Dear mother-in-law2
Öncelikle hikayelerimi beğendiğini söyleyen ve merakla yenisini bekleyen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Fırsat buldukça yazmaya devam edeceğim. Hikaye kurgu bütünlüğünü bozmayacağım. Tema, hikayeyi sonlandırana kadar aynı olacak. Bir gün başka bi hikaye serisine başlarsam yine aynı tema olur. Sex hikayelerinde hele ki ****** olanlarda benim dikkat ettiğim husus çok önemli. Sırf bu yüzden beğenildiğinin ve merak uyandırdığının da farkındayım, biliyorum. O tema da malumun; ilişkinin kendi arasında bile aşikar olmaması, kayınvalide-damat ilişkisinin kendi aralarında bile bozulmaması....Şimdi anılarıma kaldığım yerden devam edeyim....Ertesi sabah işyerimde kendi kendime çakır keyif gülümsüyordum çayımı yudumlarken. Canım kayınvalidemle yeni evimizin ilk gününde, her eşyaya daha ilk kez dokunurken çatır çatır sikişmiştik. 4 saat yataktan çıkmadan sevişip yalaşıp sikişmiştik. Ahmet ''abi baya bi neşelisin Allah bozmasın'' dedi. ''Teşekkür ederim Ahmet Allah sana da nasib etsin'' dedim gülerek. ''Ne ima ettiğini anlamadım ama amin diyorum'' deyince baya bi güldüm. Muhtemelen ikinci evliliğim veya sevgilim var sandı. İki tahmini de doğru gibiydi. Ahh Ahmet ah ne sen sor ne ben söyliyim dedim içimden...Telefonum çaldı, arayan kayınvalideciğimdi.-Efendim sultanım-Oğlum tesisatçılar bugün gidecekler mi eve?-Yok anne bugün musait değiller yarın sabahtan gidecekler. 10 gibi çıkarız burdan-Tamam şekerim hadi seni tutmayayım ben kolay gelsin-Teşekkür ederim tatlım.Odada Ahmet olmadığı için tatlım demiştim dikkat ediyorum tabi ki. Jakuzi koydurmuştuk banyoya. Eksikleri tamamlanacak ve su bağlantıları yapılacaktı. Yan komşum olan tesisatçılar yapıyordu bu işi. Oğlum ne gerek var falan demişti kaynanam ama eşimle ben yapılsın dedik. Yapılınca onun da hoşuna gitti tabi. Yarın kaynanamı işe gelirken evine bırakacaktım. Ben de 10 gibi tesisatçılarla eve gidecektim. Şimdiden kaynanamla tekrar aşk yuvamızda yalnız kalacağımızı düşünmek azdırdı beni. Heyecanımı unutmak için başka şeylere dalmaya çalışıyordum. Eminim o da heyecanlıdır ve sabırsızlanıyordur.O gün bazı işler vardı eve erken gidemedim. Eşimden yarım saat sonra gidebildim eve. Akşam yemeğinde jakuzi yaptırmakla iyi yaptığımızı söylüyordu eşim. Kaynanam da önce gerek yok diye düşündüğünü ama sonra memnun olduğunu söyledi. Eşim hafta sonu benle jakuziye girmeyi düşünüyordu. Her türlü masaj yaptırmak için...Ertesi gün sabah 9 da kaynanamı evine bıraktım. Saat 10 buçuk gibi de tesisatçıları eve getirdim. 20 dakika sonra bağlantıları tamamlayıp gittiler. Onlar gidince kaynanam feracesini çıkardı. Yine mi sadece külotlu çorap var altında diye düşündüm bir an. Bu sefer siyah incecik bi tayt vardı. üzerinde de mor bir body.-Hemen gidecek misin şekerim yoksa bi kahve içer miyiz.-Acelem yok tatlım birer kahve içelim güzel ellerinden.-Oyyy bebeğim benim hemen yapıyorumDeyip iki eliyle yüzümü okşadı. Karşılıklı salonda kahvelerimizi içtik muhabbetle. ''Ben şu jakuzinin fıskiyelerini bi deneyeyim bi duş alayım'' dedim. ''Dene bakalım hadi. Senden sonra da ben gireyim. Bu antalyanın havasında zaten beş dakika dışarda durunca duş ihtiyacı hissetmemek mümkün değil''Duştan üzerime düşen ılık damlalar çok iyi geliyordu. Aklım kaynanamın taytının altındaki kabarık amındaydı. Vücut şampuanıyla vücudumu ovarken sikim füze gibi oldu bu düşünceyle. Biraz masturbasyon yaptım duşun atında. Sikimin damarları patlayacaktı. Kaynanamın sesi geldi o an dışardan. ''Oğlum vücut şampuanı orda değil mi'' ''evet burda anne'' dedim. Bu bir sinyaldi. Kaynanam damadını istiyordu benim gibi. Benden işaret bekliyordu canım benim. ''Anne sana zahmet olmazsa sırtımı lifleyebilir misin, yetişemiyorum biraz kaşıntı yaptı'' ''Tabi ki şekerim geliyorum.Üç dakika sonra kaynanam siyah saten bi külot sütyenle girdi banyoya. Banyonun ışığını açmamıştım. Küçük pencereden dışardan gelen ışık loş bi hava veriyordu banyoya. Jakuzinin panjurunu açınca ben elimi önüme tutmuştum. Kaynanam beni çırılçıplak beklemiyordu. Güya o da benim önüme bakmamaya çalışır gibi içeri girdi ve ''dön arkanı oğlum'' dedi. Sen iki gün önce iki sevgili gibi müstehcen cümlelerle 4 saat aynı yatakta seviş sikiş ama şu an utanarak önünü kapat ve o da guya önüne bakmamaya çalışsın. Bayılıyordum ilişkimize... Canım kaynanam benim...Kaynanam sırtımı sabunlu lifle ovarken ellerimi yana indiriştim. Sikim öyle bi dikilmişti ki arada bir duvara değiyordu. Kaynanam omuzlarından kalçama inmişti lifleyerek. Yarı lifi yarı elini kaçlamda kaygan kaygan hissediyordum. Kalçamın arasına sokuyordu lifi ordan aşağı doğru inip elini önüme doğru uzatın taşaklarımı liflemeye başladığında gözlerimi kapadım zevkten. İyica yaklaştı bana ve arkamdan göğsüme uzanıp liflemeye başladığında göğüslerini sırtımda amını götümde hissettim. Çıplam bi vaziyette köpüklerin arasında sarılır gibi göğsümü karnımı boynumu lifliyordu elini gezdirerek. Sikimin demir sopa gibi olduğunu görüyordu. Yavaş yavaş lifleyerek sikimin dibine kadar indi. Orayı bi beş dakika kadar taşkalarımla karışık lifledi. Eli tabi sikime çarpıyordu her seferinde. Sonra beklemediğim bi hareketle sikimin kökünden başına kadar liflemeye başladı sıvazlar gibi. Bunu yaparken amını iyice götüme yasladı zevkten. Sıcak nefesini sırtımda hissediyordum. Hem nefes alıp verişi hızlanmıştı hem de hafiften iniltiler çıkarıyordu. Elindeki köpüklü lifle sikime masturbasyon yapıyordu şu an. Yavaş hareketlerle ve hafif inleyerek biraz böyle yaptıktan sonra diğer elini de attı sikime. Şimdi bir elinde lifle ve diğer eliyle sikime masturbasyon yapıyordu. Bana da iyice sarılmıştı. Lifle yapmayı azalttı ve daha çok çıplak eliyle sikimi sıvazlamaya başladı. Ohhh dedim derinden. Ben ohhh deyince tek eliyle biraz hızlanarak sikimi sıvazlamaya başladı. Şimdi bir eliyle lifi aşağıdan taşaklarımı okşuyor diğer eliyle biraz daha hızlı masturbasyon yapıyordu kazık gibi sikime. Beş dakika kadar böyle sürtünerek masturbasyon yaptı patlayacaktım artık. Sikimin üzerindeki elini tuttum durdurdum. ''Ben de seni lifleyeyim tatlım'' diyebildim titrek bi sesle. ''O da cevap veremedi zevkten. Kafasıyla onayladı ve arkasını dönüverdi. Lifi biraz daha köpürttüm ve sırtındn aşağı doğru liflemeye başladım. Ellerini duvara dayadı ve hafif eğrilmiş vaziyetteydi lifliyordum. Sırtından götüne indim. Götünü okşayarak avuçlayarak liflemeye devm ettim. Tekrar sırtına ve ordan omuzlarına çıktım. Ordan önüne doğru uzanıp göğüslerini liflemeye başladım. Sonra durdum hiçbişey demeden sütyeninin kopçasını açtım ve onun da yardımıyla çıkarıp aldım. Tekrar göğüslerini liflemeye başladığımda artık hem avuçluyordum hem de sikim artık göt yanaklarının arasındaydı. Bir elimde lifle göğüslerini okşarken diğer elimi de uzatıp okşamaya, avuçlamaya başladım kaygan kaygan. Sikim alttan külotunun arasından köpüklerle girmeye çalışıyordu. Göğüslerini okşamamla senkronize oluşturup sikimi götünün arasına sürtüyor, sokup çıkarıyordum. Ellerini duvara dayayıp hafif domaldı kısık sesle inleyerek. Artık omuzlarını liflemeye başladım. Sikimle külotunu biraz daha kenara çektim ve soktum araya. Sikimin başı am dudaklarını aralayıverdi. ohhhhh sesi geldi kaynanamdan. Elimdeki lif yere düştü omuzlarından tutuyordum şimdi. Kaynanam zevkten biraz daha domalınca sikimi amının dibine kadar kaydırıverdim. İkimiz de ohluyor inliyorduk. Sikim fırın gibi ve ıpıslak amının dibindeydi. Sikimi amının dibine kadar sokunca orda tuttum bir süre. Sonra yavaşşşş yavaş sokup çıkarmaya başladım. Ellerimle omuzlarından tutarak amının içinde gidip geliyordum şimdi. Kaynanam zevkten kalçalarını hafif sağ sol yapıyordu sikimi amında iyice hissetmek için. Ellerimi kalçalarına atıp yanlardan kavrayarak sikmeye başladım.. Amının içinde gidip gelmelerimi hızlandırınca ohhh sesleri yükseldi kaynanamın. Duvara dayayıp yarı domalmış kaynanamı sikerken kulağına doğru eğildim ve dilimle kulaklarını okşayarak ''çok özledim karıcım seni sikmeyi'' dedim. Zevkten başını biraz daha geri atarak inlemeye başladı. Başını bana doğru atınca dudaklarına yapıştım yandan. dilimle dudaklarını yalıyor, diline sürtüyor, öpüyor emiyordum. Kalçalarını iyice avuçlayıp avcuma doldurarak sikimi hızlı hızlı sokup çıkarmaya başladım amına. Götüne kasıklarım çarpıyor ve banyoda şaplama sesleri yükseliyordu her vuruşumda. Yine kafasını bana doğru çevirdi ve o muhteşem yüz ifadesiyle gözlerime baktı. ''ohhh sok erkeğimmmm, sik yanan amımı, ben de seni çok özledim, durma sik ne olurrr'' dedi titrek kısık sesle. Artık kudurmuş gibi sikiyordum. Ohhhhhh bebeğim diyordum dibine kadar soktukça. Götüne çarpa çarpa sikişimi hızlandırınca kaynanam tam domalıp elini amına attı ve bağırmaya başladı. Dayanamadı boşalıyordu amını kasıp gevşelterek. Ben de götünü okşaya okşaya vurdurmaya devam ediyordum taşaklarımı. Kaynanam sikimi amında kastırararak sıktırarak boşalıyor ve ohhhh ahhhh diye bağırıyordu. Kaynanamın amı vıcık vıcık olmuştu artık sikim amına çok rahat girip çıkıyordu onun dölleri sayesinde. Sikimi amından çıkardım, sikimin üzerinde kalan sularıyla götüne yavaşça soktum. Kaynanam boşalmış olmasına rağmen götünde sikimi kaygan kaygan hissedince yine ohhhh deyiverdi. Kalçalarından tutup götünü sikmeye başladım kaynanamın yavaşşşşş yavaş. Önce yarısına kadar sokup çıkarıyordum bi süre sonra dibine kadar sikimi sokmaya başladım. Kaynanam yine başını bana çevirmiş yüzüme bakıyordu götünü sikerken. Bacaklarını biraz daha yana açtı zevkten ve biraz daha domaldı. Bu hareketle götü tamamen benim olmuştu artık. Sikim tatlı tatlı girip çıkıyordu kahverengi göt deliğine. Sikimi başına kadar çıkarıyor ve götüne girişine bakıyordum. Bu görüntü beni kudurtmuştu. Bu görüntüyle sikimi götünün dibine kadar sokuyordum. Kaynanam ohhhh oohhhhh diyordu götüne her sokuşumda. Götünü avuçladığım elimin birini amına attım alttan. Amının dudağını bızırını avuçluyor oynuyor, parmağımı sokup çıkarıyordum amına. ''oyyyyyyy erkeğimmmmmm'' dedi kaynanam yüksek sesle bu sefer. Başını sağa sola sallamaya başladı. Amını avuçlayarak götünü sikerken artık dayanamayacak hale geldim. Götünün dibine döllerimi bırakırken amını öyle bi yoğurmaya başlamıştım ki istemdışı olarak. Kaynanam da bağıra bağıra tekrar boşalmaya başladı bu okşamalarımla. Amını sıkı sıkı avuçlayarak götünün içini doldurmuştum döllerimle. Öylece yandan dudaklarına yumulup emişip yalaşarak durduk bir süre. Sikim götünden kendiliğinden çıkana kadar çıkarmadım. Dudaklarımız dillerimiz yalaşıp emişti bi 5 dakika kadar. Sonra ben hiç bişey demeden duşumu aldım ve kenarda bana bakıp gülümseyerek bekleyen kaynanamın iki götünü avuçlayıp dudağından öptüm çıkmadan önce. O da dudağımı yalar gibi karşılık vermiş ve benim iki kalçamı avuçlamıştı teşekkür eder gibi.......Salona bornozla geçip oturmuştum. Öylece sırtımı kanepenin sırtlığına dayayıp bacaklarımı uzatmıştım yere. Banyonun sıcak havasından sonra boşalmanın rehaveti ve salonda klimanın serinliği ile dinleniyordum. Fakat sikim yine de inmemiş taş gibi olmasa da ayaktaydı. Bornosumun arasından çıkmış ve dikilmişti. Kaynanam henüz banyodan çıkmadığı için düzeltmiyordum şimdilik. Öylece hareketsiz uzanıyordum hoşuma gitmişti. Aklımdan güzel şeyler geçerken göz kapklarımın bir an düştüğünü hissettim. Kaynanamın ''uyumuş kalmış mı benim şekerim'' sesiyle kendime geldim. Kaynanam yanımdayı bana bakıp gülüyordu. Aklımı başıma alıp hemen önüm baktım önüm kapalıydı!!!. Ama ben o halimle uyuduğumu hatırlıyorum en son. Demek ki kaynanam yanıma gelince önümü düzeltmiş bana seslenmeden önce-Evet anne ya. Kendimden geçmişim. Ilık su çok rahatlattı.-Uyu tabi bi tanem. Ben belki işlerin vardır diye seslendim. Değilse bırakacaktım uyuman için.-Uyandırdığın iyi olmuş değilse ben akşam kadar uyurdum:) Çok önemli iş yok ama akşama kadar da uyumam iyi olmaz-Nasıl istersen bebeğim. Yemek yiyelim mi acıktın mı biraz?Fazla acıkmamıştım ama sevgilimi bırakıp gidesim de yoktu hemen. Üzerinde gece mavisi saten bi gecelik vardı diz kapağına kadar. Göğüs kısmı da son derece cömertçe idi. İri bembeyaz göğüslerini uçlarına kadar fora etmişti, uçları da zaten belli oluyordu geceliğin altından. Sütyen olmadığı ortadaydı ama altında külot var mıydı bilemiyordum . Beni biraz daha aşk yuvamızda tutmak istediğini çok belli etmişti yani.-Malzeme var mı ki tatlım ne yiyebiliriz?-Var bebeğim. Beni eve bırakınca marketten aldım bişeyler. Boş durmasın ev bundan sonra sık sık geliriz çocuklarla-İyi yapmışsın sultanım. İyi hazırlayıver bişeyler madem. Yiyelim beraber sonra çıkarım.Kaynanam kalçasını sağa sola attırarak önümden süzüldü mutfağa. Bana davetiye çıkarırken daha bir sallıyordu kalçalrını onu farkettim. İki dakika sonra dayanamayıp arkasından daldım ben de mutfağa -Ne hazırlayacakmış hamarat sultanım bize?-Hemen köfte yapıvercem beş dakikada. Ayran da var. Domates biber çıkarıver dolaptan seversin senBornozumun altından demir kazık gibi olmuş sikimi arkasından her geçişimde kaynanamın götünün arasına sürterek, sokup çıkararak işleniyorduk mutfakta. Üst raftan tabağa uzanırken kaynanamın arkasından yüklenince sikim bornozun arasından fırlamış ve saten geceliğini iterek götünün arasına baya bi girmişti. Bu pozisyon çok hoşuma gittiği için almakta zorlanır gibi biraz oyalandım ve bi kaç kez götünün arasına soktum çıkardım çıplak sikimi. Sikim saten geceliğini, sonra götünün arasının sıcaklığını, sonra da am dudaklarını hissetti ben ileriye doğru ittikçe. Demek ki altında külot falan yoktu yine!!! ohhhhhh canım benim.....Sürtüşerek, yarı sokup çıkararak işlenip masaya oturduk. Kaynanam yine yüzünde mutluluk gülücükleriyle bu oyunumuzdan çok memnun olduğunu belli ediyordu. Götünün arasında veya amının üzerinde dursun istiyordu sikim hep. Hatta amının içinden hiç çıkmasın.. Yemeğimizi karşılıklı yerken bembeyaz bacaklarını ve iri göğüslerini seyrediyordum kaynanamın.''Sana eşofman şort tişört bırakalım artık buraya'' dedi. ''Evden çocukların da eşyalarından getirelim'' dedi. ''Niye böyle bornozla iyi değil mi ki'' dedim. Gülüştük.Yemeğimizi yediğimizde saat 12 buçuk oluvermişti. Kaynanam yemeği yapmaya başlamadan önce çayı demlemişti. Masayı temizledikten sonra çaylarımızı koydu fincanlarımızda. Önümde çalışırken, eğilip kalkarken geceliğinin etekleri götüne kadar sıyrılıyordu. Nerdeyse amını görecektim bazen o kadar eğiliyordu. Bir kere ayağa kalktım şekerliği almak için tezgaha yaklaştım arkasından. Böyle zamanlarda sikim götüne değince genellikle eğiliveriyordu benim bi tanem . Bornozumun arasından salıverdim sikimi götüne değdi. Yine eğiliverdi biraz bişey alır gibi. Geceliğinin eteği götüne kadar sıyrıldı. Tabi altını göremiyorum ama sikimi götünün arasına koydum. Çıplak götünde direk amının dudaklarının arasına kayıverdi sikim. Birden dibine kadar soktum amı yine ıpıslak ve cayır cayır yanıyordu. Çok fena oldum ve bi kaç defa soktum çıkardım o pozisyonda. Sonra şekerliği alıp masaya oturuğumda dudaklarını ısırmış vaziyette kaynanam kendini doğrulturken açılmış amını görüverdim anlık.....Çayımızı içerken bir kaç dakika sessiz kaldık o anın şehvetiyle. Sikimi bornozumun önüyle zor kapatıyorum çadır direğini dikmişti. Kaynanam da oturduğu yerden amının dudaklarını bacaklarıyla büzüştürmeye çalışıyor, bi bacak bacak üstüne atıyor bi götünü yerde yayıyordu. İkimiz de o an yine şehvetin doruklarındaydık. Duramıyorduk yerimizde. Çaylarımızı bıraktık. Öylece birbirimize gözlerimiz kısık şehvetle bakarken ilk hareket ondan geldi ve ayağa kalktı. Salona mı geçelim diyecekti yoksa yatağa mı götürecekti bilemiyorum ama ben elinden tuttuğum gibi önüne düşü yatak odasına getirdim. Hiç ses etmiyor ve bana uyuyordu. Yatağın kenarına geldik göz göze bakışıyor yine hiçbirşey demiyorduk. Bornozu üzerimden sıyırıp bırakıverdim önünde. Çırılçıplak kazık gibi kendine doğru dikilmiş sikimle. Direk sikime baktı dudaklarını ısırdı. sonra dayanamadı avcuna aldı. Ayakta oynuyor avuçluyordu sikimi. Omuzlarından elimle bastırıp önüme çöktürdüm. Elindeki sikimi ağzına alıp yalamaya başladı. Önce başını yaladı güzelce dondurma yalar gibi. Sonra ağzına sokup çıkarmaya başladı. İki eliyle kalçalarımı avuçlayıp sikime ağzıyla masturbasyon yaptırıyordu. Yukardan sallanan göğüslerini, yana açılan kalçalarını ve bembeyaz bacaklarını görüyordum. Avuçlarındaki kalçalarımı okşuyor elliyor ve ağzına doğru bastırıyordu götümden beni. Sikimi öyle bi sokuyorduki ağzına boğazına gelecekti nerdeyse. Sikimin sevdasıyla yanıyordu kaynanam. Deliriyordu sikim diye. Bunu yalayışından azğına sokuşundan başını emişinden anlayabiliyordum. Başından tuttum parmaklarımı saçlarının arasına geçirdim ağzına sikimi sokup çıkarmaya başladım. Şu an kaynanamı ağzından sikiyordum ve çok güzel alıyordu ağzına. Başını kaldırıp ****** ****** gözlerime bakıyordu sikim ağzında gidip gelirken. Bir süre böyle sikimi yaladıktan sonra boşalmak üzereyken çıktım ağzından. Yatağa yanlamasına yavaşça tutup yatırdım kaynanamı. Kalçası yatakta ama bacakları yatağın dışındaydı havaya kaldırdım bacaklarını. Amı ortaya çıktı kabak gibi. Bu pozisyonda bacaklarını tamamen dikip geri doğru yasladı ve yana doğru açıverdi ne yapacağımı alayıp. Ellerimle kalçalarını alttan avuçlayıp amını yalamaya başlım. Ben de alttan üste doğru şeker yalar gibi yalıyordum kaynanamın amcığını. Amının dudaklarına dilimi palet gibi açıp yayıyordum yalarken. Kaynanam yüksek sesle inlemeye başladı. Ben yaladıkça elleriyle bacaklarını iyice açıyordu. Amının dibine doğru dilimi sokup çıkarmaya başladım. Amını dilimle sikiyordum. Başını sağa sola atıyor göğüslerini avuçluyordu. Amını tatlı tatlı yalar emerken yüzüne baktım. Bana doğru kafasını eğip e yaptığıma bakarken ''erkeğimmmmmmmmm bitirdin beni. Tek erkeğimsin. Hayatımsın. Ömrümün sonuna kadar sik beni ne olur'' dedi kısık sesle. Kalçalarından avuçlayıp içeri doğru birleştirir gibi avuçlayıp okşarken dilimle sikme işini hızlandırdım. Çok etkilendim sevgilimin sözlerinden. ''Sikmez miyim sevgilimmmm, ben sen, sikmeden durabilir miyim hiç. Bayılıyorum amına götüne ohhh'' dedim. ''seni seviyorum'' dedi inler gibi belli belirsiz...Bacaklarını tutup ayağa doğruldum. Bacaklarını omzuma aldım ve sikimi amının üzerine getirip yüklendim ayakta. Sikim amının dibini bulunca kaynanamdan ''offfffffffffffffffffff'' diye bi ses geldi ki sadece bu ses boşaltmaya yeterdi o an beni. Bacaklarını iyice kendime çektim ellerimle. Çekince götüne tam temas halinde amına sokup çıkarmaya başladım sikimi. Şaplata şaplata sikiyordum kaynanammı bacaklarından kendime çekerek. Aarada bir duruyor dinleniyordum boşalmamak için. Bacaklarını yalıyordum beklerken, götünü avuçluyor okşuyordum alttan. Sikimi tamamen çıkarıp açılmış amına bakıyordum. Çok güzel amı vardı kaynanamın. Hiçbir zaman bir tane bile kıl görmediğim gibi her zaman mis gibi kokuyordu. Amının içi dışı dudakları çok güzeldi. Bu yaşına rağmen amının içi pespembe ve dudakları şekilli idi. Amının deliğine bakıyordum ayırıp iyice. Daracık delik zor açılıyordu. Gençliğini yaşayamamış hep bastırmıştı duygularını anlayabildim o an. Dayanamayıp tekrar dilimle gömüldüm amına. Deli gibi yalıyor emiyordum. Bacaklarını havada ikiye iyice ayırmış kendi eliyle tutuyordu şimdi kaynanam. Ben yer gibi yalamaya başlayınca zevkten bağırmaya başladı. Benim dil dudak hareketlerimle onun amını zevkten açıp kapması, kalçalarını sağ sola sallaması aynı anda oluyordu. Götünü avuçlayıp amının dibini sikmeye başladım dilimle. Kaynanam yüksek sesle bağırıyor, zevkten inliyordu. Birden tuttuğum kalçalarını ters döndürmeye çalıştım. Anladı ve hemen yüzüstü döndü. Şimdi kalçası yatağın kenarında domalmış bacakları yere sarkmış vaziyetteydi. Bacaklarının arasına girdim iki elimle götünü ikiye ayırdım ve amını yalamaya başladım. Zevkten şimdi de götünü açıp kapıyor amıyla dilimi vakumlamaya çalışıyordu. Göt deliğini ve amını yalıyordum. Göt deliğine dilimi sokup çıkarıyor sonra da amına sokup çıkarıyor sonra ikisini birden dilimi yayarak yalıyor emiyordum. Götünün üzerine doğru yalayarak geldim. İki elimle tuttuğum göt yanaklarını yalıyor emiyordum. Çok tatlıydı bembeyaz dolgun yumuşacık götü. Taytın altında, eteğin altında orda burda gördüğüm ve canımı çok çektiren götünü yaladıkça yalayasım geliyordu. Biraz daha yaladıktan sonra kaynanam bana dönüp gözlerime bakınca dayanamadığını anladım...Ellerimle kalçalarını bırakmadan sikimi götünün arasına kaydırıp amına geçirdim. İlk geçirişimde yatağa öyle bi bastırdım ki kalçalarından... Kaynanam ''oyyyyyyyyyyy erkeğimmmmmmm'' dedi. Havaya diktiği göt yanaklarına şaplata şaplata domaltmış sikiyordum kaynanamı. Üzerine abandım sokup çıkarırken. Boynunu yalıyor ordan yüzüne iniyordum. Yan döndürdüğü yüzünden dudaklarını yalayıp öpmeye başladım. Götüne kasıklarını vurdurdukça ileri geri gidip gelen kaynanamın dudakları da dudaklarıma sürtüp bırakıyordu. Dilini dilimle oynuyordum ben o da dilini ağzıma sokup çıkarmaya başladı. Kulağını emip yalamaya başladım. Sikişimi iyice hızlandırdığım anda kulağına eğilip ''nasıl seni sikmeden durabilirim sevgilim. karıcım benim'' dedim. Kaynanam kudurdu, ''ahhhhhhhh kocacım benim, duramayız biz sikişmeden, sik kocacım benim canım kocammmmmm'' dedi. Ellerimi alttan göğüslerine atıp avuçladım. Göğüslerini elleyerek kaynanamı sikerken ellerini ellerimin üstüne koyup bastırıyor okşatıyordu göğüslerini bana. Kaynanamı domalmış vaziyette muhteşem götünün arasına girerek amını sikmek çok zevkliydi. Dayanamıyordum bu poisyonda. Boşalmamak için sık sık kendimi geri çekiyordum. Götünün arasına koyup öyle bekliyordum biraz. Sonra tekrar kökleyip şapatarak sikmeye devam ediyordum. Bu beklemelerim esnasında her tekrar girişimde offffffffff diye bağırıyordu canım kaynanam. Şaplata şaplata sikerek boşalttım kaynanamı. Ama ne boşalma. Hiç bu kadar amını kastığını, sıktırıp gevşelttiğini bilimiyorum. Ayyyyy diye bağırma sesi odanın duvarlarında yankılandı. Amının içi yine ıpıslak olmuş sikim kendiliğinden girip çıkmaya başlamıştı. Kaynanam boşalmaları bitip sakinleşmeye başlayınca durumun farkına vardı ve ellerini kalçalarına atıp ikiye ayırdı. Öyle bi ayırdı ki kalçalarını bembeyaz götünün arasında kıpkırmızı amı ve göt deliği ayrıldı. Ne istediğini anladım kaynanamın. Üzerinde kaynanamın zevk suları olan sikimi göt deliğinin üzerine dayadım ve yavaş yavaş götüne soktum sikimi. Sikim fırın gibi daracık göt deliğine girmişti tamamen. Siktikçe sikesim geliyordu. Kaynanamın bu denli götünü de siktirmek istemesine ayrıca hasta oluyordum. Canım karım benim.....''bayılıyorum karıcım götüne ohhhh'' deyip sert sert sikmeye başladım. Götünün dibine kadar sokup çıkarıyordum sikimi. ''Sik erkeğimmm sik. Amımı da götümü de sikine doyur, doyamıyorum beni sikmene, ne olur hep sik beni, çok sikkkkk''' dedi yine kısık sesle. Bu cümleleriyle feci tahrik oldum kaynanamın. İyice götünün dibine kadar soka çıkara sikmeye başladım hızlı hızlı. Ben hzılandıkça ohhhhhh ahhhhh sesleri arıyordu kaynanamın. Artık dayanamadım ve götünün dibine patladım. Bendeki patlamada kaynanamın son boşalışı gibi oldu. Resmen bağırdım ben de ohhhhhhhhhh diye. Boşaldığım halde bir dakika kadar daha gidip geldim iyice siktim kaynanamın götünü. Sonra yavaşça çıkardım sikim. Sikimi çekmemle beraber götünün arasından döllerim amına akmaya başladı. Biraz seyrettim bu manzarayı Kaynanam kafasını yan çevirmiş gülümseyerek bana bakıyordu. Sonra eğilip dudaklarından öptüm 5 dakika kadar. Bu arada üzerine abandığım için sikim götünün arasındaydı. tamamen inmediği için yine götüne ufak ufak sokup çıkararak öpüyordum kaynanamı. Sakin sakin emiştik öpüştük......Duşumu alıp giyinip kaynanamı kapıda yanaklarından öperken saat 2 olmuştu. Saat beşte alıp geçeceğimi söyledim. ''Ben bugün burda kalayım diye düşünüyordum oğlum'' dedi. ''Yok tatlım bırakamam seni burda üzgünüm'' dedim gülerek. ''peki sen nasıl istersen'' dedi gülerek. Bir defa daha öptüm sarılarak ve her zamanki göt yanaklarını avuçladım iki elimle. ''Hadi Hayırlı işlerin olsun'' deyip kapı aralığından arkamdan baktı. Ben de Teşekkür ederim annecim deyip göz attım ilk basamakta...Merdivenden inerken yüzümde güller açıyordu. İçimden canım karım benimmmmmm dedim............ O gün işyerimde klimanın karşısında akşama kadar oturup çay içtim. Hiç ayağa bile kalkasım yoktu. Hem neşeli, hem tatminkar bi dinginlik vardı üzerimde. Herkesle şakalaşıp gülüşüyordum. Bende ki olağan dışı mutluluğu herkes farkedebiliyordu. Saat 15 gibi telefonum çaldı. Arayan eşimdi-Hayatım jakuzi işini ne yaptınız?-Hallettik canım. Annem evde. Akşam geçerken alıp geçeceğim.-Tamam sevgilim. Aman bırakma evde kalayım falan diyordu. Israr et kalmak isterse-Merak etme canım bırakmam zaten-Kolay gelsin bebeğim, görüşürüz öpüyorum dudaklarından-Görüşürüz aşkım ben de öpüyorum her yerindenTelefonu kapatırken içeriye mini şortlu, askılı tişörtlü sarışın 33-34 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bi kadın girdi. Bir elinde klasör kolunda bej rengi şortuna uyumlu bi çanta vardı. Kadın uzun boylu değil 1.60 civarında, bembeyaz tenli normalden biri iri yuvarlak göğüsleri olan bukleli sarı saçlı tatlı biriydi.-Merhaba kolay gelsin. Ben Serap X sigorta şirketinden ziyarete geldim sizi.Masanın önünden elini uzattı bana. Hemen ayağa kalktım. Elimi uzatıp hafifçe sıktım elini. Elleri de biraz küçük ama pamuk gibiydi.-Hoşgeldiniz Serap Hanım. Ben de İlyas. İşyerinin sahibiyim. Oturmaz mısınız?-Teşekkür ederim İlyas Bey. Çok naziksiniz. Bırakın ayağa kalkmayı bazı esnaflar sigortaşirketi diyince yüzünü buruşturuyor. Sanki ceplerinden ***** para alacakmışız gibi.-Her insanın seviyesi görgüsü aynı olamaz Serap hanım. Biz de karşılaşıyoruz akşama kadar kaba insanlarla. İçecek bişey alır mıydınız, önce onu bi sorayımKadın aslında doğru söylüyordu. Bankacıları, sigortacıları esnaflar sevmez işin açığı ben de sevmem. Ama kadın daha girerken etkilemişti beni. Daha önce de dedim biraz çapkın biriyim. Ama kolay kolay beğenip etkilenmem.-Varsa bi çayınızı alayım, bi de mümkünse soğuk su.-Tabi ki, de demek..Bulunduğumuz oda camlı bir bölümdü işyerimde. Dışardaki Zeki'ye işaret ettim. Kapıyı açıp ''buyur İlyas abi'' dedi. ''İki çay ve su getiriver Zeki bize'' dedim. ''Hemen abi'' dedi ve çıktı.Çaylarımızı içerken Serap Hanımla muhabbete daldık. İşyerimde daha önceden sigorta vardı. Hatta Güvenlik kameralarını falan da o firma takmıştı. 5 yıllık sözleşmemizi makul bi fiyatla yapmıştık. Geçen ay sözleşme yenilenme zamanıydı. Fakat firma yüksek fiyat çekti ve çok az bir fiyat kırdılar. Ben de zaten 5 yıl boyunca hiçbir işime de yaramadığı için fiyat kırmamalarına kızdım ve sözleşmeyi yenilemeyeceğimi bildirmiştim. Daha sonraları işyerime özür mahiyetinde daha makul fiyatlarla temsilci gönderdiler ama artık kızmıştım. Yaptırmamıştım. Serap hanımla bu bilgileri paylaştım. Bunları ona özellikle muhabbet uzasın diye anlattığımın o da farkına vardı. Beni ilgiyle dinliyor tatlı tatlı gözlerimin içine bakıyordu. Ben sohbet esnasında sürekli göğüslerinin bembeyaz arasına ve bej rengi şortundan bacak bacak üstüne atarak önüme serdiği bembeyaz dolgun bacaklarına göz kaydırıyordum. Beni ilgiyle dinlemesi acaba benden kısa bir elektrik alması mıydı yoksa para kazanmaya mı çalışıyordu henüz kestiremiyordum. O da daha çok gözlerini sporcu olmam sebebiyle masanın üzerine kollarımı koyduğumu için sert duran bi seps ve trisepslerime, şekilli duran göğsüme ve kanatlarıma kaydırıyordu. 6 aydır falan salona gitmiyordum ama 15 yıllık sporcuydum. Kesinlikle yaşımı göstermediğimi de sürekli herkesten duymaya alışık biriyim. Şimdiye kadar 16 bölümdür kendimi anlatmadım çünkü sevmediğim bir şeydir. Ama Serap Hanımın etkilenip etkilenmediğini bilmediğim için anlattım bu defa.-İlyas bey anlattığınız durumu da değerlendirip size çok güzel bir teklifim olacak. Beş yıllık sözleşme ile şu fiyattan yapabilirim işyeri sigortanızı.Serap hanımın verdiği fiyat teklifi gayet makuldü. Zaten o an onun kritiğini yapacak halde değildim. Tek derdim benle sadece para kazanmak için mi bu kadar ilgileniyor yoksa biraz etkilendi mi acaba?? Tabi bunu o an anlamam mümkün değildi. İşe kafamda çoktan onay vermiştim Serap Hanım için. Ama hemen okey dersem muhabbet birden bitebilir diye düşünüp sohbeti uzatmak istedim. Aklıma başka bişey geldi.-Peki Serap Hanm. Bir de evim var. Onu da sigortalasak bi beş yıllık anlaşma ile. İkisine bi makul fiyat verseniz?Evin genel durumunu, içindeki eşyaları vs. vs o sormadan anlattım. Kaynanamın evini anlatıyordum tabi ki. Zaten o dairelerin tapusu benim üzerimdeydi. Kaynanam '' ne farkeder oğlum al işte sen tapuları üzerine'' demişti. Eve de kabaca güzel bi fiyat çıkardı Serap hanım. Tabi bu arada araya başka muhabbetler giriyordu bazen. Birbirimizi hafif yollu tanımaya çalışıyordu sohbet sohbeti açarken. Serap Hanım evli, ortokul 1. sınıfa giden bir oğlu vardı. Eşi de Hollanda da çalışıyordu. İşçi olarak girdiği bir firmada şu an Amsterdam'da yönetici idi eşi Murat bey. 5 yıl sonra da emekli olup Türkiye'ye dönüş yapacaktı. İşi sebebiyle oğluyla mesai zamanlarında ilgilenemediği için evde beraber kaldıkları annesi ilgileniyordu. Ben de aile durumumu çok detaya girmeden yüzeysel anlatmıştım. Bunları sohbet aralarında yeri geldikçe konuşuyorduk tabi ki. Ama yine de bana özel hayatını anlatması cesaret vermişti. Artık benimle de ilgilendiğine kanaat getirmeye başladım. Muhabbetimiz 2 saate yakın sürmüştü Serap Hanım ile. Çaylar kahveler gelip gitmişti tabi bu arada. bir kaç defa gelen müşteri telefonuyla sohbetimiz kesilmiş sonra kaldığı yerden devam etmişti. Ben telefonda konuşurken Serap Hanım resmen alıcı gözüyle beni süzüyor, hatta etrafı da süzüyordu. Saat 2 buçuk civarı gelmişti Serap Hanım ve şu an duvardaki saat 4 buçuğa geliyordu. Esas olayı kopartacak ve kafamdaki soruyu biraz netleştirecek cümleyi kafamda toparladım.-Serap Hanım isterseniz yarın daireyi görün. Net fiyatınızı verin ne dersiniz?Aslında daireyi görme işini exper de yapabilirdi. Ama ben Serap Hanımı tarttığım için ve kafamdaki soruya cevap alabilmek için bu teklifi sumuştum. Tabi o da bunu farkındaydı.-O zaman şöyle yapalım İlyas Bey. Ben normalde yarın izinliyim. Kısa bir hastane işim var. Öğleden sonra saat 2 gibi gidip bakabiliriz.İşte bu. Evet Serap Hanım da benden etkilenmiş. Heyecandan avuçlarım terleyiverdi bir anda. Kaynanamla ikimizin aşk yuvamıza Serap Hanımla gidecek olmak değişik bi his uyandırdı o an.-Anlaştık o halde Serap Hanım.-Ben kalkayım artık İlyas Bey musadenizle-Tabi ki musade sizin ama birer kahve daha içerdik diye düşünmüştümGülerek cevap verdi ayağa kalkarken.-Çok Sağolun. Hiçbir müşterimizde bu kadar uzun oturmadım inanın. Çayımızı kahvemizi de fazlasıyla içtik. Herşey için teşekkürler.-Rica ederim. Ben de hiçbir sigortacıyı bu kadar uzun ağırlamak isteyebileceğimi sanmazdım şimdiye kadar. Ama siz çok tatlı dillisiniz.Ben masanın önüne serap Hanımın yanına gelmiştim. Tam vücudumu da görsün istiyordum. Altımda mavi *** üzerimde body tarzında beyaz lacoste vardı. Sikimi kalkarken her ne kadar elimle düzeltmiş olsam da yana doğru uzanmış olduğu net belli oluyordu. Bir ara çok belli olan sikime gözü kaydı tabi Serap Hanımın. Bu konuşmaları yaparken ellerimiz tokalaşma halinde, elini resmen avcuma almış bırakmıyordum. O da pek çekmeye niyetli değil gibiydi hiç zorlanmıyordu çekmek için.-Teşekkür ederim. Ama insanın karşısında sizin gibi saygılı ve güler yüzlü bi esnaf olunca tatlı dilli olmak meziyet değil sanırım.Yakınındayken aldığım parfüm kokusunun tenine çok yakıştığını farkettim. Boyu çeneme falan geliyordu. Odanın kapısından çıkarken elini bıraktım. Dış kapıya kadar eşlik ettim. ''Yarın görüşmek üzere İlyaz Bey'' ''Görüşmek üzere Serap Hanım '' dedim hafif başımı eğip kaldırarak. Tebessüm ederek arkasını döndü ve yürüdü. Arkasından baktığımın elbette farkındaydı. Bej rengi şortunun içinde hafif sağa sola sallanan yuvarlak kalçalarından gözümü alamadım biraz. O an ahmet işyerinde yoktu ama Zeki de çok farketmesin diye abartamadım ve içeri girmek zorunda kaldım....Koltuğuma oturduğumda kendimi geriye yaslayıp gömüldüm. Karşımdaki lcd tv de spor haberler vardı ama benim beynim meşguldü. İki tane karın var yetmiyor galiba İlyas Efendi diyordum kendi kendime gülerek. 40 ına merdiven dayamışsın oluyor mu bu şimdi. Ama bunları düşünürken Serap'ın yumuşacık elleri, yuvarlak göğüsleri, yuvarlak kalçaları, gözlerime bakıp gülüşü de aklımdan gitmiyordu tabi. Hele o biçimli pürüzsüz bacakları.. Kocasını merak ettim bir an. Nasıl biriydi, Serap onu seviyor muydu, serap herkese böyle samimi idi vesaire vesaire. Ama bana bakışları normal değildi. İlk defa bir müşteride bu kadar kaldığını da söylemişti. Neyse göreceğiz bakalım diye sonlandırmaya çalıştım kafamdaki soruları. Yarın buluşacağımız ve eve gideceğimiz için de ufaktan heyecan vardı .Bir süre öyle hafif dönerek koltuğumda kalmışım. Duvardaki saatin 6 olduğunu gördüm. Telefonumu elime alıp kaynanamı aradım 15 dakikaya orda olacağımı söyledim....Arabada biraz dalgındım çünkü serabı düşündüğümü farkettim. Kaynanamı aşağı inmesini beklerken kendime gelmem gerektiğini telkin ettim kendime. Toparla kendini İlyas efendi deyip güldüm yine. Kaynanam kapıyı açıp yanıma oturduğunda yanaklarımızı birleştirip öpüştük. ''Gülüyosun tatlım neşelisin'' dedi. ''neşeli olcaz tabi ki sultanım sevdiklerimle beraberim'' dedim. ''Oyy canım benim, doğru tabi'' deyip ellerini bacaklarıma koydu ben arabayı sürerken. Elleriyle hafif sıkıp bıraktı. Sonra çekmedi elini orda kaldı. Yine sohbetimiz esnasında ufak ufak bacağımı sıkıp bırakıyor sikime doğru da yaklaştırıyordu elini arada bir. Sevgi iletişimi olarak böyle bişey yapıyordu ama sikimsiz duramıyordu. Kaynanamın sikimin dibine elini sürtüp kazık gibi dikilen sikimle araba sürerek eve gelişimiz 15 dakika sürmüştü....Akşam yemeğimiz yine neşeli geçmişti. Ben arada bir kısa metrajlı dalıyordum düşünceye tabi. Ama kendim durumu farkedip ''bugün yorulmuşum galiba'' dedim. Kaynanam ''Bazen insan akşama kadar oturmaktan da yorulur oğlum'' dedi gülerek. Gülüştük. ''Yok anne beden değil de kafa da yoruluyor bazen yoğun trafikten'' dedim. Çay içip muhebbet ederken kaynanam ''ilyas yarın çamaşır bulaşık makinalarını bağlatalım mı musait misin oğlum'' dedi. Kaynanamın sikişmek için yol aradığını tabi en iyi ben bilebilirdim. Her gün sikişsek hayır demeyecekti aşıktı bana da bedenime de. Serap aklıma geldi yine kaynanam evden bahsedince. Hoş zaten aklımdan çıkmamıştı gerçi. ''Anne yarın il dışından müşterilerimiz gelecek hem sabahtan hem öğleden sonra. O İşe yarından sonra bakarız'' dedim. Eşim ''hayatım yan komşun tesisatçılara anahtarı versen onlar gidip bağlamaz mı'' diye sordu. ''Beni biliyorsun aşkım, evime ben yokken yabancı birilerinin girip çıkmasını istemiyorum'' dedim. Eşim bu huyumu biliyordu tabi ama onlar on yıllık komşum diye böyle bi şey söylemişti farkındaydım. ''nasıl istersen hayatım. Aslında bu prensibini beğeniyorum ben de'' dedi.Yemekten sonra biraz Erva ile oynayıp yatağına yatırdım. Yanına ben de uzandım. Uyumuş kalmışım. Bir süre sonra eşimin ''hayatım gel yatağımıza'' demesiyle uyanıp yatağıma geçmiştim.Ertesi gün işyerimde çayımı içerken Heyecanla Serap'ı bekliyordum. Vakit pek hızlı geçmiyordu böyle beklerken. Okuduğum kitabı elime aldım biraz okudum ama kafamı veremiyordum bıraktım. Öyle böyle derken saat 2 yi geçmişti. Telefonum çaldı Serap Hanım yazıyordu. Hemen açtım İlyas bey merhaba. Benim işim bitti musaitseniz geliyorum-Sizi bekliyordum Serap Hanım. Gelmenize gerek yok. Ben sizi alayım yerinizi söyleyin siz.-Yine nezaketiniz üzerinizde. Tamam o zaman konum atıyorum size.Serap'ı almaya giderken dikiz aynasında kendime bakıyordum arada bir. Attığı konuma 20 dakikaya varmıştım. Yol kenarında beklediğini gördüm. Üzerinde tek parça diz kapaklarına kadar gelen açık mavi bir elbise vardı. Sarı bukleli saçlarıyla çok güzel duruyordu. Önünde durup camı açtım.''Buyrun Serap Hanım'' dedim. Binip yanıma oturuken ''tekrar merhaba'' dedi. Elim direksiyonda olacağı için elini uzatmadı tabi. ''Merhaba'' dedim gülümseyerek. ''Kusura bakma arabada oturarak buyrun demek hoş değildi ama malum trafik yoğun inecek kadar durmak bile zor'' dedim. ''Yok canım inilmez burda zaten, ben o zarifliğinizi biliyorum merak etmeyin'' dedi. Omzunda çantası vardı sadece. Bugün izinli olduğu için klasör taşımıyordu dünkü gibi. Yol boyu arada bir bembeyaz pürüzsüz bacaklarına bakıyordum. Gerçekten çok etkilenmiştim. Göğüsleri biraz daha kapalıydı bugün ama elbisesinin altından yuvarlak hatları belli oluyordu. Arabada sohbet ederken yüzüme sık sık gülümseyerek bakıyordu. Bu hoşuma gitmişti. Serap'tan çok hızlı şekilde etkilenmiştim. Yaptığım esprilerden bir kaç kez küçük kahkaha attı kendini tutamayıp. Eliyle ağzını kapatıyordu fazla gülünce. O an dudaklarına yapışasım gelmişti...Daireye çıktığımızda odaları gezdirdim. Evin güzel olduğunu söyledi. Sonra oturduk mutfakta. Salonun klimasını girer girmez açtığım için buraya serinlik geliyordu. Bana bir fiyat çıkardı otururken. Ama ben hesaplarıyla değil daha çok hareketleriyle ilgileniyordum serap'ın. Fiyatı kabul ettiğime dair elimi uzattım gülerek. O da uzattı masada otururken. Tokalaştık. Biraz geç bırakmıştım yumuşacık ellerini avcuma aldığımda. Dünkü gibi o da çekmek için harekette bulunmadı yine. Bu bana umut verdi ilişkimiz için. ''vaktin varsa kahve içer misin diycem ama inan beceremem yapmayı'' dedim. Güldü. ''Vaktim var biraz sorun değil ben yapayım o zaman'' dedi. Ben kahveyi çıkarmak için ayağa kalkınca o da kalktı. Kaynanam yaparken arkasından onu izlediğim için yerini biliyordum. Kahve kavanozunu çıkarıp tezgaha bıraktım. Hemen yanımdaydı. Fincanları ve cezveyi de çıkardım. Cezveyi alırken yine eli elime sürttü. Her dokunuşunda tutup bırakmamak istiyordum, öyle bi istek vardı serap'a karşı bende. Acaba o da istiyor muydu bu şekilde??O kahveyi yapmaya başlayınca kaynanama yaptığım gibi arkasına geçip değdirmedim tabi ki. Masaya oturup arkasından izledim. Yuvarlak kalçaları elbisesinin altında sağa sola sallanıyordu hareket ettikçe. Kalçaları küçük te değildi büyük te değildi. Vücuduyla orantılı ama çıkık ve yuvarlaktı. Şimdi bu kalçlaların arasına sikimi koysaydım zevkten delirirdim diye düşündüm. Ya da avuçlayıp okşasaydım. Götüne baktığımı biliyor ve salınıyordu. Kahveleri fincanlara koyup bıraktı masaya. Bir yudum aldım ''çok güzel yapmışsın ellerine sağlık'' dedim. Bir anda hitap şeklimi sen şeklinde çevirivermiştim. O da ''afiyet olsun beğendiğine sevindim dedi'' İşte buna kahveden daha çok bayılmıştım. O da sen diye hitap etmişti siz yerine.Kahve ile sohbetimize devam ediyorduk. Buzdolabından su almak için ayağa kalkınca sikim de benimle birlikte önümde gidiyordu. Keten pantolon değil de *** giyseydim keşke bugün dedim. Ne tepki vereceğini bilmiyordum çünkü. Ama göz ucuyla sikime bir an baktığını gördüm. Suyu masadaki bardağa koydum şişeden. ''teşekkür ederim'' dedi. Ben de kendime doldurup içtikten sonra yine sohbete daldık. Kendimizden bahseder olmuştuk. Çocuklardan konuştuk. Bi ara eşinden bahsetti. Eşi benimle yaşıt. Ama Hollanda da başka karısını olduğunu düşünüyor. Oğlunu 2 sene önceki haliyle eşinin resmine baktım. Eşi göbekli kel, benimle yaşıt olmasına rağmen babam gibi gözüken bir adam. Serap onu seviyor ve değer veriyormuş ama ilişkisini farkedince gözünde pek değeri kalmamış haliyle. Bana söylediği bu ama bence beğenmiyordu da. Zaten ailelerin isteğiyle köyde evlenmişler. Görücü usulü gibi birşey yani. Ben de Ervayı ve annesini gösterdim görmek için ısrar edince. ''eşin çok güzel bi kadınmış'' dedi. Ne diyeceğimi bilemedim o an. Evet doğru söylüyorsun güzeldir diyemezsin. Hayır ben beğenmiyorum desem hiç inandırıcı değil ve böyle bi yalan beni zaten rahatsız eder. Onun için hemen lafı değiştirdim. Telefonlarımızdan bir kç gösterdiğimiz resimlere bakarken sürekli ellerimiz parmaklarımı dokunuyordu. Hiçbirinde de elini çekmeye çalışmadı. Nerdeyse ordan burdan bir saat kadar mutfak masasında sohbet ettil. Bana her bakışında direk gözlerimin içine bakıyordu. Bir ara yine ellerimiz masadayken elini elimin altın aldım ve avcumda tuttum. Öylece ellerimize baktı, sustu. Sonra bana baktı yine birşey demedi. Ben avcumda tutuyor ama kıpırdatmıyordum. Sonra yavaşça elimde elini okşar gibi sıkıp bırakmaya başladım. Sessizlik ve bakışma.. Sonra yüzünü yine ellerimize çevirip, ''bu yaptığımız doğru olur mu ki'' dedi. Bu cümle dünyada duyduğum en güzel cümle gibi geldi o an bana. Hem benden hoşlandığının, hem böyle bi ilişki yaşamadığının, beni sadece müşteri olarak görmediğinin itirafıydı aslında. Öyle deyince dayanamadım iki elimle tuttum masadaki elini-Bilmiyorum Serap. Tek bildiğim şu ki dünden beri bir an bile aklımdan gitmediğinYüzüme bakamadı bu sefer. Ellerini avuçlarımda oynatıyordu. Yani o da benim avuçlarımı okşuyordu. Öylece biraz daha sustuk-Bende de öyle oldu aslında ama.... -Amasını boşver o zaman ne olur. Hatta bişey demek zorunda da değilsin. Bırak duygularını yaşa-Ama İlyas sonra çok üzülmekten korkuyorum-Çok üzülmeyi bırak seni bir anlık üzeceğimi düşünseydim şu an elini tutmazdım. Duygularına bırak kendini, güven banaElini tutup kaldırdım dudaklarıma doğru götürecektim yavaşça çekti elini.-Bilmiyorum süre ver bana biraz. Aslında buraya gelirken az çok tahmin ediyordum. Vazgeçtim hatta bi ara akşam. Ama sabah tekrar fikir değiştirip gelmeye karar verdim-Fikrini değiştirmene sebep ne oldu serap-Şu an onu söyleyemem. Aslında hiçbişeyden emin değilim.-Tamam hiç bişey sormuyorum o zaman sana. Ama ne olur duygularına ket vurma. Eğer duyguların bana yaklaşmamanı söylüyorsa o ayrı. O zaman yaklaşma zaten.-Kalksam iyi olacak artık ben. Bir saati geçti geleli-Tamam nasıl istersen. Bırakayım seni ben istediğin yere-Ben burdan binerim zahmet etme sen-Seni benim bırakmam yerine kendin gitmen benim için zahmet olurGülümsedi. ''Nezaketi de elden bırakma sakın'' dedi ayağa kalkarken. ''Prenses gibisin. İnsan kaba bile olsa nazikleşir otomatik olarak senin karşında'' dedim.-Çok fazla iltifat etmiyor musun ?-Evet sonuçta ilfitat ama inan hissetmediğim bir harfi bile söylemiyorum sana ,dedim ben de kalkarken. Kapıya kadar yürüdük Ayakakkabımı düzeltmek için eğildiğimde diğer elimi tutuverdi. Ben de şaşırdım ve doğruldum. İki eliyle sol elimi tutarak bana bakıyordu öylece, sadece gözlerime.-İlyas senden çok hızlı bi şeklide hoşlanmasam iş gereği de olsa buraya gelmezdim bunu bil-Aynısı ben de kendi kendime söyledim. Bundan eminim Serap-Gerçekten mi. Böyle mi düşündün hakkımda?Sağ elimi de ellerimizin üzerine getirdim. Şimdi elleri avuçlarımdaydı. Sıkı sıkı tuttum-Evet meleğim, aynen böyle düşündüm...Bir an başını göğsüme dayadı. Ellerimizi de göğsümün yanına koymuştu. Tek elimi çektim saçlarını okşadım. Sonra başını kaldırıp yüzünü yüzüme çevirdi. O an dudaklarıyla aramızda çok az mesafe kalmıştı. İki elimle iki yüzünü tutup dudaklarına dudaklarımı yaklaştırdım. Hafif değdirdiğim zaman dudaklarının titrediğini hissettim. Sonra yavaş yavaş öpüşmeye başladık. Öpüp öpüp bırakıyordum önce ben. Ama o ben böyle yaptıkça o dilini dilime değdirerek, dudaklarımı emerek, yalayarak öpmeye başladı. Ben de bu yalayış ve emişlerine anında karşılık verdim. Ellerimi saçlarından beline doğru indirdim. O da ellerini başımın arkasına atmış saçlarımın arasında gezdiriyordu öpüşürken. Öpüştükçe hafiften inlemeye başladı. Elimi belinden kalçalarına attım. Ama sadece elimi kalçasına tutuyor hareket ettirmiyordum. O dudaklarımı ateşli ateşli yer gibi emip yalamaya başladı. Ellerini enseme indiriyor saçlarımın arasın sokuyor kendine bastırıyordu yüzümü. Bu arada keten pantolondan fırlayacak gibi uzamış olan sikim elbisenin üzerinden bacaklarının arasına girmiş, çoktan amının üzerinde baskı yapıyordu bile. Sikimi bacaklarını arasında tutmak ister gibi bacaklarını kapatıp açıyor, elimin altındaki kalçlarını açıp kapıyordu. Kalçalarını avuçladım iki elimle. O an muradıma ermiş hissettim kendimi. Bu tatlı kalçaları sabah avuçlayabileceğimi söyleseler inanmazdım. Avuçladığı kalçaları elleyerek yoğurarak sikime doğru bastırıp kendime d yadım iyice. Sikimi amının arasına almak ister gibi bacaklarını aralıyordu. Yüzümü öpmeye başladı arzuyla, resmen yalıyordu yüzümü öperken. Kulaklarıma geldi yalayarak. ''Ohh İlyasssss, ne yaptın bana böyle, seni ilk gördüğüm anda istemiştim şu an teslim aldın beni'' dedi inleyerek. ''Ohh serap. Ben farklı mıyım sanki. Daha sohbetimizin 10. dakikasında dudaklarına yapışıp kalçalarını avuçlayıp seni vücuduma yaslamak istedim bebeğim'' dedim kısık sesle kavrulur gibi. ''ama yanlış yapıyoruz İlyas yapmamalıyız'' diyor ama söylediğinin tam tersi hareket ederek amını sikime iyice bastırıyor ve deli çıldırmış gibi dudaklarımı öpüyor dilimi emiyordu....Artık dayanamadım. Kalçalarını tuttuğum ellerimle havaya kaldırıp belime bacaklarını dolayıp duvara dayadım. Elbisesi iyice sıyrılmış, bacaklarını sımsıkı belime sarmıştı. Götü çıplak vaziyette ellerimdeydi şimdi. Dudaklarını yer gibi emerken demir gibi olmuş sikimi amına dayamıştım. Küçücük ve incecik külotunun üzerinden sikimi amına almak ister gibi kendini bana bastırıyordu. Kalçalarını sağa sola oynatıyordu. Kulağıma geldi yalayarak. ''ahhh İlyas hadi'' dedi...Kucağımda tuttuğum gibi yatak odasına getirdim. Ben yürürken dudaklarımı emiyor kalçalarını indirip kaldırıyordu kucağımda. O an ne kadar hafif diye aklımdan geçirdim. Eşimden sonra hele ki kaynanamdan sonra nerdeyse tüy gibiydi. Yatağın kenarına getirip yavaçşa sırtüstü yatırdım. Bacaklarını dizlerinden kırarak yatmıştı. Elbisesi karnına kadar açılmıştı. Atlındaki siyah slip külotunu yanlarından çekip aldım yavaşça ve amına yumuldum dudaklarımla. İki elimle kalçalarını kenarlarından tutup amının önce dudaklarını sonra dilini yalamaya başladım. Bacaklarını iyice karnına çekti ve ''ilyasssssss'' diye bağırdı zevkten. İki eliyle yine saçlarımdan tutup amına başımı iyice bastırmaya çalışıyordu. Amının içine dilimi sokup çıkarmaya başladım kalçalarından sıkı sıkı tutup. Amının içini dışını hızlı hızlı yalıyordum emerek. Zevkten amını açıp kapatıyor ve bağırıyordu serap. ''Erkeğimmmm gir içime dayanamıyorummmmm'' dedi ve elleriyle tuttuğu başımı kendine çekmeye çalıştı. Amını alamayı bıraktım. Dizlerimin üzerine dikilip sikimi fermuarın arasından çıkardım ve üzerine uzandım. Direk dudaklarını ağzıma aldığımda alttan eliyle sikimi tuttu. Ohhhh dedi tuttuğu anda. Çünkü dünden beri kotun ve pantolonumun üzerinden yan gözle baktığı koca yarağım şimdi elindeydi. Amının dudaklarının üzerine getirdi. İyice yalayarak ıslattığım am dudaklarının arasından kaydırdım sikimi içine. Yavaş yavaş sokup çıkarıyordum çünkü amı çok dardı. Uzun zamandır sikilmediğini anlamak çok zor değildi. Henüz sikimi yarısına kadar sokup çıkarıyordum. Amı daracık, sıcacık ve ıpıslaktı. ''ilyassssss, aşkımmmmm, erkeğimmmmmm'' diye altımda inliyordu şimdi serabım. ''Serabımmmmmm, sevgilimmmmmmmmmm sana aşığım'' diyerek sikimi sokup çıkarışlarımı hızlandırdım. ''sok erkeğim sikini , iyice sokkkkk '' dedi. Elleri sırtımı kaşıyor tırmalıyordu ben siktikçe. Dibine kadar soktum sikimi ve öylece bekledim biraz. ''ohhhhhhhhhhh bu ne ne güzel bi sik böyle, ne güzel sikiyosun beni'' dedi. Elbisesinin üzerinden içine kalan göğülerini öpmeye emmeye başladım. Göğsünün açık yerlerinden göğüs aralarını yalıyordum. İki elimle göğüslerini tutup okşuyordum sikerken. Göğüslerine bayılıyordum serap'ın. içinden çıktımç yine dizlerimin üzerinde doğruldum. Onun da ellerinden tutup doğrulttum. Ne yapmak istediğimi anlayınca kollarını havaya kaldırdı.Elbisesini başını üzerinden çekip çıkardım. Şimdi siyah külotu ve syah dantelli sütyeniyle çıplak vaziyette karşımdaydı. Çok güzel vücudu vardı o an resmen aşık olduğumu hissettim. Ellerini hızlı bir şekilde sırtındda birleştirip sütyenini kopcalarından serbest bıraktı. Ben çıkardım aldım. Göğüsleri çok güzeldi. Orta büyüklükte ama sert ve dolgun. Bembeyaz yusyuvarlak göğüslerinde kahverengi meme uçları dikilmiş harika görünüyordu. Hemen yatırıp göğüslerine yumuldum. Bacaklarını havaya kaldırıp iyice iki yana ayırmıştı. Hafif kalçamı kaldırıp sikimi kaydırdım tekrar daracık amına. Hem sikimi amının dibine kadar sokup çıkarıyor hem göğüslerini iki elimle avuçlayarak deli gibi uçlarını emiyor her tarafını yalıyordum. ''ohhhh ilyasımmmmm bırakma sevgilim beniiiiiii'' deyip kollarını boynuma doladı sımsıkı sardı. Göğüslerini bırakıp dudaklarına yumuldum böyle deyince. Bir taraftan da şaplata şaplata sikmeye devam ediyordum. İki elimle yüzünü tutup dudaklarını öperken '' asla bırakmam sevgilim, bırakamam serap, aşkım benimmmmmmm'' deyip ben de ellerimi beline doladım alttan. Şimdi ikimiz de sımsıkı sarılmış sikişiyorduk serabımla. Sikimi amının dibine kadar hızlı hızlı sokup çıkarmaya başlayınca ''ilyas geliyorum sevgilimmmmmmm'' deyip titremeye başladı serap. Beni öyle bir sıkmıştı ki boşalırken.... Ben de onu sımsıkı sardım ve baoşalmalarının bitmesi için öylece sikmeye devam ettim. Sonra kollarımda yavaş yavaş gevşedi. Ben yavaş yavaş sikimi sokup çıkarmaya devam ediyordum ağırlığımı daha çok bacak arasına dayadığım bacaklarıma vererek. Yüzüme tatlı tatlı bakıyordu şimdi. İki yanağımdan iki eliyle tuttu ve dudaklarımı yavaş hareketlerle sevişerek öpmeye başladı.- İlyasım erkeğim oldun sevgilim-Memnun musun aşkım?-Çok memnunum. Sonunu düşünmeden memnunum.-Sonu başı yok ,sen beni hayatında istediğin sürece yanındaymı serabım, sevgilimmmmmBu arada yavaş hareketlerle hala amına girip çıkıyordum bu konuşmaları yaparken. Konuşmalaramızın arasında da öpüşüyorduk.-Offff İlyas. Hayatımdasın ve hayatımda kalacaksın. Eşimden sonra bana dokunan ilk erkeksin-Aşkımmmm benim. Son Erkeğin olacağım. Seni ben sevip sikeceğim hep-İlyasımmmmmmDudaklarını öpüşümü hızlandırmış emip yalamaya başlamıştım. ''ben de geliyorum sevgilimmm'' dedim ve son anda sikimi göbeğine çıkarıp bastıra bastıra boşalmaya başladım. Titremelerim geçince yanına uzandım. Göğsüme başını aldım. Dudaklarını bana çevirdi ve öpüşüp koklaşıyorduk. Bacaklarını yan yatıp belime dolamıştı. Elimi götüne attım okşuyordum. Göt yanaklarını okşuyor götünün arasını okşuyor amını parmaklıyordum. Yüzüme tatlı tatlı bakıyordu dudaklarımız emişirken-Seni seviyorum İlyas-Ben de seni seviyorum Serabım...Duşta da seviştik yarım saat o gün. Birer defa da duşun altında boşaldık. Ben serabımı istediği yere bıraktığımda saat 13 30 idi. Dükkana gelirken düşünüyordum arabada. Al bakalım İlyas Efendi 3 tane karın oldu. Hepsine de ayrı ayrı aşıksın. Şimdi acaba bu iyi birşey mi yoksa kötü birşey mi onu da bilmiyordum. Maymun iştahlı mıyım acaba dedim. Hayır. Karılarımın hiçbirini bırakamazdım üçünü de çok seviyordum. Seraba ayrı bi aşık olmuştum. Eğer Onunla olamasaydım çok üzülürdüm. Telefonumda serhat diye kayıtlıydı. Telefonumu karıştırcak hiç kimse yoktu eşim asla öyle bişey yapmazdı. benden şüphelense bile telefonumu karıştıracak biri değildi. Ama bir anda mesaj veya telefon gelince ekranda serap yazmasını istemezdim tabi...İnnamıyorum sana ilyas Efendi diyordum. Ben kendimle çok konuşurum ama içimden tabi. Ulan kaynananın evinde ,kaynananın yatağında siktin sevgilini. Hem de aşık olduğun sikiştiğin kadının yatağında, odasında. Daha eşim eve gelmeden iki karımı da sikivermiştim yeni evde. Offff Serabımmmmmmm sevda ateşimmmm. Nasıl yaktın bir günde hatta bir.anda..beni.Aşkımmmmmmm....................................................... O gün akşam yemeğinde ara sıra dalgın olduğumu farkedip kendimi toparlamaya çalışıyordum. Serap aklımdan çıkmıyordu. Arabayla bıraktıktan sonra görüşmemiştik. Arada bir elim telefona gidiyordu sanki maç sonucunu takip ediyormuşum gibi. Mesaj falan atmayacağını biliyordum. O da evli olduğu için halden anlayacak biriydi. Benim telefonumu eşim asla karıştırmazdı onu biliyordum. Yine de her ihtimale karşı serabı serhat diye kaydettim. Şimdi ben ona mesaj atsam cevap verirdi ama riske hiç gerek yok. Kendimi toparlamama rağmen yine de arada bir dalgınlaştığım farkedildi.-Oğlum bugün baya yorulmuşsun galiba-Evet anne. Misafirlerin ikisi de biraz uzun kaldılar.-Sen uzan dinlen bari bugün erken yat-Çayımı içtikten sonra bi duş alıp uzanmayı düşünüyorum.Erva ile biraz oynadıktan sonra eşim kızımı odasına götürdü. Yanında masal anlatarak 10 dakika yatınca uyuyup kalıyordu Erva. Eşim kızımın odasına gidince kaynanamla karşılıklı çay içtik sohbetle biraz. Sonra ayağa kalktı tezgahın önünde bişeyler yapıyor eğilip kalkıyordu. Mesajı almıştım kaynanam sikimi özlemiş amına götüne sürtmemi istiyordu. Ben kalkmayıp çayımı içmeye devam ettim bu sefer. Kaynanam çayını tazeleyip oturdu karşıma-Yarın tesisatçıları getirecek misin oğlum?-Evet anne yarın halledelim artık eksikleri-Sen beni sabah geçerken eve bırak o zaman. Tesisatçılar gidince temizlik yaparımO sırada eşim de girmişti mutfağa-Ah anne çalışan biri olmasaydım senle gelir yardım ederdim-Aman kızım düşündüğün şeye bak. Yapacağım iş beş dakikalık iş. Genel temziliği de yaptırıyoruz başkasına zaten keyfine bak tatlım.On dakika sonra duşumu alıp yatağım yattım. Serap aklımdayken uyumuş kalmışım. Sabah uyandığımda saat 8 olmuştu. Mutfaktan kaynanamla eşimin sesleri geliyordu. Kalkıp yüzümü yıkayıp yanlarına geldim.-Günaydın şekerler-Günaydın oğlum-Günaydın aşkım, çay var koyayım mı yoksa kahvaltı mı yaparsınHer ne kadar okula öğleyin de gitse eşim de kayınvalidem gibi erken kalkan biri. Ervanın uyanması ise en az saat 9.-Kahvaltı canım istemiyor canım çay alayım, beraber içelim20 dakika kadar çay sohbeti yaptıktan sonra kalkarken eşimi de kayınvelidemi de öptüm. Tabi eşimin yanında kayınvalideciğimi bi anne nasıl öpülürse öyle öpüyordum. Sadece yandan yanakları değdirerek.-Damat beni niye öpüyosun ben de geleceğim ya-Ha evet sabah sabah uyanamadım anne hala doğru söylüyorsun..Kayınvalidemi evde bırakıp işyerime geldiğimde Ahmet Alanya'dan bir gün önce konuşup anlaştığımız misafirlerimizin gelmek üzere olduğunu söyledi. Bi süre sonra geldiler, lüks bir arabanın satışı için anlaşmıştık. Beğendiler exper raporlarını da gördüler. Biraz oturup çay içtik Ahmet'le notere gittiler. Ben büroya girip telefonu elime aldım. Seraba mesaj attım-Günaydın sevgilimBeş dakika sonra cevap geldi-Günaydın İlyasım. Nasılsın bugün-İyiyim bebeğim. Sabaha kadar aklımdaydın seni çok özledim-Kalpler karşılıklı o zaman ben de seni düşündüm hep. Ben de çok özledim.-Bugün biraz işlerim var ama yarın musait olursan biraz görüşebilir miyiz?-Tamam aşkım ayarlamaya çalışayım. Sana saatini bildiririm olur mu?-Olur tabi ki, seni seviyorum-Ben de seni seviyorum İlyas...Br saat sonra Ahmet gelince ben tesisatçıyı alıp eve geldim. Tesisatçı komşum kendi arabasıyla ben kendi arabamla gelmiştim. Kaynanam kapıyı açınca yüzündeki ifade çok soluktu. Tesisatçı çalışırken de hiç odadan çıkmadı. Renk vermemeye çalışıyor galiba başkalarının yanında diye düşündüm. Tesisatçı işini bitirip gidince salona geçtim kaynanam da geldi ve karşıma oturdu. Hiç gülümsemiyor aksine somurtuyor hatta ağlamış gibiydi. Normal olmayan bişeyler vardı zaten yanıma otururdu normal olsaydı.-Anne bu halin ne hayırdır kötü bi haber mi aldın yoksa hasta mısın?Derken elimi telefona attım refleks olarak. Eşim falan aradı da duymadım mı acaba diye. Benim telaşımı sakince izliyordu-Kimseye bişey olmadı İlyas merak etme.-Ee ne o zaman bu halin telaşlandırma beni sultanımBir süre öylece gözlerime baktı dalgın gibi. Ben meraklı gözlerle bekliyordum. Sonra gözlerini gözlerimden çekmeden sordu.-İlyas bu eve bi kadın mı geldi?Kurşun yemiş gibi oldum beynimden. Hiç renk vermemek için dünyanın en iyi tiyatrocusu gibi oynamaya başladım o an.-Anlamadım anne ne kadını?Eliyle gel der gibi işaret etti ve yatak odasına doğru yürüdü. O an mahkeme kapısından girmek üzere olan ağır ceza sanığı gibi hissettim kendimi ve arksından ağır ağır yürüdüm ben de. Yatağın kenarına geldi ve yatağın üzerindeki bir kaç yerde salyangoz yürümüş gibi parlak iz gösterdi.-Bunun ne olduğunu ikimiz de biliyoruz damat. Ayrıca banyoda bir sürü kıvırcık sarı saç topladım az önce.Bütün delilleri önüne sürülmüştü şimdi ağır ceza sanığının. Ama her sanık sonuna kadar kendini savunur hakim karşısında, söylediklerine kendisi bile inanmasa da..-Aman anne söylediğin şeye bak Allah aşkına. Çarşaftaki iz bizim izimizdir. Banyodaki saçlar da temizliği yapan kadına aittir veya kızını ya da birini yardıma getirmiştir ne bileyim.-Banyoyu biz kullandık biliyorsun ben ondan sonra güzelce temizledim titiz biriyim temizlik hususunda. Kullandığımız çarşafları da sepete attım. Bu serdiğim yeni çarşaf idi hiç kullanılmamış. Yeni aldık eşyaların hepsini biliyorsun.Aslında o an tüm deliller ile suçluluğum ispat edilmiş hatta yargıtaydan bile onaylanıp gelmişti. Ama ben hala ''evet anne dün ben buraya serabı getirdim ve hem yatağımızda hem banyomuzda deli gibi sikiştik'' demeyeceğim için son derece soğukkanlılıkla oscar'a aday oyunculuk hünerimi sergilemeye devam ettim.-Ne yani sultanım. Sen bana dün eve bi karı mı attın diye mi soruyosun şimdi? İnanmıyorum sana anne ya. Demek ki tamamen temizleyememişsin banyoyu. Çarşaftaki izler de illa meni olacak değil ya. Tekstil hatası veya yapıştırıcı bulaşmış olabilir ambalajından ne bilim.O an kendimden emin oldum. Ben kesinlikle radyo televizyon veya güzel sanatlar okumalıymışım. Benim diyen aktöre veya tiyatrocuya elime su döktürmezdim :) Ama kaynanamın ikna olmuş olabileceğine dair en ufak bir belirti göremedim. Aynı şekilde gözlerime bakmaya devam ediyordu. Sonra gözlerini yere indirdi-Belki de dediğin gibidir.Ama öyle bir tarzda söylemişti ki bunu. Yediğin naneyi anladım ama sana bu konuda hesap sormak ne haddime. Sanki bizim ilişkimiz çok mu doğru. Asıl suçlu sen değilsin ki benim der gibi... O an sarılmak istedim ama böyle bir durumda nasıl tepki vereceğini hiç kestiremediğimden yapmadım.-Sen işinden kalma artık. Beni bugün geçerken alma. Nasıl olsa eksiklerimiz tamamlandı. Biraz yalnız kalmak istiyorum galiba stres yaptırdı bu ev işleri bana.-Yapma anne. Seni yalnız bırakamam. Geçerken alacağım. Meral de üzülür şu an yalnız kalmana.-Arar söylerim ben Meral'i merak etme. Şu geçen üç ay alıştım yalnızlığa zaten. İki gün sonra hafta sonu gelirsiniz veya ben gelirim.Son kararını vermiş ve istikrarlı konuşuyordu. Şu durumda fazla ısrar etmemin bi anlamı olmayacağını iyi biliyordum.-Peki o zaman nasıl istersen. Ama en ufak bi sıkıntıda kesinlikle ara beni-Ararım oğlum merak etmeBen kapıya doğru yürürken arkamdan geliyordu ama mesafeli. Ayakkabılarımı giyip kapıya elimi uzattığımda her zamanki gibi öpüşecek miyiz diye baktım ama aramızda en az üç metre mesafe vardı, yaklaşmıyordu. Normalde sarılarak yanak - dudak öpüşürdük ve sikimi dayayarak kalçalarını avuçlardım. ''Görüşürüz anne'' ''Hayırlı işler oğlum''Arabada alnımdaki soğuk terleri siliyordum. Bundan sonra kaynanamla gerçek bir anne oğul mu olacaktık acaba? O güzelim amını götünü sikemeyecek miydim? O tatlı göğüslerini emip yalayamayacak mıydım? Peki ilk günden beri bana ve vücuduma aşık olan kayınvalidem bensiz dayanabilecek miydi? Evde bile bana sürttürmeden duramayan sikim için yanıp kavrulan kadın bensiz olabilecek miydi? Bilmiyorum. Mecburen zamana bırakıp sorularımın cevabını zamanla alacaktım. Ahhh tatlı amcıklı kayınvalidemmmm, ah serabımmmmmm...İşyerime girerken eşim arıyordu. Masama geçip telefonu cevapladım-Hayatım annem birkaç gün yalnız kalmak istediğini söyledi, üzüldüm. Yalnız bırakmasak mı ki acaba? Zor zamanlar geçiriyor olabilir-Ben ısrar ettim biraz ama çok ta üstüne gitmek istemedim sevgilim. Sana söyledi mi neden yalnız kalmak istediğini?-Net bişey söylemedi aşkım. Annemi bilirim her düşündüğünü söylemez o ben de ısrar etmedim fazla.-Bana da 2 gün yalnız kalayım haftasonunda beraber oluruz dedi-Neyse bakalım istediğin gibi olsun. Benim aklımda bişeyler var ama, akşam konuşuruz.-Tamam hayatım görüşürüz öpüyorumAklında olan şeyleri o an merak ettim ama benim yaramazlıklarımla ilgili bişey olma ihtimali tabi ki yoktu. Olsa zaten konuşmasından anlardım. O gün bir iki defa serapla mesajlaştık. Yarın ki buluşmamızda eve gitme durumuz yoktu. Zaten artık kaynanamın evine gitme olayımız tamamen sonlanmıştı. Daha olmadı eşyalı daire kiralarım diye düşündüm Serabımla başbaşa kalabilmemiz için. Ama yarın sahilde bi kafede oturacaktık. O gün akşam çıkarken bir kez daha aradım kaynanamı. Kitap okuduğunu zaten bugün erken yatacağını söyledi. Israr etmedim. Son durum olmasaydı kaynanam evde biraz yalnız kalmak istediğini bile söylese sorun değildi. Yanına uğrardım yine de eve giderken. Bir saat kadar sevişirdik. Zaten bana karşı aşırı istekli olduğu için kesin sikişirdik te. Offff aklıma düşmüştü kaynanam sikim pantolonumun içinde kazık gibi oluvermişti. Acaba bir daha sikebilecek miyidim o tatlı amcığını????Akşam yemeğini üçümüz yedik çekirdek aile. Eşim Ervayı yatağına götürdüğünde ben salonda tv karşısında takılıyordum. Bir yandan da çayımı yudumluyordum. Acaba eşimin aklındaki neyi??. On dakika sonra eşim yanıma geldi oturdu. Önce dudaktan öpüştük biraz. Bir süredir yalnız kalamamıştık çünkü. Sonra eşim altında mini saten şortu olduğu halde kucağıma oturdu yüzü bana dönük. Üzerinde de saten incecik sütyen vardı. Bazen dudağından öpüyor bazen göğsünü yalıyordum kalçalarını yalayarak. O da amını sikime sürüyor yüzümü okşuyordu. Bu halde sevişip sürtüşürken sohbete daldık-Sevgilim anlat bakalım neymiş annemin durumu hakkındaki tahminin-Aşkım babam vefat edeli baya oldu sayılır. Sen oğlusun diye rahat konuşacağım. Annem daha çok genç bi kadın. Hele ki yaşını da göstermediğini düşündüğümüz zaman, acaba diyorum artık yalnız olmak istemiyor mu? Çünkü annemi bilirim gayet neşeli ve mutlu iken birden kendini çektiyse kesin anlık bişey gelişmiştir. Böyle bir durum bence en güçlü ihtimal-Bilemiyorum aşkım olabilir de olmayabilir de . Doğru annem daha çok genç. Ne geçiyor peki aklından?-Aslına bir kaç aydır düşünüyordum ama sana söylememiştim konunun yeri gelmedi diye. Hani dul bir kadına her cuma sormak gerek derler ya.-Ha sen anneni evlendirmekten bahsediyosun-Evet sevgilim. daha genç yaşında neden bedensel mutluuktan mahrum bırakalım annemi. Veya bi aşktan ..O an beynim karıncalandı. Kaynanamı başka erkekle hayal bile edemezdim. Mümkün mertebe belli etmemeye çalıştım. Hatta yüzüm düşmesin diye bile çaba sarfettim.-Aman sevgilim yahu. Ne bileyim tabi ki olabailir ama. Annemin ağzını hiç aradın mı böyle bişey için?Bu son soruyu ciddi ciddi merak etiğim için sormuştum.-Yok aşkım dedimya daha erken diye de düşündüm. Okulda öğretmen arkadaşım Gülsüm varya Alanyalı. Onun annesi 2 sene önce vefat etmişti.-Evet biliyorum emekli öğretmen Hasan Bey-Evet aşkım. Bana bir ara Gülsüm çıtlatmıştı Annem burdan Samsun'a gittiği gün. Bunları yapalım birbirlerine çok uygunlar Meral diye. Ben de o zaman daha erken arkadaşım. Annemle uygun bir zamanda bi konuşayım demiştim. Dün sen beni arayınca o aklıma geldi. Adam da daha genç annem gibi. Kültürlü saygılı da bir adam. Ne dersinYüzümdeki sıkıntılı ifade belli olmasın diye gülümsedim.-Vay benim aşkıma bak sen. Bize cici baba bulmuş bile.-Ya aşkım öyle deme ama ya. Konuşuyoruz bak burda istişare yapıyoruz. Sence iyi olmaz mı? Annemi de düşünelim bu arada. Kadının daha yaşayacağı yılları var.-Bilmiyorum aşkım bence sorun yok Hasan Bey uygun. Ama annemin ne düşündüğü önemli tabi.-Ben yarın sabah annemin yanına gideceğim. Konuşayım bakalım ne diyecek. Okula ordan geçeriz biz kızımla.Bence sorun yok derken dilimi ısırasım geldi. Ama ne diyebilirdim ki? Kayınvalidemin evlenmesini istemiyorum desem tuhaf bir durum olmaz mıydı? Kızı evlenmesini istiyor ama damadı karşı çıkıyor??Eşimi kucağımda yalamaya başladım hırstan. Deli gibi yalıyordum göğüslerini boynunu. Sonra kucağımdan indirip kanepeye yatırdım sırtüstü. Altından mini şortunu çıkarıp aldım hızlıca. Ben de şortumu çıkarıp atınca sikim kazık gibi amının deliğine doğru dikildi. Sikimi elime alıp direk amının dudaklarını arasına başını sürtmeye başladım. Amın sırılsıklam olmuştu. Sonra amının dibine kadar kaydırıverdim bacaklarını ayırarak. ''ohhhhh kocacımmmmmmm'' diye inledi. ''çok özledim beni sikmeni, sik erkeğim hızlı hızlı''. Benim bu hızlı hareketlerimi özlememe veriyordu kesin ama ben konuştuklarımızla hırs yapmıştım. Hem biraz kızmış, hem üzülmüş hem de meraklanmıştım. Şimdi altımda kayınvalidem yatıyor ve başkasına vermek istemeyen ben kaynanamı hışımla sikiyordum adeta. Eşim bu hızdan ve hırstan son derece memnun altımda inliyordu sikilirken. Elimi alttan kalçalarına attım, avuçladım ve biraz havaya kaldırdım. Şimdi sikim dikine amına girip çıkıyordu dibine kadar. Eşim yüksek sesle bağırarak bu sikişin tadını çıkarıyordu. Amının dibine kadar soka soka beş dakika kadar böyle siktim. Epey dolu olan karım bağıra bağıra boşalmaya başladı. Yanına yatıp sarıldım biraz yanından. Sakinleşmişti. Bir elimi altından sokmuştum alttan am dudaklarını okşuyor avuçluyordum. Diğer elimle de göğüslerini okuşyordum. Dudaklarımız da yavaş yavaş öpüşüyor emişiyordu. Benim sikim hala demir kazık gii olduğundan o da sikimi sıvazlıyor, başını okşuyor ve yavaş yavaş masturbasyon yapıyordu. On dakika böyle seviştikten sonra kanepeden indim. Eşimi dizleri yere gelecek şekilde kanepeye domalttım. Arkasına geçtim, götünü avuçlayarak ikiye ayırdım. Yavaşşşça amına sikimi sokup çıkarmaya başladım. Eşim yine iştahlanmış ve inlmeye başlamıştı.-Oohhhh erkeğim. Dibine kadar sok o tatlı yarrağını. Çok özledim koca sikini. Yar sevgilim amımı. Sike sike ikiye böl ohhhhhh-Tatlı amcıklı karımmmmmm. Amın çok ballanmış. Bal damlıyor şu an amından sikime. KadınımmmmGötüne şaplata şaplata sikiyordum karımı. O an artık kayınvalidem de çıkmıştı aklımdan. Dibine kadar hızlı hızlı sokup çıkarıyor sonra yavaşlıyor yavaşşşş yavaş sikiyordum.Kanepede karımın sırtına boşaldıktan sonra bir posta da yatak odamızda sikiştik. Bu sefer ağzına boşaltmış ve bütün döllerimi içmişti....Ertesi gün 8 de evden beraber çıktık. Eşim kendi arabasıyla kaynanama gidecekti. Arabalarımıza binerken ''istersen ben de geleyim acil işim yok hayatım. Ordan geçerim işyerine'' dedim. ''Yok sevgilim önce biz bi yalnız konuşalım sonra beraber de konuşuruz zaten'' dedi. Öpüşüp ayrıldık...Masama oturduğumda Zeki fincanımda çayımı bıraktı.-Abi dalgın gibisin uykunu alamadın mı ?Karşımda duran Ahmet benden önce cevap verdi-Zeki sen benim çayımı da tazeleyiverZeki gereksiz konuştuğunu anlayıp hemen bardağı alıp çıktı. Ahmet saygılı ve kültürlüydü. Zeki tabi daha toydu henüz.-Abi ben çıkıyorum. Şu mavi arabanın klimasının gazı eksik sanırım ona baktırıp geleyim-Tamam Ahmet. Ben burdayım zaten. acil çıkmam gerekirse zeki var. Sana da haber veririmAhmet çıktıktan sonra eşimin ve kayınvalidemin ne konuştuklarını, kayınvalidemin ne cevap vereceğini falan düşünüyordum. İki gün önce böyle bi muhabbet olsa kayınvalidemin vereceği cevaptan adım gibi emindim. Ama şu an hangi psikolojiyle ve ne düşünerek hangi cevabı vereceğini hiç bir türlü kestiremiyordum....Saat 12 gibi eşim aradı. Erva ile çıktıklarını söyledi. Annemle konuştuğunu, kayınvalidemin karşı çıkmadığını falan söyledi. Şaşırmamıştım ama üzülmüş müydüm yoksa kızmış mıydım bilemedim. Kaynanam benden intikam mı alıyordu yoksa yaptığımız yanlışların farkına vardı da düzeltme yoluna mı gidiyordu?? İkinci ihtimal daha güçlüydü beynimde. Kaynanam hoppa biri değildi. Benimle olan ilişkisi gem vuramadığı büyük sevdasının eseriydi sadece...şimle akşam yemekte konu hemen açıldı zaten.-Hayatım annemle usulen konuştum. Aynen tahmin ettiğim gibi sıkıntısının gönül ve beden yalnızlığı olduğuna kanaat getirdim.-Olur gözüyle bakıyor mu peki annem-Bi tanışalım çay içelim dedi. Şu an bişey demeyeyim tanıdıktan sonra fikrimi söyleyeyim dedi.-Evet mantıklı. Hayırlısı olsun-Evet aşkım hayırlısı olsun. Ben isterim şahsen ama kendisi bilir tabi.Ben hiç istemem aşkım diyemedim. Bak sen kayınvalidemin yaptığına. Anlık karar veriyor desem dünden beri kara kara düşünmüştür ilişkimizi. Ama başka bi kadınla beraberliğime adı gibi emindi demek ki. Bu durumu kabul etmem çok zordu ama mudahale etme şansım hiç yoktu...Ertesi gün Cuma idi .Serapla konuşup öğleden sonra 16 da Konyaaltında sahilde bi kafede buluştuk. Oturmak için biraz kuytu bi yer seçtik tanıyan birileri çıkabilirdi ikimizden birini. Oturup kahvelerimizi içerken ellerini tutuyordum masanın üzerinde. Sohbet ederken ellerini okşuyordum. Üzerinde koyu mavi askılı bi tulum içinde de beyaz bir body vardı. Yine çok tatlı ve çok seksi görünüyordu bana. Bi ara omzuma yaslandı ve liseli aşıklar gibi dudağını öptüm bi kaç kez. Tabi tedirgin olup uzatmıyorduk öpüşmeyi. ''ohhhh seni istiyorum ilyas'' dedi. ''ben de seni istiyorum sevgilim''. ''Bugün çok vaktim yoktu ama önümüzdeki hafta içi gün ayarlayayım 2-3 saat yalnız kalalım bi yerde sevgilim'' dedi. Eve gidelim demek istiyordu serabım. Bilmiyordu ki o evin önünden bile geçemeyiz artık beraber. Ama ben hemen yarın eşyalı bi ev kiralayayım diye geçirdim içimden. ''Ayarla sevgilim. sevişmek istiyorum senle çırılçıplak yatakta'' ''Ohhh ilyassss tamam aşkım''...Cafede bir saat oturup ara ara öpüşüp seviştikten sonra serabımı istediği yere bıraktım. Ordan da eve geçtim. Akşam yine yemekte eşim ertesi gün akşam arkadaşı Gülsüm'ün ve babasının bize geleceğini söyledi. Gülsüm'ün babası Ahmet Bey aslen Alanyalı idi. Maddi durumu gayet iyi. Alanyada deniz kenarında dublex dairesi vardı bahçeli. Yine deniz kenarında bi sitede 3 tane kirada dairesi ve küçük bir muz bahçesi olan bir emekli öğretmendi. Varlığı tabiki anne babasından kalmış. Eşi öldükten sonra hiç evlenmemiş olan ve 30 yaşında olan kızının yanında kalmaya başlamış.Gelsinler bakalım aşkım-Annemi de kahvaltıdan önce getirelim tamam dedi zaten.Kaynanama bak sen. Tamam deyivermişti bu işlere. Bakalım bu işin sonu nereye varacaktı ben de çok merak ediyordum. Kaynanam bi kuru inadıyla veya aklını başına toplayarak artık hangisiyse bilemiyorum. Aşık olduğu yanıp tutuştuğu erkeğini bırakacak ve emekli öğretmen hasan beyin kucağına düşecekti. Ve artık canım kayınvalidemi Hasan Hoca sikecekti. O tatlı amın götün tadına Hasan Hoca bakacaktı. Hasan Hocanın siki haftada bir gün kalkardı elbet. Kimbilir belki de ayda iki defa. Kızgınlıktan aklımdan geçirdiğim şeyler bunlardı. Eşim o an yanımda olmasa öfkemden kafamı duvara vuracaktım. Sakin olmaya çalıştım.....Sabah uyandığımızda kaynanamı almaya gittik eşimle. Binanın girişinde bizi bekleyen kayınvalidemi aldık eve geldik. Kayınvalidemin o durgun solgun hali geçmişti aksine neşeli gözüküyordu artık. Bana nisbet yaptığını anlamamak mümkün değildi tabi. Çıkarken çayı demlemişti eşim. Beraber kahvaltı yaptık. Kaynanam göz göze gelmemeye çalışıyordu artık benimle. Üzerinde gömlek ve bol bi etek vardı. Görsel zevkimi bile elimden almıştı. Ama yaşadığımız skandalı düşününce bir taraftan da hak veriyordum, onun için kuyruğu kulağı kısıp oturuyordum. Eşim bazen içeri dışarı girip çıktıkça bana bakıyor mu diye bakıyordum. Göz ucuyla bakıyordu tabi ama belli etmiyordu. Eşim evde olmasaydı bakıyor muydu bakmıyor muydu gösterirdim ben kaynanacıma. Şortumun altından dikerdim bayrak direğini. Bakim o zaman hala bakmıyor mu:) ...Ben kahvaltımı yapıp çıkarken eşimi ve kayınvalidemi öptüm. Kayınvalidem durumu belli etmemek için usulen öptürdü kendini. Ama o sıra eşim tezgaha dönük olduğu için eşimi de önümde gördüğüm için kaynanamın yanaklarına dudaklarımı değdirerek ve de yalar gibi öpmüştüm. Hem özlemiştim ve dayanamıyordum onsuzluğa hem de muziplik olsun istedim tepkisini ölçmek için. Tabi ki eşimin yanında hiç bişey yapamadı öpüldüğü ile kaldı kaynanacım. Eğer ayakta olsaydı götünü bile okşardım o an. Tepki verecek hali yok ya.......-Akşam görüşürüz şekerler. Mustakbel kayınpederim ve kızı saat kaçta gelecekti-9 da gelecekler aşkım-Tamam ihtiyaç olursa yaz sen ben gelirken getiririm-Tamam hayatım. -Annecim senin bi isteğin var mı peki cici babamızdan hariçEşim güldü. Bu sefer kayınvalidem de dayanamadı esprime tutamadı kendini güldü-Yok oğlum hadi sana hayırlı işler.....Akşam misafirler gelmeden önce kayınvalidemin parladığını gözlerine sürme çektiğini ve mis gibi koktuğunu farkettim. Evet üzerinde siyah feracesi olacaktı ama çok güzel görünüyordu. Hazırlık yapmıştı Ahmet Bey için. Bu nispetler beni kalpten götürecekti ama renk vermiyordum...Ahmet Beyle daha önce bir defa görüşmüştük taziyede. O da takım elbise ile gelmişti. Kızı Gülsüm de güzel bi kızdı. Neden evlenmediğini merak ettim o an. 1.68 boylarında, beyaz tenli, kahverengi gözlü hafif balık etli. Kıpkırmızı ve hafif çıkık dudakları biraz iri göğüsleri ve hafif çıkık kalası ile maymun iştahımı kabartmıştı. Sırf Gülsüm için bile bu evliliğe onay veresim geldi ama karımın en yakın arkadaşıyla ilişkiye girmem herhalde imkansızdı. Gülsüm de öyle arkadaşının kocasıyla ilişki yaşayabbilecek biri değildi. Ama yine de Gülsüm'ün bana bakışları hoşuma gitmişti. Gülsüm de kapalı bi kadındı. Tek parça ayak bileklerine kadar inen ten rengi üzerine oturan bi elbise ve bordo bi eşarpla gelmişti. Salonda otururken arkasından çıkık götüne odaklanmıştım ama kısa sürdü tabi. Yarım saatlik ordan burdan muhabbetten sonra eşim kahve ikram etti. Kahvelerimizi içtikten sonra Gülsüm Hoca devreye girdi.-Meliha Ablacım niyetimiz malum. Hayırlı bir iş. Seni kızın ve damadından babama istiyorum dedi. Biraz tuhaf ve esprili bir durumdu ama anca böyle olurdu bu iş zaten. Kayınvalidem önce bana baktı. O günden sonra ilk kez gözlerime bakıyordu ve beş saniye kadar hiç çekmeden baktı gözlerimin içine. Bana ders verir gibiydi. Al bakalım bu durum senin eserin diyordu resmen bakışlarıyla. Ya da nihayet düzgün bir iş yapıyorum senle yaşadıklarımızdan sonra diyordu. Ya da beni kimselere bırakma sevgilim diyordu. Bilmiyorum. Tahminlerimin hepsi birbirine zıt idi ama her olasılık mümkündü beynimde. Sonra eşime baktı ve gülerek cevap verdi.-Kızım seni tanıyoruz zaten. Hasan Bey de eğitimci ve kişilikli biri. Bizim yaşlarımızda genç kızlar gibi naz yapmak ta olmaz, yakışmaz. Çocuklarımın da rızası olduğuna göre hayırlısı olsun diyelim.Hasan beyin gözlerinin içi gülüyordu o an. Güzel bir kadın kendisine evet demişti. Herkes mutlu görünüyordu. Ben o an şok olmuştum. Ne ara ve ne hızla bu sahneye gelmiştik...Canım Kaynanam ikinci karım başkalarına gidiyordu şu an. Ayağa kalkıp misafirleri kovmak geçti içimden. Oturduğum koltuğun içine geçmek istedim. Ama hiçbişey yapamazdım biliyordum... Hasan bey sözü aldı-O zaman ben yarın nikah için belediyeden gün alayım Meliha Hanım..... Odada konuşulanlar bir kazanın içinden gelen ssler gibiydi o an. Herşeyi duyuyor anlıyor, ama hiçbir cümleyi anlamlandıramıyordum. Tören falan yapmaya gerek olmadığından bahsettiler. Kaynanamın evinde oturacaklardı. Ara sıra Alanyada ki villaya gidip geleceklerdi. Hatta bu büyük aile yaz tatilinin büyük kısmını alanyada deniz kenarındaki kayın validemin yeni evinde geçirecekti. Sadece Gülsümle ilgili kısmından dolayı biraz biraz kendime gelmeye başladım. Eğer Kayın validem bana bu derdi gerçekten yaşatırsa intikamımı gülsümü ayartıp sikerek alacaktım..Ayarlayabilir miydim peki? Kafaya koydıktan sonra ayarlayamayacağım kadın yoktu bana göre yeryüzünde............. Kaynanam gözümün önünde ellerimden kayıp gitmişti. O gece misafirler gittikten sonra biraz oturduk kaynanam çok neşeli görünmeye çalışıyordu. Gerçekten mutlu olduğuna inanmam tabi ki imkansızdı. 7 yıldır deli gibi aşık olduğu adamı iki günde sildiğine inandıramazdı beni. Ben de ona bu yaptığını ödetecektim. Deliler gibi pişman olacak diye hırslandım. Aklımdan neler geçmiyordu ki. Hasan'ın kızını sikecektim ve bunu ona bi şekilde farkettirecektim. Ya da ne bilim başka kadınları siktiğimi bilecekti. Sonra düşündüm. Acaba nefret mi eder iyice? Bana bi faydası olacak mıydı?? sakin hareket etmeliyim diye düşündüm. Hasan Bey'in güzel amcıklı canım kaynanamı sikecek olması beni envai çeşit düşünceye sevk ediyordu bu düşüncelerimin önüne geçmem gerekir diye düşündüm. ''Ben yatacağım size iyi geceler'' deyip dişlerimi fırçalamak için banyoya doğru ayağa kalktım. Eşim ''ben de yatacağım anne'' dedi. Kaynanam ''Benim uykum yok kızım televizyon seyredeceğim biraz Allah Rahatlık versin'' dedi.... Banyoya girdim önce bi traş oldum, ardından ılık bi duş aldım ve dişlerimi fırçaladım. Bu arada yarım saat geçivermiş tabi. Yatak odasına girdim eşim çoktan uyumuştu. Altımdaki eşofmanı çıkarıp bol şortumu giydim. O an salondaki kaynanam aklıma düştü. Benden kaçıyor olması beni daha beter azdırıyordu galiba, bilmiyorum. Sikim bol şortumun altından çadır direğini kurdu yine. Yatağın kenarına bekliyordum. Sonra kaynanama verdiği karardan pişmanlık duymasını istediğim bişey yapmak aklıma geldi. Salona geldim kaynanam tv ışığında kanepede uzanıyor televizyon izliyordu. Telefonumu şarza takma bahanesiyle televizyon vitrinini yanına geldim. Tv nin ışığında şortumun altındaki demir kazık gibi ileriye uzanmış sikim beyaz perdede oynuyor gibiydi. Kaynanamın o an sikime bakmıyor olması düşünülemezdi tabi. İşimi özellikle ağırdan alıyor telefonun ekranına falan bakıyordum. Kaynanam dayanamadı-Oğlum neden odanda takmadın telefonunu şarza, git gel yapmana gerek yoktu.-Yattığım odada takmak istemiyorum anne. Şarz alırken daha fazla radyasyon yayıyormuş bunlarYalana bak sanki daha önce takmıyordum :) Kaynanamın bana laf atmasını fırsat bilip gidip yanına oturdum.-Senin uykun yok muydu oğlum?-Kaçtı birden kafamda bin tilki dolaşıyor.-Hayırdır neymiş kafandakilerBu arada gözü iki defa kazık gibi önümde dikilen sikime kaymıştı. tv ışığında farketmeyeceğimi sanıyordu. Kaynanam ben banyodayken taytını giymişti üzerinde de gömlek vardı. Ben de onun bacaklarına bakıyordum. Ama onun gibi çaktırmadan değil açıktan.-Senin evlilik olayına kafam takıldı. Ne bilim tuhaf geldi bana kaldıramıyorum. Ama bi taraftan da annem mutlu olacaksa sorun yok diyorum, ne bilim işteSanki karı koca gibi sevişen sikişen biz değildik günlerdir. Bir anda kaynana damat rolüne girmiş ve yaşadığımız ilişkiyi yaşamamış gibi yapıyorduk.-Sen beni mi düşünüyosun,Deyip bana baktı ve güldü. O an dudaklarına yapışıp elini de sikimin üzerine koyup avuçlatarak öpesim geldi. Bacağımı biraz açıp bacağına değdirdim. Belki elini yanlışlıkla da olsa sikime değdirir diye. Ben bu kadını ne kadar arzuluyordum böyle. Kendime şaşırıyordum. Bacağını çekmedi.-Seni düşünüyorum tabi. Peki sen mutlu olacağına inanıyor musun?Gözlerime baktığı gözlerine çekti karşıya balktı. Derin bir iç çekti. Biraz bekledi ve ''bilmiyorum'' dedi.-Nasıl bilmiyorsun anne. böyle bi karar bilmiyorum diye verilir mi?Bunu söylerken yanına iyice yaklaştım. Vücudu vücuduma temas ediyordu. Elimi omzundan attım diğer omzunu elime aldım. Göğüsleri yandan vücuduma değiyordu şimdi.-Bazen duygularınla değil mantığınla hareket etmen gerekir hayatta. Ben de şu an tam olarak böyle yapıyorum. Bana göre şart oldu .Yandan yüzüne yaklaştım hafif öptüm. Elimi omzundan koluna doğru kaydırdım parmaklarım göğüne değiyordu.-Ne demek duygularımla değil mantığımla hareket ediyorum. Yemişim mantığını. Kesinlikle duygularının peşinden git. Yapma mutluluğu seçYine gözlerime baktı öylece. Bişeyler anlatır gibiydi. Ama konuyu açmıyordu bir türlü. Açacağını da sanmıyordum zaten ömür boyu. Onu içine atmıştı. Şu çarşafın üzerideki dölleri ve banyodaki saçları...Bakışları çok şey anlatıyor ama kendisi o konuyu hiç açmıyordu. Duygularımla hareket ettim de ne oldu sanki der gibiydi. Ama ben ısrarla ve pişkin pişkin o olayı kabullenmez hareketlerle kaldığım yerden devam ediyordum.-Yapma anne seni çok seviyoruz. Pişman olacağın bişey yapma.-Pişman olacağı şeyleri insan hayatta bile bile yapar çoğu zaman oğlum.-Katılmıyorum. Pişman olacağın şeyi bilerek yapmak değildir o. O an yapmak istediğin ama sonradan pişman olduğun şeylerdir.-Peki senin var mı böyle o an yapmak istediğin ama sonradan pişman olduğun bişeySerabı soruyordu. çok zeki idi bu kadın. Okuduğu kitaplar zekasını zehir gibi yapmıştı.-Var tabi ki....Dedim ama dediğim an pişman oldum. Çünkü resmen itiraf etmiştim yaptığım işi. Ama sonradan telafi etmek istedim.-Geçen yıllar insana öğretiyor o anda bilemiyorun pişman olacağın şeyi.Sanki geçmiş yıllarda yaşadığım şeylerden bahsetmiş gibi kıvırmıştım birden. Tabi yemedi muhtemelen. Bir anda sağ elini bacağıma koydu hiç beklemediğim bi hareketti. Öylece sohbete devam ediyorduk. Bacağımı okşuyor ve ayaktaki sikimin dibine kadar getiriyordu elini sürterken. Ben de elimi bacağına attım . Taytının üzerinden okşuyordum. Ben biraz okşamadan sonra amınınn üzerine getirdim elimi ve elimin tamamını üzerine koyarak avuçlayıverdim birden. O an bişey söyleyecekti tam ama söyleyemedi başını biraz geri atıp gözlerini kıstı. Diğer elimle bacağımı sikimin köküne kadar okşayan elini tuttum ve sikimi avuçlattım. Şimdi benim elim amını avuçluyor onun eli sikimin başını tutuyordu ama hareket ettirmiyordu elini. Ben amını daha fazla okşayarak amının dudaklarının arasına iki parmağımı sürtmeye başlayınca gözlerini iyice bayıltarak sikimi avuçladı birden. Ve başından gövdesine doğru sıvazlama ya başladı. Şimdi loş ışıkta birbirimizi avuçlayarak masturbasyon yaptırıyorduk. O yavaş yavaş sıvazlıyordu sikimi ama ben onun amına tam bir masturbayson yapıyordum. Amını komple avcuma doldurup okşuyor, parmaklarımı arasına sürtüyor, tek parmağımı amının içine doğru sokmaya çalışıyordum taytının üzerinden. Yatak odasınını kapısı kapalıydı. Eşim herhangi bir şekilde uyanıp salona gelecek olsa sesini duyacaktık ışığı da görecektik. Ama yine de biraz tedirgindik tabi. Sikimi şortumun arasından çıkarıp eline vermek istedim ama tedirginlikten yapamıyordum. Sikimi başından köküne kadar okşamaya başlayınca yüzünü öptüm ve dudaklarına uzandım. Çekmedi. Dudaklarını yandan öpmeye başladım. Sonra başımı biraz önüne doğru getirip dudaklarını önden yalayarak dilleyerek öpmeye başladım. Kaynanam sikimi sıkıyordu zevkten. Dudakları ve diliyle karşılık veriyor, dilime dilini sürüyor yer gibi emiyordu. Kaynanamın kısık iniltileri o an deli gibi sikişmek istediğinin kanıtıydı. Ben de tatlı amına girmek için can atıyordum ama yapamazdık çok riskliydi. Kaynanam Bacaklarını açıp kapamaya başladı ben amını avuçlarken. O an artık deliridim ve sikimin üzerindeki elini tuttum, sikimi bol paçadan çıkardım ve elini sikime koydum. Sikimin başını avuçladı öylece dudaklarımı somurmaya başladı ama eli fazla hareket etmiyordu. tedirginliğini hissedebiliyordum. Sonra birden elini çekti dudaklarımı bıraktı ve hafif yana çekildi. Gözlerime bakıyordu gözleri kısık. Bu işn sonu kötüye gidiyoruz bu yaptığımız çok riskli der gibiydi. Aslında o an ben de ona hak verdim. Her ne kadar o an yatağa yatırıp taytını dizlerine kadar sıyırıp amına sikimi sokmak istesem de yapmadım. Öylece biraz sakinleşmeye çalışıp sikimi şortumun içine koydum. O da nefesini yavaşlatmaya çalışıyordu. İki dakika sonra ben ''ben yatıyorum bebeğim'' deyip ayağa kalktım yüzüne doğru eğilip dudaklarından öptüm. Karşılık verdi öpüşüme. O da ufaktan diliyle yaladı dilimi. ''iyi geceler sana'' dedi.atağa yattığım da sikim bayrak direği gibiydi inmiyordu bir türlü. Kaynanam kesin bu gece iki defa amını okşayarak boşalırdı yaşadığımız anın hayaliyle. İyi de bu neydi şimdi. Kaynanam bana artık bir daha asla yüz vermez sanıyordum. Az önce ortam musait olsa çatır çatır siktirecekti kendini bana. Biliyordum. Bu kadın bana da sikime de deli gibi aşık. Nasıl gidecekti Hasan'a aklım almıyordu kafayı yiyecektim. O an hasanı hadım edesim geldi. Kaynanama hem felaket hırslı ve kızgın bi o kadar da şehvetli idim. Şu an yatağımdan kalkıp salona geçip yatağa domaltıp donunu sıyırıp şaplata şaplata sikmemek için kendimi zorluyordum. ''Bu varken ne Hasanı, hasanı nerden çıkarın al al'' diye amının dibine kadar sokasım vardı sikimi. Ama işte yanımda eşim yatıyordu. Çok riskli. Baya bi beynimi zorlarken uyumuş kalmışım.Pazar sabahı yanıma erva geldi baba baba diye uyandırdı beni. Biraz yatakta boğluştuk oynaştık kızımla. Eşim ''kahvaltı hazır şekerler'' diye kapıdan bize gülerek bakınca kalktık.Kaynanamda yine bol bi etek ve üzerinde gömlek vardı. Ne olurdu şu taytlı haline geri dönseydi...Neşeli bi kahvaltıdan sonra Samsunlular derneğinin keşkek şölenine gitmeye karar verdik. Hem piknik yapacaktık. Hazırlanıp çıktığımızda saat 10 olmuştu. Piknik alanı çok kalabalıktı iğne atsak yere düşmeyecek. Bi ağaç altı zar zor bulup attık kendimizi. Önce çay yaptık kömürde. Müzik sesi geliyordu topluluğun arasından. Sanatçı gelmişti bi kaçtane. Kömürde çaylarımız demlenirken kayınvalidem ''keşkek alıp gelelim'' dedi. Eşim'' anne siz gidin o zaman ben çayla ilgileneyim erva girmesin kalabalığa'' dedi. Kaynanam biraz duraksadı. Sonra tamam dedi.Keşkek sırasında baya bi kuyruk vardı. Kaynanam sonra mı gelsek dedi. Ben yok çayla iyi gider alalım diye önüme kattım. Kaynanam benle olduğu zaman zorlanacağını biliyordu ve eski günlere dönmemek için çaba sarfettiğini anlıyordum. Ama nafile artık bu saatten sonra ben zorlayacaktım ve bütün kozlarımı oynayacaktım. Kuyrukta arkama geçer gibi oldu kolundan tutup önüme alım. Hafif güler gibi oldu çaktırmadan. Kulağına eğildim ve ''iti var çakalı var önümde dur sen'' dedim. Bu sefer gülmesini tutamadı ve tebessüm etti. Gerçekten çok kalabalıktı yığılmalar olmaya başladı daha önümüzde de çok sıra vardı ve ağır ilerliyordu. Arkamdaki amca üzerime doğru abanınca ben de kaynanama arkadan abandım. Eşofmanımın altındaki külotsuz keser sapı gibi sikimi kaynanamın ince feracesinden götünün arasına koydum. Kaynanam önce götünü yana çekecek gibi oldu elimi götünün kenarlarına, beline attım ve sıkıca tuttum. Çok kalabalık oluğu için kimin ne yaptığı belli olmuyordu zaten. Kaynanam kaçamadı haliyle, ya da zevklenip teslim oldu bilmiyorum. Belinden tutarak götünün arasına sikimi sokup çıkarıyordum yavaş hareketlerle. Nihayet canım kaynanamın götünün arasına tekrar sokmuştum sikimi. Artık bir daha hiç olmayacağını sanmıştım. O anın tadını çıkarıyor, belinden tuttuğum elimi arada götüne kaydırarak okşuyordum. Bi taraftan da amına sokmaya çalışırcasına sikimi götünün arasına sokup çıkarıyordum. Artık kaynanam da göt yanaklarını açıp kapayarak sikimi hissetmeye çalışıyordu. Evet, biliyordum bu kadın sikimsiz yapamaz olamazzzzzzz...Sıra bize gelene kadar 20 dakika kaynanamın götünün arasına sikimi sürtmüş, sokup çıkarmıştım. Kaynanam arada bir gözlerini kısıyor gütünü açıp kapatıyordu zevkten. Ben boşalmamak için arada bir frenliyordum. Önüm mahvolacaktı değilse. Feracesinin üzerinden de olsa kaynanamı tekrar sikmiş olmanın neşesiyle keşkeklerimizi alıp yerimize geçtik.Muhabbetimiz esnasında ara ara düşünüyordum çay içerken. Acaba vazgeçer miydi evlenmekten. Dün geceki ve az önceki yaptıklarımızdan sonra umutlanabilir miyidim acaba? Bence kaynanam benden intikam almak için inat ediyor değildi. Doğru olanı yapmak için kendini zorluyordu. Yoksa duygularına kalsa benden başka erkek istemiyordu onu anladım. Doğru olanı 7 yıldır neden yapmak istememiş diye kendime sorunca da yaşadığımız olayın ona bir ders olduğunu düşündüğünü anladım. Verdiği bu dersle bana ''artık karını kimseyle aldatma demek istiyordu. Ama karşılıklı böyle bi konuşmamız olsa diyecektim ki ''tamam bundan sonra eşim ve senden başka kadınım yok. Ama sen de kocaya falan gitmeyeceksin'' Ama bunlar benim kafamda canlandırdıklarımdı, bilemiyordum...Akşamüstü eve geldiğimizde herkes yorgun gibiydi. Herkes duşunu aldı, yemekten sonra salonda çay içiyorduk eşime Gülsüm'den telefon geldi. Hasan beyin iki hafta sonraki pazartesi öğleden sonra saat 2 için nikah dairesinden randevu aldığını söylemişti. Kaynanama baktım ama bakmıyordu. Yine sinirlerim tepeme çıkıvermişti. Gülsüm, eşime haftasonu hem gezip görmek için hem de denize girmek için alanyadaki villalarına gider miyiz hep beraber diye sormuş. Eşim bize sordu. Hayır diyecek bi sebep bulamadım tabi ki. Kaynanam da onaylar vaziyette başını salladı. Eşim Gülsüm'e ''tamam güzel olur canım'' dedi. Nikah öncesi kaynaşma ve tanışma gezisiydi aynı zamanda. Allah'tan kaynanam nikah öncesi saçını bile gösterecek veya tokalaşacak biri değildi Hasan Beyle. Ben şimdiden böyle düşünüyorsam nikahları kıyılınca ne yapacaktım acaba. Yok ben ya katil olacağım ya da tımarhaneye gideceğim bu gidişle.....O akşam ortalıkta fazla dolaşmadım sinirim belli olmasın diye. Erken yatıp erken kalktım. Ben saat 7 de uyandığım zaman kaynanam lavabodaydı muhtemelen yeni kalmıştı. Eşim de yarım saat sonra falan kalkardı. Hızlı bi şekilde giyinip çıktım. Kaynanamı görmek istemiyordum akşamdan beri. Sinirim de pek geçmemişti. Kaynanam dış kapının kapandığını duyunca damat beni öpmeden nasıl gider diye şaşırmış ve anlamıştır muhakkak.İşyerimde çay içerken hala sinirliydim. Kaynanama hırsımdan serapla sikişmek istedim. Saat 10 gibi işyerimden çıkıp bi emlakçıdan eşyalı küçük bir daire bulup kiraladım. Serapa mesaj attım. Ne zaman buluşacağımızı sordum. Bugün öğleden sonra buluşalım saat 3 te dedi. Anlaştığımız yerden serabı aldım. Kiraladığım eve geldik. Bu evin yeni tuttuğumu ve buranın daha iyi olacağını söyledim kendisine. Kapıdan içeri girer girmez dudaklarına yapıştım.Duvara dayadım ve dudaklarını yer gibi öpmeye başladım daha antrede. O da aç gibi saldırdı dudaklarıma. ''ahhhhh ilyassss çok özledim erkeğim seni'' deyip pantolonumun üzerinden demir gibi sikimi avuçluyor okşuyordu. Ben de dizlerine kadar gelen elbisesinin altından elimi sokmuş küotunun üzerinden amını okşuyordum. Dudaklarımız dillerimiz yiyişiyor emişiyordu. Bi elimle önünden amını okşuyordum diğer elimi arkasına atmış götünü avuçluyordum. Külotunun üzerinden amını avuçlayıp okşarken külotunu yana çekip parmaklarımı amının içine kaydırmaya başladım. Küçücük amı ıpıslak olmuştu. Dizlerimin üzerine çöktüm eteğinin altına girip külotun kenarından amını yalamaya emmeye başladım. Sırtını duvara dayamış saçlarımın arasına ellerini geçirmiş vaziyette inliyordu ben amcığını emerken. Bacakalarını açtı biraz daha ve '''ohhhhh sevgilimmmmmmm çok güzeeeelll. Dilinle sik amcığımı'' dedi. Göt yanaklarından avuçlayarak dilimi amının içine sokup çıkarıyor, istediği gibi dilimle sikiyordum amını. Götü avuçlarımı dolduruyordu. Okşayıp elledikçe dilimi amının dibine sokmak istercesine zorluyordum. '''ohhhhhhhhhhh erkeğimmmm'' diyordu. Amının tadı çok güzeldi sularını içiyordum serabın amcığının. 10 dakika kadar serabın amını yaladım emdim yer gibi. Zevk suları amından ağzıma akıyordu artık. Ayağa kalktım ve arksını çevirdim hızlıca. Eteğini beline toplayınca bembeyaz küçük yuvarlak götü ortaya çıktı. Duvara ellerini dayadı ve götünü dışarı çıkardı. Fermuarın arsından sikimi çıkardım ve külotunu yana çekerek ıpıslak olmuş amının içine soktum sikimi. Götünün kenarlarından tutup şaplata şaplata amına girip çıkmaya başladım.- Sevgilimmmm. Dağıt amımı. Çok özledi senin koca yarrağını. Sik aşkımmmmmmm-Ben de amını çok özledim bebeğim. Çok tatlı amını sikmek. Seni seviyorum serap ohhhhhhh-Aşkımmmmmm, koca yarraklı kocammmmmm. Duramam ben sensiz. Beni sikmezsen yaşayamam. Sik kocacımmmm-Sikcem sevgilim. Burası bizim aşk yuvamız. Artık seni bundan sonra yuvamızda hep sikecem ahhhh karıcım...-Sikişelim erkeğim. Her türlü pozisyonda sik beni. Ağzıma boşal. İlaç kullanmaya başladım amıma boşallll erkeğimmmmmm. Seni çok seviyorum kocacımmmmmm...-Ohhh küçük amcıklı karıcım benim. Benim sikimle büyüsün bu am bundan sonra.-Büyüsün erkeğimmmm. Bu am doğru dürüst sikilmedi bunca sene. Budan sonra dilediğin gibi sik. Sike sike parçala bu amımı...ohhhhhhhhhh........Ayakta 10 dakika şaplata şaplata siktikten sonra elinden tutup yatak odamıza götürdüm. Yatağın kenarına geldik. Elini kemerime atıp pantolonumu aceleyle aşağı indirdi. Sikim önünde fırladı yüzüne. Eğildi dizlerinin üstüne sikimi aldı ağzına. Saçlarının arasına geçirdim ellerimi. İştahlı iştahlı yalıyor emiyordu sikimi. Sikim iki parmağıyla tutup kökünden başına kadar şeker yalar gibi yalıyordu. Sonra eline aldı sikimi biraz havaya kaldırıp taşaklarımı doldurdu ağzına. Hepsini emiyor ve üzerinde dilini gezdiriyordu. Sonra tekrar sikimin başını ağzına soktu, sonra yarısına kadar sokup çıkarmaya başadı ağzına. Ayağa kalktı beni yatağa itti. ben oturdum. Eteğini beline toplayıp külotunu da yana çekip yüzü bana dönük oturdu sikime. Önce yavaş yavaş sonra da hızlanarak oturup kalkmaya başladı sikim amındayken. Dudaklarımız dillerimiz öpüp yalaşıyordu. Sikim amının dibine değiyordu her oturup kalkışında. Götünü iki yana odğru yaydırarak hepsini amına alıyor dibinde hissediyordu. Ellerimle göt yanaklarına avuçlamış zıplamasına yardım ediyordum. Sonra sikim içindeyken öylece durdu ve elbisesinin önündeki üç düğmeyi açtı. Sütyenini havaya kaldırdı ve göğüslerini ağzıma verdi. Sonra yine kucağımda zıplamaya başladı. Ben bembeyaz yuvarlak göğüslerini yalıyor kahverengi kabarmış uçlarını emiyordum amını sikerken.-Ohhhh aşşkımmmmm. Bu sike nasıl sikilmme ben. O kadar tatlı ki. Delirttin beniiiii-İstediğin zaman bu sikini al amına sevgilim... İstediğin zaman otur üstüne.-Sikilcem. Ben bu yarağa doyamam ilyasssss. Beni hep sik erkeğimmmm-Amın sikimin şeklini alacak karıcım sikile sikile..-ohhhh ilyassssss ne diyosun delirtmeeeeeeee. aahhhhhhhSonra bana sımsıkı sarıldı. Amını kastırdı. Dudaklarımı yer gibi eme eme, dilimi eme eme sarsılarak sikimde boşalmaya başladı-İlyassssss bittim ilyasımmmmm. erittin beni erkeğimmmmm. ohhhhhhhhhKasılmaları bittiğinde ufak ufak götünü sağa sola hareket ettirerek sikimi amıyla vakumluyordu. Dudaklarımı bırakmamış usul usul yalıyor emiyordu. Ben de ellerim götünde okşuyor, ikiye ayırıp amının kenarlarından akan suları götüne ve göt deliğine yayıyordum. Parmağımı küçücük göt deliğine zorluyo ufak ufak sokup çıkarıyordum. Biraz böyle seviştikten sonra indi kucağımden ve yatağın başlığına ellerini dayayıp domaldı-Gel sevgilim. Böyle sik amımı ve dibine boşal sula amcığımı döllerinleÖnümdeki manzara gözlerimi açmıştı tekrar. Beline eteğini sıyırmış külotunu çıkarıp atmış ve amı götü açılmıştı önümde domalıyordu. Önce göt deliğini dilledim biraz amından akan sularla karışık yaladım emdim. Sonra aşağıdan yukarı amından göt deliğine doğru yalamaya başladım. Götüne amına sırayla dilimi sokup çıkarıyordum. Dayanamadım ve benim malafatı göt yanaklarından tutarak amına geçirdim. Amının dibine kadar soka çıkara şaplata şaplata sikmeye başladım. Boşalacağımı hissettim bi ara geri çektim sikimi. Sikim am dudaklarının üzerindeyken üzerine eğlip göğüslerini avuçlayıp okşadım. Boynunu kulaklarını yalıyor yan dönmüş yüzünden dudaklarını emiyordum. Sonra geri çekilip tekrar sikimi geçirdim amına. Hızlı hızlı amının dibine köklüyordum hepsini.-oohhh geliyorum karıcımmmmmmm-Boşal sevgilim. Boşal erkeğimmmmm. Doldur amımı döllerinle ohhhh.......Götünden avuçlayıp amının dibine sikimi kökleyerek boşalmaya başladım. Dibine kadar bastıra bastıra bırakıyordum ılık ılık. Sikimdeki bütün damlaları amına bırakana kadar yavaş yavaş sokup çıkardım. Sonra ikimizde yanyana uzandık ve yüzlerimiz dönük öpüşmeye başladık. Üstteki bacağını iki bacağımın arasına sokmuştu. Sikim göbeğine değiyordu. Ben de götünü avuçluyor okşuyordum. böylece uyumuş kalmışız....Bir süre sonra uyandığımda baktım serap hala uyuyordu. Saat 5 olmuştu. Serabı dudaklarından öperek uyandırdım.- Aşkımmm. Nasıl da uyumuşuz. saat kaç?- 5 olmuş bebeğim.-Kalkalım artık. istersen.Kucağıma alıp banyoya götürdüm. Ayaklarının üzerine bırakıp elbisesini sıyırıp çıkardım. İkimiz de çırılçıplak girdik ılık duşun altına. Duşun altında elleşip yalaşarak sevişip bir posta daha boşaldık. Serabımı istediği yere bıraktığımda saat 6 ya geliyordu. Ben de ordan eve geçtim. Arbada giderken kaynanamdan intikamımın birinic raundunu aldığımı düşünüyordum. Gerçekten sabah çok kızgın ve hırslı idim. Bunun ikinci raundunda Mustakbel babamızın güzel kızı Gülsüm vardı. Gülsümmmm ah gülsüm. Zor bir lokmaydı tabi ama kendime güveniyordum. Bize geldikleri akşam arada bir bana bakışları biraz cesaret vermişti. Belki de o bakışlar artık akraba oluyoruz bakışlarıydı bilemiyorum. Ama gülsümü ayartıp sikemesem bile sikmek istediğimi kaynanama gösterecektim. Sen kendine koca değil bana sevgili getirdin kaynanacım der gibi........ O hafta sonuna kadar serap ile hafta içi bir kere daha evimizde sevişmiştik. Bundan öncekilerde ben serabı aramıştım buluşalım diye. Bu sefer o beni aramıştı sevişmek için. Artık Serabım sikimin muptelası olmuştu. Haftasonu cumartesi akşamı eşim yemekten sonra hazırlık yapıyordu. Sabah Hasancığımızın villasına gidecektik. Kaynanama olan kızgınlığımı hafta içi hep belli ettim. Fırsatını buldukça kaynanam beni denemek için bir kaç sürtünme girişiminde bulundu ama ders vermek için uzak durdum. Bu halime hem kızıyor hem gülüyordu. Guya bana hem suçlusun hem güçlüsün der gibi. Ama benim yaptığım bir suç kendisininki beş suçtu. Resmen başka erkeğe gidiyordu ömür boyu. ''Kenara çekip ulan hani ömür boyu tek erkeğindim, ne olmuş başka bi kadınla bi kerecik seviştiysem. Ne oldu sözüne'' diyecek oluyor ama vazgeçiyordum...Pazar sabahı saat 9 da yola çıktık. İki arabayla gerek yok benim arabayla gidelim dedim ama Hasan Bey ''sorun yok rahat rahat '' gideriz dedi ve kendi arabasını aldı. Gülsüm kayınvalideme isterse onların arabasında gidebileceklerini söyledi. Hem sohbet ederiz yolda diyordu. Ama kayın validem ''gerek yok kızım ilerde beraber gideriz daha şimdilik çocuklarımla gideyim'' dedi. Bu beni hem şaşırtmış, hem etkilemiş, hem de biraz mutlu etmişti. Öyle hemen balıklama atlamıyordu kaynanacım.Bir saat sonra Alanya'nın 20 km berisindeki tatil köyünde Hasan Beylerin sahildeki villasına geldiğimzde saat 10 olmuştu. Beraber kahvaltı yaptık. Hasa Bey ''öğle güneşine kalmadan denize girelim isterseniz, akşama doğru da gireriz sonra'' dedi. Teklif makul geldi. Herkes odalarına girip hazırlanmaya geçti. Bayanların hepsi de kapalı olduğu için haşemaları ile gireceklerdi. Bi Hasan Bey le şortlarımızı giyip girdik denize. 20 dakika falan sonra da onlar geldiler. Her ne kadar haşema da olsa kaynanam ve gülsüm hafif balık etli olduğu için ıslanınca vücutları belli oluyordu. Onların bu tatlı görüntüleriyle suyun içinde sikimle oynayıp sıvazlıyordum ara sıra. Kaynanam nasıl yaklaşmak istiyordur şimdi bana.. 4 metre yüksekliğinde bi kaya parçası vardı hemen sahilden 10 metre. Hasan beye ''atlar mıyız'' diye sordum. ''Yok İlyas Bey siz buyrun ben anlamam o işlerden'' dedi. Tabi ki benimki nazik bi teklif idi değilse atlayamayacağını biliyordum. Bu vesileyle kaynanama ve Gülsüm'e kendimi ve vücudumu gösterecektim. Kaynanamı kıskandırmak Gülsüm'ü de kendime yaklaştırmaktı tabi ki amacım. Kayaya çıktığım da benim kaslı vücudumdan gözlerini alamıyorlardı. Guya atlayışımı izleyeceklerdi ama Gülsüm falan güzelce süzmüştü vücudumu. Balıklama atladığımda bi daha diye tezahurat yaptılar gülüşerek. İki defa daha atladım ama üçünüsünde havada düz parende atmıştım. Tabi ben de gaza gelmiştim. Bir saate yakın denizde kaldıktan sonra kadınlar çıktılar. Ben biraz kulaç atmak için açıldın. 20 dakika kadar sonra daa ben çıktım. Yukarı çıktığımda kaynanam balkonda oturuyordu. Üzerinde haşeması vardı.-Nerdeler anne-Gülsüm ve Meral Erva'yı alıp burda yakında yakında bi pet shop varmış oradaki hayvanlara bakmaya gitti. Bir saate döneriz dedi. Hasan Bey de öğle yemeği için Gülsüm'ün verdiği listeyi almaya markete gitti arabayla.-Neden haşema ile oturuyosun üzerini değişsene ıslaktır o.-Biraz dinleneyim dedim oturdum buraya kalkacağım şimdi.Ben de banyoya yürüdüm duş almak için. Duş alırken kaynanamın ve Gülsüm'ün balık etli vücudunu düşünüp kazık gibi olmuş sikimle oynadım biraz köpüklü köpüklü. Kaynanamla evde yalnız olduğumuz aklıma geldi. Feci istiyordum epeydir sikemediğim canım kaynanamı. Boşalmadan durdurdum kendimi ve kurulanıp şortumu giyip çıktım...Kaynanam ortalıkta yoktu. Üzerini değişeceğini söylemişti. Alt kattaki odalara baktım yoktu. Üst kattaki odalardan birinin kapısı kapalıydı. Anahtar deliğinden baktım kaynanam içerdeydi. Bazen görüntüye gelip gidiyordu. Haşemasını kafasından yukarı çekip çıkarmak için kollarını kaldırmıştı. Bembeyaz vücudu ortadaydı tamamen. Haşemasını çıkarıp kanepeye bıraktı. Sanırım iç çamaşırına uzandı çünkü görüntüden çıktı. Ya şimdi ya da hiç dedim o an kendi kendime. Ve cesaretimi toplayıp kapıyı açıp girim içeri. Hayret kilitli değildi!Kaynanam aniden içerde beni görünce hafif korktu ellerineki iki parça içi çamaşırlarıyla yarım yamalak amını ve göğüslerini kapatmaya çalıştı.-Oğlum ben varım giyiniyorum??-Biliyorum tatlım. Kimse yokken tatlımm diyordun bak kimse yok şimdi.Deyip yanına geldim. Şaşkın şaşkın bakıyordu böyle bişey hiç aklına gelmiyordu bence. Önümdeki ileriye doğru uzanmış sikime kaydı gözü sonra hemen bana baktı yine.-İlyas delirdin mi? Her an gelebilirler ne yapıyorsun?-Delirdim evet. Sana dokunmamak kaç gündür delirtti beni. Hele bir de bundan sonra o tatlı amına götüne benim değil Hasan'ın dokunacağını bilmek!!! Sen böyle bi durumu kabul edebileceğimi nasıl düşünürsün?-Ama sen de ......Derken cümlesini tamamlamasına fırsat vermeden dudaklarına yapıştım. Elini tutup taşaklarıma koydum. Sikimi de şortumun üzerinden amına dayayıp sarıldım. Çırılçıplak iri göğüsleri göğüslerime yapışmış vaziyette göt yanaklarını avuçlayıp dudağını dilini hızlı hızlı emip yalarken çıplak amının arasına sikimi sürtmeye başladım. Kaynanam diliyle karşılık veriyor ve alttan taşaklarımı avuçlayıp okşuyordu. Birden kalçamı hafif geri itip şortumu aşağı bırakıverdim. Şimdi keser sapı gibi olan sikim am dudaklarının arasına yerleşmişti artık. Götünü iki elimle avuçlayıp sikime doğru bastırdım. Sikim am dudaklarının arasında gidip geliyordu. Kaynanam şehvetten inlemeye başladı. Dilimi dudağımı somuruyor emiyor deli gibi yalıyordu. Kalçalarımda idi elleri ve sıkıp sıkıp bırakıyordu. Ben de onun kalçalarını avuçluyor arasına parmaklarımı sokuyor, amını göt deliğini parmaklıyordum. Am dudaklarının arasındaki sikimi amına almak için kalçasını iki yana doğru açıp amını sikime bastırıp çekmeye başladı. Nefesleri sıklaşmış ve inlemeye başlamıştı kaynanam. Kaynanamı arkasında duran yatağa yatırdım bacakları yerde idi. Bacaklarını havaya kaldırıp omzuma dayadım. Gözleri ****** vaziyette inleyen kaynanam ''ohhhh sokkkkkk'' dedi. Sikimi elime alıp özlediğim am dudaklarına sürttüm aşağıdan yukarı doğru. Am dudakları zevkten açılıp kapanıyor kalçalarını sağa sola kaydırıyordu. Elimdeki sikimi amının deliğine dayayıp yavaş yavaş köklemeye başladım. Kaynanam ''ohhhhhhh dedi.Dibine kadar soktum orda beklettim biraz sikimi. Sonra yavaş yavaş sokup çıkararak sikmeye başladım tatlı amcığını. omzuma dayanmış olan bembeyaz bacaklarını yalıyor götünü avuçluyordum sikerken.-Ohhh erkeğim ne çok özlemişim beni sikmeni, sik erkeğim. Dibine kadar sok sikini-Sikecem merak etme. Bu tatlı amcık benim sikim olmadan duramaz-Duramaz bebeğim. ohhhhhh. Sok yarağını Ne tatlı şeydir o yarakkkk-Bu amı benden başka kimseye siktirmem kusura bakma tatlım. O Hasanın da amına koyarım sülalesinin de . Senin tek sikicin benim. Bu amcık benim. Sadece benim yarağım girecek bu bal amcığa-Ama sen başka amlar peşindesin sevgilim. Ohhhhhh-Ne olmuş bi kerecik başka bi amın tadına baktıysam. Ben bi kere am tadına baktım diye bu amcığa ömür boyu başka yarak mı sokturacaktın?Konuşurken şaplata şaplata sikiyordum. Hem özlemimden, şehvetimden, hem de hırsımdan. Kaynanam her şaplatarak amının dibine kadar sikimi sokuşumda ohhhh diyor ve cümle kuruyordu. Şu an bulutların üzerine çıkmıştık. ben onun bal amcığını çok özlemiştim o da benim koca yarrağımı. yien buluşmuştu nihayet amıyla sikim. Nihayet sikişiyorduk canım kayınvalidemle tekrar.-Bi kere başka amın tadına bakan neden başka amların tadına bakmasın. Hem de bizim yatağımızda. Hem erva ve Meral dördümüz için ama özellikle ikimiz için yaptığımız aşk yuvamızda, yatağımızda.Kaynanam bu vesileyle dile döküyordu aramızda zaten olan şeyleri. Çok hoşuma gitmişti dile dökmesi o an...Feci zevklenmiştim. Kalçalarından tutup ters çevirdim. Ayakları yine yerdeydi ve yatağın ucuna domaltmıştım. Kocaman bembeyaz götü önümde ikiye ayrılmış, kahverengi göt deliği ve pembe amı çok tatlı duruyordu. Götünün yanaklarını iki elimle ayırıp amının deliğine dayadım sikimin başına.-Ohhhhh soksana sevgilim. Sok sikini ne olur. Sik amımı-Bundan başka yarak girecek mi peki bu amcığa. -Girmez kocacım tek kocam sensin. Sik ne olur-Ama evleniyorsun. Nasıl girmeyecek başka sik-Girmezdi sevgilim. Evlensem de girmez. Senin sikine sevdalıyım ben ilyas. -Ohhhh ....Dedim ve domalmış götünün arasıdan ıpıslak amcığına kaydırdım sikimi. Götünü avuçlayarak sokup çıkarıyordum amına.-Başka adamla aynı evde yalnız kalmana bile katlanamam. Bi evde tek başına kalacağın tek erkek benim bu dünyada-Ohhhh sensin erkeğimmmmm. Sikicim sensin.Amının dibine kadar hızlı hızlı sikimi sokup çıkarırken götüne vurdurup çıkardığım şaplama sesleri duvarda yankılanıyordu. Fazla vaktimiz olmadığını biliyorduk. Bir an önce işimizi bitirmemiz gerekiyordu. Bu endişe daha da azdırmış ve kudurtmuştu ikimizi...Üzerine uzandım, alttan elimi uzatıp göğüslerini avuçladım. Boynunu yalayarak yüzüne indim. Yüzünü yan dönüp dudaklarımı aldı. Dudaklarımız emişiyordu sikişirken. Kulağına eğildim çok etkilendiğini bildiğim için. Kulağını öpüp dilimi gezdirirken ''ohhhh karıcım delirttin beni kaç gündür, amını sikmesem artık patlayacaktım'' dedim. ''ohhhh ben de özledim ama napim. Suçlusun erkeğim. Bu sik başka amlara girmeyecek bir daha'' ''tamam sevgilim, bu am ve bu sik birbirlerine ait. ohhhhh''Tabi eşimi söylememize gerek yoktu. Başkası olmayacak derken kızım ve benden başkası demek istiyordu. Ama konuşurken böyle dillendiremezdi elbet. Konuştuklarımız birbirimizi ddaha de azdırmıştı. Kaynanam 5 dakika daha mustehcen iltifatlarla sikiştikten sonra ''geliyorum kocacımmmm'' deyip götünü açıp kapatarak, amıyla içindeki sikimi vakumlayarak kendini sıkmaya başladı. Böğürerek boşalıyordu. Aynı anda ben de amının duvarlarını döllerimle yıkamaya başladım. Amının dibini dolduruyordum sikimin suyuyla. Amının dibine fışkırırken göğüslerini avuçluyor, avcuma dolduruyordum.Sikimi en dibine kadar sokup çıkararak götünün arasından bütün döllerimi amına bırakmıştım ve yavaşça sokup çıkarıyordum artık. Kaynanam da Götünü vakumlamasını yavaşlatmış, amını içindeki sikimi am dudaklarıyla ağır ağır vakumlarken sikimin ve boşlamanın tadını çıkarıyordu.-Toparlanalım artık erkeğim, her an gelebilirler.Artık format değişmişti ilişkimizde demek ki. Sevgili moduna aşikar girmiştik. Yalnızken bundan sonra sevgili gibi konuşabilecektik sanırım. Hoşuma gitmişti. Demek ki çok kısa sürede çok özlemişti beni. Bu kadar kısa sürede affedebileceğini aklım kesmiyordu. Hatta affedebileceğini.-Tamam sevgilim. Amına doymak mümkün değil. Bir kere daha sikmek isterdim tatlı amını ama vakit yok. -Ohhh erkeğimmm. Kocammm....... Deyip dudaklarımı bütün ıslaklığıyla öptü yaladı. Ben de öpüşlerine karşılık verdim ve göğüslerini okşayarak amından çıkmadan dudaklarını öptüm dilini yaladım.Ben banyoya girdikten 10 dakika sonra çıkmak üzereyken dışarda sesler geliyordu bizimkiler gelmişlerdi. Ben banyodan çıktıktan sonra Erva bana hayvanları anlatıyordu yanıma gelip....Yemek yapılırken biz balkonda Hasan Beyle tavla oynamıştık. İyi oynuyordu kerata 3-3 ten sonra ben mars etmiş ve eline vermiştim tavlayı tabi. Sonra beraber yemek yedik, çay içtik derken saat 16 oluvermişti ve tekrar denize girelim dediler. Beraber girdik yine. Gülsüm benim yanıma çok yaklaşıyordu, şaşırmıştım. Hem ondan direkt böyle bi yakınlık beklemiyordum hem de aile ortamında hep beraber idik. Belki de zaten hep beraberiz diye kimsenin aklına bişey gelmez diye yakınlaşmaya çalışıyordur diye düşündüm. Belki de akrabayız artık nasıl olsa diye rahat davranıyor bilemyordum... Ama bana hep gülümsüyor, benden tarafa çok bakıyor, her esprime önce o gülüyordu. Bana hayran hayran bakışı ve sürekli yakınlaşmak isteyişi diğerlerinin dikkatini çekmiş miydi onu da bilmiyorum ama ben de onun bu yakınlaşma isteğine karşılık vermiştim ve sudaki ortak hareketlerimizin bahanesiyle ben de b kaç kez baya yakınlaştım. Hatta bazen o kadar yakınlaşıyorduk ki iki defa sırtı bana dönükken sikim götüne sürttü. Birinde göt yanaklarının arasına denk geldi kürek sapı gibi şortun içinde duran sikim. Ama tabi çok kısa anlardı bunlar. Yine de gülsüm'ün o hafif balık eti götünü sikimle hissetmek baya bi içimi gıcıklamıştı. Onun da sikimi hissetmemiş ve etkilenmemiş olması düşünülemez tabi. Bir kaç defa daha sikime sürtünmek için bahane aradığını ama yaklaşamadığını hareketlerinden anladım. Sürekli kaslı vücudumu süzüyor ve bana gülümüyordu. Gülsümün bu tatlı tavırları sayesinde feci şekilde sikesim gelmişti. Ahh gülsümmmm...Seni şimdi domaltıp o balık etli vücudunda bembeyaz göt yanaklarını tutup arasına sikimi sokup şap şap diye sikerken göt yanaklarının sallanışını nasıl izlemek isterdimmmmm....Evet Gülsüm yaşı biraz gecikmiş ve evlenmemişti hala ama acaba sevgilii olmuş muydu veya sikişmiş miydi. Onu düşündüm o an. Yoksa hala bakire miydi??Erva'nın aklında kalmış sanırım ''babacım yine atlar mısın suya'' dedi. ''Tabi ki atlarım kızım için'' dedim ve kayaya doğru kulaç attım. Kayaya çıkarken sikimin hala biraz daha sert olduğunu farkettim. Ama artık çıkmışım sudan yapacak bişey yoktu. Sikim tam sert olmasa da kalkıktı ve şortumun önünde şiş duruyordu. O ana bana bakan herkesin farketmemesi imkansızdı. Gözlerim hem kaynanama hem Gülsüme kaydı özellikle. İkisi de yan gözle bakıyordu önüme. Hasan Bey biraz hayıflanmıştır ama artık yapacak bişey yok :) Yine atlarken düz parende ile takla attım havada. Tabi alkışlamışlardı artık bu sefer. Bu sefer kaynanam baya bi kıskanmıştı sanırım yanıma yaklaştı. Az önce Gülsümle hafif yaklaşmalarımızın etkisi mi yoksa şortumun önünde şiş duran herkesin gördüğü sikimin etkisi mi bilmiyorum kaynanam baya bi yaklaştı ve yandan bana sürtünüyordu hafiften. Suyun içinde kaynanamın götünü avuçlayıp sıktım yanımdayken. Ben böyle yapınca sen rahat durmayacaksın şimdi anlayacaklar der gibi bir adım uzaklaştı bana bakıp gülerek. Suyun içinde hep beraber sohbet ediyorduk. Bir kaç dakika sonra Bu sefer Gülsüm yine dayanamadı ve baya yaklaştı bana. Ben de dayanamdım bu sefer. Ve elini Gülsümün götüne attım sudaki hareketlerimiz sayesinde. Gülsümün göt yanağının birini hissetmiştim yumuşacıktı. Sikim kaya gibi oluverdi yine. Bu arada Hasan Bey sohbet esnasında kaynanama yaklaşmaya çalışıyordu bazı el kol hareketleriyle. Ama kaynanam geri doğru bir adım atıveriyodu. Kaynanamı bir kere daha takdir etmiş ve beğenmiştim. Gülsüm bi anda hafif dalga ile dengesini kaybediyor gibi olunca elleriyle bana tutunur gibi oldu. O an ben de ona yardım amaçlı bir elimle göğsünün tam altından diğer elimle de kalçasından tutuvermiştim. Bu sefer resmen kalçasını avuçladım okşadım fırattan istifade. O da tam doğrulurken elini önüme atmış ve dimdik ayakta tutan sikimi avuçlayıvermişti. ''Amannn Gülsüm dikkat et kıyıda boğulan biri olacaksın şimdi bak'' dedi eşim gülerek. Eşim hem kaynanamla hem Gülsümle olan sürtüşmelerimizi asla bize başka türlü konduramayacağı için bi art niyet beslemeyecek kadar saf ve dürüst birisi. Ama kaynanam beni bu konuda iyi tanıdığı için biraz sinirli baktı bu son olaya. Ama bu durumların sebebi o olduğu için bana bişey diyemeyecekti o konuda rahattım. Sonuçta onun mustakbel kocası Hasan Bey vesilesiyle burdaydık...''Evet gülsüm dikkat et kızım aaa ''dedi kaynanam dudak bükerek. O an içimdeki gülüşlerimi dışarı vurmak istemedim...Gülsüm sikimin tadına eliyle de olsa bakmıştı. Gülsümün eline sikimi vermiş olmanın ve göt yanağının birini güzelce avuçlayıp okşamış olmanın tebessümü de vardı o an yüzümde. Kaynanam hafif kıskançlık belrtisi olara ''artık çıkalım mı çocuklar'' diye sordu. Kızım erve hemen atladı ''Hayır anneanne biraz daha duralım lütfeennn. Hem annem bana kule yapacaktı kumdannnn'' Kaynanam ervaya dayanamaz hiç. ''oyyyy benim güzelime, tamam bebeğim siz biraz daha durun o zaman benimki tamam çıkayım da giyineyim''. ''oleyyyy tamammmm''Hasan Bey Erva'ya isterse beraber kula yapabileceklerini söyledi. Ailenin gözüne girmeye çalışıyordu aklı sıra hıyar. Erva ''tamam hasan amca hadi yapalım'' dedi. Çıktılar ikisi kumlara ve oturup kumları toplamaya başladılar. Gülsüm eşime ''sana biraz yüzme öğretmeye çalışayım tatlım ne dersin'' ''Olur canım valla keşke öğrenebilsem. ''Aslında sadece biraz alıştırma yapmak gerekiyor hepsi bu. Her insan yüzme bilir doğasında, onu cesaretle ortaya çıkaranlar yüzmeye başlıyor'' Sonra ikisi beraber alıştırmalara başladılar. ''Ben de çok susadım bi soda içeyim'' deyip çıktım. Millet nerden bilsin kaynanamın yanına gideceğimi öyle ya!!Koşar adım yukarı çıktım kaynanam lavaboda yüzüne krem sürüyordu. Deniz suyundan sonra kullandığı kremini. Lavabo penceresinden eşimlerin olduğu ön taraf gözüküyordu tamamen. Arkasınddan yaklaştım kaynanamın ve sarıldım. Az önce demir gibi olan sikimi yine dikildi kaynanamın götüne değince.-Ne yapıyorsun bebeğim, bugün başımıza bi iş alacaksın sen-Merak etme bak herkes önüzümde biz onları görüyoruz-Çok mu özledin beni bu kadar öğleyin beraber olduk-Ohhhh çok özledim tabi sen ölemedin galiba.-Özledim aşkımmmmKalçalarının arasına girmiş olan sikimi kala hareketleriyle sıkıp bırakırken bir eliyle altta taşaklarımı okşamaya başladı.-Vaktimiz yok yine. Seni feci sikmek istiyorum karıcımBir anda haşemasının altındaki kısmı aşağıya sıyırdım dizlerine kadar. Götü bembeyaz ortaya çıktı. Altında yine tanga vardı kırmızı. Onun ipini de kenara çektim. Ben böyle yaparken ohhhhh deyip lavaboya ellerini koyup hafif domaldı. Ben de şortumu götümün hemen altına kadar indirip sikimi am dudaklarına sürtmeye başladım. Amının sularıya ıpıslak ve kaygandı kaynanamın am dudakları. Dışard bizimkleri gözlemliyorduk ve ben sikimi kaynanamın tatlı amcığına kaydırdım yine dibine kadar. Kalçlrından avuçlayıp sikimi sokup çıkarmaya başladım. Kaynanam ''ohhhhhhh, ne kadar azmışsın böyle bebeğim yine taş gibi olmuş sikin. Ne azdırdı seni böyle bakim''. Muhtemelen çaktırmadan Gülsümle olan temasımıza laf bindiriyordu. ''Sensiz duramıyorum karıcım. Sürekli seni sikmek istiyorum. Suda götünü avuçlayınc kazık gibi oldu sikim zaten.''' ''oyyyyyy sik o zaman kocacım çabuk çabuk hızlı hızlı sik beni. Bitir işimi erkeğim. Boşal amımın içine koca yaraklı kocacım''...Bu sözleri delirtiyordu beni. Sikişerimiz mustehcen cümlelerle oluyordu artık. Şimdi kendi aramızda aşikar bi sevgili, aşikar ateşli bi karı kocaydık artık. Amına o kadar hızlı pompalamaya başlamıştım ki makina gibiydim. Şap şap şap sesleri fayanslardan çarpıp geri geliyordu yükses sesle. Kaynanam ahhhh offfff diye bağırıyordu.-Ahhh senin bu tatlı amcığınnnn. Öldürecek beni. Ben bu amı sikmeden duramam. Çok sık özlüyorum sevgilimi tatlı amcığını.-Ben de sikin olmadan duramıyorum erkeğim. Akşama kadar hatta sonra sabaha kadar siksen hayır demez bu am bu göt sana. ohhhhhhhhhhBunu söyleyince sikimi amından çıkardım. Sikimin üzerindeki am sularını götü deliğine yaydım iyice. Ve yavaşça götüne soktum sikimi. ''ohhhhhhhhhhhhhhhh'' dedi derinden. Götünden de çok zevk alması beni gerçekte öldürecekti zevkten. ''aşkımmmmmmmm'' dedim götünün dibine kadar yavaş yavaş sikimi sokup çıkarırken. Zevkten delireceğimi sandım. ''Sik erkeğimmmmmmm, götümü de sik. Götümü sikmene de bayılıyorum. Deliklerimi sik istediğin gibi. Yerim senin o koca yarrağımı zevkle. Kocammmmmm''Kaynanamın guya gelecekteki evinde, mustakbel kocasına ikimiz de camdan bakarken domaltmış sikiyordum . Hasan Bey arada bir evden tarafa bakıyordu kaynanamı balkonda falan görmek için. Tabi burda benim onun mustakbel karıcığını domaltmış çatır çatır siktiğimi nerden bilsin dallama. Hasan beyin arada bir eve doğru bakışlarına gülerek ve daha da hırslanarak daha hızlı ve ateşli sikiyordum canım kayınvalidemi...Eşim ve Gülsüm sudan dışarı doğru adımlarını atmaya başladılar. Belli ki artık çıkıyorlardı. Kaynanaml zaten onlara bakıyorduk sikişirken ''kocacım çıkacaklar sanırım'' derken bana başını çevirip baktı. Ben sikişlerimi daha da hızlandırmaya başladım ve artık kendimi tutmadım. Kaynanamın güzelim götünü avuçlayarak götünün içine döllerimi attırmaya başladım. Kaynanam yüzümdeki ifadeyi seyrederken ''ohhhhh erkeğim sula karının götünü, dibine kadar boşal bebeğimmmmmm'' diyordu. Bu sefer ayaküstü hızlıca siktiğim için vakit dar olduğundan kaynanam boşalmadı tabi. Ama çok zevk almıştı o da. Sikimi götünün dibine kadar yavaşşşş yavaş sokup çıkarıyordum boşaldıktan sonra. Bir dakika kadar daha sokup çıkardım. Ve eve doğru eşimle Gülsüm yürürken kaynanamın götünden çıkıp duşakabine girdim. Kaynanam da yandaki odaya geçiverdi.......Duşumu alırken tekrar çok mutlu olduğumu düşündüm. Bir kez daha adım gibi emin olmuştum ki hayatıma hangi kadın girerse girsin, kimi sikersem sikeyim kaynanamsız yapamazdım ve onun yerini kimse tutmazdı. Mesela balık etli, beyaz tenli gülsüm Hocayı çok sikmek istiyordum ama onu da siksem kaynanamın yerini tutmayacağını biliyordum. Ohhhhh canım kaynanam benim, aşkımmmm, karıcımmmmm.Herkes sırayla hem alt kattaki hem üst kattaki banyolarda duşlarını almışlar ve balkona çay içmeye çıkmıştı. Akşama daha 2 saat vardı. Kimsenin karnı da aç değildi. Biraz daha çay muhabbeti apıp akşamın önünde yola koyulmayı düşünüyorduk. Gülsüm ''çayımızın ve balkonun tadını çıkaralım artık zaten bir saatlik yol bence acele etmeyelim hiç ne dersiniz'' dedi. Hepimiz de bu güzel fikri onayladık. Öğleden sonra bu taraftaki balkon gölgeydi ve tatlı tatlı esiyordu. Pasta ve kuruyemişlerle çay muhabbetine daldık hep beraber. Gülsümcüm tam karşımda oturuyordu ve sürekli artık beni kesmeye başladı. Her dakika nerdeyse bana bakıyor ve tatlı tatlı gülümsüyordu. Ben de ona bakıyor ve gülümsüyordum. Hatta diğerlerinin bakmadığını anladığım zamanlarda gözlerine derin bakıyordum gülsümü etkilemek için. Kesinlikle de etkileniyordu. Çayım bittiğinde kesinlikle kalkıp o tazeliyordu. Ben de her seferinde teşekkür ederim deyip çayı alırken ellerine dokunuyordum. Hatta ilkinden sonra resmen bembeyaz yumuşacık ellerini ve incecik parmaklarını okşar gibi avcuma almaya başladım. Hiç çekmeye çalışmıyor aksine daha da yaklaştırıyordu elini. Avcuma aldığım zaman da tatlı tatlı tebessüm ediyordu. Dokuz bardak çay içmiştim Gülsümün ellerini sevip okşamak için. Evet normalde çok içiyorum çayı ama beş bardakta duruyorum genelde. ''Ne çok içimiz yanmış denizde. Akşam serinliğinde çok iyi geldi çay '' dedim ortaya. Afiyet olsun İlyas Bey bizde çok severiz çayı'' dedi Hasan Bey. ''Hasan Bey eviniz de yeriniz de çok güzel çok beğendim'' dedim. ''Buralar bizim ata toprağımız İlyas Bey, şu gördüğünüz arka taraf bizim çocukluğumuzda tarlamızdı. Tarlada çalışır çalışır burda denize girerdik. Yine şu arka tarafta topraktan tek katlı evimiz vardı'' dedi. Zamanında değerleneceğini bilememiş Hasan beyin dedei ve yok pahasına satmış bir çok tarlayı. O zamanlar buralar taşlık çalılık arazilermiş. Ama türkiyenin bir çok yeri için geçerli bu durum ve bir çok insan hayıflanır bu durumla ilgili. Şİmdi olsaymış, satılmasaymış vesaire. O zaman nüfus 20 milyon idi şimdi 90 milyon. Kimse bilemez dağın taşın para edeceğini....''Çok şükür halimize'' dedi gülsüm. Herkes onaylayarak başını salladı ve şükür dedik. Bir buçuk saatlik çay muhabbetinden sonra toparlanmaya başladık ve akşam ezanından 25 dakika sonar yola düşebildik. Herkes aynı nizam arabalarıyla gidiyordu. Hasan Beyi önüme aldım arkasından gidiyordum. Çünkü gelirken biraz acemi olduğunu hissettim. İşin açığı beni biraz tedirgin etmişti. Yolda muhabbet ederek gidiyorduk-Anne nasıl beğendin değil mi ? Dedi eşim.Tabi ki kaynanam buraya gelirkenki kaynanam değildi artık. Bence ayıp olamdan rezil olmadan bu durumdan nasıl sıyrılacağını düşünüyordu artık. Sikişirken bunu rahat anlamıştım. Zaten istemeye istemeye evet dediği çok belliydi ama çaktırmıyordu.-Güzel kızım ne diyebilirim ki.Gerçekten şu an ne diyebilirdi ki. Kızım ben vazgeçtim mi diyecek. Bir şekilde nikaha kadar bu işi düzeltmeyi düşünüyordu muhtemelen. Bu soruy biz bugün sikişip sevvişmemiş olsa böyle cevaplamazdı kaynanam biliyordum.-Nasıl yani anne kafana taılan bişey mi oldu?-Yok kızım da ne bilim Hasan bey iyi güzel eğitimci dedik ağırbaşlı dedik ama çok fazla heyecansız ve çok durgun gibi geldi bana.Kaynanam harkete geçmişti :) . Eşim biraz sesli güldü.-Anne valla alemsin. Olmazsa sana 35 yaşlarında birini bulalım heyecanı olsun işin.Bu sefer kaynanam da ben de gülmüştük.-Kızım o kadar da değil. Neyse hayırlısı diyelim bakalım iyi insanlar.-Anne kafamı karıştırma. Biz tamamen sen mutlu ol diye bu işe evet diyoruz. Genç yaşta yalız kalma diye. Damadın oğlun zaten yabancı değil rahat konuşabiliyoruz biliyorsun.-Ebett rahat konuşcaz siz benim çocuklarımzsınız, benim damadım yok oğlum var hep söylüyorum. Ben sizinle çok mutluyum kızım.Ben lafa girdim bu kez:-Ah annecim madem bizimle çok mutlusun neden bu işe evet diyorsun. Biz de senle çok mutluyuz. Seniz zaten bi yanımız eksik kalır. Bence sen bu işte pozitif karar ver iyi düşün. Senleyken daha mutlu olacağımızı da unutma lütfen.-Evet anne oğlun doğru söylüyor aynen durum bu. Nasıl mutlu olacaksan onu seç annecim.-Oyyy canlarım ben. Biliyorum kuzularım merak etmeyin. Dedim ya hayırlısı bakalım.Derken ben frene yüklendim gözlerim cam gibi açıldı. Allahtan kemerler takılıydı ve erva arkada kaynanamın kucağında idi. Önümde 20 dakikadır gözüm üzerinde olan Hasan Bey minibüsü sollamaya kalktı ve karşıdan gelen arabayla yol daraldı. Ben içimden eyvah Hasan Bey ne yaptın demeye kalmadan hızlı gelişti olay ve Her ikisi de kafa kafaya çarpışmadan son anda karşıdaki adamın yolun sağına kırmasıyla kurtuldu. İki arabanın arasında sürtündü biraz Hasan Beyin arabası ve yolun sağ taraına dönerek şarampolden aşağı indi. Bu olay gözümüzün önünde 10 saniyede oluverdi. Kaynanam ve eşim çığlık atmışlardı. Ben sağa çekip dururken herkesi kontrol ettim bizde hiçbişey yoktu. Eşime ''kızımı indir ve korkusunu at su içir'' deyip hasan beyin arabasına fırladım. Hemen arkamda da kaynanam geliyordu koşarak. Araba nerdeeyse yan devrilecek kadar eğik duruyordu yolun eğimli kenarında. İki taraftan da mavolmuştu araba ve biraz korktum arabanın bu haliyle. Arabanıniçine geldiğimde Hasan Beyin ve Gülsümün iyi olduğunu gördüm. Hasan beyin tarafındaki kapıdan yukarı doğru ellerinden tutup yardımla çıkardım Hasan Beyi. Sonra Hasan beyden kapıyı sonuna kadar açıp tutmasını istedim ve Gülsüme eğildim. Yanlarından kucaklayıp yavaşça çektim gülsümü ve çıkardım. O sırada kaynanam çoktan 112 yi arıyordu bile. Şöyle bi ayakta kendilerine baktılar ben de baktım birşey gözükmüyordu. Kollarında sıyrıklar ve ufak yaralar vardı. Muhtemelen bacaklarında da vardı biraz zorlanıyorlardı basarken. Hasan beyin önünde beyaz pantolununda kan vardı. Oraya baktım ''telefonum'' dedi. ''telefon arabanın göğsünden fırladı altımda sıkıştı ve ekran kırıldı galiba''. Arabaya baktım telefon koltuktan yer düşmüş ve ekranı kırıktı. 15 dakika sonra sağdaki kasabadan ambulans geldi. Ambulansa ikisini bindirdik ver arkalarına düştük....İç kanama gibi hayati tehlikelerinin olmadıklarını öğrendiğimizde rahatladık. Yaklaşık bir saattir röntgenleri ve tahlilleri ile uğraşıyorduk. Hasan beyin hayalarının olduğu yerde ve kasıklarında telefonun ekranının kesiği sebebiyle derin yırtığından dolayı hemen ameliyata aldılar. Vücutlarında yer yer ezilme ve ufak çizikler dışında bişey yoktu ikisinin de. Gülsüm babasının ameliyata alınacağını duyunca gözünden yaşlar gelmeye başladı ama eşim ellerinden tutmuş vaziyette yanıbaşında teselli ediyordu. Ben de doktorla konuştuğumu ve önemli bi durum olmadığını basit bi operasyon olduğunu söylediğini söyledim. Biraz teselli oldu. Sonra gözyaşlarını eşim siliyordu gülsümün. Önce ona sonra bana teşekkür etti. Yanına gelip ellerinden tutarak teselli etmek istiyordum o anda ama yapmadım tabiki. ..Yarım saat sonra Hasan beyi sedye ile getirdiler üzerinde yeşil ameliyat elbisesiyle. Doktorla tekrar konuştum. Doktor hasan beyin testislerinin ağır zarar gördüğünü, bir süre empotans durumunun olacağını. Ama tedavi ile iyileşeceğini söyledi. Beden eğitimi öğretmenliği okurken hazırlık sınıfında nerdeyse tıp fakültesi eğitimi aldığımız için bunu biliyordum.. Empotans, kişinin isteği olsa bile ereksiyona geçememesi idi. O an hasan bey için gerçekten üzülsem de içimden kahkaha atıyordum sanki. Doktor bey hastanın en az 3 -4 gün kalması gerektiğini, Gülsüm hanımın ise sabahleyin taburcu olabileceğini söyleyip yanımızdan ayrıldı. Babasının durumunu Gülsüm hanıma bildirecektim.Eşime işaret ettim göz ucuyla. Tamam dedi ve dışarı doğru yürüdü. Kaynanam da zaten ervayı alıp dışarı çıkmıştı daha önce. Gülsümün yanına yaklaştım. Doktorla olan diaoluğumuzu olduğu gibi aktardım ona. Biraz gözleri nemlendi yine. Elimle başını okşadım. ''önemli olan hayati bi tehlikeniz yok çok şükür'' dedim. Başını okşayan elimi iki eliyle tuttu okşadı ve teşekkür ettin. Bu arada babası yanımıda yatıyordu.-Babacım ikimize de geçmiş olsun. Dedi Gülsüm elimi bırakmadan. -Sağol kızım Allah korudu: Gerçekten hepinizden kızım özellikle senden özür dilerim-Üzülme sakın baba. Kaza bu. Herkesin her an başına gelebilecek bişey Allah beterinden saklasın.-Öyle kızım Allah korusun hepimiziHasan Bey durumunu bilmiyordu. Taburcu olduktan sonra usulen söylenirdi elbet. Hasan bey'e aslında ben söylemek isterdim diye aklımdan munzurluk geçti o an. ''Hasan Beycim, malesef ki kaynanamla bi ilişkiniz olamayacak, bak sen Allahın takdirine :))Gülsüm ellerimi bıraktı. İki dakika sonra eşim geri geldi yanımıza. Çekildim ve yerimi ona verdim. Bana dönüp:-Hayatım dışarda annemle konuştum ben. Siz ervayı alın gidin. ben refakatçi olarak Gülsümle ve hasan beyle kalacağım bu gece.Yarın okul ne olacak hayatım diye tam soracakken okulların 2 gün önce yaz tatiline girdiğini hatırladım o anda. Gülsüm hemen lafa girdi-Meralcim gerek yok. Ben zaten iyiyim. Babama ben refakat ederim senin kalmana hiç gerek yok tatlım-Olur mu arkadaşım hiç öyle şey. Hiç ısrar istemem. İkiniz de yaralısınız.-Ne diyeyim Meralcim teşekkür ederim canım.Ben Hasan Bey'e ve Gülsüm'e tekrar geçmiş olsun dedim yarın geleceğimizi söyledim. Teşekkür ettiler. Eşim benle dışarı arabaya kadar geldi. Sabah 9 gibi burd olacağımı söyledim.Kızımla ve kaynanamla da öpüşüp sarıldılar ve yol çıktık...Eve geldiğimizde Erva arabada uyumuştu kucağıma aldım çıkardım. Kaynanamla yine evimizde yalnızdık. Kaynanam olaydan etkilenmişti haliyle ve biraz yüzü solgundu. Üzerimize rahat bişeyler giymiş salonda oturuyorduk ''ben bi çay koyayım da kendimize gelelim canım'' deyip mutfağa geçti. Arkasından ben ittim ve yine çayla ilgilenirken arkasından sarıldım.-Üzülme aşkım. Cana gelmesin de gerisi önemli değil. Çok şükür önemli bişey yok.Derken sikim geceliğinden götünün arasına girmişti bile çoktan. Ellerimi önüne uzatmış göğüslerini avuçluyordum bi taraftan.-Evet bebeğim çok şükür. Hasan Bey için ne diyordu doktor sanaZevkten sikimi kaynanamın götünün arasına sokup çıkarıyor göğüsleriyle oynuyordum sütyenin altına elimi sokup. Kaynanam da merakla soru soruyordu ama bi taraftan da mayışmaya başlamıştı sikime.-Walla aşkım senin mustakbel koca adayı sana kocalık yapamayacakmış dedim gülerek. Testisleri aşırı zarar görmüş dedim.-Bak sen. Dua mı etmiştin yoksa doğu söyle , dedi o da bana yüzünü dönüp gülümseyerek.-Yok daha neler. Adamın başına iş gelmese de ben seni onun yatağına sokmazdım zaten-Yaa ne yapacaktın peki erkeğim :) -Artık o son anda ne yapacaksam yapardım. Senin tek sikicin benim bu hayattaGöğüslerini bırakıp amını avuçladım elelrimle. Amından sikime doğru bastırıyordum onu. Sikim nerdeyse geceliği yırtıp götünün arasından amına girecekti.-Ohh erkeğim bugün doymadın mı sen bana-Sana doyamayacağımı söylemiştim karıcım. Bu gece bizim gecemiz. Sabaha kadar sikeceğim amını götünü yatağımızda.-Ohh böyle diyorsunya öldürüyorsun beni. Sik erkeğim. Amımı götümü sik. Deliklerimi doyur koca yarağına.Oracıkta şortumu sıyırdım aşağı. Kısa geceliğini beline topladım. Külotunu da aşağı sıyırdım ve geçirdim sikimi amının dibine. Kalçasının yanlarından tuttum ellerimle hafif domaltarak amının içine sokup çıkarmaya başladım sikimi-Karıcım nasıl doyayım ben bu amı sikmeye ha söylesene nasıl??-Doyma zaten, doymayalım. sik beni erkeğim. Hepsinin sok o koca sikinin. Sabaha kadar sik beni bu gece ohhhhhhhhhhhhhKaynanamı mutfakta 10 dakika kadar ayakta şaplatarak siktim ama boşalmadım. Zaten artık biraz geç boşalacaktım bunu biliyordum. Çünkü bu gün üçüncü sikişimdi kaynanacığımı. Sonra salona geçtik kucağıma yüzü dönük oturtup kalçalarından avuçlayıp zıplata zıplata yarım saat siktim. Arada bir dinleniyorduk. Sikim kazık gibi amının içindeyken kucağımda oturuyor, dudaktan öpüşüyorduk. Sonra yine kalçalarından zıplatmaya başlıyordum. Sikerken göğüsleri ağzıma girip çıkıyor, yüzüme çarpıyordu. Göğüslerini yalıyor, emiyor, uçlarını öpüyordum. Yarım saat kucağımda dinlene dinlene siktikten sonra kucağımdan indi. Amından bembeyaz bacakalarına am suları akışarak mutfağa gitti. Çaylarımızı doldurdu geldi. Yüzü televizyona dönük ellerimizde çay fincanlarımızla kucağıma yine oturdu ve sikimi aldı amına. Çırılçıplak idik evde. Bi elimde fincan vardı diğer elimle göğüslerini okuşyordum üzerimde yavaş yavaşa amını sikime yaydırıken. Oturup kalkmıyordu ellerimizde fincan olduğu için ama götünü iki yana yavaşşşşş yavaş yayıp toplayarak sikimin amının dibin kadar sokup çıkmasını sağlıyordu. En az 1 saat kadar televizyonun karşısında güzel bir film seyrederek Bu şekilde sikim amında yavaşça sikişip sevişerekçay muhabbeti yaptık. Artık ne hasandan ne de başka şeyden konuşmuyor. Birbirimizi nasıl sevdiğimizi söyleyip aşk sözcükleri ve mustehcen sevişme sözleriyle sevişiyorduk. Bir saat süren bu sevişme sikişme faslımızdan sonra kaynanam fincanı sehpaya bıraktı. Benim elimden de aldı onu da biraktı. Ellerimden tutup tv yi kapatıp ışığ söndürüp odasına götürdü beeni çırılçıplak. O önde ben arkada giderken diğer elimle götünü okşuyordum...O gece nerdeyse sabaha kadar her pozisyonda siktim kaynıvalideciğimi, karıcığımı. sabaha yakın boşalmıştım ben ama kaynanam ben boşalana kadar 3 kez orgazm olmuştu deliler gibi bağıra çağıra. Amını yaladım, sikimi yalattım. Amdan götten defalarca siktim. Geçen bir haftayı çabucak unutup hatta daha iyi bir hale getirmiştik ilişkimizi. Sabaha karşı yanyana yattığımızda amının kenarlarından döllerim akışıyordu bacaklarına hala. Kaynanam ''ben uyumayayım da 8 de seni uyandırayım. sen gidince ben de uyurum dedi. Zaten kendimi zor tutuyordum. Sikim kaynanamın avuçlarında iken uyumuş kalmışım.. Uyumaya yakın aklımda Gülsüm vardı. Ruyamda gülsümü gördüm......................... Sabah kaynanamın ''uyan bebeğim hadi artık'' cümlelerini kulağımda duyarken sikimi de uyanmama yardımcı olsun diye avuçlamasıyla kendime geliyordum. Kaynanamla çırıçıplak aynı yatakta uyanıyordum ve sikimi avuçlayıp ileri geri yapıyordu sabah sabah. Hafif esnedim ve yüzümü ona dönüp ufak hareketlerle bende götünü avuçlamaya başladım.-Saat 8 oldu giyinip hastaneye gitmen 9' u bulur-Evet tatlım. Uyandırmasan 10 dan önce uyanamazdım bugün.-E yoruldun tabi. Dedi gülerek. ''Bişeyler hazırlayayım mı kahvaltı yapar mısın''-Yok sultanım. Gideyim bir an evvel. Meral bekliyodur. Orda kantinde beraber çay içer atıştırırız-Tamam sen kalk duşunu al giyin. Sonra ben de duşumu alır Erva'nın uyanmasını beklerim.Duşumu aldığımda kaynanam Erva'nın biraz ateşinin olduğunu söyledi. ''Beraber çıkalım o zaman ben sizi sağlık ocağına bırakır geçerim'' dedim. Öyle yaptık. Eşimin yanına gittiğimde saat 9 olmuştu. Erva'nın bişeyi yokmuş boğazlarını üşütmüş, ilaç vermiş doktor. Bunları Eşim söylüyordu bana az önce kaynanamla konuşmuşlar. Beraber Gülsüm'ün yanına giderken eşim Gülsüm'ün çok üzgün olduğunu söyledi. Hasan Bey durumunun farkındaymış ve gece iki defa ağlayarak uyanmış. Teselli etmeye çalışmışlar ama Gülsüm çok üzgünmüş.Gülsüm beni ayakta karşıladı artık kalkmıştı. ''Tekrar geçmiş olsun, üzmeyin artık kendinizi bu kadar herşey olacağına varır. Hem daha tedavisi var bunun'' dedim. ''Teşekkür ederim ama babamı öyle görünce dayanamıyorum dedi. O an bıraksalar boynuma sarılacaktı Gülsüm. Tamam siz bi kafeye geçin çay söyleyin ben Hasan Beyle beş dakika konuşup gelecem'' dedim. Onlar gittiler Hasan Beyin yanına oturdum.-Hasan Bey geçmiş olsun tekrardan. Böyle salıvermeyin kendinizi tedavisi mümkün doktorlar rahatlar tedaviniz konusunda.Dedim biraz da abartarak.-Teşekkür ederim İlyas Bey. Normal de üzülecek değilim bu yaştan sonra ama tam evlilik öncesi böyle bişey olunca ,,, dedi ve gözleri yine nemlendiO an gerçekten ben de üzüldüm. Keşke böyle bişey yaşamasaydı adamcaz ben bi şekilde zaten evlenmelerine mani olurdum diye aklımdan geçirdim. Zor durumdu erkek için.-Yapmayın Allah aşkına evlilik sadece o iş değildir. Huzurlu bir beraberlik bu yaştan sonra önemli kısmıdır. O da zaten olmayacak değil. Tedaviniz sizin ruh halinizle de alakalı bırakmayın kendinizi.Dedim ama bunları o an gerçekten kendim söylüyor olduğuma inanamadım. Ben merhametli biriyim gerçekten. O an bir şeye karar verdim. Belli ki Hasan Beyin bu yaştan sonra erkekliğini geri kazanması imkansız gibiydi. Bari adamın hayata küsmesinin sebebi olmayalım dedim. Kaynanam da isterse bu evliliğin önüne geçmeyecektim. Ağabey ve bacı gibi devam edecek olan evliliklerinin kimseye bi zararı olmayacağı gibi bize faydası bile olurdu ilişkimiz için. Hem Gülsüm'le daha da yakınlaşacaktım. Ayrıca bu adamı da buhranlarından kurtaracaktık. Evet parlak bir plandı çok hoşuma gitti.-Seval Hanım durumumu biliyor mu peki? diye sordu yattığı yerden-Biliyor Hasan Bey merak etmeyin. Hiç te sorun falan etmiyor. Olabilir kaza ile insanlar kolunu bacağını, gözünü kaybediyor. Ne yapalım Allah'tan gelen birşey diyor.Dedim yalanıma yalan katarak. Rahatladığını hissettim hafif tebessüm etti çocuk gibi.''Sağolsun Seval Hanım, çok iyi insanlarsınız İlyas Bey'' dedi. İyice morallendirmek için ''artık İlyas bey değil de oğlum deseniz Hasan Bey'' dedim gülerek. İşte bu bence tam bir terapiydi onun için. Belki o an iyilieşebilirdi mutluluktan adamcaz.-Çok teşekkür ederim sen oğlumsun Meral de kızımdır.Bir kaç daha muhabbet ettikten sonra musaade istedim kafede bekliyorlar diye. Tabi ki oğlum dedi. Kafeye gelip kendime bi çay alarak eşimin yanına oturdum. Hasan beyle olan dialogumuzu aynen anlattım. Gülsüm'ün gözleri bu sefer sevinçten dolmuştu. Eşim de ellerimi ellerine alarak hayran bi edayla bana baktı. ''Aslan kocam benim işte budur. sana her gün aşık oluyorum'' dedi. Gülsüm hem kıskanmış bi iç geçirmeyle hem de o anın mutluluğuyla karışık gözlerime baktı biraz. Çaylarımızı içip birer tost yedik ve Hasan Beyin yanına geçtik. Hasan Beyin yüzündeki solgun ifade gitmiş adam resmen hayata dönmüştü. Bir kere daha iyi ki böyle bişeye karar verdim dedim kendi kendime. Gülsüm'ün hayranlığı ve eşimin bir kere daha sonsuz güveni de perçinlenmiş oldu....Gülsüm kendisini de eve bırakmamızı rica etti. Evden bir kaç eşya alması gerekiyordu. Hasan Beye yedek, kıyafet eşofman çamaşır vs.. Üçümüz yola çıktık. Yolda Gülsüm'ün morali daha iyi olduğu için neşeli bi muhabbetimiz vardı artık. Eşim, Gülsümün eşyaları olacağı için benim o gün önemli bi işim yoksa Gülsüm'ü tekrar hastaneye götürüp götüremeyeceğimi sordu. ''İşim olsa da sorun değil canım tabi ki götürürüm'' dedim. Bu duruma sevinmiştim o an. Gülsüm ''hiç gerek yok Meral'cim elime küçük bi valiz alacağım hepsi bu. Otobüsle giderim merak etme'' dedi. Ama eşim hiç oralı bile değildi. ''Olur mu canım öyle şey. İmkanımız olmasa hadi neyse, asıl sen merak etme canım benim'' dedi eşim. ''Çok teşekkür ederim çok mahcup oluyorum'' dedi. Eşim ''Ah canım benim ne mahcupluğu yabancı değiliz artık. Erva hasta olmasa ben de gelecektim ama kusura bakma Gülsümcüm'' ''Ahh kıyamam ben ervacığıma. Sen ona iyi bak yeter canım''Eşimi evin önünde bıraktık el salladı arkamızdan gülerek. Böyle güzel bi kadından eşim beni kskanmıyor değildi durumun özeti. Eşim bana, bize çok güveniyor hiç aklından bile geçirmiyordu sadece. Gözüyle görse inanmazdı o derece. Gülsümün binanın önüne geldik.-İlyas Bey buyrun bi kahve içelim yoruldunuz bir saatlik yolu git gel. Burda beklemeyin ben hazırlanırken. Daha fazla mahcup olmayayım.Dedi gülerek. Canıma minneti tabi. ''Peki'' dedim. O önde ben arkada çıktık eve. Asansörde teninin kokusunu alıyordum Gülsümün ve bana bakıp tatlı tatlı gülümsüyordu iri kahverengi gözleriyle. Önce ben indim asansörden 4. kata gelince asansörün kapısını açıp Gülsüme yol verdim. Yine teşekkür eder gibi başını eğdi önümden geçerken. O , evin kapısına anahtarı sokup açarken ben de asansörün kapısını kapatıyor olduğum için ona doğru yaklaştım. Mesafe dardı çünkü. Hafif domalmış olan Gülsümün götüne biraz abandım bu durumda. Önümdeki şişliği kalçasının arasında hissetti hatta. O an o da ben de tuhaf olduk. Çok ta hoşuma gitmişti. Sonra içeri girdik...-İlyas Bey siz geçin salona ben bi üzerimi değiştirim bikaç bişey alim, sonra birer kahve içelim.Tamam deyip salona geçtim ve kanepeye oturdum. Etrafta gözlerimi gezdiriyordum ve bir taraftan da soyunuyor olduğunu bildiğim için içim kıpırdıyordu. Ama tabi ki yerimden bile kalkamazdım. Beş dakika sonra Gülsümün odasından ''ayyyyy' diye bir bağırma geldi. Fırladım gittim yanına ,kapıdan baktım. Gülsüm gardrobun tek menteşesi kopmuş üst kapağını iki eliyle tutuyordu. Üzerinde bej rengi külot ve sütyen vardı sadece. O anki görüntüyle elektrik çarpmış gibi oldum. Altındaki külot incecik transparan gibiydi. Götü tüm güzelliğiyle karşımda duruyordu. Hemen arkasından yaklaştım ve elleriyle tuttuğu kapağa uzandım. Şu an tam arksında tamamen ona yaslanmış vaziyette ikimiz de kapağı tutuyorduk. Pantolonumun içinde ileriye doğru uzanmış olan aletim çoktan götünün arasına girmişti bile. Aletimi kazık gibi kalçalarının arasında hisseden gülsüm önce bi kapar gibi oldu kalçalarını. Anlık şaşkınlık yaşıyordu sanırım. Sonra bir iki saniye sonra geri açtı ve sikim arasına girdi tekrar.-İlyas bey ne oldu anlamadım üst kapağı açayım derken birden üzerime gelir gibi oldu çok korktum.Sanırım menteşenin bir kısmının vidası yerinden çıkmış GülsümAyakta ikimiz de yukarıya uzanmış vaziyette kapağı tutarken konuşuyorduk bunları. Ben durumumdan gayet memnun vaziyette hatta kapağı biraz yerine oturtmak ister gibi havaya kaldırarak kazık gibi olan sikimi Gülsümün götünün arasına iyice yerleştiriyordum. Gülsüm önce korku ve sonra şaşkınlık yaşamış ama şimdi halinden memnun gibi yüz ifadesini belli etmemeye çalışıyordu.Ben lafa girdim-Kusura bakmayın soyunukmuşsunuz ama siz bağırınca korktum fırladım geldim-Yok estafurlah asıl siz kusura bakmayın. Teşekkür ederim koşup geldiğiniz için.Bu rahat hali beni iyice rahatlatmıştı ve götünün arasına doğru sikimi bir iki sokup çıkardım hafif. O kadar güzeldi ki götünün arası. Götü hafif iri, bembeyaz yumuşacık. Sikim arasına baskı yaptıkça göt yanakları etrafa yayılıyor biraz ve daha güzel görünüyor. Aletimi bu pozisyondayken çıplak götünün arasına bir iki kere sokup çıkarınca ayakta sikiyor gibi hayal ettim gülsümü. O hafif karşılık verdi. Ben en son sokup çıkardığımda hafif götünü açıp kapadı zevkten ve birazcık kendini bana bastırdığını hissettim sanki. Hep böyle bekleyemezdik tabi.-Gülsüm sen bırak şimdi ben biraz daha yukarı kaldırıp yerinden çıkartacağım kapağı.İlk ''sen'' deyişimdi Gülsüm'e. Tamam deyip yavaşça bırakırken iyice götünü dayadı bana. O an yüzünün ifadesi çok hoşuma gitti. Bu kadın acaba hayatında hiç yarak yemiş miydi hala onu merak ediyordum. Yediyse yiyeli çok olmuştur eminim dedim. Özlemiştir yani. Yemediyse de deli gibi yemek istiyordur, hayatı boyunca eliyle boşalttığı amcığından... Hele ki beğendiği İlyasın iri sikini... Yavaşça bırakıp önümden çekilirken güzelce sürtündü aletime. Zaten sürtünmemesi imkansızdı benden ilerde mızrak gibi duruyordu önümde mubarek. Önce götünün arasından çıktı sikim sonra göt yanaklarına bastırıyordu ve aradan çekildi. Hemen üzerini örtmek veya üzerine bişey almak yerine ayakta bana bakıyordu öylece. Guya kapak düşecek olursa yardım etmek için. Öyle ya böyle bir durumda sadece kendini düşünecek değildi guya!!! Ama ben onun daha çok dimdik ayakta olan aletime baktığını farkediyordum. Kapağı daha yukarı kaldırmaya çalıştım, parmaklarımın üzerinde yükselebildiğim kadar yükseldim. Tam çıkaracakken yapmadım özellikle. Guya olmuyormuş gibi oflayarak eski yerine geri indirdim.-Olmayacaksa bırakın ve geri çekilin İlyas bey size bişey olmasın-Yok olur ama az daha yükselebilem lazım dengem kayboluyor dedim, yalandan.-Benim yapabileceğim bişey var mı?-Siz beni arkamdan tutarak destekleyin ben biraz daha parmaklarımın üzerinde yükselirsem olur bu işDedim ve parmaklarımın üzerine yükseldim ellerimde kapak ile. Gülsüm telaşla arkamdan bana sarıldığında güzelim iri göğüslerini sırtımda hissettim. Ben zorlanıyor gibi sesler çıkarıyordum. O tabi biraz panik oldu. Panikle yanlarımdan tuttuğu ellerini önüme sardı göğsümden ve karnımdan tutuyordu. Tabi doğal olarak bana arkamdan yarı çıplak sımsıkı sarılmıştı. Ben zorlanır bi sesle ''biraz daha alttan Gülsüm'' dedim ama o an nerdeyse gülecektim0 . Alttan ne alaka diye. Gülsüm yine panikle ellerini aşağı kaydırdı. Ben iyice uzandığım için bir eli göbeğime geliyordu öbür eli de göbeğimin hemen altından tutuyordu. Ben ayaklarımı yere indirip tekrar kalktım parmaklarımın üzerinde. Benim bu hareketimle aynen düşündüğüm gibi Gülsümün biraz daha aşağıda olan eli o an sikimin üzerine geliverdi. Bir an afalladı ve sikimi avuçlamıştı bana destek olurken. Ben o saniye tamamen ne yapacağını anlamak maksadıyla yine kendimi gülmemek için zor tutarak ''hah böyle devam et'' dedim. Tam elini sikimden çekecekken tekrar sikimin üzerine koydu. Bu sefer resmen sikimi sıkıca avuçlamıştı. Ben çok tahrik oldum Gülsümün tatlı ellerinde. O'nun yüz ifadesini o an görmek isterdim. Şimdi Gülsümün bir eli göbeğimin hemen altında diğer eli de sikimde idi. Gülsüm hoşuna gitmese sikimi bırakır iki eliyle de göbeğimin altından tutardı diye düşündüm. Ben böyle devam et deyince zaten sikimi eline almıştı. Kapağı yerinden yavaşça çıkardım. Kapak elimde yere indirirken Gülsüm hala sikimi bırakmamış ve bana arkadan sarılıyordu. Kapağı dolabın yanına yere bırakınca Gülsüm sikimi bıraktı. Arkam ona dönüktü. Önümü döndüm ve kapıya yöneldim. Gülsüm hala kendini saklamaya çalışmıyor ve ''çok teşekkür ederim İlyas Bey iyi ki burdaydınız'' diyordu. Ben ondan tarafa dönmeyecektim çıplaklığını fırsatçılığa çevirdiğim belli olmasın diye. Ama o böyle konuşunca döndüm ona ve ''Önemli değil Gülsüm, dediğin gibi iyi ki burdaymışım'' derken tepeden tırnağa vücudunu yalar gibi öylece baktım heryerine. Bembeyaz göğüsleri o kadar iri ve yerinden fırlayacak gibi duruyordu ki o an sütyeni kenara çekip yumulmamak için kendimi zor tuttum. O an hiç beklemediğim bi hareket yaptı.....Bana birden sarıldı ve ''siz çok iyi birisiniz hele ki bugün babamla olan diyalogunuz, benimle buraya gelip bana yardım etmeniz'' diyordu. Elleri boynumdan sarılmış başını omzuma dayamıştı hafif. Ben durur muyum, sarıldım elimin birini bel çukuruna diğerini de kalçasına attım. Atar atmaz da hafiften göt yanağını avuçlayarak okşadım külotun üzerinden. Külot göt yanaklarının dörtte birini zor kapattığından çıplak götünü avuçluyordum daha çok. Sikim yerinden fırlayacak kadar uzamış ve demir kazık gibi olmuş bacağının arasından amına değiyordu.-Ne demek Gülsümcüm. Biz bundan sonra bi aileyiz artık unuttun mu?Önce gülsüm şimdi de ''cüm'' demiştim. Bu cümleyi Hasan beyle kaynanamdan ziyade ikimiz için kurmuştum. Ne kadar anladı o an bilemiyordum tabi. Cümleme devam ettim.-Ve lütfen bundan sonra bana bey falan deme. Aile içinde beni rahatsız eder-Peki tamam İlyas. Çok teşekkür ederim yine de.Senin İlyas diyen dudaklarını yerim demedim tabi :) Öylece hala sarılıyorduk. Bu konuşma esnasında o ellerini sırtımda sabit tutuyordu ama ben hem bel çukurunu götüne doğru, hem de elimdeki kalçasını okşuyor elimi gezdiriyordum. Kalçasını hafiften sıkıp bırakıyordum. Yüz yüze geldik bir an gözlerimin içine baktı . O an dudaklarıma yumulacak sandım. Ama o iş öyle kolay bir iş değildi. Eşimle kardeş gibiydiler. Bu aşkı kolay zahir edecek biri hiç değildi zaten. Ama ben şimdilik bu kadarına çoktan razıydım Nasıl razı olmayayım ki. Ani gelişen bir fırsatla az önce hem sikimi eline vermiştim hem şimdi yarı çıplak götünü okşayıp avuçluyordum.-Artık giyineyim ben ve çıkalım,, dedi sadece-Tamam bekliyorum ben salonda. Ama sakın üst kapaklara yalnız uzanma,, dedim gülerek-Tamam uzanacak olursam söz seni çağırırım :)Kalçasını bırakırken yanağına bi öpücük kondurdum. Bunu o da beklemiyordu ve bir anda çıktım odadan.On beş dakika sonra elinde valiz ''hazırım çıkabiliriz'' dedi. Altında biraz bol ama ince boydan bir etek, üzerinde de biraz dar bi gömlek vardı. Gözlerinin rengiyle uyumlu eşarbı çok güzel duruyordu. Biraz da makyaj yapmıştı dolgun dudakları parlıyordu. Benim sikim hala inmemişti. Ayağa kalktığım da zaten hemen ben burdayım dedi kerata. Elindeki küçük valize uzandım aldım. Teşekkür eder gibi başını salladı ve çıktık. Asansör biraz dardı. Özellikle valizi aramıza koymadım yanıma koydum ve sikimi yan duran vücudundan kalçasının yan kısmına değdiriyordum. Hiç hareket etmeden alt dudağını biraz ısırarak durdu öylece ve indik....Arabada giderken havadan sudan muhabbete daldık.-Araba kullanmasını öğrenmeye bir türlü vaktimi veremedim. Meral çok güzel kullanıyor. Eğer ben de kullanıyor olsaydım kendim giderdim şimdi-Gitme kısmı önemli değil de istiyorsan öğretebilirim sana. Meral'e ben öğrettim ilk senemizde ve altı ay sonra da ehliyet aldık.-Sahiden mi. Çok güzel olurdu İlyas bey.. E şey pardon İlyas-Tabiki gülsümcüm neden olmasın. Otomatik arabada direksiyon hakimiyetini geliştiririz önce, sonra da manuel arabada vites- debriyaj kombinasyonuna geçeriz. Böyle daha hızlı öğreniyorsun.-Valla çok iyi olur babam bir kaç kez istedi ama ben pek yaklaşmamıştım. Ama sen iyi bi hoca olursun :)-Bak istersen bu araba otomatik.Tut şimdi direksiyonu biraz kendine cesaret gelsin-Ana yolda giderken mi olur mu ki??-Olur ben burdayım ya ani mudahale ederim zaten yavaşladım bakDireksiyonu sol eliyle tuttu. İki eliyle tutmasını söyledim. İki eliyle uzanınca biraz üzerime geldi. O an mis gibi kokusunu içime çektim. Sırtı göğsüme yaslanmış vaziyetteydi.-Oluyo mu, böyle mi?-Valla çok iyi. İlk direksiyon tutuşun değil sanırım.-Yok ilk değil ama bayadır tutmamıştım.-Acemi gibi değilsin hiç. Sanki usta gibisin tutarken. -Ya gerçekten mi. Cesaret için söylemiyosun değil mi?-Hayır canım kesinlikle iyi tutuyorsun.Bu konuşmayı artık nereye çekersen çek dedim kendi kendime gülerek :)-Bence işin bu kısmı tamam. Şöyle yapalım az ilerde sağda küçük bir arazi var musait. Bi on dakikamızı ayıralım ilk alıştırmanı yap-Heyecanlanırım ama ben İlyas. Olur mu ki-Olur olur dedim ve az ilerden sağa ağaçların arasına giren yola kırdım direksiyonu. İki dakika orman gibi bi araziden geçtikten sonra pamuk tarlalarının yanında düz bir araziye girdim arabayla. İn cin top atıyordu kimse yoktu. Arabayı durdurdum ''gel bu tarafa Gülsümcüm'' dedim.-ilyas inan çok heyecanlandım, sonra yapsak bu alıştırmayı-Korkmana gerek yok araba otomatik zaten. Gaza basarsın gider frene basarsın durur merak etme.Biraz da numara yaptığının sonradan farkına vardım. Ben de burdan yürümeye karar verdim.-İstersen sana tam bi cesaret vereyim madem. Önce gel sen dizlerime otur. Benim kontrolümde direksiyonu al, sonra kendin kullanmak isteyeceksin zaten.Kucağıma yerine dizlerime kelimesini ne güzel seçmiştim.-Tamam öyle yapalım madem geliyorumAhhh Gülsüm. Tabi kızıştın sen bu koca yarağa sürtününce, götünün arasında amının üzerinde hissedince.. Canım benim. Sen bu siki en kısa zamanda yemek istersin biliyorum ben. Bu arada arabam dünkü panelvan değil tabi. Eşimi bıraktıktan sonra Gülsüme geçerken galeriye uğrayıp onu bırakıp bu binek otomatiği almıştım.Koltuğu geri çektim biraz ve direksiyonu biraz daha kaldırdım. Gülsüm geldi yanıma ve ayaklarını pedal kısmına doğru uzatarak öylece kucağıma oturuverdi. Nerdeyse benden ohhhhhhhhhh diye bi ses çıkacaktı. Gülsümün yumuşacık götü şimdi kasıklarımın üzerinde bacakları bacaklarımın üzerindeydi. Elini direkiyona koyduğunda ayaklarımı yanlara çektim ve sağ ayağını gaz pedaline koydu. Yavaşça kaldırdı arabayı ve ağır ağır gidiyorduk . Aslında ustaca sürüyordu. Ben ellerimi direksiyonun üzerinde hafif tutuyordum. Amacım onu kucaklar vaziyette olmak ve göğüslerine ellerimi sürtmekti. Sikim göt yanağının içe doğru kısmındaydı. Hafif yan yaparak sikimi tam ortaya aldı. Şu an demir gibi sikim götünün arasına yatmış ve ellerim arada bir göğüslerine değip okşuyordu. O da arabanın bazı hareketleriyle götünü sağ sol yaparak sikimi iyice arasına almaya çalışıyordu. ''ellerimi bırakıyorum canım direksiyon sende'' dedim. Ellerimi iki bacağının üzerine koydum ve bacaklarını tutup avuçladım. Çok güzeldi bacaklarını eteğinin üstünden de olsa okşamak ellemek. Sikimi ileri geri hareketlerle götünün arasına iyice yerleştirmeye çalışırken bacaklarını da resmen okşayıp seviyordum. Gülsüm arada bir dudaklarını ısırıyor ve çok keyif alıyordu. Ben biraz bacakarını iki elimle okşayıp sevdikten sonra kenarlara getirdim ve kalçasının yanlarından tutar gibi oraları da okşamaya başladım. Gülsüm arada bir gözlerini baymaya başlamış ve kalçasını sikimin üzerinde iyice sağa sola yaydırıyordu. O an sikimi içine almak için can attığını hissediyordum. Yola dikkatlice bakmaya çalışır gibi kafamı biraz öne getirip yüzümü yüzüne dayadım biraz. Az kafamı yana çevirsem yüzünden öpecektim. Yüzünü yüzümde hissedince daha çok arzuladım. Dudaklarına yapışmak istiyordum deli gibi. Onun da dudakları titremeye başlamıştı görebiliyordum. Parlak ve dolgun dudaklarına yapışamamak delirtti beni o an. Hıncımı kalçalarından ve bacaklarından çıkarır gibi okşamaya sevmeye devam ettim. Açıktan okşuyordum o güzelim bacaklarını. Eteğini ellerimle sıyırıp bembeyaz bacaklarını çıplak vaziyette okşasam ellesem ne yapardı acaba? Yok daha o kadar cesaretli değildim. Eminim hiçbir harekette bulunmazdı ama yapamıyordum işte. Yirmi dakika kadar boş arazide bu şekilde turladıktan sonra ''artık gidelim İlyas'' dedi. Evet geç kalırdık ve iyi olmazdı bu durum. Sonra durduk kucağımdan indi. Arkasından baktım sikim resmen ince eteğini götünün arasına sokmuş ve orayı sırılsıklam ıslatmıştı. Tabi benim önümde ıpıslaktı ve sikimin başı bu ıslaklıkta dikiliydi. Eliyle götünün arasına girmiş ince eteğini çekti çıkardı bu görüntü beni delirtmişti bir kez daha.......Hastaneye geldiğimizde kapıda kaynanam arıyordu beni. Gülsüm önden yürüdü babasının odasına doğru ben telefonu cevapladım. ''Nerdesiniz vardınız mı'' diye sordu kaynanam. Sesi biraz sertti ben gülümsüyor ama belli etmiyordum. Kıskançlık halini gizleyemiyordu kaynanacım. Yanında eşim de vardı muhtemelen. ''Evet sultanım geldik hastanedeyiz. ''Biraz yavaş mı gittiniz geç varmışsınız'' Bu cümlede ne haltlar yediniz cümlesi gizliydi tabi. ''Normal geldik ama yolda 20 dakikalık bi çevirme ve kimlik kontrolü vardı''. Bende yalan mı biter. Anında ortaya koyarım senaryoyu. ''hmmm tamam hadi kendilerine dikkat etsinler''Hasan Beyin yanına geldim hemşireler yenice pansuman yapmış gidiyorlardı.-İlyas Oğlum çok teşekkür ederiz. Baya zahmet verdik-Yok Hasan Bey ne zahmeti olur mu öyle şey. Bundan sonra aileyiz.Derken Gülsümüme baktım. O da gözlerime bakıp tebessüm ederek;-Tabi ki aileyiz İlyas Bey. Çok iyisiniz çok sağolun.Bundan sonra aile olmamız ikisinin de çok hoşuna gitmişti. Hele Hasan Beyin ağzı kulaklarına varıyordu. Erkekliği elden gitmesine rağmen hiç bişey olmamış gibi yine de evlenebilmek zor işti. Ama Kaynanamın zaten tek sikicisi ben olduğum için bu konuya hiç takılmayacağını biliyordum. Eminim eşim eve varınca bu meseleyi konuşmuşlardır zaten. Değilse kendilerine dikkat etsinler falan demezdi. Aklı sıra beni kıskandırmak için de demiştir ama işin kıskanacak şekli şemaili kalmamıştı artık :) Hasan şimdi kaynanamın dünya ahret bacısıydı :)-Ben artık gideyim siz kendinize iyi bakın ve hiçbişey için üzülmeyin. Allahtan ki sağsınız ve yaşıyorsunuz.Öyle öyle evet. Ne yapalım takdir. Buna da şükür. Siz bizi düşünmeyin artık oğlum.Gülsüme döndüm.-Herhangi bi ihtiyaç olursa ne olursa olsun çekinmeyin arayın Gülsüm Hanım.-Tekrar teşekkürler İlyas bey. Bi ihtiyacımız yok ama olursa tamam söz.-Aynı zamanda taburcu olunca da arayın kesinlikle. Öyle otobüsle falan gitmek yok. Zaten Hasan Beyin dikişleri var.-Tamam ararım çok sağolun. Herhalde 3 gün sonra sabah çıkarızBenle dış kapıya kadar geldi Gülsümcüm. Babasının yanında hanım bey devam ediyorduk ama vedalaşırkan olmayacaktı tabi böyle bişey.Kendine iyi bak canım. Aklım sizde kalmasınAslında onun Türkçe çevirisi tam olarak şöyleydi: (aklım sende kalıyor).-Tamam ilyas sen de kendine çok iyi bak. Aynı şekilde bizim de aklımız sizde kalmasın.Artık tükçe çevirisini biliyoruz tekrarına gerek yok. Aşık olmuştuk ikimiz de. Benim aşkım beşgen olmuştu. Ben, eşim, serap, kaynanam ve gülsümcüm. Dört karımın dördünü de ayrı ayrı çok seviyordum. Dördüne de ayrı ayrı aşıktım. İnşallah beşincisi altıncısı eklenmez diye dua ettim o an. O an artık tek istediğim dördüncü karımla çatır çatır sikişmekti. Sabahki manzarada götünü, göğüslerini, bacaklarını aklımdan çıkaramıyordum Gülsümün. En kısa zamanda sikmek istiyordum. Zaten o da bana sırısıklam aşıktı ve benimle sikişmek için kuduruyordu. Eğildim yanaklarımızı değdirerek vedalaşma öpücüğü yapacaktık. Ama ben dudağımla öpmüştüm yanaklarını. Çok hoşuna gitti ve gülümseyerek el salladı arkamdan.Arabada Serabı aradım İki gündür görüşmemiştik. Ben aramayınca benle irtibata geçmezdi. Yanımda eşim olabileceği için. Bu durum çok hoştu. Çünkü kaynanam veya gülsüm de olabilecekti artık yanımda. Beş dakika konuştuk. Bi arkadaşımı hastane ziyaretine Alanyaya geldiğimi söyledim. Beni çok özlediğini söylüyordu. Musait olduğum zaman ona söylememi istiyordu. Sikişcektik. Telefonda öpüşüp kapattık.O gün direkt galeriye gittim. Öğlen saat 2 gibi işyerimdeydim. Akşam da 6 da eve geçtim. Akşam yemeğini balkonda yedik. Balkonda yine çay muhabbetimiz devam etti. Kaynanam benle şakalaşmak istiyordu-Damat Hasan beyle güzel bi konuşma yapmışsınız :)-Evet sultanım adamcaz bunalıma gircek kadar üzüntülüydü-Ama belki be bu kazadan sonra fikrimi değiştirecektim :)Eşim baya bi güldü.-Aslında anne bu konuda senin hakkını da yemememiz lazım. Herşeyden önce hala bu fikirden vazgeçebilirsin bu senin en doğal hakkın.-Aman kızıımmm. Bu saatten sonra konuşturma beni damadımın yanında. İyi olur boşver. Belki adamcaz iyileşir ayrıcaBunu derken çaktırmadan bana bakıp gülmüştü.-Tabi canım çıkmayan canda ümit vardır. Tabi o can kesinlikle çıkmadıysa :)Şimdi de gülme sırası bendeydi. :)O akşam neşeli geçti. Eşim erken yatmaya alışıktı erken kalktığı için. Biz gece yine kaynanamla eşim yattıktan sonra salonda tv ışığında biraz seviştik. Dudaktan öpüştük, o benim sikimi avuçlayıp baya bi okşadı masturbasyon yaptı. Ben onun göğüslerini elledim yaladım. Amcığını avuçlayıp deliklerini parmakladım baya. Ben onu elimle boşalttım okşayarak. O sikim elinde masturbasyon yaptı. En sonuda boşalacağım zaman ağzına aldı ve bütün döllerimi yuttu. Yarım saatlik bi sevişmemiz oldu bu şekilde ama sikişmedik. Artık kaynanamla evde her türlü sevişip elleşip öpüşüp sikişecektik nasıl olsa. İstediğim zaman ben onu bahanesiz direk sikecektim o da kendini bana siktirecekti. Aşikar bi karı koca olmuştuk. Zaten eşim evdeyken bile odalara girip çıkıp kaynanamla anlık yalnız kaldığımız her yerde götüne amına elliyor, göğüslerini okşuyor hatta sikimi götünün arasına sürtüp sokup geçiyordum. Çok neşeli bi konuma gelmişti ilişkimiz. Ama tabiki dikkatliydik aynı zamanda. Mutfakta çalışıyorsa ve eşim yoksa ya sikimi götünün arasına sokuyordum ya da götünü avuçluyordum. Lavaboya girip çıkarken sıkıştırıyor elliyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Kendine elletmek sürttürmek için elinden geleni yapıyordu. Her fırsattan istifade ediyordum canım kaynanamla.O gece kaynanamla boşaldıktan sonra fısıldayarak bi konuşma yaptık.-Demek beni Hasan beye verdin öyle mi canım-Sen sadece benim karımsın. Adamcazın başına bu iş gelmese dünya yıkılsa karşı çıkardım--Biliyorum bebeğim takılıyorum sana. Adama üzüldüm ama bu durum olmasa ben de evlenmeyecektim sonradan vazgeçecektim sana biraz çektirmekti amacım.-Bak sennn. Ciddi mi söylüyorsun-Ne sandın ya deli. Bu am senin. Senden başka erkeğim olamaz benim. Ben her söylediğimde ciddiydim ve ömrümce arkasındayım merak etme.-Ohhhh karıcım benim. Deyip dudaklarından ıslak ıslak yalayarak öptüm uzunca.-Ama böylesi daha iyi oldu sanırım. Kimsenin dikkatini çekmez rahat oluruz. Adamcaza da iyilik yapmış oluruz.Göğüslerini dudaklarını öptüm yaladım yatmaya giderken. En çok ta göğüs uçlarını.....O günden iki gün sonra cumartesi gün Serapla evimizde buluşup 2 saat kadar sevişip sikiştik. Serabımı 3 kere boşalttım her pozisyonda yalayıp sikerek. Ben de 2 defa boşaldım. İlkini ağzına boşaldım sikiştikten sonra ikincisini de götüne boşaldım.Hafta sonu bizimkilerle piknik yaptık serin yüksek bir yerde. Kaynanamı ağaçların arasında domaltıp sikmiştim eteğini yukarı sıyırarak. Mangalımızı yapıp yedikten sonra çay demlenene kadar ormanın içinde bi oksijen yürüyüşü yapalım dedik. Erva temiz havada uyuyup kaldığı için eşim ''siz yürüyüşünüzü yapıp gelin erva uyandıktan sonra beraber de yaparız demişti. Hiç böyle bi teklifi geri çevirir miyiz. Ormanın içinde biraz ilerledikten sonra götünü avuçlayarak yürüyordum. Hiç kimseciklerin olmadığı bir yerdi burası. Arada bir durup dudaklarını öpüyor, eteğinin altından elimi sokup amını avuçluyor, parmaklıyor götünü elliyordum. O da biraz yürüyüp eşofmanımı götümün altına kadar sıyırıp sikimi yalıyor taşaklarımı emiyor sonra yürüyüşe devam ediyorduk. Baya bi yürüdükten sonra dayanamadım ağaca dayayıp domalttım. Eteğini beline topladım. Artık o da dayanamamış ve inlemeye başlamıştı zaten. Sikimi amına bir kaç kez sürttüm kalçasından tutarak. ''sik amımı erkeğim delirtme beni sikkkkkkkkk'' diye yalvarınca geçirivermiştim. ''ohhhh karıcım ne çok özlüyorum ben senin bu bal amcığını böyle'' deyip 15 dakika kadar şaplata şaplata siktikten sonra ikimiz de boşalmıştık deliler gibi. Sonra yine dönüş yolunda öpüşerek elleşerek yürüyüşümüzü tamamlamış ve çay keyfimize başlamıştık....Çaylarımızı içtikten sonra erva uyandığında kaynanam '' siz yürüyüşünüzü yapın kızım ben erva ile oynayayım burda ben yoruldum biraz zaten'' dedi. Çok anlayışlı bi kadındı. Kendisi benimle sikişip mutlu oluyordu ama kızının mutluluğunu gölgelemek istemezdi. Kızını çok seviyordu kaynanacım. Ben de aynı şeyleri bu sefer de birebir eşimle yaptım. Yine aynı ağaca domaltıp siktim karıcımı. Tabi tek fark olarak ben eşimin ağzına boşaldım, kaynanamın ise amına doldurmuştum döllerimi. Dönüş yolunda da eşimle öpüşe elleşe geldik. Kaynanam iyi eğlendiniz mi diye sorduğunda ikimiz de aynı anda ''çook demiştik. Biz gülüştük tabi kaynanam ise anlamazdan geldi. Helal olsun kaynana sana. On numara takdir etmiştim bu kadını....O gece herkes erken yattı. Sabah olunca hasan beyi hastaneden almaya hep beraber gitmeye karar verdik. Bu durum Hasan beye baya bi moral vermişti. Gülsüm de çok sevindi hepimizi görünce. Dönüşte ben hasan beyle muhabbet ediyordum. Arabasıyla ilgilendiğimi kaskonun arabayı bir hafta sonra yapılmış vaziyette teslim edeceğini falan söyledim. Hasan Bey daha ne istesin ki. Gerçekten oğlu gibi yardım ediyordum ona. Bir kere daha hepinize çok teşekkür ediyorum dedi hasan da gülsüm de. Haftaya nikahımız var esprisi yaptık gülüştük. Nikahtan sonra o günün akşamı dışarda hep beraber sade bi yemek yiyecektik aile arasında. Bunu da kararlaştırdık yolda. Eşim yemeğe ahmet de gelsin eşiyle dedi. Ahmeti o an arayıp söyledim hemen. Tamam abi tabi ki demişti..........O akşam yemeğe evlerine davet etti gülsüm bizi. Teşekkür mahiyetinde. Ben akşam işten oraya gitmiştim eşimle kaynanam akşama kadar Gülsümlerdeydi. Eşim Gülsümle çok iyi anlaşıyordu. Gülsümü çok seviyordu gerçekten. Üç karım da akşamı çabuk etmişler belli ki muhabbetleri iyi imiş. Hasan bey de sıkça yatağında istirahat ediyor bazen de balkona çıkıyormuş hava almak için...Bu rutinlikte bir hafta geçti. Artık Hasan beyin ameliyat ağrısı falan kalmamıştı. Gelecek pazartesi öğleden sonra nikah kıyıldı. Akşam yemeğe çıktık hep beraber planladığımız gibi. Kadınlar çok güzeldi tabi yemekte. Sonra hasan beyi ve kaynanamı evlerine bıraktık. Eşim Gülsüme bu gece yalnız kalma bizde kalacaksın dedi. Gülsüm biraz olur mu falan dese de eşim ''itiraz istemez'' demişti. Bize gitmiştik. Gece balkonda muhabbet ettik üçümüz. Gülsüm aşık olduğu adama bakıyordu sürekli kaçak gözlerle. Tabi ben de ondan gözlerimi alamıyordum. O akşam ona bakarken ne yapıp edip Gülsümle yine yalnız olabilmek için fırsat yakalamam lazım diye aklımdan geçiriyordum....Ertesi gün Gülsüm evine gitmiş ben işteyken. Eşim 2 gün sonra bu sefer kaynanamları ve gülsümü akşam yemeğine bize davet etti. Ben işten çıktıktan sonra önce kaynanamları sonra gülsümü alıp eve geçecektik. Çarşamba gün saat 6 da işten çıktım kaynanamlara geldim. Kapıyı kaynanam açtı. Dudaklarıma yapışıp öpünce şaşırdım. Meğer Hasan Bey öğleyin kütüphaneye gitmiş öğretmen evinde ve daha gelivermemiş. Ben bunu duyunca kaynanama sarıldım iştahlı iştahlı dudaklarını öpüp götünü avuçlamaya başladım. Dudaklarımı yer gibi öpüyor ve kendini geri çekip sikimi avuçluyordu. Resmen delirmişti özleminden. ''Telefonla görüştük yeni çıkmış yarım saatten aşağı gelemez'' dedi. Çelik kapıyı arkasından kilitledik ve ayakta yiyişerek yatak odasına yürüdük. Kaynanamda tayt vardı. Götünü avuçluyor avcuma dolduruyor, am dudaklarını elliyordum taytın üzerinden.-Ohh çok özledim karıcım seni-Ben de seni çok özledim kocacım. Geç gelirsin diye korktum tam seni arayacaktım-Böyle zamand ara tabi. Bazen gün içinde de ara, hemen gelir siker giderim seniYatağın kenarına geldik elleşe elleşe. Yatağa yatırdım sırt üstü, taytını çekip aldım sıyırarak. Altında külot falan yoktu. Amı tabak gibi çıktı ortaya kaynanamın. Bacaklarını açıp yumuldum hemen aç kalmış gibi somuruyor emiyor yalıyordum. Kaynanam ahhh ahh diye inliyor başını sağa sola çeviriyordu zevkten.-Sok kocacım sikini yeter. Hemen sik beni delirdim sikin diyeSikimi fermuarın arasından elime alıp kaynanamın amının dudaklarına koydum. Kendim de üzerine geldim. Dudaklarını öperken sikimi amının içine doğru kaymıştı. Yavaş yavaş aletimi kaynanamın amının dibine kadar sokup çıkarıyordum, dudaklarımız dillerimiz emişip yalaşıyordu.-Ohhhh karıcımmmm. bu amcığa elletmiyorsun değil mi hasan Beye-Yok kocacım adamcaz kendi durumundan dolayı utancından elleyemiyor bana zaten-Ben bırak sikmeyi bu amcığa ellemesine bile dayanamam-Bu amcık senin kocacım. Hep dediğim gibi sikicim sensin bu hayatta. Beni hep sen sikeceksin. Koca sikinden mahrum bırakma beni. O olmadan yaşayamam-Seni bir ömür sikecem bebeğim. ohhhhhDeyip şaplata şaplata sikişlerimi hızlandırdım. 15 dakika böyle hızlı hızlı siktikten sonra bağırarak boşaldı iki dakika sonra da ben amını doldurdum döllerimle. Sonra bi beş dakika uzanıp öpüştük ve göğüslerini öptüm. ''Sen duşunu evde al ben de gelince alayım dedi'' Kalkıp giyindik. 10 dakika sonra da hasan Bey geldi. Beni görünce sevindi adamcaz. Bana hep minnettar ifadeyle bakıyordu. Beraber Gülsüme gittik, onu da apartmanın kapısından alıp bize gittik. Gülsüm de beni görünce gülleri açılmıştı özlemiştik birbirimizi....Akşam yemeğinde hafta sonu tekrar Alanyadaki yazlığa gitmeyi konuştuk. Yaz bitmeden tatil ve deniz sefası yapalım ama bu sefer cumadan gidip pazartesiye kadar kalalım diye anlaştık. Ve tabi tek arabayla benim panelvanla gidecektik artık. Yaz bitince okul başlayacak ve bugünleri bulamayacaktı hoca hanımlar...Hafta içiş serapla yine perşembe gün 2 saat buluşup sikiştik. Onun da işleri yoğun olduğu için anca vakit ayırabiliyordu hafta içi iki saat. ''Aşkım bu bana yetmiyor seni çok özlüyorum'' diyordu. Ama iş bu, elden gelen bişey yoktu....cuma gün ben galeriden biraz erken ayrıldım. Saat 4 gibi önce Gülsüme gittim bu sefer. Kaynanam bu olaya sinirlenecekti ama yapacak bişey yok. Karılarımın hiç birini ihmal edecek değildim. Hepsinin de sırayla gönlünü yapmam lazım. Şu an gülsümü henüz sikmiyor olabilirim ama sikmeye başlayınca herkesi hak geçirmeden sırayla..:)Kapıyı çalınca gülsüm arkama baktı. ''Kimse yok gülsümcüm yalnızım'' dedim. ''aa geç içeri ilyas ben babamları alıp geleceksin diye bekliyordum'' dedi. ''Bu sefer seni alıp onlara gideceğim arka tarafta bi esnaf arkadaşa uğramıştım'' dedim. Evet yalanım bu olacaktı . ''Tamam o zaman sen geç salona ben hazırlanıvereyim'' dedi mutlu bir şekilde. Salonda kanepeye otururken arkasından seslendim. ''Gardrop kapaklarına dikkat et canım''. Ordan gülme sesi geldi önce . Sonrasında o da seslendi. ''Kurtarıcım burda nasıl olsa farketmez''Ohhh kurtarıcın yesin seni dedim mırıldanarak. Halbuki duyuyor olmasını ne çok isterdim.Bir vesileyle yine gülsüme dokunmak istiyordum. Tenini çok özlemiştim. Öylece bacaklarımı sallayarak bekliyordum. Beklediğim fırsat gecikmedi.-İlyas bakar mısın?Hemen fırladım odasına.-Fermuarıma uzanamadım da sıkışmış sanırım. Yardım eder misin?Arkası bana dönük sırtı bembeyaz açık. Üzerinde bordo ince bi elbise tek parça. Saçları açılmış omuzlarına dökülmüş. Elbiseden muhteşem kalçaları ayrılmış gibi duruyordu. ''tabi ki'' dedim ve arkasına yaklaşıp fermuarı elime aldım hemen. Pantolonumun içinde kazık gibi duran aletimi de o güzel götünü arasına koydum. Fermuarla uğraşıyordum aslında çok rahat çeksem gelecek haldeydi. Madem o da çok kolay çekebileceği halde çekmeyip beni çağırmıştı, o zaman oyunu bozmamalıydım elbet. Kendimi biraz daha yaklaştırdım ona ve sikimi götünün arasına bastırmaya başladım. Hoşuna gitmişti elbisesinin üzerinden göt yarığındaki sikim. Kendini o da bana doğru bastırıyordu. ''Elbiseni şöyle biraz bana doğru bıraksana canım'' diyerek tek elimi önüne, göğsüne attım. İri göğsünü ince elisesinin üzerinden avuçlayarak kendime doğru çektim biraz. Elbisesi biraz arkaya doğru kaymıştı önden. Guya fermuarın olduğu yeri serbest bırakıyordum. Elimde tuttuğum göğsünü avuçluyor yoğuruyordum yavaşça. Çok tatlı idi göğsü. Parmaklarımla uçlarına sürttüm biraz ve ben böyle yapınca ufaktan inledi. Anlaşıldı gülsümün zevk aldığı yerlerden biri göğüsleriydi. Offfff nasıl emerdim yalardım ben onları. Götünü açıp kapamaya başladı gülsüm. Götünü de sikime doğru iyice bastırıyordu. Ben hem göğsünden tutup okşayarak kendime doğru çekiyor, hem de sikimi amına sokmak istercesine götünün arasına sokuyordum. İnce elbisesinin içinde götünün arasına pantolonumdan girmiş olan sikimi sokup çıkarır gibi ileri geri yapmaya başladım. İniltileri artmıştı gülsümün. Bir an fermuarı bıraktım parmaklarım yorulmuş gibi ve fermuarımı çıkarıp sikimi serbest bıraktım arasından. Sonra iki elimle fermuarı tekrar tuttum ve çıplak sikimi götünün arasına soktum. Şu an ince eteğinin üzerinden götünün arasında daha net bi yarak hissediyordu. Muhtemelen anlamıştı. Gözlerini baydı ve ohhhhh dedi. Sanırım çok etkilendi ve emin olmak için elini arkasına attı, eteğini guya düzeltmek ister gibi. Götünün arasına elini koyunca sikim değdi eline. Hafif kafasını arkaya çevirmek ister gibi yan döndü. Ben hala uğraşıyordum fermuarıyla guya. Yüzündeki ifade beni delirtti. Yüzümü yüzüne yaklaştırdım şimdi yanaklarımız değiyordu. Sikime değen eliyle sikimi avuçladı. İriliğini büyüklüğünü hissetmek istediğini anladım. Götünün arasına çakılmış olan götümü çektim çıkardım biraz. Şimdi sikimin gövdesi tamamen avcundaydı. Eliyle sıvazladı biraz ve götünün arasına koyarak göt yanaklarını açtı biraz. Sikimi amına doğru bastırıyordu. Kulağına eğildim ve '' daha önce yaptın mı canım'' dedim kısık sesle.Konuşamadı şehvetten ve evet der gibi başını salladı. Sonra elimle tuttuğum fermuarı indirdim götüne kadar. Elbiseyi sıyırdım indirdim bacaklarından aşağı. Şimdi sadece külot ve sütyenle kalmıştı önümde. Ben de panotolunumu sıyırdım indirdim ve ayaklarımla ittim. Külotumu da indirirken öylece ayakta duruyordu gülsümüm. Şimdi ben al tarafım çıplaktım. Sikimi külotunun üzerinden götünün arasına soktum. İncecik saten külotunun üzerinden direk gibi olan sikim götünün arasına girmiş amına baskı yapıyordu. Ellerimi önüne attım göğüslerini sütyenin altından avuçlayıp okşamaya başladım. O güzelim iri göğüsleri şu an avuçlarımdaydı çırılçıplak. Omuzlarından tuttum yatağa doğru eğdim domalttım. Ellerini yatağa koydu güzelim götü önümde domalmış beni bekiyordu. Dizlerimin üzerine çöktüm göt yanağının birini elimle avuçladım, diğer elimle de külotunu yana çekip arasına dilimi sokup yalamaya başladım amını. ''ahhhhhhh'' diye bağırdı. Kalçasını sağa sola oynatmaya başladı. Aynı kaynanam gibi amının dudaklarını açıp kapıyor dilimi tamamen am dudaklarında hissetmeye çalışıyordu. Kalçalarını ellerimle tuttum hareket ettirmesin diye ve dilimi amının derinliklerine sokmaya çalışarak dudaklarımla da amının etrafını somurmaya başladım. O an delirdi ve ''ooooffffffffffff'' diye bağırdı. İki elimle külotunun kenarlarından tutup yavaşça sıyırıp çıkardım. Gülsümümün bembeyaz götünü iki elimle ayırdım ve kabarmış am dudaklarının arasındaki pembe deliği alttan üste doğru yaladım. Şeker yalar gibi yalıyordum. Yalama işini amının deliğine sokarak yapmaya başladım. Artık bağıra bağıra inliyordu Gülsüm. Götünün deliğini yaladım iyice, göt deliğini dilimle sikmeye başladım. Orası da en hassa noktasıydı demek ki çünkü götünü iyice ayırarak deliğini bana tamamen sundu. Başını bana çevirip baktı o an ben de ona baktım . Gözleri ve bakışları şehvet doluydu. Yalvarır gibiydi sik beni ne olur diye....Ayağa kalktım sikimi elime aldım amına aşağıdan yukarı doğru sürtmeye başladım. Sürtüşlerim esnasında ıpıslak olmuş amının içine sikimin sadece başını hafif sokuyordum. Başını yine bana çevirdi gözlerime daha da yalvarır gibi bakıyordu. İki elimle güzel kalçalarını avuçladım ve hafif hafif sikimi amına kaydırmaya başladım. Sıcacık ıpıslak ve daracıktı amı. Kalın sikimi milim milim amına yerleştikçe ilk defa sikilir gibi acıyla karışık zevk ifadesi vardı yüzünde. Çok uzun zamandır sikilmemiş demek ki deyip dar amına sikimi geçirme işini çok dikkatli ve yavaş yapıyordum. Yavaş yavaş sokarken sikim köküne kadar amının içine yerleşti. Taşaklarım am dudaklarına yapıştı. O kadar dardı ki amı sanki sikimi sıkıca sarıyor gibiydi. Sikimi yavaş yavaş bir iki defa sokup çıkarınca am sularıyla beraber sikimin gövdesinde bir kaç damla kan gördüm......Şaşkınlıktan ne yapacağımı bilemedim o an. Öylece durdum. Sikimi yarıya kadar sokup üzerine uzandım ağırlığımı vermeden.Yan duran yüzüne eğilip öptüm. Bu arada sikimi yavaş hareketlerle amına sokup çıkarıyordum bi taraftan. Kulağına eğildim ve ''daha önce yaptığını söylemiştin gülsüm ama sen bakireymişsin canım'' dedi. Gülümsedi ve evet deyip dudaklarıma yapıştı. Dudağımı öpüyor diliyle yalamaya çalışıyordu ama daha önce öpüşmediğini de anladım. ''Gülümsemesi kaybolmadan dudağını hafif çekip ''seni seviyorum İlyas deyip tekrar yapıştı dudağıma. ''ohhhhhhhh aşkımmmm ben de seni seviyorum Gülsüm'' deyip öpüşmesini öğretir gibi dilimle dilini yakaldım yaladım dudaklarını yaladım. Dillerimizi hareket ettirerek emiyor öpüyor yalıyordum. Çok hoşuna gitti ve kendisi de aynı şekilde öpüp yalamaya başladı dilimi dudağımı. Şu an resmen yiyişiyorduk dillerimizle ve ben sikimi amının dibine kadar tekrar sokup çıkarmaya başladım. Artık ilk giriş çıkışlarımdaki yüzündeki acıyla karışık zevk ifadesi yerini sadece zevke bırakmıştı.-Demek benim kadınım olmayı tercih ettin. Ohhhh kadınım benimmmm Gülsümümmmmm. Sana aşıktım bir kere daha aşık oldum-İlyassss, ilyasımmmm erkeğimm. Çok yanlış bişey yaptım biliyorum. Ama seni gördüğüm andan beri kendimle savaştım. Ohhhhh sik beni ilyas. Sik sevgilimmmmm. Evet erkeğim sen oldun. Sensin tek erkeğim benim. Çok mutluyum.Bundan sonra benim olmasan da mutluyum-Bundan sonra benimsin Gülsüm. Karım benim. Tatlı amcıklı karıcım. Tatlı göğüslerini yerim senin.Bana doğru çevirdim sırtüstü. Bacaklarını ayırdı iki yana. Sikimi eliyle amına kendi koydu. Yavaş yavaş soktum yine. ''oooooh sok erkeğimmmm' dedi. Göğüslerini ağzıma aldım. O bembeyaz iri göğüslerini kenarlarından tutup açık kahve olan uçlarına dilimi sürtüyor,yalıyor her noktasını emiyordum. İki elini saçlarıma geçirdi. Başımı göğüslerine bastırıyordu. Göğüslerini emerek yalayarak dar amcığının içinde git gellerimi hızlandırdım. Gülsümümün kızlığını ben bozmuştum. Bana teslim etmişti kızlığını. Kocam ol demişti, ilk erkeğim ve tek erkeğim ol demişti ohhhhhh. Daracık amcığını ben sikecektim. Bu tatlı amın sahibi bendim bundan sonra. O an bunu düşündükçe azıyor, göğüslerini daha bi ateşle yalıyor emiyordum sikerken. Dudaklarına yumuldum. Dilini dudağını emip yalarken ellerimi alttan götüne attım. Güzel götünü avuçlayarak yoğurarak sikmeye devam ediyordum.-Bana bilmediğim herşeyi öğret İlyasım. Aşık olduğum ilyasımın siki içimde ohhhhhhhh-Senle her türlü sikişip sevişcez aşkım. Erkeğin seni aşka sevgiye sikişmeye doyuracak. Ohhhhhhh karıcıııımmmmDördüncü karımı da haremime katmıştım çok mutluydum Gülsümü sikerken. Sonuç ta üvey de olsa iki kardeş ve anneleri karımdı. Her birini ayrı ayrı isteklerle sikmek istiyordum ve hep isteyecektim...Gülsümün ilk boşalmasını amını yalayarak yapacaktım ama kanaması olunca fikir değiştirdim. İçinden çıktım sırtüstü uzandım ve üzerime çektim. Bacaklarıma oturdu ve eline sikimi alıpa amının dudaklarının arsına koyarak yavaş yavaş oturdu. acele etmiyordu ve sikimi milim milim amının derinliklerine kaydırıyordu. Tamamen girince ağzıma yüzüme değen iri ve taş gibi göğüslerini iki elimle tutup emmeye başladım. Kendi de göğsünün birini eliyle tutup ağzıma yüzüme sürtüyor uçlarını emdiriyordu. O göğüslerini elleriyle bana ikram ederken ben ellerimi götüne attım. O aşık olduğum tatlı götünden tutmuş kaldırıp indiriyor ve avuçlayıp okşuyordum. Boşalmamak için bazen sikimi çıkarıp bekletiyordum ama o eliyle sikimi tekrar hızlıcaa amına sokup hızlı hızlı oturup kalkmaya başlamıştı. Boşalmak üzere olduğunu anladım. Gözlerini kısıp yanlara kaydırarak ve bağırarak boşalmaya başladı. Amını öyle bi sıkıyordu ki sikimi pres yapacaktı adeta. 30 saniye kadar titreyerek boşaldı ve göğsüme yığıldı...Gülsümü beş dadika kadar dudaklarından öpüp götünü okşayarak üzerimde yatırdım. Sonra ''sıra bende sevgilim'' deyip domalttım yatağın başlığına ellerini dayayarak. Güzelim götünün arasından 10 dakika siktikten sonra sırtına boşaldım bağırarak. Ve yanyana uzandık 10 dakika seviştik. Geç kaldığımızın farkında olarak hızlıca ikimiz de banyoya girip suyun altında sevişerek duşumuzu aldık. Orda da sikecektim ama geç kalacaktık baya. ''Seninle musait zamanımızda duşun altında sikişcez sevgilim'' dedim. 'sikişelim erkeğim, kadınını ihmal etme sakın, beni sikinsiz sensiz bırakma kocacım''..Biraz geri çekilip baktığımda Am dudakları kıpkırmızı ve şişmişti. Ama küçücüktü sevgilimin , körpe karımın am dudakları...Giyinip kapıdan çıkarken bir kez daha dudaktan öpüştük yiyişir gibi aceleyle. Kaynanam geldiğimizde saat 5 olmuştu. Kaynanam kapıda ikimizi görünce biraz tuhaf oldu ve hoşgeldiniz dedi. Kapıyı tutuyordu önden gülsüm selam verip doğruca salona yürüdü. Yüzünün ifadesi belli olmasın diye böyle yaptığını tahmin ettim. Kaynanam ben içeri girerken gözlerime bakıyordu hala bi ifade yakalamak için. Ben eğilip yanaklarından öptüm hoşbulduk dedim. Gülsümün salona girdiğini görünce kaynanamın götüne elimi attım ve arasını da parmaklayarak genişçe avuçlayıverdim. O an gülerek kapıyı kapattı kendine gelmişti..........
3年前