Seks hikayelerimden Sevda serisi...
Yaklaşık 25 yıllık swing yaşamım sırasında çok güzel dostluklarım, arkadaşlıklarım oldu ve halen de devam ettiğimiz çok keyifli dostlarım var.
"Karım Sevda" serisini onlarla yaşadıklarımı zaman zaman Sevda'nın kocası olarak, zaman zaman da ben Ömer olarak yazmaya çalıştım. Bu seride Swingi önceden yaşamış ancak çeşitli nedenlerle bir süre ara vermiş Sevda ve eşini asıl kahramanlar yaparak bir seri oluşturdum. Yaşananları; yer, mekan ve yaşandığı şekillere sadece küçük eklemeler ve eksiltmeler yaparak anlatmaya çalıştım.
Yukarıdan aşağıya sırayla okursanız birbirleri ile bağı da görebilirsiniz.
Daha önce buradaki Hikayeler sayfası altında da yayınladığım hikayelerimi keyifle okumanızı dilerim.
Dileyen dostlarla da sohbet edebilir, yazışabiliriz..
Sevgi ve selamlar....
----------------------------
Karım Sevda,
Swinge tekrar dönüş….
İlk çocuğumuz ile 2. si arasında hayli uzun bir süre geçmişti. 2. Çocuğumuz olmadan önce oldukça renkli ve çeşitli bir Swing ve seks hayatımız vardı. Her ne kadar tercihimiz çiftlerle dostluklar, eğlenceler yönünde de olsa zaman zaman referansla tanıştığımız tek erkek arkadaşlarımızı da bu eğlencelerimize konuk ediyorduk. Sevda bu eğlencelerimizden büyük keyif alıyordu. Ben özellikle Sevda’nın sikilmesini seyrederken büyük haz duyuyor, zevk alıyordum. Her eğlence sonrasında ise sevdanın sikilmiş amcığını yalar bir kez de biz sevişir ve kapanışı yapardık.
2. doğumun hemen öncesi ve sonrasında Sevda da bariz değişiklikler başladı. Seksten soğuma, zevk almama kendi bedenini beğenmeme gibi. Sık sık kilo aldığından vücudunun bozulduğundan şikâyet ediyordu. Ben her ne kadar destek olmaya çalışsam da kendisi buna inanmıyordu.
Karım Sevda gerçekten çok güzel bir kadın. Selanik göçmeni ailesinin izleri ona Avrupai bir hava katıyordu. Doğal sarışın olması ve mavi gözleri, yuvarlak kalçaları ve 90 beden memeleri ile dipdiri bir kadın olarak her zaman ilgiyi üzerine çekiyordu. 2. hamilelikte aldığı biraz fazla kilo kendisinde bu psikolojik olumsuzluğu yaratmıştı. Hamileyken 5. aya kadar renkli seks yaşamımız devam etmişti. Sonra swing dostu arkadaşlarımızla yavaş yavaş koptuk. Son birkaç ayda ise birlikte bile sikişememeye başladık.
Sevda’yı çok seviyordum ve onu üzecek, zor duruma sokacak, yanlış anlamaya mahal verecek hiç girişimde ve davranışta da bulunmuyor her zaman ona iltifat etmeyi sürdürüyordum.
Doğuma kadar yaşanan süre bizim için çok zorlu geçti. Başlangıçta Swing dostlarımızdan Enver ve Nuray ile görüşmeyi hep sürdürmeye çalıştık. Geçmişte zaman zaman biz onlara, onlar bize tek erkek veya tek kadın olarak katılmış, birbirimizin aile çevresini de tanımıştık. Hamilelik ve Sevda’nın soğuduğu dönemlerde Enver’lerle bile görüşmemeye başladık. Hatta beni tek olarak birkaç kez davet etmiş olsalar da Sevda’nın durumunu düşünerek, onu kırarım endişesi ile davetlerine bile gitmemiştim. Bu süre içinde Enver ve Nuray ani bir karar vererek İstanbul’dan İzmir’e taşınmaya karar verdiler ve taşındılar da.
Doğum olduktan sonra Swinge tekrar başlayacak olmanın özlemi ile ben yanıp tutuşuyordum. Ama Sevda hala hem kendine ve hemde sekse küs idi. Ben geçer umuduyla bitmeyecek bir bekleyişe girmiştim.
Bu durum yaklaşık 2 yıl, evet, evet 2 koca yıl sürdü. Belki inanmayacaksınız ama bu sürede elime kadın eli, sikime kadın amı değmedi. Artık bende de huzursuzluk başlamıştı. Yine de Sevda’ya olan aşkımdan dışarıda bir çözüm aramıyordum. Sevda’nın tüm dünyası 2. çocuğumuz olmuştu. Beni kimse beğenmez, çok kilo aldım, göbeğim çıktı, memelerim büyüdü vb vb şikayetleri bitmiyordu. Evet, bu durum güzel bir şeydi ama birde gerçek hayat ve ben vardım. Bu arada ben seks yapmayı, sikişmeyi bu kadar seven, keyif alan bir kadının bir anda bu olaylardan kopmasına bir anlam veremiyordum.
Bazı gecelerde eski swing anıları aklıma geliyor, rüyalarıma giriyordu. Birkaç keresinde rüyamda boşaldığım bile olmuştu. Bu anıların etkisi ile ara sıra bilgisayardaki resim ve videoları izlemeye, onlarla anıları tazelemeye ve 31 çekmeye başladım.
Bu sürede gördüm ve farkettim ki en çok birlikteliği Enver ve Nuray ile yaşamış, yaşanan bu anları ölümsüzleştirmişiz. Enver’in Sevda’yı siktiği, benim izlediğim, sonra da Sevda’yı tost yaptığımız, amcığından ve götünden siktiğimiz anların beni çok heyecanlandırdığını fark ettim. Evet, Sevda’nın başkaları tarafından sikildiği, sonrasında benim Sevda’nın sikilmiş amcığını yaladığım, hatta Sevda sikilirken aynı anda hem amcığı ve hem de siki yaladığım zevkli anlar beni daha çok etkiliyor, bana daha çok keyif veriyordu. Evet, çok hoş kadınlarla da beraber olmuştuk, Nuray’ı çok sevmiş sikişmekten aşırı zevk almıştım ama Sevda’nın sikilmesi sırasında hissettiklerim daha bir başkaydı.
Bir gün tesadüfen Skype de tekrar karşılaştığım, Swing döneminde tanıştığım, dürüstlüğüne ve sır tutmasına güvendiğim Ömer’e sohbet sırasında durumu anlattım. Sağolsun beni uzun uzun dinledi sabretmem gereği ile birlikte birkaç öneride bulundu. Bu önerilerle birlikte Sevda’yı hem arkadaşlarının ve hem de benim ısrarım ile spora başlattık, doğum etkisi ile vücudunda oluşan bazı deformasyon ve fazlalıkları düzeltme yolunda ciddi adımlar atmasına destek olduk. Konuyla ilgili birkaç makale okudum. Ona karşı davranışlarımı daha yaklaştırdım ama hala sikişemiyorduk…
Aradan uzun zaman geçmiş olmasına karşın evdeki bilgisayarda eski resimlere, videolara bakıyor yaşanmışlıkları düşleyerek hayal kurup 31 çekmeye devam ediyordum. Bu arada zaman zaman da bilgisayarı açık bırakarak diğer işlerimi yapıyor, evden dışarı çıkıyordum. Bir ara bilgisayarın sayfalarının benim bıraktığımdan farklı olduğunu gördüm. Önce yanıldığımı düşündüm ama birkaç kez daha ekranın değiştiğinden emin oldum. Birisi bilgisayarımı karıştırıyordu… Acaba Sevda’mıydı.. ?
Bu defa ben izleyecek ve takip edecektim. Bir akşam banyoya giderken bilerek ekrana Enver ve Nuray’lerle yaşadığımız ateşli bir sevişme videosunu açık bıraktım. Biraz sonra yavaşça banyodan çıkıp bilgisayarıma baktım ve Sevda ekrana bakıyordu…. Birkaç dakika izledim ve sonra banyoya geri döndüm ve inanılmaz bir hazla birlikte 31 çektim. Harikaydı. Sevda seks ile ilgili bir görüntü izliyordu… Hem de bizim bir anımızı… Acaba bunun geri dönüşü olacakmıydı? Ömer’in söylediği aklıma geldi “Dostum, zaman en iyi ilaçtır, Sevda’ya zaman tanı”….
Artık Sevda’ya konuyu tekrar açma zamanının geldiğini düşünerek bir plan yaptım. Gecenin geç vaktinde çocukların uyuduğu bir anda Bilgisayarda yine Enver’lerle olan bir videoyu izleyecek ve aynı videoyu Sevda’nın da izlemesini sağlayacaktım. Bu arada Sevda’nın çok sevdiği Votka’yı da hazırlayıp bilgisayarın yanında koyup ben Banyoya gidecektim. Sevda izlemeye başladığı anda da yanına giderek durumumuzu konuşmaya karar verdim. Söylediğim gibi de oldu… Sevda videoyu izlerken yanına geldim, önce farketmedi. Sonra beni görünce ağlamaya başladı. Bunlar biz miyiz, bu benmiyim? Bu Sevdayı herkes beğenir ama beni şimdi kimse beğenmez, benimle kimse beraber olmak istemez diye…
Karım Sevda’ya sarıldım. Gerçekten çok içten ve üzgün ağlıyordu. Kulaklarından başlayarak önce boynunu ve sonra dudaklarından öpmeye başladım. Nefesi kesilmişti, kalbi anormal bir hızla atıyordu. Hemen bulunduğumuz odanın kapısını kapattım. Sonra tekrar sarıldım Dudaklarını ve dilini emmeye, yalamaya başladım. “Güzel karım, sevgilim, seni çok seviyorum. Bugüne kadar seni üzmemek, seni kaybetmemek için sana hiç yaklaşmadım, ama bu yaptıklarının sadece sana zararı var. Lütfen, böyle olumsuz düşünme, sen hala çok güzelsin, benim sevgilimsin, seni çok seviyorum” diyerek hem gözlerinin içine bakıyordum ve hem de sımsıkı sarıp kucaklamıştım. Sevda ise hıçkırarak ağlamaya devam ediyordu. Sanırım 10-15 dakika sessiz bir şekilde omzuma sarılmış bir durumda ağladı. Sakinleşince banyoya gitti, peşinden bende. Yüzünü yıkadıktan sonra çocukları yatırmasına gözlerimizle konuşarak karar verdik. Ben mutfağa gittim, Sevda’nı çok sevdiği ama çok uzun süredir tadını bile unuttuğumuz Votka – Limon hazırladım. Ne yalan söyleyeyim, Votkasını biraz fazla koydum.
Salona geçtik, radyodan hafif bir müzik açtım, yanına oturdum. Son birkaç yılımızı bugünden başlayarak konuşmaya başlamamızın zamanının geldiğini düşündüm. “Canım karıcığım”, diye söze başlarken dudaklarıma yapıştı, uzun bir öpücük sonrası, “Lütfen sus” dedi. “Hatamın, yanlışlarımın farkındayım. Bana yardım et, beni bu girdaptan kurtar. Korkuyorum” dedi…Bende zorlayıp onu üzmemek için, “peki” dedim. Hemen o anda uzun uzun öpüştük. Öpüşürken korkaklığını, ürküntüsünü hissedebiliyordum. Korkusunun “beğenilmemek” olduğu konusunda artık kuşku duymuyordum. “Karıcığım sen çok güzelsin, şimdi daha olgunlaştık ben senin her halini seviyorum. Herkesin sana baktığının farkındayım. Yine herkes seni sikmek isteyecekler ve ben bundan yine çok zevk alacağım. Senin Enver ile sikişirken benim gözlerime bakmanı, o anki mutluluğunu görmemi hiçbir zaman unutamam. Benzer bakışlarını özledim. Tıpkı her zamanki gibi”. “Gerçekten mi” diye utangaç bir ifade ile sordu. Dudaklarına tekrar yapıştım. Uzun bir süre nefessiz kalacak şekilde öpüştük. “ama” dedi, “hemen isteme benden bunu lütfen, zamana ihtiyacım var, bana yardım et. Bu psikolojiden kurtulayım” Bunları duymak beni müthiş bir şekilde keyiflendirdi. Birkaç yıldır sikişmediğim karımdan bu sözleri bir anda duymak beni hemen sertleştirmişti. Hemen salonda sevişmeye başladık. Koltuktaki öpüşmemiz halının üstünde sikişmeye dönüştü. Özlediğim amcığın kokusunu, memelerinin kokusunu içime çekerek onu öpmeye, koklamaya, yalamaya başladım. Amcığı sırılsıklam olmuştu. Girer girmez Karımdan “Ohhhhh” sesini duymamla benim boşalmam bir oldu. Her ne kadar haftada 2-3 defa otuzbir çeksemde bu başka bir şey idi. Karımı sikiyordum, onun amcığına tekrar giriyordum. Keyfi, hazzı muazzamdı.
Yatağımıza geçtik, birbirimize sarılıp yattık, küçük öpüşmeler ve dokunmalar ile sabahı yaptık. Neredeyse hiç uyumamamıza karşın son derece zinde ve dinlenmiş olarak ve gülümseyerek kalktık.
Artık Sevda’yı önceki swing yaşamımıza hazırlamam gerekiyordu. Evet, korkuları vardı ama bu korkuları yersizdi. Çocuklar, ev işleri onu çok yoruyordu. 2. çocuk olduktan sonra Sevda çalıştığı işten ayrılmış, çok sevdiği bir sosyal etkinlik olan koro çalışmalarına da ara vermişti. İş hayatına geri dönmesi daha zordu ama Koro’ya başlayabilirdi. Ev işleri içinde yarı zamanlı bir yardımcı bulmalıydım. Böylelikle kendine daha fazla zaman ayırabilecek, spora ve koro çalışmalarına düzenli gidebilecekti. Bunları yaptım. Birde porno film izleme konusunda MILF ve Swing konuları filmleri özenle seçmeye başladım. Artık evde çocuklardan zaman buldukça porno film izleyebiliyor, sevişiyorduk. Eski günlere yaklaşmıştık. Yavaş yavaş eskileri ortaya çıkarmanın vaktini geldiğini düşünerek bizlere ait bazı fotoğraflara bakmaya, videoları izlemeye de başladık.
Özellikle MILF’li filmler etkili olmuştu ve Sevda’nın yeniden hazır olduğunu eski ateşli sikişlerimiz gibi sevişmelerimizi yaşamaya başlayınca anladım. Sevişmelerimizde “ne dersin, swinge hazırmısın” sorularını sorduğumda da “olabilir” dedi. Bende “Enver ile Nuray olsun mu, ne dersin” dedim. Hınzırca gülümsediğini gördüm.
Swing dönemimizdeki en samimi ve en çok paylaşım yaptığımız arkadaşlarımız Enver ve Nuray idi. Enver, güçlü kuvvetli entelektüel birisiydi. Nuray ise Sevda kadar olmasa da güzel sayılabilecek ama son derece neşeli bir kadın. Sık sık bunlarla olan birlikteliklerimizi anıyor, gülümsüyor, heyecanlanıyor ve sanki onlarda varmış gibi sikişiyorduk. Ama izlerini kaybetmiştik. En son İzmir’e taşınacaklardı. Eski msn, Skype, mail adreslerini aramaya başladım ama bulamadım. Daha önce kullandığımız isimlerimiz ile Skype de tekrar profil oluşturdum. Bir gün akşam Skype de bir “merhaba” gördüm. “Biz Enver, Nuray, doğru insanlara mı merhaba dedik?” diye bir mesaj vardı. Profil resimleri de tanıdık idi. Hemen Sevda’ya seslendim. “Karıcığım bak bize merhaba diyenler var” Sevda ekranı görünce gülümsedi ve gözlerinin parladığını gördüm. “Güzel haber ama Enver beni beğenecek mi” diye tekrar korkusunu belli etti. Bende merak etme, sen hala harika bir kadınsın, karıcığım” diyerek öptüm. Onların da durumunu bilmiyorduk ama konuşmaya karar verdik. Yanıt olarak ben Enver’e kısaca bir şeyler yazdım. “Merhaba, ne haber, uzun zamandır görüşmedik, sağlık, iş vs vs”. Ertesi günü sabahtan işyerinde iken Enver’den yanıt geldi. Hemen tel numaramı verdim. Uzun süre sonra yazışarak detayları anlatmak zor gelmişti. Hemen aradı ve biz Enver ile bir solukta konuştuk. Evet İzmir’e taşınmışlar, deniz kenarında küçük bir ilçede kendilerine özgü bir yaşam kurmuşlardı. Sesi çok enerjikti. Akşam da evden karılarımızın konuşmasına karar verdik ama sürpriz olacaktı. Ben hemen Sevda’nın numarasını Enver’e verdim. Telefonu kapattıktan sonra, bir an düşündüm ve çok mutlu oldum. Daha birkaç hafta önce karımın yanına yaklaşıp onu sikemiyorken şimdi Swing hayalimize geri dönüyorduk.
Akşam eve ulaştığımda içim içim yiyordu ama Sevda’ya bu heyecanımı belli etmemeye çalışıyordum. Skype, Enver konusunu çocukları yatırınca konuşuruz ama henüz haber yok diye geçiştirdim. Çocuklar yattıktan sonra yine bir Votka-Limon hazırladım. Mutfaktan Enver’e tel zamanı diye mesaj attım. İçeri dönünce birkaç yudum votka sonrasında Sevda’nın telefonu çaldı, “kayıtlı olmayan bir numara, gecenin bu saatinde kim ola ki” dedi Sevda. Bende “bak” istersen dedim. Tamam dedi ve açtı… Karşıdaki Nuray idi “Nasılsınız” ile başlayan konuşma çaprazlamalarla yarım saatten fazla sürdü. Çok uzun zaman sonraki ilk konuşmamızdı. Nuray’daki heyecanı benimle konuşurken hissetmiştim ve tıpkı esk**en olduğu gibi benim sikim kalkmıştı. Bunu Sevda da gördü. Ama eminim ki Sevda ile Enver konuşurken de Enver’in siki kazık gibi olmuş ve onu da Nuray görmüştü. Swing konusunda hiç konuşulmasa da yine başlangıç için harika bir görüşmeydi. Zaman zaman görüşmeye ve hatta Skype üzerinden görüntülü konuşmaya karar verdik.
Bu arada biz Enver ile zaman zaman tel ve Skype de görüşüyor ve Sevda’nın yaşadığı travmadan, bu süreçte benim yaşadığım zorluklardan bahsediyordum. Önce Ömer’in önerileri, daha sonra da Enver bana çok iyi gelmiş belki de kötüye giden evliliğimizi kurtarmış, şimdide çok sevdiğimiz ve özlediğimiz swing yaşamımıza geri dönüyorduk. Bütün bunlar çok hızlı gelişmişti. Artık çok mutluydum, haftada 1-2 kez de olsa Sevda ile sikişiyorduk. Sikişirken birlikte fantaziler kuruyor zaman zaman yatağımıza Enver’i, Nuray’ı ve diğer başka arkadaşları da alıyormuş gibi zevkle sevişiyorduk. En çokta Enver’in Sevdayı sikerken Sevdanın gözlerindeki mutluluk ışıltısını görüyor ve daha bir azgın sikişiyorduk. Birkaç hafta sonra karşılıklı anlaşarak bir Cumartesi gecesi Skype de görüşmeye karar verdik. Sevda o akşam tüm işlerini erkenden bitirdi, çocukları yatırdı. Sanki dışarıda bir davete gidecekmişiz gibi hazırlanmaya başladı. Çok uzun zaman sonra ilk defa daha önceden sikiştiği birisi ile kamerada da olsa görüşecekti. Beğenilmeme endişesi hala vardı. Güzel bir makyaj yaptı, seksi bir gecelik giydi. Memelerinin bu görüntüsü bile benim sikimi kaldırıyordu. Ben sadece bir t-shirt giymiştim.
Büyük heyecanla saatin geldiğini gördük ve Enverleri beklemeden biz “merhaba, biz hazırız” diye yazdık. Bitmeyen 1-2 dakika içinde oradan görüntülü görüşme isteği ve bizim kabul etmemiz ile görüntülerimiz karşı karşıyaydı. İlk olarak bu süre içerisinde hepimizin biraz kilo aldığını görünce hepimiz istemsizce gülmeye başladık. Önce Sevda biraz bozulur gibi oldu ama Enver’in “hala en güzelimiz Sevda” demesiyle bu durum da olumluya döndü. Enver, hemen Sevda’ya iltifatlar ve özlemlerini dile getirdi. Nuray her zamanki gibiydi. Neşeli, kendisiyle ile son derece barışık, ortamını bulduğunda argo konuşmaktan çekinmeyen dobra bir kadın. Pat diye Sevda’ya lafı yapıştırdı “Kocamı hiç özlemedin mi, oysa ben senin kocan için yanıp tutuştum. Enver beni kaç kere senin kocan gibi sikti, bizi sizi hiç unutmadık, nerelerdesiniz yahu” diye konuşmaya başlayınca Sevda önce kızardı, sonra “hadi oradan orospu, senin kocana kendimi nasıl siktireceğim asıl sen görürsün” dedi, bu söze hem kendisi hem de ben inanamadık ama Nuray’a harika bir yanıt olmuştu. Bu sözle sataşmaların ardından Nuray hemen kocası Enver’in dudağına yapıştı ve böyle mi dedi. Sevda ise, “Hayır” demesiyle sikimi çıkaraıp emmeye başlaması bir oldu. “Böyle yapacağım” deyince Nuray, derin bir “oooohhhhhhhhhhhhhh” çekti ve “tıpkı eski günlerdeki gibi mi” diye sordu. Görüşmemiz Enver ile benim hiç beklemediğimiz bir şekle dönmüştü ve karşılıklı olarak kamerada sevişmeye, sikişmeye başladık. Kadınlar siklerimiz yalarken, emerken bizlerde karşılıklı argo konuşuyor kadınları azdırıyor adeta yarıştırıyorduk. Her ikimizde ilk partileri kadınlarımızın ağızlarına boşaldık, sonra onlarda bizlere dönerek döllenmiş ağızları ile bizleri dudaklarımızdan öperek ağızlarındaki döllü siklerimizin tatlarını bizlere sundular. İçkilerimizden birer yudum alıp sohbete tekrar başladık. Hiç birimizin performanslarımızdan hiçbir şey kaybetmemenin keyfi ile karılarımızı kucaklarımıza almıştık. Sohbet sırasında birbirimize nazire yaparcasına karılarımızın memelerini sıkıp seviyor, enselerini ve kulaklarını yalıyor ve diğer ellerimiz ile de amcıklarının ıslaklıklarını kontrol ediyorduk. Adeta aynaya karşı karılarımızla sevişiyorduk. Birimiz ne yaparsa diğerimizde aynısını yapıyordu. Bu kadar sürenin heyecanı ile siklerimiz tekrar sertleşmişti. Bu defa Nuray, Sevdaya “Hadi orospu arkadaşım, kocalarımızın siklerini götümüze alalımda sikişmelerimizi ekrana dönük olarak bizde seyredelim” dedi… Sevda bunu duyar duymaz hemen sikimi amcığının suyuyla ıslattı ve götüne girecek şekilde yavaş yavaş oturdu. Çok uzun zamandır götünden sikmemiştim. Hatta Sevda’yı götünden en son Enver sikmişti. Sevda bunu söyleyerek götüne sikimi aldı. Nuray alışkın olduğu için kocasının sikini götüne hemen almış ve hatta birkaç kez kalkıp oturmuştu bile…Zaman zaman karşılıklı argo ve sevgi sözcüklerinin karışarak devam ettiği bu sevişmemiz yarım saat kadar daha devam etti ve hepimiz rahatlamış ve mutlu bir şeklide sona erdi. Kamera önünde karşılıklı yaşadığımız bu sanal swing bizim için yeni bir dönemin başlangıcı olmuştu.
Şimdi artık önümüzde yeni ve daha güzel günler vardı. Sevda ile gerçek bir swingi yaşamak için Enver’leri ziyaret etmek veya onları İstanbul’a davet etmek. Ama Sanki İzmir’e seyehat bizim içinde bir değişiklik olacak ve Sevda’nın kafa dağıtmasına yardımcı olacak. Zaman neyi gösterecek, bilinmez ama biz ilk fırsatta Enver ve Nuray’ı evlerinde ziyaret edeceğiz. Belki bir başka sürpriz yapabilir ve Ömer’i de görebiliriz.
Yaşayacağımız güzel anılarımızı burada sizlerle tekrar paylaşacağım. Yazmanın, anlatmanın keyfini öğrendim. Belki buradan bazı arkadaşlarla da tanışmak, görüşmek şansımız olur. Bizi takip etmeyi unutmayın.
Karım Sevda
İlk Deneyim.
Swinge tekrar dönüş hikayemiz sonrası karım ile bu süreçte yaşadığımız unutulmaz anılarımızı paylaşmaya karar verdik. Yorum ve öneriler için şimdiden teşekkürler…
Ahhhh. Sevda’mmmmm, sevgili karıcığım. Seni öyle seviyorum ki… Senin mutlu olduğun keyif aldığın anlar benim en güzel anlarım. Ben senin için yaşıyorum, bunu biliyorsun değil mi sevgilim, karıcığım….
Her ikimiz de şimdi 50’li yaşlarımızdayız. Belki de yaşamımızın en özgün, dingin ve keyifli dönemi diyebilirim. Sevda ile evleneli çok uzun yıllar oldu. Tüm anlarımızı dolu dolu yaşadık. Seks hayatımız başlangıçta standart Türk ailesinden çok farklı değildi ama birbirimizi doyuruyorduk. Evliliğimizin 5. yılında İlk çocuğumuz 45li yaşlarda da ikinci çocuğumuz oldu.
Her ikimizde Üniversite mezunuyuz ben İşletme, Sevda Maliye okuduk. Her ikimizde çok iyi olmasa da işimizi ve yaşamımızda bize yetecek kadar İngilizce biliyoruz. Ben işim gereği sık sık yabancılarla beraberim. Sevda 2. Çocuğu yapmaya karar verdiğimizde işinden ayrıldı. Bunda işyerinin yeni bir yere taşınmış olmasının da büyük etkisi vardı.
İki çocuğumuz arasındaki sürenin uzunluğu bizim seks yaşamımızı biraz daha renklendirmek istememizden kaynaklanmıştı. İşim nedeniyle yurtdışı bağlantılarım çok yoğundu. Bu süreçte yabancı misafirlerimle yaptığımız iş görüşmeleri ve sonrasındaki iş yemekleri sırasında konu dönüp dolaşıp kadınlara ve sekse geliyordu. Grup ziyaretçileri içerisinde arzu edenlere arada Türk veya Rus kökenli e***** ayarlıyordum. İçlerinde benimle en çok iş yapan Hollanda’lı Rick’in e***** türü ilişkilere girmediğini ama sohbet etmeyi sevdiğini farketmiştim. Bu sohbetler sırasında artık samimiyet ilerleyince de grupseks konuları ile eşler arasındaki cinsel yaşamları “açık olmasa” da konuşuyorduk. Ben bu konuları her ne kadar hiç deneyimlememiş olsam da porno film konuşmalarının hoşuma gittiğinin farkında idim (Zaman zaman Sevda ile birlikte porno film seyrederdik ama seks hayatımızı renklendirmek için çok fazla kullanmazdık). Son seyahat sırasında sohbet sırasında arkadaşımdan bir birkaç değişik konulu porno film istedim. Çok sık iş yaptığım ve anlaştığım Rick, sohbetin ısındığı ve alkolün etkisi ile daha rahat konuştuğumuz bir anda bana swingi ve böyle filmler sevip sevmediğimi sordu. Ben “swing”i hiç duymamıştım. “Bilmiyorum” deyince, benim rahat tavır ve düşüncemi de bildiği için “bir araştır, bende sana bu tür filmlerden getirir belki de birlikte izleriz” dedi. “Hatta gelmeden önce gönderebileceğini ve bir daha ki gelişinde de “filmleri ile ilgili” konuşmayı önerdi. Swingin, çiftlerin eş değiştirmesi temelli grup seks oyunları olduğunu o sohbet sonrasında öğrendim. Çok heyecanlandım. Karım ile seks yaşamımızda zaman zaman birlikte porno film seyrediyor, birbirimizi doyuruyor, sınırsızca sevişiyor, sikişiyorduk. Farklı ortamlarda da seks yapmak hoşumuza gidiyordu ama yine de grup seks olaylarının sadece film olduğunu sanıyorduk. Arkadaşımın swing ile ilgili düşüncelerini ilk fırsatta karıma tüm detayları ile anlattım. Karım hiç tepki vermedi, “ilginç, filmler gelsin izleyelim sonrasını o zaman konuşuruz. Sen ne dersin” diye bana sordu. Kabul ettim, araştıralım dedim ve bana bu konuyu anlatan arkadaşımın film getireceğinden bahsettim.
Döndükten birkaç gün sonra “eşinle izle” diye bir notla birkaç filmi onaylı internet linki ile birlikte gönderdi. Filmleri heyecanla Sevda ile izledik. Filmlerde çeşitli çiftler birbirleri ile misafirlikte, açık havada piknikte, araçla seyahat ederken araçta eş değiştirerek sevişiyorlardı. Sikişmeleri, sevişmeleri bildiğimiz görüntü ve pozisyonlardı. Ama Sevda ile beni heyecanlandıran sevişme öncesi iletişim olayın gelişimi idi. Bizler bunu yapabilirmiyiz diye düşündük. Bulunduğumuz çevrede bu çok zor idi, değil kimselerle konuşmak, ima etmek, arayışında bulunmak bile çok büyük sorunlar yaratabilirdi. Yanlış kişiler olması durumunda deşifre olabilir, hayatımız tamamen olumsuz yünde değişebilirdi. Hali hazırda iyi işlerimiz ve sosyal bir çevremiz vardı (Nerden bilirdik ki bir çevremizden de bir sürü insanın swingi denediğini, yaşadığını - ilerde anlatacağız). Bunlardan da önemlisi çok sevdiğim karım Sevda ile swing sonrası sorun yaşanabilirmiydi, pişmanlık sonucu birbirimize güvensizlik, sevgisizlik oluşurmuydu? “Karıcığım, seni çok seviyorum, seninle birlikte ne pahasına olursa olsun bunu birlikte denemek, yaşamak istiyorum” dedim. Onunda isteyebileceğini filmler sonrası sevişmelerimizde hissetmiştim. Sonunda eğer tanımadığımız insanlar ve ortam olursa deneyebileceğimize karar verdik.
Birkaç hafta sonra Hollandalı arkadaşım yine iş seyahati için İstanbul’a geldi ama bu defa yanında benim için birkaç CD ile karısı da vardı ve hafta sonunda da İstanbul’da kalacaklardı. Filmleri müstehzi bir ifade ile verdi ve diğerleri gibi bunları da mutlaka karınla seyret dedi. Akşam sabırsızlıkla eve gidince karıma CD’leri gösterdim. Hemen acele yemeğimizi yedik, çocuğu uyuttuk ve bir şişe şarap eşliğinde rahat kıyafetlerle TV’nin başına geçtik ve porno filmleri izlemeye başladık. Konuları birbirine benzer grup seks filmleri idi ama farkı iş çevresi, arkadaş çevresinden ailelerin birbirlerini ziyaretleri, evlerde, açık havalarda sohbet parti tadında başlayan ve sonrasında herkesin katıldığı daha önce linklerini gönderdiği filmlerin benzeri porno filmlerdi. Diğer filmlerden en önemli farkı tümü son derece doğal ve samimi ortamlarda yaşanması, öyle manken gibi insanların olmaması idi. Filmler bizi çok heyecanlandırmıştı ve hemen oracıkta karımla seviştik. Sonrasında yatağa geçtiğimizde de bir parti daha filmlerdeki ortamları düşleyerek bir kez daha seviştik.
Ertesi günü ve diğer günler işyerinde işlerimizi tamamladık, gereken görüşme ve ziyaretleri yaptık. Bu arada Rick, karısı Annette ile birlikte Cuma akşamı için beni ve karımı akşam kaldıkları otelde yemeğe davet etti. Rick’in karısı ile geldiğini ve bizi yemeğe davet etmesini Sevda’ya söylediğimde çok heyecanlandı, “acaba” dedi… “aklında bir şey mi var?” Ne olabilir heyecanı ve şüphesiyle Cuma gününün gelmesini bekledik. İş görüşme ve ziyaretlerimiz sırasında bir ara arkadaşımın “Karım seni ve karını çok merak ediyor, mutlaka geleceksiniz” diye imalı bir şekilde davetini yinelemesi beni de heyecanlandırdı.
Cuma günü İş çıkışı eve gittim, Sevda ile hazırlandık. Ben spor giyinmeyi tercih ettim, Sevda ise çok abartılı olmayan biraz göğüs dekolteli ve yırtmaçlı abiye bir elbise giymiş, topuz yaptığı saçlarını kıyafetinin rengine uygun bir toka ile tutturmuş ve topuklu ayakkabı ile tamamlamıştı. Çok seksi göründüğünü fark ettim. Hele de bir nefes koklayınca sikimin kalktığını ve onu oracıkta sikememenin gerginliğini hissettim. Dönüşte herhangi bir alkol kontrolü sorunuyla karşılaşmamak için Taksi ile otele gittik.
Yoğu İstanbul trafiğinde Taksim’deki otele varmamız 2 saati bulmuştu. Rick, Annette ile birlikte bizi Lobide bekliyordu. Gecikme için özür dileme ve eşlerin hızlıca tanıştırılmalarını takiben yemeğe geçtik. Rick ve Annette oldukça şık giyinmişler, hazırlanmışlardı. Annette tipik bir Hollandalı kadın idi. Uzun boylu, uzun sarı saçları olan doğal bir sarışın (Sevda da doğal sarışındır) ve mavi gözlü bir kadın idi. Biraz kilo fazlası farkediliyordu ama bunu kıyafeti ile gizlemeyi başarmıştı. Onda da derin bir göğüs dekolteli sarı bir gömlek ve siyah bol kesim bir etek vardı. Bizim için otelin en üst katında sakin bir köşede 4 kişilik büyük olmayan yuvarlak bir masa hazırlanmıştı. Masaya eşler karşılıklı olacak şekilde oturduk. Masa nedeniyle hepimiz birbirimize oldukça yakın sayılırdık. Yemek ve içecek olarak şarap siparişi verdik ve genel anlamda, Türkiye, Hollanda, İstanbul, Rotterdam, İş ve aile konularını konuştuk. Yemeğinde sonuna gelmiş, 2. Şişe şarapta bitmişti. Samimi ve nezih bir ortam vardı. Sohbet sırasında zaman zaman herkesin eli kolu birbirine değebiliyor, bazı durumlarda sandalye yakınlıklarından eller omuzlarda da olabiliyordu. Annette’nin sağında ben, solunda Sevda oturuyordu. Annette bana döndüğünde nefis kokusunu hissedebiliyor zaman zaman da gözüm göğüs dekoltesinden memelerine kayıyordu. Bir ara bu durumun Sevda tarafından fark edildiğini gördüm, bana hınzırca bakıp gülümsemişti. Yemeğin sonuna doğru Rick, filmleri izledinizmi diye sordu. Açıkcası bu soruyu bekliyordum. Sevda’nın gözlerine bakarak biraz da kızararak “evet, izledik” diye cevapladım. Annette Sevda’ya dönerek “birlikte mi izlediniz” diye sordu. Sevda, sadece “Yes” diyebildi… Annette, gülümsedi, çünkü Sevda’yı izlediği filmlerden hoşlanan kadın olarak hissetmişti. Otelin bulunduğumuz bölümü gittikçe kalabalıklaşmış ve gürültü seviyesi artmıştı. Konuşmak için daha yüksek sesle konuşmak gerekiyordu. Bunun üzerine Rick, “İsterseniz bizim odaya gidebilir hem birşeyler içmeye devam edebilir ve hemde bu konu hakkında daha rahat konuşabiliriz” diye bir teklifte bulundu. Sevda’nın gözlerine baktım, o anda Annette, “Lets go” diyerek ayağa kalktı ve Sevda’nın elinden tutarak yürümeye başladı. Rick, bana yaklaşarak, “Annette, Sevda’yı çok beğendi” dedi…
Odaları boğaz manzaralı, ferah bir süit oda idi. Komidinin üzerindeki loş ışıkları yaktı, Annette, önce, sonra bizi koltuklara davet etti. Dolaptan bir paket Belçika çikolatası çıkardı, sehpaya bırakırken “size Konyak ikram edeceğim” dedi ve çikolatayı aldığı dolaptan konyak ve mini bardan bardakları getirdi. Herkes anlaşılmış bir sessizlik içindeydi. Annette’nin bu rahat ve samimi davranışları bizde de etkisini göstermiş ve gülümseyerek hem Annetteyi izlemeye ve hemde birbirimize bakmaya başlamıştık. İlk kadehleri hoşgeldiniz, teşekkürler komplimanları ile havaya kaldırdık. Artık ortamın yönetimi Annette de idi. Aslında Rick’in bize getirdiği filmleri Annette’nın seçtiğini anlattılar ve bu arada Annette de bir film koyuyorum, umarım rahatsız olmazsınız dedi. Biz Sevda ile birbirimize bir sonraki adımın ne olacağını bilmeden biraz heyecanla biraz da utanarak bakıyorduk. Annette İngilizce konulu bir soft porno film koydu. Seks hayatlarını renklendirmek isteyen bir çifti anlatıyordu. Film bir sevişme sahnesi ile başladı, sevişme sırasında kadının arzuları, hayalleri daha çok öne çıkıyordu. Her pozisyonda sikiştikten sonra erkek kadının memelerine boşaldı, sonra memelerini yaladı ve öpüşerek bu sahne bitti. Sigara içip yatakta konuşmaya başladılar. Kadının sevişme sırasındaki görüntülerde araya giren kişinin işyerindeki bir arkadaşı olduğu ve eşiyle birlikte seks oyunlarına açık bir çift olduğunu konuştular ve hafta sonu onları kendi evlerine yemeğe davet etmeye karar verdiler. Hafta sonu çift yemeğe geldi, seksi kıyafetlerle yemek sonrası içki vs vs derken herkes kendi çiftiyle önce küçük dokunuşlar ve öpücüklerle, sonra da kadınların birbirleriyle başlayan, tutkuyla ve hep birlikte sevişmelerini izledik. Aslında loş bir ortamda hiç ses çıkarmadan arada yan gözlerle birbirimizi izlediğimiz, nefeslerin tutulduğu bazen de hızlı nefes alışların olduğu yaklaşık 20 dakikalık bir film idi. Annette, “nasıldı, beğendiniz mi” dedi. Sevda utangaç bir vaziyette “evet, fena değildi” diyebildi. İlk defa bir porno filmi başka insanlarla aynı ortamda izlemiştik. Sevda ve benim için çok heyecanlı bir gece yaşanmaya başlamıştı. Acemiliğimiz, arzularımız ve bunları yabancı bir çiftle deneyimleyecek olmamız… Annette, Sevda’nın yanına gitti, eliyle çenesini tuttu, yüzüne baktı, çok güzel gözlerin var, dudakların da çok seksi dedi ve küçük bir öpücük kondurdu. Bu arada Rick bana bakarak gözünü kırptı. Sevda, Annatte’ye önce tepki vermedi ama sonra Sevda da “sende çok seksisin” dedi o da onu öptü. Filmdeki sahneler adeta tekrarlanıyor gibiydi. Sevda ve Annette öpüşmeye başladılar, dudaklar, diller, nefesler birbirine karıştı. Annette, Sevda’yı kocası Rick’in yanına götürdü, onları ayakta dans eder konuma getirdi, bıraktı ve yanıma gelerek kucağıma oturdu. Adeta teslim olmuş gibiydik. Kalbim yerinden fırlayacakmış gibiydi. Her ne kadar pek çok e***** tanımış, iş anlamında gereken organizasyonları yapmış olsam da Sevda ile evlendikten sonra hiçbir kadınla beraber olmamıştım. Aynı durum Sevda için de geçerliydi ve ikimiz de şu anda 2 yabancının kolları arasındaydık. İkimizde gözleri kapalı bir şekilde gecenin akışına doğru koşar adım gidiyorduk. Rick, Sevdanın küt kesilmiş sarı saçlarını bir eli ile severken diğer eli ile dolgun, yuvarlak kalçalarını sıkıyor ve ayakta öpüşmeyi sürdürüyorlardı. Onları izlerken ben Annette’yi kendi haline bırakmış, ona teslim olmuştum. Ama aklım da hep Sevda’yı izlemek, onun keyfi gözlemlemek vardı. Annette bunu farketti, usulca kulağıma son derece seksi bir sesle, “izle, keyfini çıkar, kendini bana teslim et ve hazzı yaşamaya devam et” dedi. Gerçekten müthiş hazdı. Rick, Sevda ile bir süre ayakta öpüştükten sonra onu yavaşça yatağa oturttu. Kendi gömleğini çıkarttı, kemerini çözdü, pantolonunu indirdi ve yarı kalkmış durumdaki sünnetsiz olduğu belli olan sikini karşısında heyecandan buz kesilmiş Sevda’nın eline yavaşça verdi… Sevda, benim gözlerime baktı, heyecanımı ve gözlerimdeki ışıltıyı görünce saçlarını salladı ve o siki emmeye başladı. Öyle çok büyük, kalın bir sik değildi, Rick’in siki. Ama biçimli ve orantılı idi. Bu arada Annette de benim pantolonumun önünün açmış, sertleşen sikimi eline almış adeta bana 31 çekiyordu. Rick ve Sevda tıtku ile sevişirlerken, Annette beni dudaklarımdan öptü, elimi bıraktı, ayağa kalktı o da yatağa sevişenlerin yanına gitti…Rick, Annette ‘nin geldiğini görünce Sevda ile öpüşmeyi bıraktı, karısını kucakladı ve dudakları birbirlerine adeta yapıştı. Öyle öpüşüyorlardı ki dilleri ağızlarında dolaşırken anlaşılmaz hırıltılı sesler çıkarıyorlardı. Sonra durdular ve her ikisi de Sevdayı ayağa kaldırıp soymaya başladır. Üzerindeki Abiye’yi çıkardılar ve karımı iç çamaşırları ile bir süre seyrettiler… Daha sonra Annette, Sevda’nın sütyenini, Kocası da külodunu çıkarttı. Karım harika görünüyordu, termemiz beyaz teni ve desenli traş edilmiş amcığı adeta aşka, sevişmeye, sikişmeye davet ediyordu. Anette de soyundu ve sonra yanıma geldi, beni ayağa kaldırdı, soydu, elimden tutarak Sevda’nın olduğu yatağa götürdü.
Canım Karıcığım, sevgilim, Sevdam; adeta utangaç yeni gelin gibi yatak ucunda soyunmuş ve bekliyordu ama sadece beni değil, biri kadın biri erkek iki yabancıyı da… Biz Sevda ile öpüşmeye başlayınca, Rick Sevda’nın memelerine, Annette de amcığına yöneldi ve 3 azgın kişi Sevda’mı sevmeye, öpmeye, yalamaya başlayınca artık Sevda kendinden geçmiş bir vaziyette “oooooohhhhhhhhhhhhhhhh, harika bir gece, seni seviyorum kocacığım, sevişelim, sikişelim, bu gece bizim ilk gecemiz olsun” diyerek karşılık vermeye başladı. Artık 2 kadın, 2 erkek delicesine sevişiyorduk. Kimin kimi öptüğü, kimin kimi yaladığı, kimin kimi siktiği belli değildi… Sınırsızca sevişiyorduk. Kadınlar siklerimizi yalarken biz de onların amcıklarını emiyor, ısırıyorduk. Sonra sikişmeye başladık. En büyük hayalim olan karımın amcığından çıkmış bir siki yalama arzumu da hem de yabancı birinin sikinden yaşayacağımı hiç düşünmezdim bu benim için hem bir ilk ve hem de çok güzel bir deneyim oldu.
Sabaha kadar kaç tur seviştiğimizi inanın hatırlamıyorum. Sabahın ilk ışıkları boğaza bakan odamızın pencerelerinden girmeye başlayınca üzerimizdeki tatlı yorgunluk ile birlikte gitme vaktimizin geldiğini hissettirdi. Dostlarımızla vedalaştık, otel önündeki bir taksi ile evimizin yolu tuttuk. Taksi de arka koltukta yanımdaki karım, kulağıma sıcak bir şekilde “teşekkürler kocacığım, bu bizim ilk gecemiz oldu, seni seviyorum” sözlerini söylerken uykuya dalmıştı.
Evet gerçekten, bu bizim swing yaşamımıza ilk adımımızdı. Kuşkusuz devam edecekti. Yaşadıklarımızı burada sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz…
Karım Sevda
Biz Swingi Sevdik,
Rick ve Annette’den ayrılıp eve geldiğimizde sabah olmuştu. Sabaha kadar uyumamış olsak ta üzerimizdeki tatlı ve keyifli yorgunluğun üzerine duş alıp yattık. Güzel bir uyku sonunda öğleden sonra uyandık. Ben uyandığımda Sevda yanımda yoktu. Bence önce kalkmış ve güzel bir kahvaltı hazırlamıştı. Birlikte kahvaltı yaparken geceyi konuştuk. Her ikimizin de ilk swing deneyimi idi. Önceleri kafamızda çok sorun vardı, yaşayacağımız kişiler, yaşayacağımız yer, yaşanacaklar ve sonrası konusunda… Ama en doğru insanlarla ve ortamda yaşadık, her ikimizde çok mutlu olmuş, keyif almıştık. Kahvaltı sırasında yaşadığımız güzellikleri bir kez daha anımsadık. Annette’nin dik ve iri memeleri benim, Eric’in sünnetsiz siki de Sevda’nın aklına gelen gecenin ilk anımsatmaları idi.
Bu arada, gecenin arasındaki sohbetlerimiz de Rick ve Annette’nin swingi nasıl ve kimlerle yaşadıklarını, böyle çiftleri nerede buldukları konusunu da konuşmuş ve bize önerilerde bulunmalarını istemiştik. Bizlere kendi ülkelerinde çeşitli swing klüpleri olduğunu, zaman zaman oralara giderek yeni insanlarla tanıştıklarını, fantezi odalarında da arzuladıkları fantezileri yaşadıklarını anlattılar. Ayrıca bazı internet siteleri olduğunu da söylediler ve o zaman AFF isimli bir siteyi önerdiler. Ve hatta bu sitede Türkiye’den de çiftlerin olduğunu söylediklerini hatırlayınca hemen bilgisayardan bu siteyi aramaya karar verdik. İnternetin çok hızlı olmadığı o günlerde bağlantının kurulması, siteye girmek ciddi vakit alsa da siteye girmeyi başardık. Önce ücretsiz bir profil açtık, genel anlamda siteyi inceledik. Birkaç gün sonrada profilimizi kısa süreli ücretli üyeliğe çevirdik. Birkaç fotoğraf ekledik, “swingte yeniyiz, deneyim yaşadık, devam etmeye karar verdik” gibi bir açıklama yazdık. Hafta sonuna kadar onlarca mesaj geldi. Mesajları inceledik, düşüncelerimize uygun olduğunu düşündüğümüz birkaç profile biz de yanıt yazdık. Ankara’dan Hüseyin ve Safiye çiftinin (profil isimleri başkaydı) yazdıkları ilgimizi çekti. Bizden daha deneyimli ve yaşlılardı. Hüseyin, Kamuda çalışıyor, Safiye ise ev hanımıydı. Bizler 30’lu yaşlarımızı tamamlarken onlarda 40’lı yaşlarının ikinci yarısındalardı. Hüseyin yaşına göre oldukça fit bir görünüme sahipken Safiye sempatik, esprili, Sevda’ya göre daha kilolu bir kadın idi. İstanbul dışında olmaları bizlerin biraz daha tanınabilirlik korkumuzu yenmemize yardımcı oluyordu. O zamanlar anlık yazışma ve haberleşme zor oluyor, yazdığımız mesajlara yanıt alıp tekrar yazmak bazen 1 hafta sürüyordu. Bu arkadaşlarla bir süre yazıştıktan sonra buluşabileceğimize karar verdik. Bizi Ankara’ya davet ettiler, onlar mı gelsin, biz mi gidelim derken İstanbul’a davet etmeye karar verdik. Onlarda kabul ettiler. Ankara’dan trenle geleceklerdi, bizde Kadıköy’de güzel bir otel belirledik, ismini onlarla paylaştıktan sonra herkesin kendi rezervasyonunu yaptırması konusunda da mutabakat sağladık. Buluşma günümüzden önce otele rezervasyon yaptırırken Hüseyin’lerinde rezervasyon yaptırdıklarını öğrenince bir Türk çiftle karşılaşmanın heyecanını yaşamaya başladık. Planımıza göre Hüseyin & Safiye çifti ile Otelde buluşup, Kadıköy çarşıya yemeğe gidecektik. Rakı & Balık eşliğinde sohbet edecek, birbirimizden hoşlanırsak belki bir bara veya fasıla gidebilir sonrasında da Otele dönecektik. Cumartesi günü gelince Sevda adeta yeni gelin olacakmış gibi heyecanla güne başladı. *** ve spor bir kıyafet ile otele gittik. Yanındaki çantaya 2-3 farklı renkte yedek iç çamaşırı hazırlamıştı bile… Önce çocuğumuzu annesine bıraktı, dönüşte kuaföre uğradı. Eşyalarımızı yanımıza alarak spor kıyafetlerle Otele gittik. Hüseyinler gelmeden biz otele ulaşmıştık. Odamıza çıktık, yerleştik. Bu arada Sevda çok heyecanlıydı. Küt kesilmiş Sarı saçlarını kuaförde daha bir gözalıcı şekilde yaptırmış, Mavi gözleri de çok canlı, adeta yaklaşınca her erkeğin için yakacak cinsten bir dişilik kokusu salgılıyordu. Sikim dimdik oldu, onu hemen oracıkta bir parti sikmek istedim. Ama Sevda’nın hazırlıklarını bozmak istemedim. Sanki Sevda ile konuşmamaya karar vermiş gibi sadece işaret dili ile birbirimizi yönlendiriyor, konuşmaya çalışıyorduk. Rahatlayabilmek için birer kadeh içki içtik. Sevda’yı kucakladım, sımsıkı sardım, kokusunu içime çektim “seni çok seviyorum, bu gece de güzel olacak, sen çok güzelsin, sana güveniyorum” dedim. İçkinin de etkisiyle rahatlamıştı.
Akşam olmak üzereyken odamızın telefonu çaldı. Hüseyin “Merhaba dost, biz geldik” sözü ile artık yüz yüze gelme vaktimizin geldiğini anladık. Lobiye hemen hemen aynı anda indik. Birbirimizle çok yakın dostlar gibi samimi ama hiç tanışmamış gibi ürkekçe sarıldık ve gerçek anlamda tanışmış olduk. Kadıköy, Benusen restaurant’ta rezervasyon yaptırmıştım. Sevda ve Safiye’nin topuklu ayakkabıları nedeniyle her ne kadar yürümekte zorlansalar da yürüyerek gittik. Üst katta sakin bir masaya oturduk. Rakı & Balık menüsüne uygun meze siparişlerimizi verdik. Çiftler karşılıklı oturduk. Bizim ürkek tavırlarımız her halimizden belli oluyordu. Hüseyin ve Safiye, özellikle Sevda ile ilgilenerek onun gevşemesini, rahatlamasını sağlamak için hiç swing konusuna girmeden normal arkadaşlık sohbetine başladılar. Ben daha çok izleme ve gözleme konumunda idim. Sevdanın gözlerini, ellerini, nefes alış hızını izlemenin bana daha çok heyecan verdiğini hissettim. Bu arada Safiye zaman zaman bana dönüyor, bana bakıyor, onunla ilgili düşüncelerimi merak ediyordu. Güzellik anlamında benim karım, sevgilim Sevda’mın eline su dökemezdi ama Sevda için, swing keyfi için bende heyecanlanmıştım. İkinci kadehlerde bitince artık daha rahat ve keyifli sohbet başlamış, swing konuları, nasıl başladı, ilk kim istedi, ilk deneyimler nasıl yaşandı vs vs anlatılıyordu. Hüseyin & Safiye’nin swing fantazilerini yaklaşık 5 yıl önce yaşamaya başladıklarını, ilk olarak aralarına tek erkek aldıklarını, bunun tesadüfen bir tatil köyünün diskosunda eğlendikten ve orada tanıştıktan sonra aşırı alkolünde etkisiyle spontane geliştiğini, ertesi günü bunu nasıl yaptıklarını düşündüklerini, uzunca bir süre huzursuz olmalarına rağmen birlikte keyif aldıklarını güzel ve esprili bir şekilde anlattılar. Daha sonra da konuyu çok araştırdıklarını önce AFF sitesini ve sonrada Candostuyuz diye bir Türk sitesi duyduklarını ve genelde de bu site aracılığı ile çok güzel arkadaşlıklar kurduklarını ve eşleri paylaştıklarını bir çırpıda anlattılar. Bu eğlence ve paylaşımlarda dostluk kurdukları çiftlerle bazen tek tek, bazen çift olarak, bazen aynı odada ve yatakta bazen de farklı odalarda sevişmenin en uçsuz bucaksız keyiflerini gayet uygun bir dille anlatmaya devam ettiler. Bu arada Safiye’nin dili alkolün etkisiyle biraz çatallaşmaya ve dolayısı ile de argoya kaymaya başladı. Zaten bir kadının bir ortamda argo konuşması beni çok heyecanlandırıyordu, sikim taş gibi oldu. Karşımda oturuyor ve zaman zaman bana bakıyordu. Kahverengi gözleri, düz siyah saçları güzel bir makyajla bütünleşmişti. Saten gömleği parlıyor, düğmelerin arasından bordo sütyeni ve memeleri adeta ellenmeyi bekleyen birer alev topu gibi karşımda duruyordu. Sevda’da oldukça rahatlamış, Safiye kadar rahat olmasa da erotik konuşmalara katılıyor, gülümsüyor, Hüseyin’le bakışıyordu. Bu arada belli belirsiz karşılıklı küçük dokunuşlar da eksik kalmıyordu. Yemeğin sonuna doğru Safiye “Arkadaşlar sözlerimizi daha fazla uzatmaya gerek yok, sizler çok yenisiniz, heyecanınızı ve korkularınızı anlayabiliyoruz. Bizde aynı süreçleri yaşadık. Lütfen rahat olun. Biz, sizin böyle bir deneyimde ilk bizi tercih etmenizden sevinç duyduk. Buraya gelirken her ne kadar deneyimli de olsak bizim de endişelerimiz vardı ama şimdi bizim hiçbir endişemiz kalmadı. Sizler için de uygunsa otelde sizi odamıza davet ediyoruz, dilerseniz biz de sizin odanıza gelebiliriz. Otelde sohbetimize devam edelim. Ne dersiniz” diye sözünü bitirdi. Ben Sevda’ya baktım, gözlerinden “olur” işaretini alınca bende “bizim için de tamam, ancak bizlerin yeni olmasından kaynaklanabilecek acemiliklerimiz olabilir, anlayışınız için şimdiden teşekkürler” dedim. Masada hepimiz rahatlamıştık. Tatlı, meyve ve kahvelerin eşliğinde Safiye ve Hüseyin’den fıkralar ve fıkra gibi yaşanmışlıklar dinledik. Yürüyerek tekrar otele döndük.
Otele girerken Sevda, “Bizim odada sohbete devam edelim mi? Hem Votka’mız da var” dedi. Safiye, “tamam, ama bizim önce kendi odamıza uğramamız gerek” dedi. Asansörle odalarımıza çıktık. Odamıza girdik, Karım Sevda’yı kucakladım, sıkıca sardım, boynundan tüm kokusunu içime çektim ve “Seni seviyorum aşkım, harika bir gece olacağını hissediyorum, hazırmısın” dedim. Şehvetli ama çekingen bir sesle, “Bizim ilk Türk swing arkadaşlarımız ve beni senden sonra sikecek ilk Türk Hüseyin olacak. Evet, istiyorum, teşekkür ederim aşkım” ile karşılık verdi ve hafice kulağımı ısırdı. Küçük bir hazırlık Yaptık. Bira, Votka, Meyve suyu, RedBull, Maden suyu, çerez ve çikolatadan oluşan basit bir masa hazırladık. TV’de de hareketli müziğin olduğu bir kanalı açtık. Bu arada kapı çalındı, Safiye ve Hüseyin gelmişti. Her ikisinin ellerinde de birer hediye paketi vardı. Tekrar hoşgeldiniz sohbeti ve öpüşmeleri ile otel odasında olabildiğince rahat olacak şekilde yerleştik. Odada iki tekli ve bir çiftli koltuk vardı. Çiftli koltuğa misafirlerimiz otururlarken Safiye bana, Hüseyin’de Sevda’ya getirdikleri hediye paketlerini verdiler. Hemen açmaya başladık. Benim için güzel bir Kravat vardı. Sevda açınca harika bir iç çamaşırı ile karşılaştı. Siyah, tarnsparan derin yırtmacı olan bir iç çamaşırı ile sütyen ve tanga’dan oluşan bir takım idi. Hüseyin, “beden ölçüsünü bilmeden hayal ederek aldık, üzerinde görmek isteriz” dedi. Sevda’da tamam dedi ve Hüseyin’in dudaklarına küçük bir teşekkür öpücüğü kondurdu. Bende Safiye’ye teşekkür ettim ve biz kocaman öpüştük. Ortam son derece samimi ve sıcaktı. Hiç beklemediğimiz hediyeler üzerimizdeki çekingenliği ortadan kaldırmıştı. Ben Sevda’ya Votka hazırladım. Kendim Bira açtım. Hüseyin de her ikisi için Votka hazırladı. Daha önce yazışmalarda hikayelerimizi anlatmıştık ama karşı karşıya ve rahat bir ortam olunca tekrar swing hikayelerimizi, isteklerimizi anlattık. Misafirlerimizin swing konusunda son derece deneyimli, seks yapmayı seven, egoları olmayan bir çift olduklarını anladık. Deneyimlerinden faydalanabileceğimizi aklımdan geçirmiştim. Ben adeta bir rüya da gibiydim. Benim için önemli olan Sevda idi…. Onun keyif alması, zevk alması mutlu olması. O bunları mutlaka bana yansıtacak ve benim daha fazla keyif almamı sağlayacaktı. Onu başkaları sikerken görmek, onun ellerini tutarken başkasının sikmesini gözlerinde izlemek… Belki ileri ki süreçte daha fazlası… kim bilir… Canım karıcığım, Sevda’m benim…
Sohbet ilerlemiş, espriler, kahkahalar oluşmaya başlamış, ara ara karşılıklı dokunuşlar ve iltifatlarla geceyi yaşıyorduk. Bu arada Safiye ayağa kalktı, Sevda’nın elinden tutarak onu da kaldırdı ve hadi gel diyerek ve çantası ile Sevda’ya Hüseyin’in aldığı hediyeyi de alarak ve ışıkları bir küçük aydınlatma hariç kapatarak banyoya götürdü. Yaklaşık bir 15 dakikalık bekleyişimiz sonra içeri girdiler… Sevda’nı üzerinde Hüseyin’in aldığı gecelik vardı. Transparan kıyafetin içindeki iç çamaşırları çok seksi gösteriyordu. Kalça kıvrımları, memeleri daha belirginleşmiş geldi bana. Karıcığım benim, ne giyse yakışıyordu ve şimdi adeta bir seks ilahesi gibiydi… Safiye de benzer ama rengi Bordo olan bir takım giymişti, İki kadın loş ışıkta usulca yanlarımıza geldiler ve Safiye benim, Sevda’da Hüseyin’in kucağına oturdu. Harika kokan bir parfüm zaten alarmda olan siklerimizin taş kesilmesini sağladı. Safiye, “sizi milli yapmaya geldik, şimdi hep birlikte sikişeceğiz. Bu gecenin unutulmaz olmasını sağlayacağız.” Diyerek beni öpmeye başladı. Sadece öpmüyor adeta benim dudaklarımı, kulak memelerimi, kulak içlerimi o seksi sesi ve şehvet dolu hırıltılarıyla somuruyordu. Bir eliyle de üzerimi çıkartıp, pantolonumun kemeri açmıştı. Sonra sikime doğru indi ve büyük bir iştahla yalama, emmeye başladı. Böyle ani heyecanlara ve ortamlara alışkın olmayan ben, boşalmak üzere olduğumu hissettim. Safiye’yi sikimden uzaklaştırıp tekrar öpüşmeye başladım, ayağa kaldırdım, bedenime yasladım, kalçalarını, götünü ve memelerini okşayıp sıkarken bir taraftan da Hüseyin ile Sevdayı izlemeye başladım. Hüseyin hala koltukta oturuyor, yarı soyunmuş bir durumda sikini Sevda’ya yalatıyordu. Aman Allahım, O ne güzel sik yalama, o ne güzel sik emmeydi… Canım karıcığım bunu nasıl da güzel beceriyordu. Özenerek, severek, isteyerek yapıyordu. Safiye benim onları izlediğimi fark edince, kulağıma sessizce “taze orospu karın güzel sik yalıyor, iyi eğitmişsin onu. Şimdi bende seninkini emeceğim ve o an geldiğinde kendini sıkmadan rahatça ağzıma boşal” dedi. Ben ayakta iken önümde eğildi ve sikimi emmeye başladı, arada taşaklarımı da emiyor, elleri ile bazen sikimi tutuyor bazen de kalçalarımı sıkıyordu. Ortamın heyecanı, Karımın sik emerken izlemenin verdiği haz ile çok geçmeden Safiye’nin ağzına uzun uzun boşaldım. Boşalmış olmama rağmen, Safiye sikimi bırakmadı, tek damlasını bırakmadan tüm döllerimi yuttu, ağzında kalan son tatları önce benimle öpüşerek bana sonra da sırayla Kocasına ve Sevda ile de öpüşerek onlara tattırdı. Sonra elimden tutarak beni koltuğa oturttu ve “onları kucağında izlemek istiyorum” diyerek kucağıma oturdu.
Sevda’yı kucağımda karısını siktiğim adam ile sikişirken izlemenin keyfini yaşayacaktım. Safiye’nin götü sikimin üstünde çıplak vaziyette iken adeta bir porno film izliyorduk. Sevda’nın iç çamaşırı halen üzerindeydi, Hüseyin çıplaktı. Hüseyin’in, Sevdanın ağzında ıslattığı siki parıldar bir şekilde sevdanın dudakları ve elleri arasında bir görünüyor, bir kayboluyordu. Güzel bir görüntüydü. Arada Safiye’nin ağzına çok yakışan ve yerinde kullanmasını bildiği argo kelime ve küfürler ortamı daha renkli ve keyifli bir hale sokuyordu. “Ohhh Kocacığım, Sik Sevda orospusunu, ağzına ver, taşaklarını da ağzına sok”, Sevda’ya da…”Kız sen ne güzel kadınsın, sen o sikin tamamını ağzına alırsın, em kocamın taşaklarını da, hatta iki topu al ağzına, ohhh bebeğim, seni harika bir orospu yapacağız… “ Sevda ve Hüseyin adeta birbirlerine kilitlenmişlerdi. Hüseyinin parlayan ve taş gibi olmuş sikini Sevda’nın amcığında görmek için sabırsızlanıyordum… Hüseyin, Sevda’yı ayağa kaldırdı, elinden tuttu, kucağına çekti, yüzünü bana döndürdü, tangasını sıyırdı, sikini hiç yalamadan karımın amcığına hedefledi ve Sevdayı omuzlarından bastırarak üzerine oturmasını sağladı. Benim için harika bir görüntü idi. Gözümün önünde karımın amcığına bir başka erkeğin sikinin girdiğini ilk defa böyle izliyordum. Bu anda benim de sikimin hareketlendiğini Safiye’nin götünü oynatması ile fark ettim. Ama ben hala Sevda ile Hüseyin’in sikişmesini, karımın sikilmesini izliyordum. Karım yediği yarrağın altında inip çıkarken, çıkardığı keyif hırıltıları, Hüseyin’in transparan kıyafet içindeki memeleri sıkması, karımın sarı saçlarının başı ile birlikte sağa sola sallanması beni sarhoş ediyordu. Sanki yavaş çekimde bir olay yaşıyordum. Kendi hayal dünyamda sadece sikilen, başkası ile sikişen karım vardı. Karımı siken adamın karısı da benim kucağımda hareketlenen sikim ile ilgileniyor, Kalçasını ileri geri oynatarak sikimin üzerinde dans ederken yarı sertleşmiş sikimi kah amcığına sürtüyordu, kah götüne…. Bazen de eliyle oynuyordu. Hüseyin, karımın önden sikilişini bana yeteri kadar seyrettirdiğini düşünmüş olacak ki, karımın üzerindeki transparanı çıkartıp attı. Karım artık Siyah sütyen ve tanga ile sarışın bir beden olarak karşımdaydı. Kendisi de soyunarak ayağa kalktı, karımı çevirdi, kucakladı. Eliyle adeta bakmamı istediği yerleri işaret eder gibi götünü hamur yoğurur gibi yoğurmaya, sıkmaya başladı. Ben karıma hiç böyle sert ve haşin davranmamıştım ama adam karımı adeta parçalayacakmış gibi seviyordu. Karımın götü hiç böyle seksi görünmemişti. Zaman zaman götünden de sikiyordum ama Sevda’nın götü şimdi daha güzeldi, ve sikilmeyi hakkediyordu. Bunları düşler ve gözlerken sikim yine taş gibi oldu. Safiye’nin ağzına verdim ve delice yalamaya başladı. Elimi amcığına attığımda amcığının ıslandığını hissettim. Hemen yer değiştirerek onu koltuğa oturttum, bacaklarını açtım. Amcığı harika görünüyordu. Safiyenin amcığının biçim verilerek kesilmiş yaklaşık 1cm uzunluktaki siyah kılları çok çekici idi. Önce öpmeye sonra da yalamaya başladım. Safiye iki eliyle kafama bastırıp amcığının içine adeta sokmak istiyordu. Boğazından gelen “Ohhhh… harika… ye amcığımı…. Kocam karının amcığını sende benim amcığımı yalayın, emin sikin…. Ohhh hadi.. sikin artık… siz bizim ikinci kocalarımız oldunuz… bizi güzel sikin, zevk vererek sikin” sözleri beni daha da tahrik ediyordu. Bu arada Sevda ile Hüseyin yanımıza gelerek yatağa geçmeyi önerdiler… Ohhhh, harika…. Karım yanımda sikilecek ve o sikilirken ben onun ellerini tutabilecek, memelerini öpebilecek, hep birlikte herşeyi yapabilecektik… Hemen geçtik, Safiye’yi hemen domalttım, Hüseyin de Safiye’nin yanına yatmış, Sevda’yı sikinin özerine oturtmuştu. Önce Safiye’nin götünü biraz yaladım. Amcığının suyunu götünün deliğine dilimle taşıdım, parmağımla ufak ufak yoklayarak götünü sikime hazırladım. Çok kalın olmayan sikimi Safiye’nin götüne dayadım ve sikim, alışmış göt misali göte zorlanmadan girdi, dibine kadar soktum ve bekledim. Sevda’nın gözlerine baktım, yaklaştım bir elimle kafasını yüzüme yaklaştırarak dudaklarına yapıştım. Susuzluktan çatlayan dudaklar gibi dillerimiz ile birlikte birbirimizi emmeye başladık. Aynı anda Hüseyin Karıcığımı amcığından sikerken bende Safiye’yi götünden sikiyor ve karımla öpüşüyordum. Bu arada Safiye ile Hüseyin’in de dudaktan öpüştüklerini gördüm. Harika bir sahneydi, 2 çift, 4 kişi başka eşleri sikerken kendi eşlerimizle öpüşmenin, yiyişmenin tadını alıyorduk. Ne kadar süre geçtiğinin farkında değildik ama çok keyifli ve zevkli sikişiyorduk. Önce Hüseyin geliyorum dedi. Karımın içinden çıktı, karısı hemen sikine yapıştı ve kocasının tüm döllerini yuttu. Sevda’m da müstehzi bir gülüş vardı “oh be nihayet ben kaç kez geldiğimi hatırlamıyorum” derken bende Safiye’nin götüne boşalmıştım. Safiye keyifli kadındı, kolayca boşalıyor, boşaldığını amcığının suları ile gösteriyor ve bu suları herkese tattırıyordu. Yine öyle yaptı, sikimi götünden çektikten sonra Sevda’yı amcığına çağırdı ve yalattı. Aynı anda Hüseyin de başladı… Karım ve Hüseyin, Hüseyin’in karısının amcığını yalıyordu. Nihayet hepimiz keyifli bir şekilde “yaşamak ne güzel, sevişmek, sikişmek ne güzel” diyerek oturma grubunun olduğu yere geçtik. İçkilerimizden derin birer yudum daha aldık ve sırayla duşa girerek kendimize geldik.
Hüseyin ve Safiye ile o gece bir tur daha seviştik. Bu defa ben Sevda’yı, Hüseyin de karısını sikti. Ama yine aynı yatakta, yan yana idik. Zaman zaman dokunuşlarımız, öpücüklerimiz karışıyordu. Herşey çok güzeldi. Safiye Sevdanın amcığı yalayarak ilk kez Sevdanın bir kadın tarafından gerçek anlamda orgazma ulaştırıldığını izledim. Hüseyin, karısını sikerken bende önce elimle Hüseyin’in sikini karısının amcığına sokmayı, sonra Safiye’nin amcığını yalarken Hüseyin sikinin dudaklarıma, dilime değmesini hissettim. Bunların hiç te korkulacak bir şey olmadığını anladım. Bu güzelliği Sevda ile yaşamamış olmam kabul edilemezdi ve aynısını bu defa Sevda sikilirken yaptım. Aynı yatakta ve aynı odada sabahı bulduk. Sonra kendi odamıza geçtik. Birkaç saat uyuyup, duşumuzu aldıktan sonra misafirlerimizi Haydarpaşa istasyonuna götürüp Trenlerine bindirip Ankara’ya yolcu ederken yeni çıktığımız bu yolda ilk durağımızda çok iyi bir çift dost edindiğimizi düşünüyorduk.
Hüseyin ve Safiye ile birkaç kez daha çeşitli yerlerde ve ortamlarda buluştuk. Keyif verici paylaşımlar, sikişmeler yaşadık. Bir defasında önceden bize sorarak bir tek erkek arkadaşlarını da davet etmişlerdi. Bu sayede mfmfm fantazimizi de deneyimlemiş olduk. Hüseyin’in birkaç İstanbul ziyaretinde de kendisi ile buluştuk. Biz Hüseyin ile sikişirken karısını telefonla arayıp hepimizin konuşması ve Safiye’nin bizleri telefonda azdırması unutulmayacak bir mfm anısı olarak hafızamızda kaldı. Bunlarla birlikte Ankara’ya evlerine de davet ettiler, bir dağ otelinde hafta sonu da yaşadık. Ayrıca kendi üye oldukları siteden önerdikleri birkaç çift arkadaşla da tanıştık. Bunların bazıları ile de görüşmeye, zaman zaman sikişmeye devam ediyoruz. Bundan sonraki hikayemizi bu siteden tanıştığımız çok özel bir çift arkadaşımıza ayıracağız.
Karım Sevda ile yaşadığımız anılarda bizlerle aynı duyguları paylaşmanız, yorum yapmanız ve beğenmeniz hoşumuza gidiyor. Devamı gelecek, bizi takip etmeye devam edin…
Karım Sevda,
Kerem ve Aslı’nın evinde…
Tanıştığımız iyi dostluklar ve yaşadığımız güzel deneyimler bizi adeta dipsiz bir göl misali kendine çekmiş ve deneyimli bir swinger çift olmuştuk. Zaman zaman sitelerden zaman zaman da dostlarımızın referansları ile yeni insanlarla tanışıyor, bazıları ile uyum sağlayamıyor, bazılarında karşılıklı beğeni ve beklenti oluşmuyor bazıları ile ise uyum yakalayıp keyif verici birliktelikler yaşıyorduk.
Yaşadığımız beraberliklerde daha çok karım Sevda’nın keyif ve zevk almasına odaklandığımı farketmeye başladım. Bu durum bizde tek erkeklerle deneyim yaşama arzusunu gündeme getiriyor, artık Sevda ile yaşadığımız sevişmelerde bunu dillendirmeye başlamıştık. Yine acele etmeden tek erkeğin fazla olduğu ortamları veya referanslı tek erkeklerle birliktelik deneyimlemeye karar verdik. Ama henüz bunun için zamana ihtiyacımız vardı.
Bir gün siteden ve dışarıda bir kahve içerek tanıştığımız Kerem ve Aslı çiftinden Aslı ile msn’de karşılaştım ve sohbete başladık. Swing ortamında tanıştığımız için çok kasmadan rahatça konuşuyorduk. O bana eşimi sorarak, kocasının Sevda’dan nasıl hoşlandığını hatta bir sevişmelerinde, kocasının Sevda’yı sikiyormuşcasına coşkulu sevişmelerini anlattı. Bende kendilerinin de çok hoş ve eğlenceli kişiler olduklarından bahisle görüşmek istediğimizi anlattım. Aslı kendisinin o hafta regl olduğunu, ama herşeyin seks olmadığından bahisle kabul etmemiz halinde evlerinde hafta sonu akşam yemeğine davet edebileceklerini söyledi. Bende Sevda’ya sormam gerektiğini söyledim ve haberleşmek üzere sohbeti sonlandırdık. Sevda’ya durumu anlattığım zaman hem gözleri parladı ve aynı zamanda biraz üzüldü. Çünkü o da Kerem’i beğenmiş ama eşinin durumundan dolayı sevişememe olasılığının yaratabileceği sorun nedeniyle üzülmüştü. Sonuçta önyargısız, beklentisiz ve son derece rahat bir şekilde sohbet etmeninde swingin bir parçası olduğu düşüncesiyle teklifi kabul ederek Cumartesi akşamı evlerine gitmeye karar verdik.
Cumartesi günü gelince Sevda’m sanki gerçek bir swinge gidecekmiş gibi hazırlanmaya başladı. Çok sevdiği Kırmızı iç çamaşırlarından birkaç tanesini hazırladı. Gösterişli bir Sütyen ve tanga’dan oluşan takımı içine giydi. Transparan bir takımı da yedek olarak çantasına koydu. Bol bir siyah etek ve üzerine Kırmızı dar bir gömlek giydi. Saçlarını kırmızı bir toka ile topladı, kırmızı ojelerini yeniledi ve kırmızı bir rujla hazırlığını tamamladı. Bende T-Shirt ve *** giydim. Akşam hava kararmak üzereyken Kerem’lerin evlerine gittik. Aracımızı sitenin ortak alanına park edip Kerem’lere yürürken etraftaki erkeklerin Karıma adeta oracıkta sikecekmiş gibi bakışları beni heyecanlandırmaya yetmişti. Kerem ve Aslı bizi son derece sıcak ve samimi olarak karşıladılar. Her ikiside temiz ve güzel kokan parfümler kullanmışlardı. Kerem’lerin evi apartmanın üst katlarında, güzel balkonu olan bir daireydi ve çevreden bizim oturmamızı rahatsız edebilecek veya bizim başkalarını rahatsız edecek bir konumumuz olmadığı için rahat davranabilecektik.
Aslı, bir ege mutfağında bulunabilecek mezelerle güzel bir masa hazırlamıştı. Rakı ve Şarap seçeneklerimizle birlikte uyumlu bir masaydı. Bu tür detaylara çok dikkat eden Sevda’m için bu durum son derece olumlu bir intiba yaratmış ve gecemizin hoş sohbet geçeceğine dair önemli bir görsellik sunmuştu. Biz erkekler karşılıklı olarak otururken benim yanıma Aslı, Kerem’in yanına da Sevda oturdu.
İlk kadehler sırasında genel aile, çocuklar, işler ve uğraşılar konuşuldu. İkinci kadehlerde yavaş yavaş swing konuları ve erotik espriler başladı. Kadınların ince ve keyifli gülme sesleri her iki erkeği de hem keyiflendiriyor ve hemde gururlandırıyordu. Kadeh tokuşturmaları sırasındaki iltifatlar kadınları daha da hafifletmiş ve rahatlatmıştı. Bu arada Kerem’in gözlerinin karımın dolgun memelerine düşecekmiş gibi yandan yandan baktığını görünce benim sikim kalkmıştı. Bu arada istemsiz gibi görünse de kollarımızın, ellerimizin birbirlerine değmeleri hepimizin birbirimizi hissetmemizi sağlıyor ve herkesi heyecanlandırıyordu. Fıkralar içerisinde argo kelimeler de kullanarak anlatmamız hepimizi keyiflendirdi. Arada Aslı’nın bana ayakları ile değdiğini hissediyordum ama benim gözüm Kerem ile Sevdam’ın hareketlerinde idi… Acaba, diyordum… hep birlikte sikişecek olsaydık süreç nasıl gelişirdi…. Kerem hemen burada Sevdamın memelerine kafasını gömermiy di, Kerem’in siki nasıldı, sertleşmişmiy di, karım o güzel ve kırmızı rujlu dudaklarıile Kerem’in sikini emermiy di, Aslı ne yapardı, kömür karası gözleri ile beni aşka davet edermiy di, dilini nasıl kullanırdı… Hep kafamda bu deli sorular ile yanıtları oluşmuştu ki, Aslı mutfağa gitmek için kalktı. Sevda da lavabo için izin istedi. Biz Kerem’le başbaşa kaldık. Birbirimize karılarımızla gurur duyduğumuzu, sikişmeye başlayınca çok güzel keyifli sikişler yaşayacağımızı, karılarımızın yatakta neler sevdiklerini bahsederken Aslı birkaç yeni meze ile döndü. Bu defa Kerem izin istedi. Biz Aslı ile sohbete başladık. Aslı elini dizime koyarak ve gözlerime bakarak konuşuyordu. Bana kendisini nasıl siktirmek istediğini, hangi pozisyonları sevdiğini falan anlatıyordu ki… sikimin taş gibi olduğunu gördü ve muzipçe gülerek “çok istiyor ama malum nedenlerle bir başka zamanda yaşarız” dedi ve dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu.
Bu arada Sevda gideli yaklaşık 20 dakika, Kerem gideli de 15 dakika olmuştu. Her ikisinden de haber yoktu.. Merak ettik, Aslı bakmak için kalktı, yavaş bir sesle bana seslenerek yanına çağırdı. Her ikimizde gördüğümüz manzara karşısında şok olduk. Kerem, Sevdayı salondaki halının üzerine yatırmış “amiyane tabiriyle” çatır çatır sikiyordu. Sevda’nın etekliği ve gömleği çıkartılmış, kırmızı iç Çamaşları üzerinde, memesinin birisi sütyenden çıkmış, tangası kenara sıyrılmış, kaymak gibi amcığı Kerem’in sikine ev sahipliği yaparken Kerem’in dudakları Sevda’mın kırmızı dudaklarının içinde dilleri ile dans ediyordu.
Harika bir manzara ile karşı karşıya idik. Bizim farkımızda değiller kendi dünyalarında sikişiyorlardı. O anda Aslı elini sikime attı, hafifçe yüzeme baktı, sonra çömeldi ve pantolonumun önünü açarak Karım Sevda’nın sikilmesinden dolayı taş kesilmiş sikimi emmeye başladı. Bu anda Karım Sevda ile göz göze geldik. Gülümseyerek memnuniyetimi ve devam etmesini işaret ettim… Ohhhhh, Kerem, dostum, Sik orospu karımı, hem de güzel sik…. Dediğim de Kerem ile de göz göze geldik… Hiç planlanmayan bir anda onları sikişirken görmüş ve Aslı’da benim sikimi, sikişememenin verdiği arzu ile emiyor, somuruyordu. Harikaydı, belki de planlasak bu kadar heyecanla ve arzu ile sikişmeyecek idik… Aslı beni emerek ağzına boşalttı ve tüm döllerimi, yudumunu boşa götürmeden yuttu. Bende onu kucakladım ve dudaklarından öperek kendi dölümün de tadını bakmış oldum. Sonra birbirimize sarılarak birlikte Karım Sevda ile onu siken kocası Kerem’i seyretmeye başladık. Bizim onları seyrettiğimizi gördükleri anda karşımızda adeta yeniden sikişmeye başladılar. Karım Sevda üstündeki kırmızı iç çamaşırı ile harika görünüyordu. Sütyenini çıkarırken Kerem elinden aldı, derin derin kokladı ve bana doğru uzattı. Aslı ile aynı anda uzandık ve aldık. Bende Karımın sikişirken terden ıslanmış sütyenini gözlerimi kapatarak uzun uzun kokladım. Tangasını çıkarmak isterken ben, “hayır” dedim, “lütfen öyle sikişmeye devam edin”. Bu keyifle 69 pozisyonuna geçtiler, Sevda, Kerem’in sikini ve taşaklarını yalarken Kerem’de karıcığımın amcığını ve götünü kenara sıyırdığı, ıslanmış tangasının kenarından emmeye, yalamaya başladı. Önümde dikilen ve götünü sikime dayayarak karımı siken adamın karısı ile onları seyrediyorduk. Aynı anda Aslı, sikimin üzerinden kalçasını, götünü oynatmaya başladı. Sikim tekrar kazık gibi oldu… Aslı, yavaşça önümde eğilirken sikimi yine eliyle sevmeye başladı… Sıcaklığını, sikimi sıkıp bırakarak hissettirdi. Sonra bol tükürüğü ile ıslatarak önümde domaldı. Hadi… Karını kocam sikerken sende beni götümden sik, Lütfen, çekinme sözünü öyle ateşli söyledi ki Sevda ile Kerem de dönüp bize baktılar. Keyifle tekrar sikiştik. Sevda sikiş sonrası amcığını suyu ve Keremin dölleri ile ıslanmış tangasını çıkardı, getirdi ve elime verdi. Biliyordu neyi sevdiğimi. Derin derin kokladım, itina ile katlayıp cebime koydum.
Sevgilim, Karım Sevda yine keyifli bir akşam yaşamıştı.
Keyifli bir seks partisinin sonunda giyindik, biraz daha sohbet ettik ve evimize döndük.
Gece evimizde yatağa girdiğimizde Karıcığım bana Kerem ile sikişmeye nasıl başladığını anlattı.
Meğerse, Sofrada otururken, ilk kadehler sırasında ve bizlere farkettirmeden Kerem ile Sevda masa altında elleri ile birbirlerine dokunma, ellerini tutma eylemlerine başlamışlar. Bu eylem daha sonra bacakların birbirine değmesi, bacakların ellerle buluşması ve okşanmasına dönüşmüş. Keyif ve azgınlık artınca Kerem, Karım Sevdanın amcığını ellemeye, okşamaya başlayarak onu sırılsıklam ıslatmış aynı anda Sevda da Kerem’in sikine 31 çekmiş. Gözgöze salona gitmeye karar vermişler ve tüm bunları bizlere farkettirmeden tamamlamışlar. Salonda da hararetli öpüşmeler sonucunda sevişmeye ve bizim gördüğümüz anda da sikişmeye başladıklarını büyük bir keyifle Sevdam, Sevda’dan dinledim. Tüm bunlar beni iyice azdırdı ve evimizde, yatağımızda tüm gecenin hıncını alırcasına tekrar seviştik. Karım Sevda ile evli olduğuma, onunla sevişmenin, sikişmenin ve hatta sikiştirmenin keyfine bir kez daha varmanın mutluluğu ile güzel bir gece yaşadık.
Sevda’mın sevdasına sevdalıyım. Hikayelerimiz devam edecek. Kim bilir yeni hikayede kimlerle olacağız…
Karım Sevda,
Ömer…
Swing yaşam tarzımız hayatımıza renk katmıştı. Güzel insanlar tanıyor, partilere gidiyorduk. Sosyal hayatımızda güzelleşmiş, bu pozitif enerjik durum günlük yaşamımıza da yansımıştı. İşlerimizde de daha başarılıydık. Sevda’nı giyimi bile değişmişti. Kendine daha bir güvenmeye, daha canlı renkli ve seksi sayılabilecek kıyafetler giymeye başlamıştı. Kırmızı ağırlıklı giysilerine uygun ayakkabı ve çantalar ile aksesuarlar kullanmaya başlamıştı. Hatta evimizin yakınında bulunan bir sosyal derneğin Türk Halk müziği konusundaki çalışmalarına bile katılmaya başlamıştı.
Swing ortamlarında dostlarımızdan duyduğumuz fantazilerimizi olabildiğince yaşamaya, denemeye çalışıyorduk. Her pozisyon zevk veriyordu… Bazı çiftlerin anlattıkları tek erkek alma olayına ise henüz karar verememiştik. Mutlaka denemeliydik ama ne yapmalıydık, nasıl ve nerede yaşamalıydık… Dost ziyaretlerindeki tek erkek ile sikişme anıları bizi çok tahrik etmeye başlamıştı. Bir defasında dostlarımız Hande&Akif’in evlerindeki kalabalık bir partide tanıştığımız Ömer ilgimizi çekmişti. Ömer’in 40’lı yaşlarda, evli ancak eşinden gizli, yabancı bir şirkette orta kademe yöneticisi olduğunu, dolayısı ile bu tür durumlar için en güvenilir tek erkeklerin bu özellikleri nedeniyle daha güvenilir olduklarını Hande bana bir çırpıda anlatmıştı. O partide kendisi ile sadece merhabalaşma ve tanışmanın ötesinde bir görüşmemiz olmamış ancak oradaki diğer çiftler ve kadınlarla iletişimini uzaktan izlemiştim. Birkaç gün sonra Sevda ile keyifli bir sevişmemiz sırasında kulağına “seni artık tek erkeklere siktireceğim, kesin kararlıyım”ı fısıldadım. Sevda, sarı saçlarını eliyle toplayıp, gözlerime baktı, şehvetli bir sesle “ne zaman…. çok istiyorum kocacığım, beni senin önünde, başka kadın yokken birlikte sikin, lütfen” dedi ve bu sözler bizi tekrar azdırarak birbirimizi parçalarcasına sikişmemizi sağladı. Sikiş sonrası kim ve nasılı konuşmaya başladık. Ama hala kararsızlık ve güvensizlik düşüncemiz bitmemişti ama bunu da yaşamak istiyorduk. Karımı, ortamda başka kadın olmadan bulacağımız tek erkek ile sadece ben sikecektim. Hatta ben sadece izlemeye çalışacak, onlar sikişirken 31 çekecektim. Kafamdan tam da bunlar geçerken bir anda Sevda’ya dönüp “Canım karıcığım, bunu ben çok istiyorum onun için sana çok güzel bir akşam hazırlayacağım, lütfen izin ver. Çok zaman almayacak. Bana inan ve güven. Lütfen.. Sana harika bir gece yaşatacağım ama benim istediklerimi yapacağına da söz ver” dedim. Sevda yüzüme baktı, “tamam lan, siktir beni. Sana da güveniyorum, ne istersen yapacağım söz” dedi. “Harikasın bebeğim” dedim, dudaklarına tekrar yamuldum ama yarın iş var, geç kalmayalım dedi ve tekrar sikişmeden uyuduk.
Zamanını, yerini ve karımı kimin sikeceğine ben karar verecektim. Bu çok güzel bir duygu idi. Ertesi gün işe giderken, işyerinde hep bunu düşündüm. Alternatiflerimiz siteden tek erkek bulmak, görüştüğümüz çiftlerden birinin erkeğini davet etmek -ki eşlerinin mutlaka bilgisi olmak kaydıyla, Hande’ler de tanıştığımız Ömer ve çevremizden bir erkek. Çevremizden erkek bulma çok riskli idi, hem aile çevremiz ve hem de iş çevremiz de böyle bir riski alamazdık. Siteden tek erkek bulmak zaman alabilirdi oysa benim zamanım yoktu bunu birkaç gün içinde yaşamalıydık, görüştüğümüz çiftlerden birisinin erkeği veya Ömer’i düşündüm. İlk tercihim de yeni birisi olması yönünden Ömer’i deneyecektim, eğer kendisine ulaşamaz isem tanıdık çiftlerden Enver veya Kerem’i davet edecektim. Akif’i aradım, geçtiğimiz günkü davet için teşekkür ettim, biraz havadan sudan sohbet ettik, tekrar görüşelim vs konuştuktan sonra Ömer’i sordum. O gece karısı Hande’nin söylediklerine benzer şeyleri tekrar anlattı ve zaman zaman onunla birlikte olduklarını, güvenilir birisi olduğunu da söyleyince ben de Ömer’in telefon numarasını istedim. Daha sonra Ömer’i aradım, Akif’lerde tanıştığımızı ve telefon numarasını kendisinden aldığımı ve akşam iş çıkışı bir kahve veya içki içmeyi önerdim. Ömer’de tamam dedi ve akşam Ataşehir North Shields barda buluşmaya karar verdik. Ben bara girdiğimde Ömer sakin bir köşede oturuyordu. Yanına gittim Merhabalaştıktan sonra Ömer Malt Viski içmeyi önerdi, bende tamam deyip siparişi verdik. Önce genel konulardan daha sonra Akif’lerdeki partiden konuştuk. O gece bizden bir davet olmadığı için bizi rahatsız etmek istemediğinden bahsetti. Bende, bizim swing ortamında çok eski olmadığımızı, birkaç çift ile birkaç çok güzel deneyim yaşadığımız ile genel anlamda ortamı, bazı siteleri vs konuştuk. Kendisinin 6-7 yıldır bu ortamı bildiğini, deneyimli olduğunu, yurtiçi ve dışında güzel dostluklar ve paylaşımlar yaşadığını anlattı. Karşılıklı saygı ve güvenilirlik ilkeleri çerçevesinde güvenilir insanlarla birlikte olmaktan keyif aldığını belirtti. Ben çok lafı uzatmadan kendi konumumuzu ve arzumuzu ile birlikte Swinge nasıl ve ne zaman başladığımızı, kimlerle nasıl birliktelikler yaşadığımızı ve artık ilk kez tek erkek denemek istediğimizi bunun için burada olduğumu anlattım. Ayrıca Sevda’mı, sevgilimi, karıcığımı çok sevdiğimi, onu mutlu görmeyi çok arzuladığımı bir başka erkek tarafından sikilirken elini tutmak, gözlerinin içine bakarak ona aşkımı tekrarlamak istediğimi söyledim. Ömer beni dinledikten sonra, bizleri Hande’lerde gördüğünde beğendiğini, özellikle karımın çok güzel ve seksi bir kadın olduğunu, onunla birlikte olmayı çok arzuladığını tekrarladı ve Sevda’ya unutulmaz bir anı bırakmak isteyeceğinden hareketle sürprizli bir akşam yaşamayı önerdi. Neler olabileceğini sordum, Ömer birkaç detay anlattı. Farklı zamanlarda, farklı şeklide yaşanabilecek fantaziler idi, hepsi hoşuma gitti. Sevda’nın gözlerini bağlamalı fantazisini detaylı konuştuk ve ilk buluşmamızda bunu uygulamak istediğimi söyledim. Ömer, birkaç gün içinde bir otelde bizim adımıza rezervasyon yapacak, gündüzden buluşup bana anahtarın birisini verecek, akşam odayı hazırlayıp odadan ayrılacak, biz odaya girdikten sonra da ona mesaj atacaktım. Gelmeden hemen önce Sevda’nın gözlerini bağlayacak, kapıyı açacak ve gerisini Ömer’e bırakacaktım. Bu arada kim olacağını Sevda’ya kesinlikle söylemeyecek ve Ömer odaya girdiğinde ise hiç konuşmayacaktık. Sadece Sevda’ya gün ve yer hakkında önceden bilgi vermeliydim. Ömer ile ayrıldıktan sonra eve gittim. Evde yemek sonrası Sevda’ya, “seni hafta sonu tek erkeğe siktireceğim, hazır ol” sözünü paaaat diye yatağa gitmeyi bile bekleyemeden bir çırpıda söyleyiverdim. Şaşırdı, sonrada “kararlısın yani, kim bu şanslı” diye sordu. “Karıcığım bana güven, kim olacağı, nasıl olacağı tamamen sürpriz olacak. Çok detay sorma lütfen, sadece Cuma akşamı hazır ol xxxx Oteline gideceğiz” dedim. Gözlerime baktı, “bu kadar eminsin ve isteklisin madem peki, ama eğer benim beğenmediğim tarzda bir erkekle karşılaşırsam hemen orayı terkederim haberin olsun” dedi. Bende kabul ettim.
Cuma günü iş çıkışı Ömer ile buluştuk, Oteli ve odayı gösterdi. Akşam saat 22:00 de odamızda olmamızı söyledi. Sevda’ya telefon ile saati bildirdim.
Eve gidince, birlikte hemen alelacele bir şeyler yedik ve hazırlanmak için odasına gitti. Bende bir duş aldım, kendime bir kadeh keyif rakısı koyarak beklemeye başladım. Sevda evin için de yarı çıplak vaziyette koşturuyor, Banyoydu, aynaydı, salondu hep bir hareket içerisinde hazırlanıyordu. Bir ara yanına gittim, “özel gece için özel hazırlanmana çok sevindim” dedim. Yatağın üzerine Memelerini yarım örten ve daha da dolu gösteren Kırmızı Sütyeni, Tangası ve tamamlayıcıs transparan üstü ile siyah Jartiyerli takımını hazırlamış, el ve ayak tırnaklarının ojelerini kırmızı renklileri ile değiştiriyordu. Hangisini giyeyim diye bana sordu, bu defa Siyahları giy, Siyah gömlek ve siyah pileli eteğinle çok güzel olacaksın dedim. Bir anda Siyahların içinde Sarışın bir kadının kırmızı aksesuarlarla nasıl seksi olacağını hayal etmiştim. Parfüm olarak ta “Angel”ı kullanmasını istedim. Saat 21:30 gibi evden ayrılırken Ömer’e “geliyoruz” diye mesaj attım. Otel otoparkına arabayı park ettik ve doğru odaya çıkarken Sevda “Resepsiyona uğramayacakmıyız” dedi, “Hayır, direk odaya, sürprizlere hazır ol” dedim. Karıcığımın uzun zamandır ilk kez bu kadar heyecanlandığını hissettim. Odaya varınca anahtarı cebimden çıkartıp kapıyı açarken Sevda ikinci kez şaşırmıştı. Odaya girdiğimizde oda bomboştu. Cam kenarındaki masada Kırmızı güllerin olduğu bir vazo, 2 si dolu 3 şarap kadehi, 1 şişe açılmış Kırmızı Şarap ve bir şişe Viski ile biraz çerez, çikolata ve meyve vardı. Kadehlerin arasına bir kart iliştirilmiş, özenle “Sevda ve Kocası, Hoşgeldiniz. Sizi birkaç dakika yalnız bırakıyorum, lütfen şarapların tadına bakmayı ihmal etmeyin” yazılı bir kart vardı. Sevda, iyice meraklanmaya başladı, ama bu jest başlangıç için olumluydu. Çantasını bıraktıktan sonra odanın her yerini gezdi, kolaçan etti (bu arada bende “odadayız” diye Ömer’e mesaj attım) hiçbir ipucu bulamayınca masanın yanına geldi, oturdu ve “kocacığım, madem geldik şimdilik anın keyfini çıkaralım, şerefe” diyerek şarap kadehini kaldırdı. Birlikte koca birer yudum içtik. Tam bu anda telefonuma mesaj geldi “geliyorum”. “Karıcığım, senden bir ricam olacak, lütfen gözlerini bağlamama izin ver, bu da gecemizin bir parçası, onun devamı” diyerek ayağa kalktım ve yanımda getirdiğim göz bandı ile Sevdamın gözlerini sıkıca kapattım ve “senden istediklerimizi yapman hepimizi heyecanlandıracak ve keyiflendireceğinden emin ol” dedim…
Ömer, kapıyı kendi anahtarı ile açarak içeri girdi, yavaşca yanımıza geldi, Sevda’nın elini tuttu, öptü, hiç konuşmadan ayağa kaldırdı, hafiften bir ıslık çaldı, kulağının yanına geldi, nefesini hissettirdi, önce ensesinden, kulak memelerinin tam arkasından ve sonra da göğsünden derin derin nefesler alarak karımı adeta narin bir çiçeği koklar gibi kokladı ve yatağa doğru yürüttü. Sevdayı yatağa oturttuğunda bende yanında idim, bir elini elimle tutuyor “canım sevgilim, karıcığım, seni çok seviyorum, bu gece harika olacak, güven bana” diyordum. Ömer, Sevdanın ellerini ellerinin arasına aldı, kırmızı ojeli parmaklarını tek tek okşadı ve yavaş yavaş, tek tek öpmeye, sonrada emmeye başladı. Sevda’nın gözleri kapalı, tanımadığı bir erkek ellerini parmaklarını öpüyor, biraz sonra da sikecekti, bunu hissediyor, derin derin ve sık sık nefes alıp verirken hafiften, kimsiniz diye mırıldanıyordu. Ömer, Sevda’nın ellerini yavaşça bıraktıktan sonra kulak memelerini ve ensesini öpmeye başladı. Kücük buselerle başlayan öpücük alma sahnesini izlemek beni de heyecanlandırmış ve sikimin taş gibi sertleşmesine yetmişti. Ömer, Sevdanın ensesi, kulakları, çenesi, yanakları derken kırmızı rujlu dudaklarına geldiğinde Sevda ellerini Ömer yüzünü tanıyabilmek umudu ile yüzünde va başında dolaştırmaya başladı. “Sizi tanımıyorum, siz kimsiniz” diye konuşmaya başladı… Artık iyice heyecanlanmış, umudu olan tanıdık bir çiftin erkeği olmadığını anladığı Ömer’in kim olduğunu bulmaya çalışıyor ama kim olduğunu bulamıyor, ihtimal bile söyleyemiyordu. Bu durumda gittikçe Sevda’yı sinirlendirmeyle heyecanlandırmanın arasında gitgeller yapmasına neden oluyordu. Ömer, Sevda’nın dudaklarından ayrılıp ayaklarının dibine oturdu. Ayakkabılarını özenle çıkartırken siyah jartiyere bağlı çorabının üzerinden masaj, sevme karışık bir şekilde ayak parmaklarını sevmeye, öpmeye, emmeye başladı. Ömer, Sevdanın Ayaklarının arasında yukarı çıkmaya başladı, elleri ile bacaklarının her yerini okşuyor, daha yukarıya amcığının yanına çıkıyordu. Sevda elleri ile ellerimi sıkıyor “beni kim sikecek, bu adam kim, söyle…. Gavat kocam, beni sattın mı yoksa….. Kim lan bu…. “ gibi yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz sözlerle beni konuşturmaya, tahrik etmeye çalışıyordu. Ben susmaya devam ediyor sadece “karıcığım seni çok seviyorum” diyordum. Ömer, Sevdanın amcığına geldiğinde onu yatağa sırtüstü yatırdı, eteğini sıyırdı ve tekrar hafif bir ıslık çalarak ne muhteşem bir kadına sahip olduğumu eliyle gösterdi. Hemen vakit kaybetmeden Sevdanın ıslanmış tangasının üzerinden temizlenmiş kaymak gibi amcığını önce kokladı, sonra diliyle tattı. Tangasını kenara sıyırıp amcığına dudaklarını yapıştırdığı an ben daha fazla dayanamadan boşaldım. İnanılmaz bir haz idi, sikime hiçbir şey değmemişti, anı yaşıyordum, karımın amcığı, kendisinin tanımadığı bir erkeğin dudaklarının arasında idi ve tüm bunlar benim yanımda, karımın eli elimdeyken oluyordu. Gözlerim kısılmış bir durumda adeta Ömer’in dili ve dudaklarının karımın amcığının dudakları ve klitorisi ile yaptığı dansı izliyordum. Ne büyük bir hazdı. Karım iyice çıldırmış, “kimsin lan orospu çocuğu, beni sikmek bu kadar kolay mı, Gavat kocam beni kime pazarladın” diye daha da sert küfürlere başlamış ama aynı zamanda “ah”larla “oh”ları birbirine karıştırarak söylenmeye başlamıştı. Bu arada bende dayanamayıp karıcığımın dolgun ve diri memelerine yumularak onları öpmeye yalamaya başladım. Artık Sevda da kendini bize bırakmıştı, ellerinin hareketleri ile bunu anlamıştık. Ömer yaklaşık yarım saat kadar Sevdamın ayakları, bacakları ve amcığıyla oynarken canım karıcığımın boşaldığını, gelen amcığının suyunu bana da emdirmek istemesinden anladım. Ömer bu defa memeleri emmeye başlarken bende amcığında karıcığımın zevk sularını yalıyor, bu anda Sevda da kafamı “al ulan, hep girmek istediğin yer, gir içeri pezevenk kocam” diyerek başımı amcığına bastırıyordu. Bu tadı aldım ve karımı dudaklarından öperek ona tekrar teşekkür ettim. Ben boşalmıştım ama Ömer hala dimdik, taş gibi sertti. Tam bu anda Ömer’in kemerini ben gevşettim, pantolonunun düğmelerini çözdüm, indirdim, kalkmış ve ateş gibi olmuş taş gibi sikini elimle karıcığımın amcığına yerleştirmiştim bile… Bu yaptıklarımı ilk defa yapıyordum ve neler yaptığıma inanamıyordum. “Karıcığım sen nelere kadirsin, bana neler yaptırıyorsun, iyi ki hayatımdasın” diye tekrar içimden geçirdim. Ömer, Sevdanın ıslanmış amcığına rahatça girdi, memelerini öptü, dudaklarını öpmeye başlayınca “Hoş geldin, sevgili Sevda, kaç gündür bu anı bekliyordum, inanamazsın” diyerek Sevdacığımın gözlerini açtı ama Sevda’nın konuşmasına fırsat vermeden tekrar dudaklarını dudaklarının içine aldı, Sevda da o heyecan, haz fırtınası ve hırsla Ömer’e sarılarak içine çekti. Ömer de, hırsla gidip gelmeye başladı ve Sevdanın ikinci boşalması ile birlikte amcığının içine boşaldı. Bir süre öylece Sevdanın üstünde kaldı. Sevdaya baktım, gözlerinin içinin güldüğünü, gözlerinin parladığını görünce çok keyif aldım “Tamam, bu iş oldu” diye düşündüm.
Ömer yataktan kalkarken, Sevda’yı da elinden tutarak kaldırdı, dudağından küçük bir öpücük aldı ve “dileriz seni fazla germeden mutlu edebildik” dedi. Sevda, bana sarıldı, dudaklarıma kocaman bir öpücük kondurarak, “seni seviyorum kocacığım, çok teşekkür ederim. 40 yıl düşünsem böyle bir fantezi aklıma gelmezdi, harikaydı, teşekkür ederim” dedi. O an dünyanın belki de en mutlu erkeği idim. Karımı ilk defa bir erkek yanıbaşımda sikmişti, ben sadece elinden tutmuş sadece bir ara memelerini öpebilmiştim. Bu harika bir duygu idi. Duşa girmek için soyunurken benim ıslanan boxer’ım ve pantolonum Sevda’nın dikkatini çekmiş ve bana göz kırparak devamı seninle gelecek mesajını vermişti.
Ömer ile duşlarımızı alıp boxer’larla masada ilk Viskimizi içmeye hazırlanırken Sevda’m Kırmız iç çamaşırları ile hem sırıta sırıta ve hem de kırıta kırıta yanımıza geldi, aramıza oturdu. Harika görünüyordu. “Söyleyin bakalım bu kimin fikriydi, ne zaman, nasıl ve nerde kararlaştırdınız” bana dönerek te “Ömer olmasına nasıl karar verdin” diye sordu. Bizde Ömer ile tüm süreci sakin sakin ve sırasıyla anlatırken viskilerimizi, Sevda ise şarabını yenilemişti. Herşey mükemmeldi. “Korkma, bu gece başka sürprizim yok ama bu başka gecelerde olmayacak anlamına gelmiyor” derken Ömer yavaşça ayağa kalktı ve Sevda’ya aldığı Kırmızı Mercan taşlı, gümüş kolyeyi Sevdanın boynuna takarken tekrar kulak memesi ile ensesini öpmeye başlamıştı. Sevda da karşılık verirken, ayağa kalktı, yanıma geldi ve kucağıma oturdu. “Lütfen hep birlikte sevişelim, beni ikiniz birlikte sikin, kocalarım benim, aygırlarım benim” diye şuh bir sesle Ömer’i yanına çağırdı. Koltukta, benim kucağımda Sevda yüzü bana dönük oturuyor ve biz öpüşmeye başlamışken Ömer de arkadan sevdanın kırmızı sütyeninin üzerinden memelerini sıkmaya başlamıştı bile. Sevda ile biz öpüşmeye devam ederken Ömer diğer koltuğa geçti ve bizi seyretmeye başladı. Sevda ile koltukta bütünleşmiştik, dudaklarından ayrıldım memelerine indim, sıcacık, yumuşacıktılar.. Biz bir süre koltukta seviştikten sonra Sevda Ömer’i yanına çağırdı, yarı sertleşmiş sikini çıkardı ve emmeye başladı. Tam sertleşince, kucağımdan kalktı, ellerimizden tuttu ve hep birlikte tekrar yatağa geçtik. Bu defa yönetim tamamen Sevda da idi. Her ikimizi de yatağa yatırdı, arkasını bize dönerek bir benim, bir Ömerin sikini yalamaya emmeye başladı. Bu arada bizde bazen ben, bazen Ömer Sevda’nın amcığını ve götünü yalamaya emmeye başladık. Islanmış amcığının suyunu dilimizle götünün deliğine taşıyor, dilimizle göt deliğine masaj yapıyor, aşağı inip amcığının dudaklarını tekrar emiyorduk. Bu işlemi her ikimiz de ayrı ayrı defalarca yaptık. Sevda da bizlerin sikini ve taşaklarını emiyor adeta somuruyordu. Daha sonra üzerimizden kalktı, bize hareket imkanı vermeden tekrar siklerimizi yalamaya emmeye başladı. İyice sertleşmiştik. Gözlerimizin içine bakarak Ömer’in sikinin üzerine otururken bana da arkama geç diye işaret etti. Bu beni ödüllendirmek anlamına geliyordu, Karımı tost yapacaktık. Ömer amcığından bende götünden girecektim… Ömer “götten girme” dedi, “Sevdanın amcığına ikimiz aynı anda girelim, sıcacık, ıslak amcığında iki yarrağın buluşmasını bu güzel kadına tattıralım” deyince bir an durdum. Bunu daha önce hiç yaşamamıştık diye düşünürken Sevda ile gözgöze geldik… Ömer devamla “Fena mı Sevdanın amcığında yarrak kardeşliği yaşayacağız” dedi. Sonra hadi deyince yavaş yavaş Ömerin yarrağının içinde olduğu Sevdanın amcığına girdim. Her ikimizin de çok iri olmayan standart siklerimiz vardı ama yine de aynı amcıkta iki sik birbirine sürtüyor, Sevdanın amcığının suyu ile ıslanıyor, kayganlaşıyordu. Harika bir ritm tutturmuş sikişiyorduk. Sevda, “erkeklerim, kocalarım, aygırlarım, sikin fahişenizi, uçurun bu kadını, tatmadığı sikişleri tattırın…. Ohhhh… harika sikiyorsunuz, hiç böyle yarraklar yememiştim… oooohhhhhh harikasınız…” diyor bizi daha da azdırıyordu. Gerçekten harikaydı, terlemiştik, terlerimiz birbirine karışmış, ter kokularımız ve parfümlerimizin karışması ile adeta herkesi sikişmeye davet eden bir koku ortaya çıkmıştı.. Bu hepimizi daha da azdırmış ve yüksek ritimde sikişmeye devam ediyorduk ki… Sevda, “2. yi geliyorum… hadi erkeklerim, devam edin, sikin fahişenizi, sizde gelin, ohhhh ooohhhhhh” diye inlerken hepimiz aynı anda Sevda’nın amcığında boşalarak buluşmuştuk bile.
Harikaydı, hepimiz terlemiş, yorulmuş, boşalmış ve rahatlamıştık. Sevda, Ömer’e hazırladığı sürpriz sikiş partisi ve güzel hediyesi için tekrar teşekkür ederken gülümsüyor ve mutluluğu, keyfi yüzünden okunuyordu. Ben ise belki Sevda’dan daha mutluydum. Hem karıma güzel bir gece yaşatmış, hem Ömer’i tanımış ve dostluğuna inanmış ve hem de karımın bulacağım tek erkek konusunda bana olan güvenini boşa çıkartmamıştım. Ömer ile daha yakın olmanın, onun deneyim ve fantezi dünyasından faydalanmam gerektiğini düşünmeye başladım. Herşey daha güzel olacaktı…
Ömer ile Tanışmamız ve yaşadığımız keyifli gecenin şerefine kadehlerimizi tekrar doldururken zaman gecenin epeyce ilerleyen bir saatine gelmişti. Gece ve gecede yaşanan zevkli, heyecanlı anlar için herkes birbirine tekrar tekrar teşekkür ederken yeni heyecanlar için sözleşmiştik bile…
Sevgili karıcığım Sevda, seni çok ama çok seviyorum, senin başka erkekler tarafından sikilmenden, seni siktirmekten zevk alıyor, heyecan duyuyorum. İyi ki varsın….
Karım Sevda,
Antalya/Kemer Tatili….
Sevda’m ile olan mutlu birlikteliğimiz swing tarzı yaşam felsefesini tanımamızla birlikte daha da keyif verici ve zevkli bir hale gelmişti. Çok sık olmasa da yeni dostlar ediniyor, dostluklar oluşturuyor ve keyifli parti tadında ortamlarda eğleniyorduk. Bu parti ve ortamlarda kadınlarla beraber olma arzusundan çok Sevda’yı izlemek, onun sikişirken aldığı zevki gözlemlemek bana daha çok heyecan vermeye başlamıştı. Buna Ömer ile yaşadığımız o göz bağlamalı fantezi gecemizde tam olarak inanmış ve daha sonra yine Ömer ile birkaç gece daha farklı fantazilerle yaşamıştık. Bunlardan birisinde yaz tatili konusunda konuşmuş ve Ömer de bize Kemer’de bir otel önermişti. Burası yabancı bir işletme altında bulunan, Swingerler tarafından bilinen, animasyonları, barları ve büyük gece discosu ile tanınan deniz kenarındaki 5*’lı bir tatil köyü konseptinde oteldi. Sevda ile broşürlerini bulup inceledik ve yüksek fiyatına rağmen 1 haftalığına da olsa gitmeye karar verdik.
Zaman çok hızlı geçmiş ve tatil zamanımız gelmişti. Bizim için önemli bir tatildi dolayısı ile Kızımız ile gidemeyeceğimiz için onu da okulunun düzenlediği 10 günlük bir geziye göndermiştik. Kızımızın katıldığı bu gezi de çok güzel bir tesadüf olmuştu. Tatile karar verip, kızımızın gezi planı da aynı zamanda denk gelince, yaşadığımız bu süreci Karım ile otel, tatil fantazileri düşleyerek, sikişerek, zevkli gecelerde yaşamıştık. Bazen oteldeki animatörlerden kendimize partner buluyor, bazen de yerli ve yabancı çiftlerle eğleniyorduk. Hatta birkaç gece Zenci fantazisi bile yaşamıştık. Acaba olur mu, yaşarmıyız soruları hep kafamızda idi.
Otele uygun olacak şekilde hazırlıklarımızı yaparak belirtilen günde otelimize geldik. İlginçtir otele girdiğimizde lobide benim de çok sevdiğim Yasmin Levy’nin İbranice Sevda şarkısı çalıyordu. Bir anda Sevda ile gözgöze geldik. Bu ilk intiba harika bir tatilin ilk habercisi gibiydi. Son derece neşeli erkek ve kadın animatörlerin bizi karşılamaları, eşyalarımızın son derece basit ama konforlu odamıza yerleşmesi göz açıp kapanıncaya kadar çabuk ve kolay bir şekilde tamamlanmıştı. Buraya sadece 1 haftalık bir süre için gelmiştik ve zaman bizim için çok önemliydi. Amacımız seks deneyimlerimizi farklılaştırabileceğimiz, kaliteli birkaç insanla tanışmak ve eğlenmek olsa da otelin tüm olanaklarını da kullanmak istiyorduk.
Karıcığım Sevda ile hemen eşyalarımızı yerleştirip oteli keşfe çıkmaya karar verdik. Mayolarımızı giydik sahildi, havuzdu, kafeteryalardı, üstsüzlerdi, dans edenlerdi vs derken akşam oldu. Keşif sırasında en az tatil köyü kadar çalışanları ve diğer misafirleri gözlemliyor, fantezi dünyamız için meze hazırlıyorduk. Şimdiden bazı çiftler ile bazı animatörler hakkında Sevda ile birbirimize yorumlar bile yapmıştık. “Bu animatör seni nasıl siker hayal bile edemiyorum”, “şu boya bak, siki kim bilir nasıldır” “Bak, bak bu Zenci, ne dersin”, “Hımmmm, Sende kadının götüne düşecek gibi baktın, ama haklısın”,”aaaaaaa… bu çift Enver ile Nuray’a ne çok benziyorlar” gibi… Bu tür düşüncelere dalmamızda Ömer’in “swingerlerinde bildiği ve gittiği bir otel” demesinin önemli payı vardı.
İlk akşamımız için odamıza geldik, soyununca mayo izlerimizin bu kadar belirginleşmiş olduğuna şaşırarak baktık ve her ikimizde çıplak bedenimizi incelerken ben dayanamadım Sevda’nın amcığını emmeye başladım. Sikim patlayacak kadar sertleşmiş ve hazırdı. ”Azdın değil mi, sahildeki kadınları görünce” diye Sevda gülerek elimden tuttu ve yatağa çekti. Beni yatırdı ve amcığını ağzıma verecek şekilde üzerime oturdu…. Bir taraftan amcığını ağzıma bastırıyor, ileri geri hareket ettirerek sürtüyor bir taraftan da “Hadi anlat aşkım, hangi kadın seni baştan çıkardı, şu anda hangisi ile sevişiyorsun? Bana onu göster ki sana onu siktireyim” diye beni azdıracak şekilde konuşuyordu. Sonra sikime yapıştı, biranda 69 olmuş bir durumda sevişmeye başlamıştık. Tatilin ve otelin psikolojisi bizi adeta tahrik etmiş, hiç düşünmediğimiz bir anda sevişmeye başlamıştık. Bu heyecan sürecinde Sevda’mın orgazm olduğunu hem ağzıma gelen amcığının sıvılarından ve hemde kasılmalarından hissettim, bu durum beni de heyecanlandırdı ve bende “ooooofffff Karıcığım sikimi harika emiyorsun, dayanamıyorum, geliyorummmmm” diyerek ağzına boşaldım. Sevda büyük bir mutlulukla bütün döllerimi yuttu, sikimi diliyle temizledi, yana devrildi, döndü ve dudaklarıma yapıştı. Benim Sevda’nın amcığının suyu ile ıslanmış dudaklarım ve dilim, benim döllerimle ıslanmış ve dolmuş Sevdamın dudak ve dilleriyle buluşmuştu. Çok uzun sürmeyen bu aperatif seks çok keyifli olmuş ve gece için hazır olduğumuzu bize iyice hissettirmişti. “Canım Karıcığım yaaa… Sen ne müthiş bir orospusun, sen ne müthiş bir detaysın. Sadece ve yeter ki iste” kelimeleri içimden geçerken Sevda akşam için giyinmeye başlamıştı bile… Çok seksi olmuştu… Yine rahat ve seksi kıyafetlerine kırmızı aksesuarları eşlik ediyor, uzaklardan bile farkediliyordu. Sütyen takmamış, tangasının olup olmadığından da şüpheli idim ? Ama parfümü…harikaydı..
Yemek öncesi akşam serinliğinde bir kahve içecek daha sonra yemek yiyecek, sonrasında bar’da bir şeyler içecek ve daha sonra da Disco’ya gidecektik. Planımız buydu. Planımızdaki süreçte bize eşlik edecek kimseler olacakmıydı? Düşüncesi bile tahrik ediciydi…
Hafif akşam esintisi eşliğinde kahvelerimizi içerken çevreyi ve insanları incelemeye, yorumlar yapmaya devam ediyorduk. Bazı gözlerin üzerimizde olduğunu, bizim de izlendiğimizi artık bizde farketmeye başlamıştık. Bir kaç alternatifi gözümüze kestirdikten sonra acele etmeden ilk tanışma fırsatını beklemeye karar verdik. Kahve sonrası hafif bir yürüyüş sırasında bazı ağaç diplerinde bazı genç çiftlerin, bazı animatörlerin birbirleri ile ufaktan öpüştüklerini, sarıldıklarını gözlemek otel ile ilgili “iyiki gelmişiz” düşüncemizin pekişmesini sağlıyor ve bizi güzel heyecanlara hazırlıyordu.
Yemek için açık hava restoranında çok merkezi olmayan, etrafı gözlemleyebileceğimiz bir yere oturmayı tercih ettik. Yemeklerimizi aldık, İçki olarak ta rakı siparişi verdik. Yemeğin ileri sürecinde çaprazımızda birkaç masa ötede bir çiftin bizi izlediğini Sevda’nın kaş, göz hareketlerinden anladım. Sevda, yavaş bir sesle “bu çift kahve içtiğimiz yerde de varlardı ve bize arar ara bakmışlardı” dedi. Ben farketmemiştim ama… ”ahh Sevda… canım karıcığım, nasılda beğendiğini izler” diye içimden geçirdim… Çift, bizlerin yaşlarında, olgun bir çifti. Her ikisi de esmer, kadın uzun düz saçlı, Sevda’dan daha kısa, vücut olarak daha zayıf gibi olsa da gözlerinde çok derin bir bakış ve seksi bir duruşu vardı. Erkek te kısa saçlı, traşlı, benden daha irice ve kaslı birisiydi. Yemek boyunca herhangi bir işaretleşme yapmadan onlar bizi, biz onları izlemeye başladık. Neşeli insanlardı, yemek boyunca birbirlerine gülümsemeleri dikkatimizden kaçmamıştı. Sevda’nın adamı beğendiğini anlamıştım. Kadın da benim için hoştu ama ilginç olan bir şey vardı. Her ikisi de daha çok Sevda’ya bakıyorlar, onunla göz teması kurmak istiyorlar gibiydi… Yemek bitip te biz kalkmaya yeltenince kadın yanımıza geldi Sevda’ya bakarak kibar bir ses tonu ve ifadeyele “akşam kahvesini birlikte içebilirmiyiz” diye sordu. Sevda “elbette” diye yanıtlayınca “Ben Nil, Eşim Timur, Almanya’dan tatil için 3 gün önce geldik” diye kendilerini bir çırpıda tanıttı. Sevda da “Ben Sevda, bu da eşim Metin, bizde İstanbul’dan bugün geldik” dedi ve böylelikle Nil ile tanışmış olduk. Bu esnada Nil’in eşi Timur’da yanımıza gelince tanışma faslımız tamamlandı. Nil, çok uzun süredir Almanya2da yaşamanın etkisinden olacak biraz kırık bir Türkçe ile “madem siz bugün geldiniz, bugün bizim misafirimiz olun ve kahveyi biz ikram edelim” deyince Sevda da “tamam, neden olmasın” diyerek yanıt verdi ve 2 kadın önde biz erkekler arkada yeni bir mekana doğru yürümeye başladık.
Nil & Timur çifti çok uzun yıllardır Almanya, Berlin’de yaşadıklarını, her ikisinin de çalıştıklarını, ayrıca Koroda Türk sanat müziği ile ilgilendiklerini, her yıl tatil için mutlaka Türkiye’ye geldiklerini anlatırlarken kahveler bitmiş, erkekler rakı, kadınlar ise şaraba dönmüşlerdi bile. Nil ve Timur, Neşeli, sohbet edilesi bir çift idi. Sevda’nın Timur’a ilgisi bana keyif veriyordu, “bu çift swinger olabilirmiydi, eğer öylelerse devamı gelirmiydi, nasıl gelirdi” gibi sorular kafamda dolaşıyordu. Nil, zaman zaman bana ilgi gösterse de daha çok Sevda ile ilgilenmesi, Timur’un bu sohbetlerde daha geri planda kalması “benim gibi” zaman zaman bende olumsuz düşüncelere neden olsa da Sevda ve Nil’in samimiyetleri umut veriyordu. Bir ara Nil, Sevda’ya, kırmızı kolyesini göstererek “aaaa. Çok güzel, bayıldım… bakabilirmiyim” deyince, Sevdanın da “tabii hayatım, dur çıkarayım” sözüne “hayır, sakıncası yoksa yerinde bakmak isterim” ve sonrasında son derece seksi ve isterik bir şekilde Sevda’nın ensesi ile gerdanının Nil tarafından keşfini izlemek benim sikimin taş kesilmesine yetmişti. Bu esnada Timur “ooooo… hayrola… bu keşif sadece kolye keşfi” mi sorusu kadınların gözlerinde karşılıklı gülümsemeler yarattı. Nil artık Sevda’nın yanında oturuyor ve Sevdanın, ellerini, parmaklarını tutuyor, tırnaklarına ve aksesuarlarına bakıyordu “güzel kadın, herşeyi ile bir bütünsel güzellik abidesi, nasıl bakılmaz” sözlerini gözlerime bakarak söylüyordu. Artık sohbet biraz daha ısınmıştı. Evet, Nil bu konuda grubumuzu yönlendirir durumdaydı ama swingti, seksti vs konularına henüz girememiştik. Biz İstanbul’daki eğlence hayatımız, dostlarımız ve dostluklarımızı anlattık. Onlar Almanya, Berlin yaşamlarını…Arada erotik fıkra ve esprilerle gece güzel ilerliyor ve ısınıyordu. İçkilerimizin 2. Kadehleri de yarılanmış, saat gece yarısına yaklaşmıştı… Herkeste ilginç bir hava vardı, herkes herşeye hazırdı ama ortamı harekete geçirecek bir kıvılcım henüz yoktu. Ben tüm olayları izlemeye doyamıyordum. Nil’in sürekli, Timur’unda zaman zaman Sevda ile ilgilenmeleri hoşuma gidiyordu. Bende ayıp olmasın diye arada Nil’e takılıyordum.
Disconun açılma vaktinin geldiğini ve içkileri bitirip discoya gitme önerisini yine Nil yaptı. “Hadi hayatım, kalk” diye Sevda’nın elini tutarak onu kaldırdı ve peşinden de biz kalktık. “Bu kadın, resmen Sevda’ya asılıyor” diye düşündüm ve heyecanlandım. Evet, zaman zaman grup sevişmelerimizde kadınların birbirleri ile temasları, küçük öpüşmeleri vs olmuştu ve ben keyifle olanları izlemiştim ama bu defaki durum sanki daha farklıydı. Sevda’da Nil’den gelen tüm isteklere hep açık kapı bırakarak izin veriyordu. Herkes hem samimiyetin etkisi ve hemde içkilerin etkisi ile daha rahat hareket etmeye başlamıştı. “Disco’da bu iş çözülecek” dedim, kendi kendime, önümde yürüyen 2 **** güzel kadın ve onların götlerine bakarken…
Açılıştan hemen sonra gitmemize rağmen Disco oldukça kalabalıktı, Bob Marley’in şarkısı eşliğinde herkes havaya erken girmiş ve dans ediyordu. Bizim kadınlarda aynı şekilde dans ederek bar ile sahne arasında bir yere konuşlandık. Herkes biraz çakır keyifti. Bu defa geceye ve ortama uygun kokteyler içmeye başladık. İnce uzun ve süslü bardaklarda gelen kokteyllerdeki kamışlar espri konusu olmuştu. Hatta “Kamış” esprilerinin gecenin fitilini ateşlediğini bile söyleyebilirim. Sevda ile Nil’in birbirlerine söyledikleri “Senin kamışın uzun, bu kamıştan içermişin, kamış ağzına çok yakıştı” türünden sohbetleri hepimize çok keyif vermiş, hepimizi kahkahalarla güldürmüştü… Timur’un sikinin de kalktığı belli oluyordu. Benimkinden oldukça büyük olduğu aşikardı. Bir ara Sevda’ya baktığımda onunda Timur’un sikine baktığını görmüş ama belli etmemiştim. Nil, yine grup liderliği yaparak herkesi dansa davet etti, Kocasına sarıldı, ensesinden ısırarak dansa çekerken adeta gözlerime bakarak bir mesaj veriyor gibiydi. “Çok ilginç bir kadın” dedim içimden. Bizde o anda Sevgili karıcığımın sütyensiz memelerini bedenimi delercesine bastırarak dans etmeye başlamıştık. Sevda’ya “Nil, çok enteresan ve ilginç bir kadın. Sen ne düşünüyorsun “ soruma Sevda “bence de, çok farklı ve heyecan verici. Timur’un sik**e oldukça büyük. Sence biz bunlarla bu gece sevişirmiyiz?” diye yanıt verdi. “Senin mutluluğun benim mutluluğum, senin zevkin benim zevkim, senin heyecanın benim heyecanım, Patron sensin sevgilim” diye yanıtlayınca kulağıma “senin bunun için de çok seviyorum kocacığım” yanıtının bende yarattığı tarifsiz mutluluğu anlatamam… Bir şekilde geceyi seks ile bitirmek istiyordum ama nasıl olacaktı. Her ne kadar tam olarak birbirimize açılamamış olsak ta gizemli bir durumun olduğu da bir gerçekti. Kafamda hemen bir düşünce oluştu. Bir nedenle onları yalnız bırakacaktım. Sevda’yı onlara emanet edip odaya gidecek ve Sevda çağırınca yanlarına dönecek şekilde bir plan yaptım. Madem Nil, Sevda’ya bu kadar yakın davranıyordu, bunun bir nedeni olmalıydı. Bu en heyecan ve güzel böyle anlaşılabilirdi. Sevda’ya düşüncemi açıkladım, kulağına fısıldarken, itiraz etmemesini lütfen kendisini onlara bırakmasını ve gelişmeleri bana mesaj ile bildirmesini söyledim. Kulağımı ısırır gibi yaparak “illaki beni bu azmana siktireceksin, değil mi, gavat sevgilim, hayvan kocacığım” diye fısıldadı. Sikim patlayacak gibi sertleşince bu sözlerin beni nasıl tahrik ettiğini bir kez daha hissettim.Sikimin bu duruma aniden geçmesi Sevda’ya da durumu açıklamış oldu “gavat kocacığım benim” dedi, tekrar… Artık plan tamamdı. Ben, biraz yorgunluk ve rahatsızlık bahanesi ile izin isteyecek Sevda’nın dilerse onlarla bir süre daha eğlenebileceğini, ve odamıza bırakmalarını rica etmeye karar verdim. Bu arada eşleri değiştirerek dansa devam ediyor, zaman zaman slow parçalarla yavaşlayan ritmimiz hareketli parçalarla nefes nefese kalmamızı sağlıyordu. Sevda, sütyensiz memelerini Timur’un bedenine değdirdikçe Timur’daki değişimi Nil’e sarılmış vaziyette dans ederken izliyordum. Sikimin sertliğini Nil’in farketmemesi imkansızdı ama yine de birbirimize renk vermiyorduk. Bir süre sonra ben planımı uygulamaya soktum, Sevda’yı onlara emanet ederek odaya gitmek için izin istedim. Nil ve Timur da hep birlikte çıkabiliriz dediklerinde Sevda’nı, “lütfen ortam çok güzel burada eğlenmeye devam edelim” sözü ile onlarda kalmaya karar verdiler. Büyük bir heyecanla odaya çıktım, Şortumu giyerek sikimi serbest bıraktım, kendime soğuk bir bira açtım, karanlığa karşı balkona oturdum ve Sevda’dan gelecek mesajları beklemeye başladım. Elbette zaman geçmek bilmiyordu. Yaklaşık yarım saat sonra Sevda ilk mesajını gönderdi. “Nil ile kadın kadına dans ettik. Sütyensiz memelerimi çok beğendiğini söyledi ve dokundu” Hemen arkasından ikinci mesaj “herşey yolunda, müzik ve ortam çok güzel, sohbet çok iyi”… Yarım saat mesaj yok…”3. Mesaj bunlarda swingermiş ve hemde her ikisi de biseks” Biraz tahminim vardı ama Sevda nasıl bir sohbet ile bu kadar bilgiyi öğrenmişti. Eminim sabah kahvatımız harika olacak ve karıcığım bana bu sohbetin detaylarını anlatacaktı… 15 dk sonra bir mesaj daha ama bu defa sadece Nil ve Sevda’nın birbirine yapışmış halleri pardon ? dans ederlerken ki fotoğrafı vardı. Devamında “Kocacığım harikayız, keşke sende olsaydın” Ben daha mutluydum, kafamda deli fantaziler yaşıyordum. İkinci biram da bitmek üzereydi. Bir mesaj daha “Kocacığım biz Nil’lerin odasına geçiyoruz. Bizim bir alt katımızdalar, numarası xxx” Herşey harikaydı. Odayı ve atmosferi merak etmeye başladım.. Yaklaşık yarım saat sonra bir mesaj daha… “Kocacığım lütfen yardıma gel, Nil beni sikiyor!” şaşırmıştım. Hiç bunu düşünmemiştim. Hemen üzerime bir t-shirt geçirerek alt kat odaya indim. Kapıyı tıklayınca Timur açtı, Önünde kocaman taş gibi kalkmış siki ile “sus” işareti yaparak hızlıca beni içeri aldı. Yatakta Nil ile Sevda sevişiyordu. Nil Belden bağlamalı vibratörünü takmış Sevda’yı gerçekten sikiyordu. Sevda kendinden geçmiş ışıl ışıl parlayan gözleri ile beni görüp “sevgili kocacığım seni çok seviyorum. Bak orospu Nil beni çok güzel sikiyor. Lütfen sikini ağzıma ver” deyince Nil’in nasıl bir alet kullandığına bile bakmadan direkt Sevdamın ağzına yöneldim. Ateş gibi yanan sikimi sevdiğimin ağzında soğumaya bırakırken Timur da Nil’i öpmeye başlamıştı. Harika bir atmosfer, herkes nefes nefese… heyecanlar dorukta, sikler taş gibi… Kadınların meme uçları iyice sertleşmiş ve belirginleşmiş, adeta emin bizleri, emin diyorlardı.. Uzun uzun öpüşerek birazcık ateşlerimizi söndürmüş, dinginleşmiştik. Kadın ve erkek ter kokuları odanın havasını adeta bir afrodizyak etkisiyle doldurmuştu. Nil, eğilerek benim sikimi yalamakta olan Sevda’yı dudağından öperken aynı anda iki azgın kadın benim sikimi de yalıyorlardı. Arada Nil’in parmakları ile benim götümü yoklaması içimde bir kıpırtıya neden olmuyor da değildi. Daha sonra Nil’in boşalttığı Sevda’nın amcığını Timur’un gerçekten muhteşem siki doldurmuş, Sevda’yı kendinden geçirmişti. Sevda “Hayvan adam, bu yarak bu narin kadına sokulur mu, sizler gavatsınız, puştsunuz, karılarınızı siktiriyorsunuz orospu çocukları” diye küfrederken derin ohhhhhhlamalarla bu sikilmeden çok zevk aldığını hissettiriyordu. Nil, elimden tutarak Sevdanın dudağındaki sikimi ayırmış ve kendisi taşaklarım ile sikimi öpmeye, sevmeye başlamıştı. “Timur” diye seslendi, Bak Metin’in siki ne kadar güzel tam benim götüme göre” diye Sevda’mı siken kocası Timur’a gösterdi ve yatakta sırtıüstü durumda sikilmekte olan Sevda’yı dudaklarından öperken önümde domalarak “Metin, lütfen beni götümden sikermisin, ne olursun. Bu hayvanın kocaman yarrağını alamıyorum, ama ben götümden sikilmek istiyorum, çok seviyorum… hadi.. lütfen” diye adeta yalvarmaya başlardı. Artık Sevda ile dudak dudağa öpüşürken Nil karşımda sikilmeye hazır bir kadın idi. Timur Sevda’yı amcığından sikerken bende Nil’i götünden ritimli bir şekilde sikmeye başladım. Zaten akşamdan beri dik durumda olan siklerimiz bu iki ateşli kadını daha fazla bekletmedi. Timur boşalırken sikini Sevda’nın amcığından çıkardı ve göbeği ile memelerine boşaldı. Bende Nilin götüne boşaldım. Sikim, Nil’in götünden küçülerek çıkarken Timur ve Nil, Sevdanın göbeği ve memelerindeki dölleri yalamaya başlamışlardı. Bu bizim için de ilginç bir manzaraydı. Kadınların yaptığına şahit olmuştuk ama bir erkeğin dölleri yalaması ilginç gelmişti. Daha sonra Nil, Timur ile öpüşürek birbirlerinin dillerini temizleyip, hazzı son anına kadar yaşayarak paylaşmış oldular. Bende Sevdamın yanına uzanıp, önce sikilmiş amcığından başlayarak tüm bedenini tekrar tekrar öptüm ve yaladım. En son Sevda’mın gözlerinin içine bakarken bana yürekten teşekkürünü hissettim.
Yorulmuştuk, çok terlemiştik ama çok güzel bir tanışma olmuştu. Hepimiz duşlarımızı alıp gecenin sessizliği ve karanlığına bakarken tatil köyünün ışıkları ile uzaktan gelen müzik sesine kuşların ve böceklerin sesi de eşlik ediyordu. Timur söze girerek, bizimle tanıştıkları için çok mutlu olduklarını söyledikten sonra kendi swing hikayelerinden kısa bir özet yaptı. Berlin’deki Swing klüplerini, Türk, Alman tanıştıkları ve yaşadıkları çiftleri anlattı. Kendilerinin herkesin yaşamına ve tercihlerine saygı duyduklarını, kendi içlerinde Nil’in baskın karakter olduğunu ve böyle yaşamaktan keyif aldıklarını anlattı. Nil’de bizi otele ilk girdiğimiz anda lobide gördüklerini, Sevda’yı çok beğendiğini ve uzaktan sürekli bizi izleyerek tanışmanın yollarını aradıklarını ve restoranda bu fırsatı kaçırmadıklarından hareketle, iyiki bu kadına çengel atmışım diyerek Sevda’yı tekrar dudaklarından öptü. Ben çok fazla bir şey anlatmadım. Zaten anlatmaya gerekte yoktu, her şey ortadaydı, herkes mutlu ve keyifliydi. Bizim için ilginç olan Nil’in kullandığı belden bağlamalı idi… Elime alıp incelemeye başladığım da Nil “İsmi Elif. Her ne kadar kadın ismi de olsa Elif adını hep dik durduğu için koyduk. Her ikimiz de kullanıyoruz” diye imalı imalı kocasına bakarak konuştu. Timur, “bizim sekste sınırımız karşımızdakilerin sınırıdır. Sonuna kadar eğlenmeyi, eğlendirmeyi düşünürüz. Nil, anal seksi çok sever ama benim sikim çok kalın olduğu için Elif bize yardım eder” diye devam etti. Nil “bazen de ben Timur’dan intikam alırım” deyip güldü ve kocasının yanına gelerek arzulu bir şekilde öpüşmeye başladılar. Nil, Timur’un önündeki havluyu yere bırakınca yine o muhteşem yarrak yarı sertleşmiş haliyle ortaya çıkmıştı. Sevda, oturduğu yerden kalktı, Timur ve Nil’e yaklaştı, yanlarına gelince hep birlikte sarıldılar ve 3lü ateşli bir şekilde öpüşmeye devam ettiler. Ben ise oturduğum yerden büyük bir iştahla onları seyretmeye başladım. Sevda, Nil ile birlikte Timur’un önüne çöktüler ve o kocama siki birlikte öperek yalayarak daha da sertleşmesini sağladılar. Dev gibi bir yarrak iki kadının dudaklarının arasında kaybolmuyordu bile…Kadınlar boylu boyunca siki yalarken bazen de dudak dudağa öpüşüyorlardı. Nil bu defa ikisinin de elini tutarak yatağa götürdü ve uzandı. Amcığını Sevda’ya vererek kendisi kocasının yarrağını ağzına almaya çalışarak emmeye başladı. Nil inliyor, hırıltılı anlamsız sesler çıkartırken Sevdanın kafasını amcığına bastırıyordu. Yaşadığı anın tadını çıkarıyordu. Timur, iki azgın kadınla başetmeye çalışırken ben nefis bir porno film izlemenin keyfine varıyordum. Sevda beni gözleri ile yatağa çağırdı, yanına gittim, tutkulu bir şekilde öpüşürken bana “seni istiyorum, kocacığım, hadi beni sik” dedi, amcığı ıslaktı, biraz yaladım emdim ve sikimi içine soktum. Dibine kadar girince biraz durdum, amcığının içi adeta zonkluyordu, bunu hissedebiliyordum. Yavaş yavaş üzerinde doğruldum ve gidip gelmeye başladım. Bu esnada Nil, Sevda’yı dudaklarından öperken Timur, Sevdanın amcığına doğru eğildi ve benim sikim ile sevdanın amcığını yalamaya başladı. Harika bir duyguydu, ilk defa yaşadığımız, tattığımız. Bir erkek hem Sevda’nın amcığını ve aynı anda da benim karıcığımın amcığının suyu ile ıslanmış yarrağımı yalıyordu…Gerçekten heyecan seviyesi çok yüksek bir andı ve fazla bekleyemeden ben Sevda’nın içine boşaldım. Timur da 31 çekerek Sevdanın memelerine boşaldı. Bu defa Timur karımın döllenmiş amcığını bende memelerini yalayarak temizlerken bize Nil’de eşlik etmeye başladı.
Gerçekten çok sıradışı ve güzel bir gece yaşamıştık. Güneşin ilk ışıkları deniz üzerinde belirginleşmeye başlamıştı. Keyifli, yorgun ama rahatlamış bir şekilde odamıza çıkarken bu tatil şimdiden hayatımıza önemli bir anı ve dostlar katmıştı.
Sevda’m, karıcığım. Seni çok seviyorum. Senin farklı erkekler tarafından gözümün önünde sikilmen bana çok keyif verirken senin de bundan zevk aldığını biliyorum.
Bakalım bundan sonraki sürecimizde neler yaşayacak, neler anlatacağız.
Karım Sevda,
Bir Şarap bağı gezintisi…
Swinge tekrar dönüş hikayesi ile başlayan hikayeler&yaşadıklarımız serimizde tüm yaşananları Metin anlattı. Bu defa bu hikayeyi ben “Sevda” anlatacağım.
Swinge tekrar dönüş hikayemizde anlattığımız gibi uzun süredir görüşmediğimiz arkadaşlarımızı görmek ve yeniden birşeyler yaşamak için Haziran ayının ortaları gibi bir zamanda İzmir’e geldik ve Enver & Nuray ile harika bir Cumartesi gecesi gece yaşadık. Bunu Metin daha sonra anlatacak. Ancak ben size ertesi günü İstanbul için yola çıktığımızda yaşadığımızı anlatacağım.
Enver’lerle yaşadığımız güzel gecenin ardından hepimiz öğle civarında uyandık. Herkesin yüzünde gülümseme vardı ama en belirgini ise bendeydi. Ben bunun böyle keyifli olacağını, tekrar eski havamı bulacağımı, erkekler tarafından ilgi gösterileceğimi hiç sanmaz iken yine gecenin en çok sikişeni, en çok sikileni, en çok orgazm olanı olmuştum. Sadece 2 erkek değil Nuray da beni sikmeye yeltenmişti. Hepsini en ıslak yerlerinden tekrar tekrar öpüyorum. Kahvaltıdan sonra İstanbul’a dönmek için yola çıktık. Tam bu arada İzmir Kuzey Otoyolunun açıldığını gördük ve bu yolu deneyelim diyerek Bornova’dan otoyola bağlandık. Tünelleri geçerken Metin “Ömer Foça’da yaşıyordu, istersen arayalım, ortak bir noktada buluşup kahve içelim mi, ne dersin” diye sorunca bir an boş bulunup “tabiiki, neden olmasın” dedim. Bunu söyledikten sonra “bunu ben mi söyledim” diye de düşündüm, ama söz ağzımdan çıkmıştı. Metin, Ömer’i aradı, İzmir’den İstanbul’a döndüğümüzü söyleyince hem bir kahve içmek ve hem de kendi yaptığı şaraplardan örnek vermek için yol üzerinde ortak bir noktaya gelebileceğini söyledi. Buluşma yerini kararlaştırdık ve yaklaşık 30dk sonra güzergah üzerinde bulunan tanınmış bir Kahve dükkanında buluştuk. Ömer’i uzun yıllardır görmüyor, nadiren Skype de sohbet ediyorduk. Hatta son birkaç yıldır hiç görüşmemiştik bile… Sempatik, olgun ve espritüel kişiliği sadece saçları biraz daha beyazlaşmış olarak aynen duruyordu. Merhabalaşırken dudağıma yakın kondurduğu öpücük ile kulağıma fısıldama sesi beni taaaaaaaa eskilere götürüp, heyecanlandırmaya yetmişti. Hatta amcığımın hafifçe ıslandığını bile söyleyebilirim. Önce biz yaşadığımız zorlu süreçleri bir çırpıda anlattık, sonra da Ömer İstanbul sonrası Foça’daki yaşamını. Elbette benim çok sevdiğim şaraplardan birkaç şişe getirmişti. “Aradığınız da şaraplık üzümleri yetiştirdiğimiz bağa gidiyordum, ne yalan söyleyeyim uzun süredir Sevda’yı görememenin ve iletişim kuramamanın üzüntüsü vardı. Yaşadığımız onca güzel gecelerin ardından bu ayrılığın bu kadar ani ve uzun olması beni son derece üzdü. Ama şimdi sizi aynı mutlu şekilde görünce çok sevindim. Hemen bırakmak istemem, bağda biraz işimiz var, hafif birşeyler da hazırladık. Meyvelerin ve çiçeklerin de tam zamanı, size ancak birkaç saatlik bir zaman kaybettirir. Sizi bağa davet ediyorum” deyince önce karar veremedik. Metin ile birbirimize baktık, biz hafta sonu eğlenmeye gelmiştik, neden olmasın dı ki.. Gündüz gözüyle bağı görecektik. Ayrıca ben daha önce hiç böyle bir üzüm bağı da görmemiştim. Sevgili Kocacığım düşüncelerimi anlayarak “tamam, Ömer, geliyoruz” deyince hemen kalktık.
Peşpeşe araçlarla bağa geldik. Anayoldan oldukça içeride 50 dönüm büyüklüğünde, çevresi nerdeyse 1km olan bir bağ idi. Birkaç işçi traktörün peşinde çalışıyor, otlar temizleniyordu. Bağ sahibi Ömer’in arkadaşından başka da kimse yoktu. Bağın çevresinde çok sayıda meyve ağaçları ile kümelenmiş Lavanta çiçekleri hemen dikkat çekiyordu. Ben daha önce böyle bağların sadece yanından geçmiş ama içine hiç girmemiştim. Kendi Arabamız ile İstanbul’a döneceğimiz için üzerimde de Kırmızı çiçekli ve askılı dizimin üstünde sayılabilecek rahat bir elbise vardı. İçimde tangam ve sütyensiz idim. Bunları biran düşününce doğal bir ortamda rüzgarın eteklerimi havaya kaldırması ile nasıl bir durumun ortaya çıkacağını o an düşündüm ve içimin sıcacık ürperdiğini hissettim. İşin ucunda rezil olmak ta vardı ama biraz dikkatli olunca bunun sorun olmayacağına karar verdim. Bağa girip araçları park edince Ömer bizi bağ sahibi ve onun kalfası ile tanıştırdı. Semaver de çay hazırdı hemen birer bardak çay ikram ettiler. Çayı içerken bir çırpıda Ömer bağı anlattı, hangi cins üzümlerle ne tür şarap yaptıklarını, meyve ağaçlarını falan. Bu arada Metin, bağın sahibi ile derin bir sohbete dalmış ve hatta şarap içmeye bile başlamışlardı. Metin "Karıcığım bak senin en çok sevdiğin şaraptan" diyerek koca bir bardak şarabı elime verdi. Şarabın tadı ortamdanmıdır, şaraptanmıdır tam emin olamadım ama çok güzeldi ve inanın koca bir bardak şarabı tulum peyniri eşliğinde bir çırpıda bitirdim. Bu kadarcık hızla içilen şarap Şarap beni rahatlatmıştı Bu arada Ömer bana bağı gezdirmeyi önerdi. Yanıma sadece fotoğraf çekebilmek için telefonumu alırken Metin’in göz işaretiyle “karım sana emanet, kurda kuşa yem etme” diye gülerek Ömer’e laf attığını gördüm. Ömer’de “merak etme, karına iyi bakacağım, hem de çok iyi” diye sadece Metin ve benim duyabileceğimiz bir şekilde yanıtladı. Üzüm bağında gerçekten son derece güzel ve doğal bir ortam vardı. Uzaktan gelen traktör sesi ile birkaç işçi sesinden başka sadece kuş sesleri ve arı vızıltıları duyulabiliyordu. Etrafta bulunan tüm çiçekler ve ağaçlar çok güzel görüntü ve kokular yayıyorlardı. Ancak Lavanta çiçekleri çok ilgimi çekmişti. Öbek öbektiler ve etrafa yoğun bir koku yayıyorlardı. Arılar ve kelebekler üzerlerinde dans ederek uçuyorlardı. Koklamak ve birkaç tane koparmak için biraz eğilince arkamdan gelen hafif bir rüzgâr eteğimin havalanmasına yetmişti. Ömer’in “vaayyyyyyy, harikasın canım. Eski formundan hiçbir şey kaybetmemişsin. Kalçaların hala taş gibi görünüyor” sesi ile biranda neye uğradığımı şaşırdım. Yüzüm kızararak hemen doğruldum, bozuntuya vermeden ve duymamış gibi yaparak lafı karıştırdım. Aslında Ömer’in sözleri hoşuma da gitmişti. Biraz daha yürüdük, bir kayısı ağacının yanında durduk, olgun kayısılardan birkaç tane toplayıp yedik. Kayısı koparmak için uzanırken sütyensiz memelerimin hareketi de Ömer’in gözünden kaçmamıştı. Yürümeye devam ediyorek bağın giriş bölümüne en uzak bölgesine geldik Etrafa baktığımda herkes çok uzakta ve kendi hallerindeydi. İçim de de bir kıpırtı oluşmamış değil di hani. “Ahhhh… Ömer, sen esk**en olsa bırakmaz burada beni sikerdin… hadi, denesene” diye içimden geçirerek bir başka ağacın önünde durduk. Şeftali ağacı idi. Çok irileşmemişlerdi ama olgunları vardı. Tadına bakmak için kopardığımızda Ömer “hımmmm… henüz olmamışlar. Senin şeftalin daha tatlı ve suludur” dedi… Gerçekten de şeftalim sulanmıştı…. “Az daha sabret Sevda” dedim, kendi kendime… ve yürüdüm. Ömer arkamdan geliyor ve kalçamı izliyordu çünkü arada laf atmaya, kalçalarım üzerine espriler yapmaya devam ediyordu. Büyük bir ağacın yanına geldik. Çok büyük ve iri yapraklı bir ağaçtı. Ömer “Bu Karadut, şimdi en lezzetli olduğu zaman. Mutlaka tatmalısın, ama dikkat et lekesi kolay kolay çıkmaz, sadece yaprakları ile silmen gerekir” dedi. Ancak aşağılarda çok yoktu ve birkaç dal çıkmam gerekiyordu. Ben ise hayatımda hiç ağaca çıkmamıştım “Ömer, ben hiç ağaca çıkmadım, sen toplarsan ben yerim” dedim. Ömer “hayır Sevda, madem hiç ağaca çıkmadın, bu ilk olsun ve ben sana yardım edeceğim” dedi. Ağaca yaklaştım, arkamda Ömer, bir dala uzanarak tutmamı söyledi arkadan da kalçamdan beni kaldırarak bir dalda sağlam bir şekilde durmamı sağladı. Bir elimle dal tutarken diğer elimle olgunlaşmış karadutları koparıp yemeye başladım. Gerçekten çok lezzetlilerdi. Kendimi kaybetmiş bir şekilde dut yemeye devam ediyordum ki Ömer’in beni ve kalçalarımı izler gördüm. Sikinin sertleştiğini ağaçtan bile fark ediyordum. “Sen dut yemeyecekmisin” dedim, yaklaşarak “ben senin dutunu istiyorum” dedi, güldüm…. Sonra o da bir başka dala çıktı ve birlikte karadut yemeye devam ettik. Bu arada parmaklarımız ve dudaklarımız değil başka yerlerimizde dut lekesi ile lekelenmişti. Dudaklarımla, dilimle parmaklarımı temizlemeye çalışıyordum ama çıkmıyordu.. ”Ömer’ciğim İneceğim, yardım edermisin” dediğimde, geldi, kalçamdan adeta okşayarak tuttu. Bende inerken ani bir hamle ile dönüp Ömer!in dudaklarına yapıştım.… aman tanrım…. Nasıl güzel bir heyecan ve tat idi bu…. Ağzındaki lezzetli dutların tadı ile Ömerin dili ve dudakları yer değiştirmişti. Ömer hızlı bir şekilde beni kimsenin görmeyeceği bir şekilde ağacın arkasına çekti ve kucaklayarak ateşli bir şekilde öpmeye devam etti. “Bebeğim çok beklettin, çok özlettin. İstanbul seninle sikiştiğim günden bugüne çok çiftin kadını ile beraber oldum ama senin tadını, kokunu sevişmeni, sikişmeni unutamadım. Sen nasıl güzel bir orospusun. Senin amcığın tadı ile dudaklarının ateşi hala sikimin üzerinde duruyor” diye konuşurken eteğimin altına daha doğrusu içine girdi ve amcığımı emmeye yalamaya başladı. Açık havada, bir ağacın altında ayakta ve doğal bir ortamda ilk defa amcığım yalanıyor, emiliyordu. Ömer zaten bu konuda tanıdığım en iyi am yalayan erkeklerden birisiydi. Ağaca yaslandım ve gözlerimi kapayarak Ömerin işini yapmasına izin verdim. Harika yalıyordu, Serin rüzgar bir taraftan saçlarımı uçuştururken bir taraftan amcığımın kumanda ettiği beynimi de bir erkek uçuruyordu. Harikaydı ve Ömer’in ağzını kadınlık sularımla doldururken sarsılarak boşalmıştım bile.
Tüm bunlar bir anda olmuştu ve Metin ile evlendikten sonra onun ************** (her ne kadar Metin, beni Ömer'e emanet etmişti :)))))) ama) ilk defa bir erkekle öpüşmüş, amcığımı emdirerek boşalmıştım. Metin’in bugünün öncesinde bilgisi olduğu birkaç erkekle sevişmem olmuştu, hatta bunlardan birisi de Ömer idi ama şimdi durum farklıydı. Her ne kadar Metin ile Ömer imalı konuşmuş olsalar da bu durumu bir şekilde mutlaka Metin’e anlatmalıydım. Özellikle seks yaşamından soğuduğum bu son birkaç yıldan sonra bu kadar hızla seks yaşamına dönmem bir anda beni duygusallaştırdı. Hemen Ömer’in gözlerine bakarak telefon ile Metin’i aradım. “Aşkım, bil bakalım şu anda ne yapıyoruz?” Metin “Sikişecek haliniz yok sanırım, ya meyve yada çiçek topluyorsunuz” dedi. Telefonu elimden alan ve sesi dışarı vererek konuşan Ömer, “Dostum, acele gel. Burada çok güzel bir dut ağacı var, Sevda topladı, yedi ve şimdi bana yediriyor. Ama sen olmadan hiç lezzeti yok. Harika tatlı, hadi, çabuk gel, ben daha fazla yemeden seni bekliyorum” dedi. Metin “wooowwww süper. Bunu duyduğuma çok sevindim, karımın dutu çok tatlıdır. Siz ara vermeyin, beni beklemeyin keyfinize bakın” dedi ve telefonu kapattı. Rahatlamıştım. Sevdiğim adam, Kocam bana Ömer ile sevişmeme devam etmek için izin vermişti. “Kocama aşığım, onu çok seviyorum” diyerek tekrar Ömer’in dudaklarına yapıştım. Ömer’de boş dururmu… Hemen elbisemin askılarını indirerek memelerimi ortaya çıkardı ve onları emmeye, ısırmaya başladı. “Aslanım benim, erkeğim ye memelerimi, em, ısır onları. O memeler kocam ile senin… ohhhhhhhh… harikasın canım…” diye başını memelerime bastırmaya başladım. Ömer memelerimi emerken eli de boş durmuyor amcığımı okşuyor, seviyor arada da parmağını içine sokuyordu. “aman tanrım… ne harika bir duyguydu bu… neden birkaç yılımı boş geçirmişim….” Diye düşünüyor adeta boş, seks yapmadan, sikişmeden geçirdiğim zamanın intikamını alırcasına tüm benliğimle sevişiyordum….”Ahhhh… Metin de gelse, keşke iki erkek beni birlikte sikseniz…. Ohhhhhh… erkeklerim benim…” diye konuşarak sevişmeye devam ediyorduk. Ben birkaç kez daha boşaldığımı hissettim ama Ömer hala dimdik idi… Eğildim, Kapri pantolonunun önünü açtım ve sikini elime aldım. Taş gibi sert ve ateş gibi yanıyordu… “Ohhhh bebeğim… senin dudaklarını, dilini bu sikim nasıl özledi bilemezsin… Sen tanıdığım kocasının en güzel orospususun, fahişesisin… Sizleri iyi ki tanımışım…ooohhhhhhhhh” diye Ömer gözleri kapalı konuşurken Dilimle sikini adeta yeniden keşfediyor gibiydim. Diğer elimle taşaklarını okşuyor hatta götüne doğru hamleler yaparak onu azdırıyordum. Sikinin tamamını dudaklarım ve dilimle severken “geliyorum bebeğim” dedi. Gözlerine bakarak “ağzıma boşalabilirsin” işaretini vermemle ağzıma boşalması bir oldu. O kadar doluymuş ki dölleri nerdeyse ağzımdan taşacaktı….Sikini yavaşça elime aldım, ağzımdakileri kenara boşalttıktan sonra ayağa kalktım ve Ömer’in dudaklarına yapıştım. Karadut tadı, döl tadı, amcığımın tadı karışmış harika bir koku ve tad armonisi oluşmuştu. Ömer, “bebğim inan harikasın, sen müthiş bir kadınsın, Metin de sende birbiriniz ile beraber olduğunuz için çok şanslısınız” diyerek sıkıca beni sardı ve alnımdan öptü.
Tam o anda “Dut ağacı bumuymuş” diye Metinin sesini duyduk. Ona doğru dönmemiz ile Metin’in gülmeye başlaması bir oldu. Meğerse ömer ile ikimizin dudaklarımızın ve ellerimizin değdiği hemen her yerimiz dut lekesi olmuş. Bizde gülmeye başladık. Metin, yanıma geldi “nasılsın karıcığım” dedi ve direk dudağıma yapıştı, uzun uzun emdi ve öptü. “Hımmm…. bu dudaklarda ne güzel tatlar birikmiş böyle. Bana da kısmet oldu” diyerek ikimize de adeta teşekkür etti. Ama ben kocacığımı tanımazmıyım, böyle söylemesinin anlamı ”haydi devam edelim” idi ve elimi sikine atınca onun da sikinin sertleşmiş olduğunu gördüm. Ömer bizi izlerken ben de Metin’in sikini dışarı çıkardım ve az önce yaptıklarımı sevgili kocamın sikine yapmaya başladım. Emiyor, dudaklarımın arasında kaydırıyor, dilimle daireler çiserken diğer elimle taşaklarını okşuyor ve götünü hafiften parmaklıyordum. Bir anda birkaç yıl önceki orospu Sevda olduğumu hissettim. Bu beni daha da azgınlaştırdı. “Ömer, haydi gel.. tekrar getir sikini” dememle Ömer’in sikini ağzımda buldum. Artık ağzımda iki sik vardı. Birisi Kocamın en çok sevdiğim sik, diğeri de dostumuz, sırdaşımız Ömer’in siki. İki ayrı ama iki güzel lezzet ve tat ağzımdaydı. Mutluluk ve zevk sarhoşu idim adeta. Keyifli iki siki emdim ve hazır olduklarını anladığımda Ömer’in önünde domaldım, eteğimi kaldırdı, tangamı kenara sıyırarak göt deliğim ile amcığımı emmeye, yalamaya başladı. Amcığımın suyunu diliyle göt deliğime taşıyarak oraya ıslatmaya başlamasıyla ne yapacağını anladım. Ohhhhh”Ömer yine eskisi gibi götümden sikecek… ooooffffff ne güzzeeelllllll” Kocacığımın dün gece çok çalışan ve yorulan sikini tekrar ağzıma alarak emmeye başladığım anda Ömer’in önce amcığıma sokup birkaç gidip gelmeyle islattığı sikini götümde hissettim. “Oooohhhhh erkeklerim benim… amcığımı da götümüde siz sikin. Sevda’nız sizi seviyor. Onu farklı yerlerde farklı sikin, hatta siktirin. Erkeklerim benim…. Ooohhhhh…. Hayvan gibisiniz… aygırlar, atlar gibisiniz… ohhhhh…” diyerek hem ağzımda emdiğim sikten ve hemde götümdeki yarraktan zevk alarak birkaç kez daha boşaldım. Kocam da ağzıma boşalmıştı. Kocacığımın tüm döllerini gözlerine bakarak yuttum. Ömer de götüme boşaldı. Ağzım kocamın döl tadı ile doluyken her iki sikicim ile kucaklaşarak üçümüz aynı anda dillerimiz ile dudaklarımız birbirine kenetlenerek öpüştük.
Terlemiştik. Birer sigara yaktık. İki erkeğe de sarıldım, dudaklarına teşekkür küçük teşekkür öpücüklerini kondurduktan sonra Metin “Yemek hazır, onun için gelmiştim ama buradaki yemek nefisti” diyerek gitmemiz gerektiğini belirtti. Birlikte üzerlerimizi toparladık, bu arada Ömer’in imalı, esprili lafları ile gülümseyerek birkaç dut daha yedik. Bağda hazırlanan masaya doğru yola çıktık. Bu defa sevgili kocacığımın kolunda idim ve çok mutluydum.
Yemekte bağdan koparılan taze sebzeler, peynir zeytin ve zeytinyağı ile kendi üzümlerinin şarabı vardı. Metin araç kullanacağı için bir kadeh tadımlık içti ama ben nerdeyse yarım şişe şarap içtim. Birkaç şişe şarap ta evde içmek üzere arabamıza şaraplarımızla birlikte herkese teşekkür ederek aracımıza bindik. Bağ bozumu şenlikleri için yapılan daveti kabul ederek mutlaka geleceğimiz sözünü verdik. Elbette benim aklımda Ömer ve/veya başka dostlarla, olmuş üzümlerin arasında neler yaşanabilirin senaryosu kurgulanmıştı. Gösterilen misafirperverlik ve ikram edilen her şey harikaydı. Kısa bir hafta sonu olarak planladığımız “Swinge geri dönüş”ümüz müthiş bir lezzet ve keyiflerle bitmişti. Bundan sonra nerde ve kimlerle nasıl bir sikiş yaşayacaktım gibi düşüncelerde Aşkım araç kullanırken ben uyumuş ve evimize nasıl geldiğimizi anlamamıştım. Metin site otoparkında arabadan inmeden gülümseyerek “Aşkım, seni çok seviyorum. Sen benim hem karımsın, hem de bu dünyadaki en güzel orospumsun. Sonsuza kadar birlikteyiz” demesi beni inanılmaz mutlu etmişti. Evet canım kocacığım, “bende seni çok seviyorum. Seni tanıdıktan sonra hiç aldatmadım ve aldatmayacağımdan da emin olabilirsin Aşkım” diyerek sarıldım ve öptüm.
Karım Sevda,
Çiftlikte Gang – Bang
Ömer’in Şarap bağı sürprizi, gezisi sonrası İstanbul’a döndük. Ben işe başladım, Sevda’da normal yaşama dönmüş ama artık hayata ve dotlara daha iyi bakar olmuştuk. Sevda ile gecelerimizde yaşadığımız anıları konuşuyor, bazılarını adeta tekrar yaşar gibi birbirimizin oluyor sevişiyor, sikişiyorduk. Bu keyif dalo gecelerin bazılarında ise yaşayamadığımız, yaşamak istediğimiz fantaziler gündeme geliyor, nasıl olabilir diye de konuşuyorduk. Bazen de porno filmlerde “biz bunu aynı böyle yaşadık” veya “tüh, bunu unutmuşuz” diyerek ah’lanıyorduk.
Yaşamak isteyipte yaşayamadığımız fantazilerden birisinin Sevda’nın 4-5 erkekle aynı anda sikişmesi olduğunu seyrettiğimiz porno filmler sayesinde farkettik. Bunu Sevda da istiyor bende istiyordum. Aynı anda 4-5 tane erkeğin Sevda’yı karşımda sikmeleri müthiş bir fantaziydi. Bunu düşünerek ve konuşarak defalarca sikiştik. Bunu mutlaka yaşamalıydık ama nasıl ve nerde, hangi erkeklerle?
Her ne kadar İstanbul’da yaşasak ta burada bu kadar çok güvenilir erkeği aynı anda bulmak nasıl olacaktı ve yine yaşanabiliecek küçük bir olumsuzlukta Sevda’nın tavrı değişebilirdi. Bunları biliyordum ama çözüm de bulmalıydım çünkü her ikimizde istiyorduk. Birkaç internet sitesinde sayfamıza gelen profilleri inceledim ancak tam güvenilir kimse bulamadım. Yazıştığım kişiler mangalda kül bırakmıyorla, konuşurken 3-5 postadan aşağı bırakmam, öyle sikerim, böyle sikerim diyen tipleri Cam görüşmesinde görünce bazılarının pısırık tipler, bazılarını yazdıkları gibi olmadıkları, bazılarının herşeyi bizden bekleyen beş parasız tipler olduklarını görünce bu konuda güvenilir dostlarla bunun yaşanmasının en doğru yol olduğuna karar verdim ve son dönemlerde bize eşlik eden Ömer’e bu fikrimi açmaya karar verdim.
Ömer, Sevda’ya 5 erkek bile yetmez kanka, o isterse hepimizi bile siker diye gülerek benim düşünceme yanıt verdi. Kendilerinin İzmir’de birkaç kere benzer partileri yaptıklarını söyledi. Nasıl ve nerde yaptıkları soruma da; Urla’da arkadaşının sahip olduğu bir Zeytin çiftliğinde rahat bir ortamda eğlendiklerini, son derece güvenilir 3 erkek arkadaşının olduğunu, Sevda’yı tanıdığını ve onu mutlu edeceklerini anlattı, detaylar konusunda da kendisine güvenmemizi istedi. Ancak bizim bunun için İzmir’e gitmemiz gerekiyordu. Ben konuyu Sevda açtım, mantık çerçevesinde düşününce de İzmir’e gitmeye ve orada Ömer’in organizasyonu ile bu hazzı yaşamaya karar verdik. Ömer’e kararımızı bildirdik ve günü kararlaştırdık. Ancak Ömer’in bir şartı vardı. Biz hiçbir şeye karışmayacak sadece ona güvenecek ve dediklerini yapacaktık.
O gün gelince sabahtan İzmir’e gittik, Ömer bizi havaalanından aldı, kapalı otoparktaki arabasında hoş geldin öpüşmelerini keyifle izledim. Önce kalacağımız otele gittik. Otelde kahve içerek hem biraz özlem giderdik hemde program hakkında bilgi aldık. Öğleden sonra ben, Ömer’in Hakan ve Levent isimli arkadaşları ile buluşacak ve oradan Levent’in çiftliğine gidecektik. Levent ve Hakan ve diğer erkekler benim Sevda’nın kocası olduğumu bilmeyeceklerdi. Bende Ömer’in bir arkadaşı olarak, İstanbul’dan gelen Ömer’in azgın kadın arkadaşını grupta sikecek bir katılımcı olacaktım. Bu düşünceyi duyunca ben çok heyecanlandım, herkes gibi bende karımı bir orospu gibi görecek ve diğerleri ile birlikte bir yabancı gibi sikecek, sikilmesine katkıda bulunacaktım. Sevda’da Ömer ile birlikte İstanbul’dan tanıdığı özel bir arkadaşı gibi çiftliğe gelecekti. Ben, diğer erkeklerle çiftliğe giderken yolda karım Sevda hakkında konuşulanlara tanıklık edecektim. Sevda’da bu fikri çok sevdi. İlk defa böyle bir deneyim yaşayacaktık.
Ömer beni Levent ve Hakan ile pasaportta buluşturdu, tanıştırdı. Ben Ömer’in Ayvalık’ta yaşayan bir arkadaşıydım. Ayvalığı bildiğim içim hiç sorun olmayacaktı. Ömer, Sevdanın uçağının geciktiğini, bizim çiftliğe gitmemizi söyledi ve biz 3 erkek Leven’in arabasıyla yola çıktık. Yolda tanışma ve genel konuşmalardan sonra bir markette durduk biraz yiyecek ile birlikte Ömer’in sipariş ettiği içki, çerez ve meyveleri aldık. Tüm siparişler Sevdanın sevdiği cinstendi, Ömer bu işi biliyordu ? Sevda, bugün uçacaktı, bunu şimdiden hissetmeye başlamıştım. Hepimizde gelecek kadının nasıl birisi olduğunu bilmiyor, merak ediyorduk, tahminle yapıyorduk. Ortak kanı Ömer getiriyorsa keyifli sikiş yapacağımız ateşli ve azgın bir kadın olduğuydu. Ben başka kimse olacak mı diye sorunca Levent, çiftliğine bakan yarıcı ile birlikte toplam 5 erkek olacağımızı söyledi. Bu arada Hakan ve Levent’in 45li yaşlarda, farklı özel şirketlerde yöneticilik yapan ama swing ortamını bilen, kibar ve Ömer ile de dostlukları uzun yıllara dayanan kişiler olduklarını öğrenmiştim. Sevda’ya çok güzel bir çiçek ve çikolata kutusu bile yaptırmışlardı. Benim boş olduğumu öğrenince de “üzülme kanka, bunları hepimizin adına hazırlattık” zaten dediler.
Yaklaşık 1 saatin ardından çiftliğe ulaştık. Çok büyük bir yer değildi. Ağırlık zeytin ağaçlarının olduğu çeşitli meyve ağaçları çevrili bir yerdi. Ortaya yakın bir yerde iki katlı bir ev ve önünde büyükçe bir terası vardı. Terasta oturmak için büyükçe bir masa hemen içeride ise geniş ve rahat çekyat görünümlü deri koltuklar ve ayrıca büyükçe bir banyo vardı. Koltukların karşısında büyükçe bir TV seti ve duvarlarda da erotik resimler burasının zaman zaman sikiş partileri için kullanılan bir yer olduğu intibasını hemen yaratıyordu. Tam anlamıyla Sikseler kimsenin duymayacağı, görmeyeceği bir yerdi..
Biz araba ile içeriye girip eşyaları boşaltırken çiftliğe bakan ve oranın yarıcısı tabir edilen kişi geldi. Adının Mustafa olduğunu öğrendiğim bu kişi kaba saba bir köylüydü, Nasıl bir özelliği vardı da Ömer bu kişiyide çağırmıştı tam anlayamamıştım ama Ömer’in mutlaka bir bildiği vardı. Mustafa, “Nerede sikeceğim karı” diye sordu, Levent, “acele etme, sabırlı ol. Bizde görmedik ama sağlam bir orospu olmasa Ömer hepimizi buraya toplamaz, bak Metin’i de taaaa Ayvalık’tan çağırmış” deyince, Mustafa da bana “hoş geldin” dedi ve elini uzattı. Tokalaştık, Mustafa’nın avucun içinde benim elim nerdeyse kaybolmuştu. Böyle olunca Mustafa’nın sikininde eli gibi kocaman olmasını diledim. Hep birlikte çevreyi düzelttik, masayı hazırladık, ben banyoya gittim ve orayı tekrar temizledim, çünkü Sevda’nın bu konuda saplantı derecesinde titizliği vardı. Bu arada Levent’te DVD ye 5-6 saatlik Gang-Bang filmlerini yükledi. Normal şartlarda böyle bir yerde sikişmeyi hiçbir zaman aklından geçirmeyen Sevda ilk defa böyle bir ortamda sikişecekti. Tüm bu hazırlıkları yaparken diğer 3 erkek ile birlikte bende “bozuntuya vermemek adına” Sevda ile ilgili tahminlerde bulunuyor, nasıl bir kadın olduğu yorumlarını yapıyor, nasıl ve nerede, hangi pozisyonda sikeceğimizi konuşuyor, hayalini kuruyorduk. Kimisi Sevda yı koca emeli ve koca götlü olarak tanımlarken bazıları sarışın olma ihtimalinden bahsediyor, kimisi azgın bir dul olduğuna iddiaya giriyordu. Esmer ve kıllı amcığı olan bir kadın olarak ta tarif ediliyordu… Oysa hiçbiri doğru tahmin yapamıyordu. Bu arada Hakan’ın “arkadaşlar, herkesin siki ve taşakları temiz mi, kadının böyle bir saplantısı varmış, kıllı sevmezmiş ona göre” uyarısına herkes, gülerek elbette diye yanıt vermişti. Anladım ki Ömer, Sevda’nın hassas olduğu konularda herkesi önceden uyarmıştı.
Bizim çiftliğe ulaşmamızdan yaklaşık 1 saat sonra Ömer ile Sevda geldiler. Sevda Kırmızı, son derece rahat ancak derin dekolteli bir elbise giymişti. Tıpkı Kırmızılı Kadın filmindeki gibiydi. Sarı saçlarında kırmızı toka, Kırmızı ayakkabıları ve kırmızı makyajı ile adeta antik çağdan çıkıp gelen Tanrıçalar gibiydi. O anda orada herkesin dilinin kuruduğuna, nefeslerinin kesildiğine şahit oldum. Göğüs dekoltesi ve içindeki dantelli sütyeni nefisti. Benim için altına giydiği tangayı tahmin etmek zor değildi. Bende diğer erkekler gibi hayranlıkla karıma bakarken, karımı az sonra sikecek erkeklerle aynı tepkiyi veriyor ama ben çok daha fazla heyecan duyuyordum. Ömer, “beyler, size Sevda hanımı tanıştırayım. Kendisi benim İstanbul günlerimden arkadaşımdır. Evlidir zaman zaman eşi ile birlikte ortamlara katılır ama bu İzmir ziyaretini kendisi yalnız yapmak istedi, şu an eşinin bu ortamdan haberi var. Sıradışı bir gün yaşayacağına da ben söz verdim. Sizlere de güveniyorum” dedikten sonra “Hakan, Levent, Mustafa İzmir’den, Metin ise Ayvalık’tan benim arkadaşlarım”dır diyerek bizleri tanıştırdı. Bu arada canım karıcığımın benim gözlerime bir bakışı vardı ki… anlatamam. Herkesin siki adeta demir gibi olmuştu. Sevda, son derece seksi bir edayla bir adım öne çıktı, “sizleri tanımak güzel, buraya felekten bir gün çalmaya geldim, kendi doğrularıma ve karşılıklı saygı esasına göre hep birlikte eğlenebileceğimize inanıyorum. Burada yaşananların burada kalmasını dilerim” diye konuştu. Sonra da Ömer’e “aşkım bana ne ikram edeceksin, susuzluktan dilim kurudu” diye işveli bir şekilde seslendi. Ömer de masaya geçmeyi önerdi. Keyifli bir şekilde masaya geçtik. Sevda Mustafa ve Hakan’ın ortasına oturdu. Ben ve Levent -DVD ye koyduğu filmleri açtıktan sonra- karşısına, Ömer de masanın kısa kenarına… Mustafa adeta ****** misali Sevdanın içine düşecekmiş gibi oturuyor ona dokunabilmek, hizmet edebilmek için adeta yırtınıyordu. Sevda “Sağolsun Ömer beni havaalanından aldıktan sonra otele götürdü. Hazırlanırken aklıma şeytanlık geldi, onu bir bahane ile yukarı odaya çağırdım ve orada yanımdaki tatlıdan bir parça ikram ettim” deyince buraya gelmeden Ömer’in otelde Sevdayı siktiğini anladım. Fahişe karım, eminim ki buraya amcığında Ömerin dölleri ile geldi. Kimbilir o dölleri ilk kime yalatacaktı ?
Masada Rakı ve şarap vardı. Sevda her ikisini de severdi ama rakı ile başlamayı tercih edince herkes rakı içmeye karar verdi. Kadehler doldu ve ilk kadehler fondip yapıldı. Bu arada Levent, hepimiz adına alınan iç çamaşırı, çiçek ve çikolatayı Sevdaya verdi, karşılığında da öpücüğü aldı. Hakan, hediyeyi hep birlikte aldık, bize öpücük yok mu deyince tatlı orospum Hakan, Mustafa ve en son da beni öptü. Öperken kulağıma “nasılsın kocacığım, bugün gavatlıkta Nirvana yapacaksın. Ödülünü hem otele dönüşte ve hemde İstanbul’da alacaksın. Şimdiden teşekkür ederim”i fısıldadı. Çok keyiflenmiştim. Sevda TV’deki gang-bang filmini görünce “ohaaaa… ulan bu kadar erkek bir kadını mı sikiyor”u kahkaha eşliğinde söylerken adeta bende istiyorum der gibiydi. Elinde rakı kadehiyle erkeklerin etrafında dolaşmaya başlayan tatlı fahişem erkekleri sikişmeye davet eden seksi kıyafeti ile adeta porno film yıldızı gibiydi…
Herkesi gözüyle süzdükten sonra “…hımmmm buranın sahibi olarak çok mu sikiş partisi düzenliyorsun, anlat bakalım” deyip Levent’in kucağına oturdu ve dudaklarına yapıştı. Artık kuş serbestti, erkekler serbestti… Mustafa hemen kocaman elini Sevdanın kalçalarına koyarak “ooooffff beeeee. Yumuşacık avrat lan bu… bunun amına koymazsam bana da sikici Musti demesinler” diyerek Sevda ya sarıldı… Sevda’nın Mustafa’ya “yavaş ol canım” derken bana bakmasından Ömer’in dölleri ile dolu amcığını önce Mustafa’ya yalatacağını anladım. Ulan orospu, seninle gurur duyuyoum Helal olsun sana…
Levent ile bir süre öpüştükten sonra, ayağa kalktı, TV’nin karşısındaki koltuğa giderken, Mustafa’ya , gel seninle biraz film izleyelim, kadını nasıl sikiyorlar görelim deyince önce Mustafa, sonra da hepimiz koltuklara geçtik. Ömer “ben hem film hem de sizi izleyeceğim” diyerek masada kaldı. Aşkım koltuğa oturdu, bacaklarını kaldırdı ve yana açarak koltuğa koyarken Mustafa’ya “bak bakalım ne göreceksin” diye amcığını ve onu örtemeyen kırmızı dantelli tangasını gösterdi. Mustafa hemen diz çökerek yanaştı ve bir hayvan gibi karımın amcığını emmeye başladı…. Sevda “yavaş laannnn, bu amcık tek senin değil, bugün bunu kaç kişi tadacak, kibar ol ayı” deyince Mustafa yavaşladı ama aslında Ömer’in dölleri ile dolu amcığı emmeye, yalamaya başladı. “Ohhhh… ne tatlı amcık bu, vıcık vıcık ıslanmış, sikilmeye hazır” sözlerini hırıltılar eşliğinde söylüyordu ama eminim ki kendi bile duymuyordu. Bu arada diğer tüm erkekler soyunmuştuk. Karşımızdaki bu görüntüden kalkmış siklerimizi sıvazlıyorduk. Ben ayağa kalktım ve karıma yaklaştım, karım beni görünce sikimi tutu, gözlerime baktı, kendine doğru çekti, dudaklarımdan öptükten sonra sikimi emmeye başladı…. Ooofffffff tanrım ne harika kadındı bu, sadece sikimi emmiyor, iliklerime kadar somuruyordu…… Hakan ve Levent’in geldiğini görünce ben kenara çekildim. Artık karım 3 azgın erkeğin arasında idi. Mustafa hışımla amcığını emiyor ve yalıyorken Levent ve Hakan da siklerini ağzına dayamışlar adeta boğazını yırtacakmış gibi peşi sıra ağznı sikiyorlardı. Aynı anda elleri de boş durmuyor, sütyeninden çıkarttıkları memelerini yoğuruyorlardı. Karım da kendinden geçmişti… Çıkardığı seslerden boşaldığını anlamıştım. Ömer ile göz göze geldiğimizde keyiflendiğimi şerefine kadeh kaldırarak göstermiştim. “Bu adam iyi adam, bizi anlayabilen, güvenilir birisi” diye içimden geçirdim. Levent ile Mustafa yer değiştirmişti, Mustafa’nın sikini görünce de inanamadım, aynı elleri gibiydi, kocaman ve kapkalın. “Ulam bunu nasıl ağzına alır, nasıl amcığına sokar” diye düşünürken Sevda’nın “Ohaaaaa…. Bu ne lannn… Bu kadar yıllık orospuyum böyle yarrak görmedim. Nerde büyüttün lan bunu” demesini hiç unutmayacağım. Sonra büyük bir iştahla Mustafanın yarrağını emmeye yalamaya başladı. Aynı anda Levent yere yatmış, Sevdayı üstüne almıştı. Mustafanın yarrağını emen karımın amcığını Levent Sikmeye başlamıştı. Bu manzara çok keyifliydi. Hakan da daha fazla dayanamadı ve Sevdanın götünü önce yalayıp ıslattıktan sonra sikini kökledi. Sevdam sikiliyordu hemde aynı and 3 deliğinden de, hemde 3 ayrı yarrak yiyordu… Sikim patlamak üzereydi… Kalktım, yanlarına gittim, karım sikilirken 31 çekmeye, sikimi okşamaya başladım… Hortumla bahçe sular misali karımın sırtına boşaldım…Offffffff, harikaydı…. Sonra döllerimi ellerimle karımın tüm bedenine yedirirken önce Mustafa Karımın ağzına boşaldı ve karım da damlasını boşa götürmeden tüm dölleri yuttu. Ardından da Levent ve Hakan boşaldılar. Bu arada karım kaç kez boşaldı saymadım. Harikaydı… Terli bedenler, döl kokuları, rakı kokuları ile karışmıştı…. Herkes gülümsüyordu. Sevda, tam bir vamp kadın havası ve yırtılmış ama çıkmamış kırmızı elbisesi ile Ömer’in yanına geldi, gözlerine bakarak sikini eline aldı ve sanki ilk defa görüyormuş gibi emmeye, yalamaya başladı. Ben anlamıştım, bu adeta teşekkür emmesiydi. Zira yaklaşık 2 saat önce otel odasında bu sik ile neler yaşamıştı, onlar biliyordu ama bu daha başkaydı. Şimdi 4 erkek Ömer’in siki ile Sevda’nın dansını izliyorduk. Sevda Ömeri tamamen soydu, koltuğa oturttu, sadece siki ve taşakları ile oynamaya başladı. Başını diliyle seviyor, taşaklarını emiyor, daha aşağı inerek götünü de dilleyerek tekrar yukarı çıkıyordu. Boşalacağını anladığı anlarda dilini ve dudaklarını Ömer’in sikinin başından çekiyor ve saniyeler sonra tekrar başlıyordu. Bunun sürecin oldukça uzun sürmesini isterken bize Show yapıyordu. 4 erkek v 4 kazık gibi olmuş sik bir kadının dili ile dudaklarına kilitlenmişti. Herkes sikini okşuyor, yavaş yavaş ta olsa bir çeşit 31 çekiyordu… “Vayy amına goduğum avradı, vay orospu vay, neler yapıyor, bize neler gösteriyor lan bu garı. Ulan bunun kocası ne şanslıdır, kimbilir. Bize bunları yapan kocasına neler yapmaz ki” sözü Mustafa’nın ağzından dökülürken tekrar kalkan o kocaman sikini tükürükleyerek kendinden geçmiş halde karımı izliyordu. Sevda, benim gözlerimin içine bakarak, “biz kocamla birbirimize aşığız, onu çok seviyorum. O da buraya gelmek isterdi ama özel bir nedenden gelemedi, sadece eğlenmem için beni gönderdi. Dönünce sizin selamlarınızı ve her ayrıntıyı detaylıca anlatacağım” sözleri neredeyse sikimi patlatacaktı. Bu arada Hakan, şarap şişesini getirdi ve ömerin kucağına tersten oturarak götüne aldığı sikin keyfini süren Sevdanın memeleri ile birlikte heryerine dökmeye başladı. Şarap kokusu, ter kokusu, ahlamalar, ohlamalar, inlemeler herkese sikişmenin doruklarını yaşatıyordu. Hemen bu fırsattan istifade ederek Sevda ile Ömerin önüne oturdum ve bir anda karıcığımın amcığını yalamaya başladım. Harikaydı, nefis kokuyordu. Arada dilim Ömerin taşaklarına da değiyordu ama, olsun keyif alıyordum. Sevdanın amcığının iyice vıcık vıcık olduğunu görünce tatlım, bebeğim diyerek bende amcığına girdim. Artık karımı Ömer götünden, ben amcığından sikiyordum. Mustafa da o kocaman sikini Sevda’nın ağzına vermişti, bu sıkışık ortamda Mustafa’nın sikine Sevda ile birlikte birkaç dil de ben atmış oldum.
Sevdanın bu pozisyonda kaç kez boşaldığını bilmiyorum ama hepimiz Sevdanın amcığına, götüne ağzına, memelerine sırtına boşaldık. Sevdayı döl manyağı yaptık dersem yalan olmaz. O anki mutluluğu inanılmazdı, gördüğüm en şahane kadın manzaralarından birisi idi. Yorgunluktan gözleri bayılmış halde benim dudağımdan öptü, elimi tuttu ve “beni duşa götür” derken içten teşekkür ettiğini biliyordum.
Birkaç saat daha çiftlikte eğlendik, sohbet ettik. Sevda kendisine alınan hediyeleri denedi, alanlara tek tek teşekkür etti. Mustafa’nın koca yarrağını üstüne oturarak amcığına aldı, Hakan ve Levent ile aynı anda tekrar sikişti. Sonuçta keyifli bir gün yaşamış olarak Ömer bizi otele bıraktı. Ertesi günü de Pasaport’ta güzel bir kahvaltı sonrası uçak ile İstanbul’a döndük. Şimdi artık sık sık İzmir’deki arkadaşları ve orada yaşadığımız güzel günü anarak sikişiyoruz.
Karım Sevda
Nilsun & Timur ile İstanbul’da ilk tanışma…
Hem kadın ve hem de erkekler için her yeni beden yeni heyecanlar ve zevkler anlamına gelir. Her ne kadar grup seks partnerleri olsa da yeni heyecanlar yeni dostlar edinmek için arkadaşlık sitelerinde gezmeyi, buralardaki profilleri incelemeyi, hikayeleri okumayı ve yaşadığım, duyduğum güzel anıları paylaşmayı seviyorum.
Yabancı bir sitede dolaşırken Almanya’da yaşayan bir çift “Nilsun ve Timur” dikkatimi çekti. Çok güzel fotoğraflar eşliğinde basit ama çekici bir profil bilgilendirmesi vardı ve yılda birkaç kez Türkiye’ye tatile geldiklerinden bahsediyordu. Herşey yazdığım basit bir mesajla başladı. İstanbul’a kısa bir süre için geleceklerini, birkaç gün kalıp geri döneceklerini, en azından bir kahve içebilecek zaman ayırmaya çalışacaklarını belirten bir mesaj alınca onların gelecekleri haftaya ait iş planlarımı gözden geçirerek seyahat planlarımı hemen erteledim.
İstanbul’a geldiklerinde dönüşlerinin bir gün öncesi için Beylikdüzü’nde yeni açılan bir AVM’de buluşmak için sözleştik. Gittim, hoş bir çift vardı karşımda, aynen fotoğraftakiler gibi. Nilsun, düz siyah saçları, derin bakan siyah gözleri, hoş dudakları ve biçimli vücut hatları ile etkileyici bir Kadın görünümündeydi. Timur ise oldukça yakışıklı, iri ama yumuşak bir mizaca sahip erkek algısını kolayca veriyordu. Hafif kırık Türkçeleri ile başlayan sohbetimiz kahve’lerin arkasından kırmızı Şarap eşliğinde birşeyler atıştırmaya dönüştü. Karşılıklı birbirimizi, deneyimlerimizi ölçme soru ve sohbetleriyle zamanın gecenin bir yarısına ulaştığını anlamamıştık bile. Genel kanı, hepimizin birbirimizden hoşlandığı ancak daha planlı bir seyahat ve zaman diliminde güzel paylaşımlar yapılabileceği idi. Her ne kadar sohbetin bu aşamaya gelmesi beni sevindirse de gecenin daha mutlu bitebilme ihtimali bile olabilirdi.
Araca binip kaldıkları yere götürmek için yola çıktık. Araçta, Timur ile Nilsun’un arkaya oturmalarını, onlar arkada rahat bir şekilde otururlarken ben keyifle araç kullanabileceğimi belirttim. Timur tüm geceki süreçte daha pozitif ve daha istekliydi ancak Nilsun kendini çok hazır hissetmediğini imalı da olsa birkaç kez belirtmişti. Yavaş yavaş araç ile otoparktan çıkarken Timur, Nilsun’u kendine çekmiş ve ikna etmeye yönelik bir şeyleri kulağına fısıldamaya başlamıştı bile. Otopark’tan çıkıp kalabalık İstanbul trafiğinde gece dur kalklarla yol alırken herkesin rahat sohbet ve davranışları az da olsa Nilsun’a da sirayet etmiş ve o da Timur’un bazı hareketlerine karşılık vermeye başlamıştı. Bunu farkedince bende gideceğimiz yere artık en yavaş hızda ve en uzak yoldan gitmeye karar vermiştim. Birkaç dakika sonra Timur’un, karanlıktan faydalanarak sikini çıkardığını ve Nilsun’un eline verdiğini gördüm. Nilsun, Timur’un siki ile oynarken ve bu saatte uygun bir başka çift arkadaşlar varmıdır diye sordu. Bu soru güzeldi ancak hafta içi ve gecenin ilerleyen bu saatinde uygun çift bulmak zordu buna rağmen ben en uygun olabilecek Nedim&Hande çiftini aradım. Nedim’den, yeni yattık, yarın sabahleyin toplantımız var, maalesef uygun değiliz yanıtını aldım. Öyle olunca bu defa Buket Yılmaz çiftini aradım onların da telefonları kapalı idi. Nilsun “maalesef bu gece kimseye ulaşamadım” yanıtıma üzüldü, “şansımız yokmuş, bir başka sefere” diye konuyu kapatmak istedi. Ancak Timur, kendisinin çok azdığını, benim de uygun olduğumu belirterek Otele gitmeyi önerdi, hatta sadece önermedi Nilsun’a ısrar etti. Nilsun’un itirazları yumuşayınca ve Timur’dan “tamam, otele gidebiliriz” lafını duyunca hemen bende yönümü Beylikdüzü Tüyap’a ve onun içindeki büyük Otele çevirdim.
Timur ve Nilsun’u otel kapısında indirip, en üst kattaki barda beni beklemelerini söyledikten sonra aracı otoparka park ettim. Büyük yataklı bir odanın anahtarını aldıktan sonra Bar’a bende çıktım. Hepimiz rahatlamış bir şekilde müzik eşliğinde birer kadeh daha içki içtik ve odaya indik. Ben hemen duşa girdim, çıkınca Timur ile Nilsun’un sevişmeye başladıklarını gördüm. Birkaç dakika onları seyrettim. Çok güzel sevişiyorlardı, öpüşmeleri, birbirlerine dokunmaları, bakışları, her şey ama her şey adeta “kumrular gibi aşkla sevişen bir çifti” gösteriyordu. Sikimin kalktığı hissettim, Nilsun’a yaklaştım, derin gözleri ile önce kocasına, sonra bana baktı, gözlerini kapattı ve sikimi emmeye başladı. Başlangıçta başını alıp emerken dudakları ile dilini yavaş yavaş sikim boyunca hareket ettiriyor, sikimi sonuna kadar ağzına alıyor, diliyle dairesel hareketler eşliğinde tekrar çıkarmaya başladı.. Çok keyifliydi. Bu arada Timur’un siki de kalkmış, Nilsun’un ağzına yaklaşmıştı. Porno filmler haricinde hiç bu kadar hem kalın ve hem de uzun bir sik görmemiştim. Benimkinin en az 2 katı irilikte ve uzunlukta bir sik idi. Nilsun bir kocasının o muhteşem sikini yalamaya, bir benim sikimi yalamaya, emmeye başladı. Timur’un sikinin tamamını ağzına alması imkansızdı ama her iki siki de çok güzel emiyor ve yalıyordu. Ben artık patlayacağımı anlayınca sikimi Nilsun’un ağzından çektim ve yatırarak amcığını yalamak ve emmek için pozisyon hazırladım. Ayak parmaklarını emmeye, yalamaya, ayak bileklerine ufak ufak masaj yapmaya başladığım sırada Timur’da Nilsun’un memelerine sarılmıştı. Bir yandan da karısının kulağına “Canım karıcığım, bak ne iyi oldu geldiğimiz. Ömer’in siki tam istediğimiz gibi, seni götünden güzel güzel sikecek. Götünden yarrak yiyeceğin için çok mutlu olacaksın, aşkım” gibi sözler söylüyordu.. Ben Nil’in baldırlarından, kasıklarına ve amcığına geldim. Belinin altına bir yastık koydum ve önümde tüm muhteşemliği ile adeta bir gül gibi açılan amcığına önce koklayarak, sonra da küçük öpücükler, küçük can yakmayacak ısırıklar ile daldım. Çok tatlı ve suluydu, sanırım Timur’un kulağına fısıldadığı Götten sikişme arzusu onu iyice delirtmiş ve kudurtmuştu. Ben amcığını emdikçe iki eliyle de kafamı bastırmaya, amcığının sağına soluna sürtmeye ve hatta adeta içine sokamaya çalışıyordu. Ağzından anlamsız zevk kelimeleri ve hırıltıları çıkıyor,
Bazen Almanca, bazen de Türkçe küfürler ediyordu. “Hadi kocalarım, hadi erkeklerim, hadi sikin beni. Kocam amcığımı, Ömer götümü siksin. İkinizi de aynı anda içimde istiyorum” diyordu…
Timur, memelerini bırakmış o da Nilsun’un çiçek gibi önümüzde duran amcığına gelmişti. Şimdi iki erkek Nilsunun amcığını ve amcığından akan sularla ıslanan götünü yalıyordu. Aynı amcığı aynı anda yalayan iki erkek… Timur yatarken karısını çevirerek amcığı ağzına gelecek şekilde oturttu ve amcığını “tabiri caizse” resmen yemeye başladı… Bende Nil’in memelerini, ensesini ve kulak memelerini öpmeye yalamaya başladım, oradan da tekrar amcığına indim.. İki erkek yine Nilsun’un amcığında buluşmuştuk. “Hadi kocalarım, hadi erkeklerim sikin beni, yarrağa doyurun” diye Nilsun seslenmese biz am yeme ziyafetine devam edecektik. Timur “Ömer, Nilsun’u önce sen sikeceksin, hem de götünden, biz senin sikinin onun götüne uygun olduğunu sitede fotoğrafını gördüğümüzden beridir düşünüyoruz. Haydi götünden sik karımı” deyince ben Nilsun’u domalttım, “oooooffffff bu ne güzel göt, bu göt sikilmeden önce emilmesi, dillenmesi, dil ile sikilmesi gerekir” diyerek götünü dilimle ıslatıp, parmağımla masaj yapıp yumuşattıktan sonra yavaş yavaş sikimi dibine kadar sokmaya başladım. Önce sikimin kafası girdikten sonra derin bir “Ohhhhhhhhh” geldi. Timur “Canım karıcığım, Ömerin sikini götünde hissetmek güzel mi” diye sorunca Nilsun “aşkım, harika… tam götüme göre bir sik bulmuşsun bana. Teşekkür ederim aşkım” diyerek Timur’un sikini yalamaya emmeye başladı. Biraz durduktan sonra yavaş yavaş tekrar yüklenerek sikimi Nilsun’un götünün derinliklerine sokarken Nil’in zevk sesleri, yarı Türkçe yarı Almanca dökülmeye başlamıştı. Bu arada Timur’da o kacaman sikini tekrar karısının ağzına dayayarak Nilsun’un bu seslerini de kesmişti. Artık büyük yatağın üzerinde sınırsızca sikişen 3 kişi vardı. Tüm bedenler ter içinde kalmış, Nilsun’un parfümü ile amcığının suyu ve teriyle karışık kokusu erkekler üzerinde afrodizyak etkisi yaratıyordu. Uzun bir zaman geçmiş artık kendimizi tutamaz hale gelmiştik. Amcığının yalanması sırasında birkaç kez boşalan Nilsun’un götüne ben gelmek üzereyken Timur, Karısının ağzını dölleriyle doldurmuştu bile. Bende dayanamadım ve Nilsun’un götüne tüm döllerimi boşalttım ve üzerin yattım. Sikim, küçülmesi ile götünden çıktıktan sonra, ensesinden başlayarak tüm sırtını ve ayaklarının her noktasına kadar tüm bedenini teşekkür öpücükleri ile donattım. İlk parti bitmiş ve rahatlayan herkes gülümsüyordu…
Duşlar, sigaralar tekrar içkiler, espriler, fıkralar, yaşanmışlıklar derken Timur’un ve benim sikimde yine hareketlenmeler başlamıştı. Nilsun’da “kaç gündür İstanbul’da tanıdıkların yanında idik, sikişemedik, bu plansız buluşma çok güzel oldu… Haydi erkeklerim beni tekrar sikin ama bu sefer hem amcığımdan hem de götümden sikin” türünden bizi azdıran konuşmalar yaparak siklerimizle oynamaya başladı. Timur’un siki gerçekten çok muhteşem bir şeydi, onu elimle tutmak, karısının amcığa yerleştirme düşüncesi kafamda geçmeye başlamıştı ki sikimin inanılmaz derecede sertleştiğini fark ettim. Timur’un sikinden tutarak, Nilsun’a döndürdüm, “Nilsun’cuğum gel, şu kocanın muhteşem sikini tekrar ağzına al, ben bunu senin ağzına vermek istiyorum” dedim. Nilsun, bana döndü, göz kırptı ve kocasının sikini elimden emmeye başladı. Birkaç dil ve dudak darbesinden sonra gözlerime baktı, eliyle kafamı tuttu ve dudaklarına çekti. Artık Timur’un o kocaman siki Nilsun ile benim dudaklarımın arasındaydı. Fırçaydı, öpmeydi, yalamaydı derken 3 müz de zevk içindeydik. Bu arada Timur’da benim sikimi tutmuş, taşaklarımla beraber okşuyor seviyordu. Artık yatakta idik ve keyif alarak, zevk vererek sevişmeye başlamıştık. Bu defa Nilsun’u tost yapacaktık. Benimle beraber birkaç lkez Nilsun’un amcığına soktuğum sikimin amcık suyuyla parladığını gören Timur’da karısının amcık suyunu sikimden tatma zevkini yaşamaya başlamıştı. Daha sonra Nilsun, kocasının yarrağının üstüne otururken zorlanmış ama ıslak amcığı daha fazla dayanamayarak o muhteşem sikin tamamını içine almıştı. Şimdi de sıra bende idi ve bende Nilsun’u götünden sikerek tost yapacaktık.. Nilsun’un amcığının içinde hareket eden Timur’un siki amcık sularıyla ıslanmış, kayganlaşmış ve amcıkta buna alışmıştı. Yavaşca yaklaştım ve sikimi Timur’un sikinin üzerine gelecek şekilde Nilsun’un amcığına doğru bastırmaya başladım. Bu hareketi beklemeyen Nilsun, sert bir şekilde “hayırrr” derken, Timur “Ömer devam, siklerimiz karımın amcığının içinde buluşsun, durma” deyince ben tekrar yüklendim ve …. evet, 2 yarrak Nilsun’un amcığının içinde buluşmuştu ve ritm tutturarak hareket ediyorlardı. Nilsun “Ohhhhhh… bu çok zevkliymiş, iki yarrak amcığımda, iki erkek beni sikiyor… harikasınız, sikin beni erkeklerim… ohhhhh durmayın… hadiiiii, daha hızlı… ooooohhhh süoperrrrr, ben hep böyle siktireceğim artık… beni ikiniz hep böyle sikin….” Diyerek kasılmaya başlamış ve boşalmıştı. Bu kasılmalar peşpeşe devam edince önce ben sonra da Timur Nilsun’un amcığının içine boşaldık. Harika bir duygu ve zevk fırtınası idi… Önce ben Nilsun’un içinden çıktım, Sonra Nilsun, kocasının üstünden kenara dönerek yattı. Amcığı adeta döl tarlası gibi olmuş, kocası ile benim döllerim Nilsun’un amcığında birbirine karışmış ve dışarı akıyordu. Ellerimle o dölleri alıp Nilsun’un memelerine sürerek masaj yapmaya başladım. Sonra her iki memeyi erkekler paylaşarak sevdik, okşadık, öptük.
Harika bir gecenin sonrasında hem yeni dostlar tanımanın verdiği haz ve hem de zevki ile birlikte yeni bir günde güneş yükselmeye başlamıştı. Bir sonraki görüşmenin Almanya’da olmasını kararlaştırırken yavaş yavaş toparlanmış ve otelden çıkmıştık.
Almanya maceralarını da belki burada paylaşabilirim…
4年前