahvaltısını yaptı. Kaan’ı uyandırmaya odasına gittiğinde içerden sesler geldiğini duydu. Biraz dinlediğinde yüzünde bir gülümseme oluştu. Kaan masturbasyon yapıyordu. Biraz kulak verse de masturbasyon yaparken hangi ismi sayıkladığını duyamamıştı. Kapıya vurdu ve kahvaltı hazır dedi, içerden de titrek bir sesle tamam cevabını aldı.
Mehmet otogardaydı. Otobüs gelmiş, Ali’yi bulmuştu. Arabanın bagajına eşyalarını yerleştirmişti. Mehmet insan sarafıydı, bir sürü insan tanımıştı, artık herkesin karakterini biliyordu. Bu atletik ve dik duruşlu çocuk, güçlü bir iradeye sahipti. İlk izlenimi ise bu hayatta ne istediğini bilen biri gibi görünmesiydi. Kendisinden uzundu, yakışıklı bir çocuktuda, bir an içinden bu kasabada bir kaç kızın canını yakar bu, diye düşündü. Ali aslında hep öyle bir çocuktu, sessiz, sakin. Kendi konuşmayı pek sevmezdi. Boş konuşmak gibi gelirdi, karşı tarafı dinlese de kendi düşüncelerini söylememeyi tercih ederdi. İnsanların çoğu şikayetçiydi, sürekli Ali’ye dert yanarlardı. Ali onları dinlerken “Anlıyorum” desede hep onların zayıf olduğunu düşündü. Hayatta kimseyi umursamadı. Kendine aşık birisiydi, sporla ilgilenir ve hergün ayna karşısında kendine aşık aşık bakardı. Biraz da Narsist biri olarak görürdü. Duygusal zekası yüksekti. Zaten bu duruşu bu konuşması gittiği ilk görüşmesindeki patron onu hemen işe almıştı. Patronu 40 yaşında Emel adında bir kadındı. Herkes bu kadını çok beğenir etrafında dört dönerlerken Ali sadece işleriyle uğraştı. Emel ise kendi Ali’nin peşinden koşuyordu. Sonunda dayanamadı ve Ali’yi evine gidip ziyaret etti, orda birşeyler yaşamışlardı. Yanlız patronu dominant Emel Ali karşısında ne dominant olabildi, ne de patron. Zamanla da ilişkilerinde iş yerinde bile Ali’ye patronluk yapamaz oldu. İş yerinde bulunan herkes durumu anlamışlardı. Ali bulunduğu bölümden hızlıca ilerlemişti. Terfi terfi üstüne ve iyi bir maaşa sahipti, çalıştığı şirket Emel’i yurtdışına yolladı. Emel ise yurtdışına gitmeden Ali’ye bir terfi daha kazandırdı. Bu terfi sayesinde home office çalışabilecekti, yapması gereken sadece şirketini online takibini yapmaktı.
Arabaya bindiler Mehmet,
-Hoşgeldin Ali
-Hoş bulduk Mehmet abi
-Gamze nenen bizi arayıp senin geleceğini söylediğinde çok sevinmiştik.
-Sağolun Mehmet abi
-Sen eve varınca benim kız Buse ile alt komşun Özlem evi temizlemene, benim delikanlıda sana alışverişte yardım edecek.
-Mehmet abi hiç gerek yoktu, ben hallederdim.
-Olur mu hiç Ali, sen bize Gamze nenenden emanetsin
-Teşekkür ederim
Tekrar sessizce etrafı izlemeye başladı. Biraz daha gidilen sessiz yolculuktan sonra eve geldi. Arabandan inerken Mehmet Ali’ye eşyaları bırak bizim oğlanlar alır demişti.
Ali anahtarı cebinden çıkarttı, eve doğru yürümeye başladı. Alışıktı, etrafındaki herkes ona hizmet etmesine, bu yaşına kadar da hep kendini geliştirdi. Beden dili, iletişim teknikleri ve benzeri bir sürü kitap okudu, bir sürü seminere katıldı, hep kendini geliştirdi. Bu şekilde insanları rahatça anlayabildi, karakterlerini analiz edebildi.
Kapıyı açtı arkasındani Mehmet girdi, hemen yan daireden kapıyı Melek açtı ve Ali’lerin eve girdi. Mehmet tuvaleti ve mutfağı kontrole gittiğinden Melek’in karşısına Ali çıkmıştı. Melek Ali’yi görünce yutkundu, birşey demeden yüzüne baktı. Ali ise alışıktı bu duruma, sadece gülümsüyordu. Melek şaşkın şaşkın Ali’ye bakıyor aklındanda aman Allah’ım bu kadar yakışıklı bir erkek, sportif vucut, aman Allah’ım aşık oldum.
Ali ise Melek’i görünce kolay lokma diye hitap etti kendi beyninde, haksız da değildi, şehirde bunun gibilerini hep dize getirip karşısında diz çöktürmüşlüğü vardı. Ali Melek’i gördükten sonra aslında bol bol eğleneceği bir yere gelmişti. Bu arada Mehmet, Melek’in arkasında geliyordu ve Melek’in bakışlarını görememişti.
- Ah Ali bak bu da benim eşim Melek
- Tanıştığıma memnun oldum Melek hanım dedi, elini uzattı. Elini sıkacakken, Melek’in elini okşadığını farketti ve Melek’e karşı bir gülümsem oluştu.
-Bende memnun oldum
İçeri herkes girmeye başlamıştı, herkes Ali’ye tanıştırılmıştı. Ali ise keyfine diyecek yoktu. Bu apartmanda oturan tüm kadınları beğenmişti ve kafasında planını hazırlamıştı bile, artık buraya geldiği için çok mutluydu. Gözü ilk Özlem’e takılmıştı, onda bir köle ruhu sezmişti.
O gün Ali, Kaan ve Okan alışverişe gitmişlerdi, Ali bugün iş yapmamayı tercih etmişti. Kimse de ona karşı gelmemişti. Ali aileleri tanımak için alışverişe gitmek istemişti aslında, Okan ve Kaan biraz dillerine hakim olamayacak tarzda insanlardı. Zaten yolda, alışveriş merkezinde, oturdukları kafede ikisi de susmadılar. Ali ise aileleri hakkında herşeyi öğrenmişti. Dönüş yolunda ise Okan Ali’ye bilgisayarlardan anlayıp anlamadığını sormuştu. Ali anladığını söyleyince ablasının diz üstü bilgisayarı var bir bakarmısın ablam bir sorunu var dedi. Ali içinden ne kadar şanslı olduğunu düşünerek kabul etti. Akşam yemeğinde de oturduklarında ise iki aile eğlenceli vakit geçirmişlerdi. Ali ise “Yarın evi temizleycem”
Simge “Tamam hep beraber gelir yaparız”
Ali “Yok ya sadece bir kişi gelse yeter”
Melek “Tamam ben gelirim, birlikte bitiririz”
Kaan “Anne yarın birlikte gideceğimiz yerler var”
Ali “İşiniz varsa problem değil”
Özlem “Ben gelirim” dedi. Herkes Özlem’in gitmesinde hem fikir olduktan sonra yemeğe devam ettiler.
Eline geçen bu fırsat ve gece bilgisayarını tamir ederken karşılaştıkları, Ali bu fırsatı değerlendir, gerisi gelecek dedi kendi kendine, bu esnada kapı çalmıştı. Ali kapıyı açtığında karşısında Özlem vardı. Bir elbise giymişti, beyaz teni belliydi. Ali içinden bugün çok eğleneceğiz dedi.
Özlem içeri girdi, Ali Özlem karşısında dik ve sert duruş sergiledi, bu Özlemi korkutmuşa benziyordu
“Evet Özlem, ilk mutfaktan başla bakalım” dedi. Özlem de mutfağa gidince kendi içinde konuşmaya başladı “ne oldu acaba? Ben mi ona bir şey yaptım bu kadar sinirlendi? Yoksa beni kölesi mi yapıyor? Yok canım, ama ya yapıyorsa ya farkettiyse, sonunda buldum mu acaba,” bu düşünceleri kendi kafasında kurgularken amının ıslandığını farketti. Hiç beklemediği bir anda “Özlem!” lafını duyunca istem dışı “Efendim Sahip” dedi. Bunu duyunca Ali gülümsedi, gel dedi.
Ali önden gitti, arkasından Özlem Ali’yi takip etti. İçeri girdiklerinde Ali koltuğa oturdu, Özlem yan taraftaki koltuğa oturmak isteyince Ali “Ben sana otur dedim mi?” diye sordu. Özlem itiraz etmek istiyordu ama içinden bir ses etme sen aradığını buldun sonunda diyor, Yine de bu kadar kolay olmaması lazım, bu kişi benin efendim olmadan önce onu test etmeliyim düşüncesi aklından geçti.
- Sen nasıl bana emir verebilirsin
- Yeni Efendin olarak
-Nasıl yani?
-Bana itaat edeceksin
-Ben öyle şeyleri sevmem, hem ben seni iyi biri sanmıştım. Özlem tek derdi ne kadar kararlı olduğunu görmek yoksa bana itaat edeceksinden sonra dizlerinin üstüne çökmeyi çok istiyordu. Ali bir anda ayağa kalktı.
-Sevmiyorsun demek, Okan bana dün bilgisayarını verdi tamir etmem için
-Evet biliyorum bozulmuştu
-Aslında bozulmadı, çalışıyor. Bu arada senin tüm konuşmalarını, fotoğraflarını her şeyi gördüm. Şimdi bana söyle sevmiyor musun?
-Seviyorum....
Ali eliyle omuzlarından aşağı doğru ittirdi, Özlem diz çökmüştü, Özlem’in saçlarından çekerek onu koltuğun önüne getirdi, Penisini çıkardı, ve Özlem’in saçlarından tutarak ağzına almasını sağladı.
Özlem tarifi zor bir his yaşıyor, amı sırıl sıklamdı. Ali’nin sert davranması onun saçından çekmesi, itiraf etmek istiyordu “Evet Ali, Evet ben senin kölenim hadi ne istiyorsan yap”. Ali’nin penisi büyüktü ve kalındı, ağzına almaya çalışıyordu. Ali iki eliyle başından tuttu ve hızlıca ağzına soktu. Ali ağzından çıkardıktan sonra boxer’ünü Özlem’in ağzına tıkadı ve git bunu kirlilere at dedi. Özlem ayağa kalktı Ali’de onunla ayağa kalkmıştı, Özlem ağzından çıkarınca bir tokat daha yedi, o zaman anladı ve boxer’ü ağzına tekrar aldı ve kirlilere gitti, peşinden geliyordu Ali, Ağzıyla bırakmıştı boxer’ü Ali orda hemen domalttı. “Lütfen sik beni” dedi tizz bir sesle, Ali eliyle amını yokladı ve kahkaha attı. Senin nasıl bir orospu olduğunu biliyordum dedi. Yavaşça amına girdi. Her santiminde mütiş bir zevk ve acı karışımı hisediyordu Özlem. Bu pozisyonda 15 dakika boyunca sikti Özlemi, Özlem hayatında ilk defa bir gerçek penis tarafından hemde 2 defa boşaltılmıştı. Ali Boşalmaya yakın amından çıktı ve Özlem’in ağzına boşaldı. Sonra Özlem’i yere itti ve duşa girdi.
Özlem bir müddet olduğu yerde mutluluk sarhoşuydu, Ali duştan çıkınca bornozunu giydi ve Özlem’e hadi salona dedi. Salona geldiklerinde Ali tekrar koltuğa oturunca Özlem diz çökmüştü.
-Aferin köle
-Teşekkür ederim efendim
-Şimdi bu kölelik işini konuşalım
-Siz nasıl isterseniz efendim
-Sen benim ilk kölem değilsin ama anladığım kadarıyla ben senin ilk efendinim
- Evet efendim
-Ben sınırsız bir köle isterim, ne istersem yapacaksın.
-Siz nasıl isterseniz efendim
-Bak bu düşündüğün gibi bir şey değil Özlem, yeri gelir ben başka kadın sikecem ve sen bundan mutlu olacaksın, belk**e sende katılacaksın.
-Bunu biliyorum efendim
-Bak gerekirse anneni sikecem ve sende katılacaksın
-ama bu fazla olmaz mı?
-Sınırsız istiyorum, bak eve git şimdi, gece 12’ye kadar vaktin var. Eğer benim her istediğimi yapacaksan seni o zaman kölem olarak kabul ederim. Git ve iyice düşün çünkü kölem olmayı kabul edersen ne istersem yapmayı da kabul etmiş olursun, bunu anlıyor musun...
-Evet
-Eğer kabul edersen bana gece video at, babanın ya da kardeşinin kirli boxer’ünü yalarken video atacaksın, o zaman benim hem sevgilim olmayı hakedeceksin hemde kölem
Özlem kalktı, kapıya doğru yürüdü, Ali’ye döndü bir şey sormak istediğini söyledi. Ali kafa sallayınca “Kabul edersem, bir sürü kadınla birlikte olacaksın, peki ben hem sevgilin olup hem kölen olursam, sende beni sevecekmisin?” Ali ona baktı bir kaç saniye bir şey demedi, sonra konuşmaya başladı “Eğer kabul edersen, önce sevgilim olacaksın, sonra seni eğitecem, eğitiminde güzel yerlere gelirsek, sonra seninle nişanlanacam o dönemde de belli bir eğitimden geçeceksin ve en son da evlenecem. Her kadını sikebilecem ama bir tek seni sevecem” “Düşüneceğim efendim” dedi ve Özlem gitti.
4年前