DAĞBAŞI-ALINTI
Merhaba ben Selin.19 yaşında çevresinde beğenilen ve kendime bakmayı seven bir kızım.Hayatımda hiç ilişki yaşamadığım gibi aynı zamanda hep erkeklerden de kendimi uzak tutmuşumdur.Bu yüzden bir çok kişi beni lezbiyen sanabilir ama değilim.Sadece erotizmi kendi iç dünyamda yaşamayı seviyorum.Bu anlatacağım olay çok değil sadece bir yıl önce liseyi bitirip üniversite sınavına girdikten sonraki yaz tatilinde dinlenirken yaşadığım gerçek ama başı acı başlayıp sonunda pişmanlık yaşamadığım bir olaydır.” “2003 yılında yani 18 yaşımdayken ben İstanbulda liseyi yeni bitirmiş bir büroda ön muhasebe işine bakıyordum.Okul arkadaşım Semiha’nın vasıtasıyla tanıştık Emre ile ve kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir aşka dönüşmüştü. Hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti.Emre bir gün bana bu günün yaş günü olduğunu söylemişti.Hem çok sevindim,hemde kızmıştım Emre’ye neden son dakika bana haber verdiği için.Hemen iş çıkışı bunu kutlamamız gerektiğini söyledim.
Akşam Emre ile buluşacağımız cafeye giderken ona çok güzel bir bileklik alıp hediye paketi olarak hazırlatmıştım.Emre ile buluşacağımız cafeye geldiğimde beni bekliyordu.Hemen hediyesini çantamdan çıkartıp verdim ve; -“Emre,canım iyiki doğdun,nice seneler mutlu olmanı dilerim bir tanem” dedim.Emrede oturduğu masadan ayağa kalkıp verdiğim hediyemi kabul edip beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi.Ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip Ermeye açılamıyordum.Oysa içimden onu deli gibi arzuluyordum.Emre’nin bu hareketi sonrası biraz utancımdan birazda alışık olmadığımdan kıpkırmızı kesilmiş heyecanımdan kalbim atmaya,titremeye başlamıştım.Bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı.Dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu,ondan sonra bitirip çıkabileceğimizi söyledim.Emre beni bekleyebileceğini söyleyip bekleme odasında oturmaya başladı.İşimi bitirdikten sonra saçımı yıkamak istediğimi söyleyerek lavaboya gittim.Dayanamamış ve arkamdan gelip beni seyretmeye başlamıştı.Ben bu esnada gömleğimi çıkarmış sadece sütyenimle duruyordum.Gözlerim sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordum.Emre hemen yanıma varıp fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başladı. -“Yapma aşkım.Çık dışarı çok ayıp” dedim.fakat bırakmıyordu ve enseme bir öpücük bırakarak beni kendisine döndürdü.Yüzyüze gelmiştik.Saçlarım ıslak halde göğüslerime bakıyordu.Beni hemen kucağına alarak masaya götürdü.Dudaklarımdan başlayarak aşağıya doğru indi.Göğüslerimi göbeğimi öptükten sonra eteğimi aşağıya sıyırdı.İtiraz etmiyor,rdrmiyor,o gücü kendimde bulamıyordum.Amımın etrafında dilini dolaştırıyordu.Dilini içimde gezdirdikçe kendimden geciyordum.Fakat beni öylece bırakıp aniden kalkarak yanımdan uzaklaştı ve özür dilemeye başladı.Anladığım kadarıyla güvenimi kazanmaya çalışıyordu.Beni en çok Emrenin bana oral seks yapması etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığını aklım almamıştı.Çünkü ben olsam midem bulanırdı.Emreye benim böyle bir şey yapamayacağımı söyledim.Bu arada külotum sırılsıklam olmuştu.Bana gülerek; -“Sekste sınır olmaması gerekir.Yoksa alacağın zevkten bir şey anlamazsın.Zevkin sınırlanır.” dedi.Ancak yinede beni oral sekse ikna edememişti.
O akşam beni evime bıraktı ve ertesi gün başbaşa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere anlaşarak ayrıldık.Sabaha kadar uyuyamadım.” “Sabah 08:00’de arabayla beni almaya geldi.O gün giydiğim kıyafetler ile görenin delirmemesine imkan yoktu.Siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerimin ucu sanki dışarıda duruyordu. Emre beni öylece görünce; -“Bu gün çok tatlı ve hoş olmuşsun sevgilim”dedi.Neyse hemen yola çıktık.Şile tarafında bir yerlere gitmiştik. Yer sakin gözden uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedikleri tam aradığımız bir yerdi.Anayoldan ayrılmış köy yoluna girmiştik.15-20 km sonra lastik patladı.Emre otomobili kenara çekmiş,lastiği değiştirmek için inmişdik. Lastiği sökerken Emre ile önceki günden kalan seksteki sınırlar hakkında konuşmaya başladık.Ben hala kabul etmiyor yapamam,insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordum.Anal ve oral sekse karşıydım.Emre istepneyi almak için bağaja eğilmişken benim arkamdan koşarak gelen bir adam kalın bir odun parçasıyla Emrenin ensesine bir darbe indirdi.Ben ne olduğunu daha tam anlamadan arkamdan bir başka el ağzımı ve burnunu kapatarak beni ***** arabaya bindirmişti.Kendimden geçmiştim.Biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlardı.Emrede benden farklı değildi.Tam karşımda başka bir ağaca el ve ayaklarından bağlanmış vaziyetteydi…. Bu durumdan nasıl kurtulmayı başaracaktık ki.Bir ağaçta Emre,bir ağaçta ben bağlı idik ve Emre hala kendine gelememişti. Karşımda iki kişi bana salyalarını akıtarak bakıyorlardı. Birisi iri yarı,geniş omuzlu,kısa bacaklı cüsseli;diğeride uzun boylu biraz zayıf ama kaslı bir vücudu vardı.Kısa olan bana bakıp sırıtarak; -“Yavrum adın ne senin”dedi. Bende biraz korku biraz mahcup bir sesle; -“Selin”dedim. -“Ne işiniz var buralarda?Burada kuş uçmaz kervan geçmez dağ başı…” -“Biz yolumuzu kaybettik;arabanın lastiği patladı ve temiz hava almak için geldik buraya”diyebildim kekeleyerek; -“Koca istanbulda bu kuytu yerimi buldunuz güzelim hava alacak….” Adam konuşuyordu ama benim gözüm Emrede idi.Hala baygındı,yoksa ölmüşmüydü bilmiyordum….bunları aklımdan geçirirken uzun boylu olan adam tepeme dikildi. -“Korkma arkadaşın ****** sadece,nefes alıyor;deyip karşıma çömeldi.Köy kıyafeti vardı üzerinde.Şalvara benzer bi pantalon,ökçesine basılmış eski bir ayakkabı ile gözlerimin önünde duruyor açıkta kalan bacaklarımı süzüyordu. -“Bu senin neyin oluyor”;diye sordu arkada duran adam. -“Arkadaşım”diyebildim sadece. -“Ne biçim arkadaşlık bu,seni bu ıssız yere getirmiş.Bunun niyeti belli seni burada sikecekti her halde.” -“Yok ben kızım,öyle bişey olmaz”diye çıktı kelimeler agzımdan. Kısa olan atıldı lafa; -“O zaman başkaaaaa” diye uzattı cümleyi. -“Kızlığını bozmazsa götünden sikerdi seni.” -“Yok”diye atıldım ben -“Kaç yaşındasın sen güzelim?”diye ilave etti sözüne. -“18 “dedim. Önümde oturan adam; -“Demek sen bakiresin.Hiç yarak yemedim kızım diyosun yani?” Ben; -“Yok böyle bir tecrübem olmadı inanın bana”diyebildim ancak. -“Yalan söylüyosun yemişsindir yemişsindiiir”diye ilave etti sırıtarak. Bu arada önümde duran adam hem gözleri ile hemde elleri ile beni ***** etmeye başlamışdı.
Arada bir elini şalvarından sokup kendi aletini tutuyodu.Diğer eli ilede eteğimi iyice sıyırmıştı.Ben korkudan bişey yapamıyordum.Zaten yapamazdımda ellerim bağlı idi. Biraz öyle bacaklarıma bakıp okşadıktan sonra ayağa kalktı ve şalvarının ipini çözdü yere bıraktı.Ceketinin cebinden küçük bir şişe çıkarıp yarısını içti sonrada bana dönüp eli ile sikini tutarak yanıma oturdu. -“Al sende iç boğazın kurumuştur üzüm şerbeti bu”dedi.Bir eli ile şişeyi dudaklarıma değdirdi,hoş kokulu bir şeydi.Korkudan boğazımda kurumuştu.Bir dikişte içtim.Adam bir eli ile kendi aletini sıvazlarken diğer eliylede bacaklarımı okşuyordu.Şimdiye kadar hiç bir erkek bana bu kadar yaklaşmamıştı ve bacaklarımı okşamamıştı.Bende erkek aletini bu kadar yakından hiç görmemiştim.Resimlerden,filimlerden gördüğüm,tanıdığım erkek vücudunu şimdi canlı olarak görüyordum.Okul sıralarında bazen muziplik yaparlardı erkekler.”Senin aletin uzun,benimki uzun…”diye cetvelle arka sıralarda ölçerlerdi ama ben hiç oralı olmazdım.Boyu kısa olan arkadan seslendi. -“Ahmet demek bugüne kısmetmiş kızlığını bozdurmak.”Diğer adam ise; -“Şimdi burada bozmakta acı verir.Bu çıtırı kulübeyemi götürsek Cemil”deyince isimlerinide öğrenmiş oldum.Beni ağaçtan çözdüler.Bileklerim acıyordu iplerden ama ben bunu önemsiyecek durumda değildim.Hemen Emreye baktım.Emre hala baygındı.Ahmet yarı çıplak vaziyette Emreyi kemerinden tuttuğu gibi arabanın bagajına tek eli ile kaldırıp koydu.Cemil arabanın direksiyonuna geçti.Ahmette arka koltuğa oturup beni çağırdı. -“Hadi güzelim acele et yoksa ayılar parçalar seni burda.” Mecburen Ahmetin yanına arka koltuğa oturdum.Ahmet arabaya binince üstündekilerini çıkarıp sadece atletle kald ı.Başıma neler gelecegini az çok tahmin edebiliyordum,ama kurtulmak içinde düşünüyordum.Araba biraz yol aldıktan sonra Ahmet bir eli ile saçlarımı okşuyor diğer eli ilede kendi aletini okşuyordu. -“Çekinme güzelim sende okşa biraz hoşuna gider”deyip ellerimi tutarak kendine doğru çekti.Kocaman bişeydi.Küçücük ellerimle tutmaya çalıştım ama iki elimle tuttuğum halde ucu hala gözüküyodu.Bu nasıl bişey diye aklımdan geçiriyordum.Ne yapacağımı bile bilmiyodum.Ahmet ceketinin cebinden deminki şişeye benzer bir şişe daha çıkarıp sikinin üzerine döktü.Bu biraz daha katı bişeydi ellerimede bulaştı. -“Şimdi dondurma yalar gibi yala onu”deyip arkasına doğru yaslandı. Gözlerimi kapadım sanki elimin içinde dondurma külahı varmış gibi yalamaya başladım.Bu sıvının tadı demin içtiğimden daha tatlı idi.Kocaman aletin üstünde duran tüm sıvıyı yaladım. -“Hadi şimdi sıra bende,aç bakalım bacaklarını bende senin amını yalayacagım”dedi.Eğilerek ayaklarımdan tutup arabanın arka koltuğuna iyce uzattı beni.Ayaklarım camdan dışarı sarkıyodu.Biraz önce sikinin üzerine döktüğü sıvıdan amımın kenarlarınada döküp kafasını bacaklarımın arasına soktu.
Ahmetin nefesini hisetmiştim amımda,içim bir tuhaf olmuştu.Dili ile yalamaya başladığında içimden birşeylerin boşaldığını hissediyordum.Dilini amıma soktuğunda kendimden geçer gibi oluyodum.Çok hoş bişeydi bu.Zevk çığlıkları atmak istedim ama kendimi tutmam gerekip bu adamlara zevk aldığımı belli etmemem gerekiyordu.Ahmet yaladıkça sesim çıkmasın diye dişlerimle dudaklarımı ısırıyodum,ama bedenim bu direncime inatla zevk almak için direniyordu. Ahmet ise zevk aldığımı anlamış olmalı ki bana; -“Rahat ol bebeğim sıkma kendini ve zevk almaya çalış.Şimdiye kadar yaladığım hiç bir amcık bu kadar sulanmamıştı.Bırak kendin bana sen uçuyorsun şimdi bulutların üstünde biliyorum”diyerek gözlerimin içine bakıyordu.Bense aldığım zevkin mayhoşluğu ile kısık gözlerimle ses çıkaramadan bakıyodum Ahmete. Cemil önde arabayı kullanıyor bir yandanda bana; -“Yavru kuşum sikilmek varsa talihinde zevk almaya bakacasın”dedi.. Ne kadar zaman gittik bilmiyorum bir kulübenin önüne geldik.Cemil arabayı durdurdu.” “Ahmet çıplak bir vaziyete indi bagajı açtı.Emre nihayet kendine gelmişti. -“Çöz arkadaşının ellerini,bak bakalım yarası var mı” deyip kulübeye yöneldi. Ben hemen Emre’nin yanına koştum ellerini çözdüm. Bagajdan çıkardım. Elimle kafasını okşadığımda kanamış olduğunu fark ettim.Hemen arabanda bulunan ilk yardım çantasını çıkardım.Yarasını pansuman ettikten sonra; -“Emre ne yapacağız şimdi?”diye sordum korku dolu gözlerle. -“Bilmiyorum,bilmiyorum” diye umutsuzluk içinde bağırdı.Cemil kulübedeki Ahmet’e seslenerek; -“Ahmet dolapta bir şey var mı ki karnım çok acıktı saatte 12 olmuş” diye bağırdı. -“Yok Cemil hiçbir şey kalmadı,ne yapalım ki” dedi. -“Ben gidip bir şeyler alayım bunlarda açtır şimdi” Ahmet şalvarını giymiş dışarı çıkıp yanımıza gelmişti. -“İstediğiniz bir şey var mı süt kuzuları bakın Cemil gidip alsın akşama kadar buradayız” diye sordu bize. -“Yok bizim tek istediğimiz şey bırakın biz gidelim” dedim. -“Yemeyiz seni güzelim misafirsiniz siz” dedi ve Cemilin yanına gitti.Cemil yanımıza gelip sordu. -“Paranız var mı sizin.” Emre cüzdanını çıkardı.Hemen Cemil elinden kapıverdi. -“Ooo baya iyi para varmış burada” deyip cüzdanı açtı. Göz ucu ile baktığımda cüzdan epey kabarıktı.Cemil içinden 200 YTL alıp cüzdanı Emre’ye fırlattı. -“Biz eşkıya,soyguncu değiliz koçum” deyip arabaya doğru yöneldi.Bindikten sonra; -“Ahmet ben gidiyorum bunlar sana emanet” deyip gaza bastı gitti.Ahmet yanımıza geldi. -“Bakın çocuklar amacımız biraz eğlenmek size zarar vermek gibi bir amacımız yok buradan yürüyerek bir yere gidemezsiniz orman vahşi hayvanlarla dolu kaçarsanız birine yem olursunuz uslu durursanız akşama doğru sizi yol kenarına bırakırız okey mi,hadi geçin kulübeye de biraz dinlenin bu gece anlaşılan çok uzun olacak bende geliyorum birazdan diyerek” bizi kulübeye yolladı.Bizde Emre ile kulübeye doğru yürürken burada yaşayacaklarımı hayal bile edemezdim.Emre ağır adımlarla beni takip ediyordu.Kulübeden içeri girdiğimizde etrafa baktım içi boş gibi dursada iki yatak,bir masa,birde dolap göze çarpıyordu.Epey kalabalıktı etraf.Yatağın birine oturduk. -“Emre nerden geldik buralara yaa.Nasıl kurtuluruz bunların elinden,bize ne yapacaklar acaba;beni soran arayanda olmaz ama seninkiler merak ederler herhalde değilmi”dedim arka arkaya lafları sıralayarak. -“Yok Selin benimkilerde merak etmezler iki üç günlüğüne seninle tatil yapacağımı söyledim,babamda evde değil.Annemde beni başından atmak için bir tomar para verdi çıktık yola,bilmiyorum ne yaparız,artık bunların insafına kaldık galiba.Özür dilerim senden böyle olmasını hiç istemezdim” dedi. -“Yok canım senin ne kabahatin var ki bekleyip göreceğiz”dedim.
Biz Emre ile konuşurken bir ara ayağa kalktım camdan baktığımda Ahmet ağacın birine yaslanmış sigara içiyordu.Ara sıra oda kulübeye doğru bakıyordu ama camda asılı olan tülden beni göremiyordu,fakat ben onu gayet iyi görüyordum.Üzerinde bir şey olmadığından uzun vücudu kaslı kolları dikkatimi çekmişti.Biraz önce arabada bana yaptıklarını tekrar hayal etmek için gözlerimi kapadım.Elimin biri bacaklarımın arasında biri göğsümde kendimle oynuyordum.Emre yatağa uzanmış sırtı bana dönüktü. Bir iki dakika Ahmetin amımı hoyratça yaladığını,dilinin darbelerini amımda hissetmeye başlamıştım.Tam içimde kendi kendime fırtınaları koparırken birinin bana sarıldığını hissettim gözlerimi açtığımda Emrenin arkamdan bana sarılmış olduğunu anladım. -“Nereye bakıyorsun aşkım”deyince irkildim. -“Ahmete bakıyordum baksana ne biçim kaslı bir vücudu var değilmi”dedim. -“Spor hocası normaldir olacak tabi”diye söyleyince Emre; -“Sen nerden biliyorsun bunu Emre”diye bağırdım.Bağırmamı Ahmette duymuş olacak ki koşarak kulübeye geldi. -“Ne oldu niye bağırıyorsun”diye sordu bana. -“Yok bir şey”dedim Emrenin gözlerinin içine bakarak.Sonra Ahmet Emrenin kolundan tutarak dışarı çıkardı.Demin sigara içtiği ağaca yaslandı.Emrenin cebinden bir sigara aldı ve yaktı.Biraz konuştuktan sonra Emreye bir tokat attı.Ne olduğuna bir anlam veremedim.Emre düştüğü yerden kalkmadı öylece oturdu oraya.Ahmet sigarasını içiyor arada bir bana doğru bakıyordu.Tabi perdenin arkasından beni göremiyordu.Sigarası bittikten sonra hızlı adımlarla yanıma doğru geldi. Kapıdan girmesi ile saçlarımdan tutup cama yaslaması bir olmuştu.Boğazımı sıkarak; -“Söyle bana bu orospu çocuğu seni niye buraya getirdi biliyor musun”diye bağırdı. -“Gezmek için getirdi”dedim korkuyla. -“Yok ya ne gezmesi be.Yok güzelim yok,satmak için satmaaak”deyip beni iteleyerek yatağın üzerine fırlatıp atarak çıktı dışarı.Beynimden kaynar sular boşalmıştı.Demek her şey planlanmıştı ve ben sadece planın bir parçasıydım kurbandım yani,Çaresizlik ve korku dolu düşüncelerle ağlamaya başlamıştım,tamamen yalnızdım her zamanki gibi hayattan bir darbe daha yemiştim.Ağlamaktan ve yorgunluktan yatağa uzandım.Olacakları düşünüyordum ama aklım almıyordu sevgi dolu baktığım aşık olduğum çocuk beni satmak için ne planlar kurmuştu ve daha kim bilir benim hakkımda neler düşünüyorlardı.Böyle düşünürken uyuya kalmışım.” “Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum ama,uyandığımda hava kararmış başım çatlayacak gibi ağrıyordu. -“Ahmet”diye bağırdım yattığım yerden.Ahmet içeri girip yanıma geldi. -“Ne oldu ne var” dedi. -“Başım ağrıyor ağrı kesicin varmı burada” diye sordum.Ahmet dolabı açtı bir kutunun içinden iki hap uzattı bana. -“İç bunları başının ağrısı hemen geçer” dedi.İçtim hapları yatakta uzanarak.Üstüm başım mahvolmuştu siyah mini eteğim kenarı yırtılmış beyaz bluzumun iki düğmesi kopmuştu;üstümde durmuyorlardı.Zaten dar olduklarından vücudumu sıkmaya başlamışlardı.Kızarak üstümden bulüzümü yırtarak çıkardım.Eteğiminde yırtık yerinden kemerine kadar ayırdım.Üzerimde iri duran göğüslerimi taşıyamayan bir sütyenim ve altımda sadece incecik beyaz dantelli bir tanga kilotum kalmıştı.
Oysa yanımda başka elbisemde yoktu ve ben bu adamların elinden kurtulsam da bu halde dönemezdim.Galiba artık olacaklara ister istemez kendi elimle zemin hazırlıyordum düşünmeden yaptığım bu hareketimle.Biraz sonra gerçektende başımın ağrısının geçtiğini kafamın rahatladığını anladım. Yatakta uzanıyordum etrafta hiç ses yoktu.Ne yapacaklarını düşünmeye başladım.Buraya nasıl geldiğimi düşündüm.Düşünürkende Ahmetin vücudu gözümün önüne geldi.Şimdiye kadar hiç bir erkeğe dokunmamış,kendimede dokundurtmamıştım.Ahmetin arabada amımı yalamasının heyecanı hala hafızamda tazeliğini koruyordu.İlk kez amımın bu kadar ıslandığını,içimin kıpırdadığını hissetmiştim.Ne kadar böyle hayal kurdum bilmiyorum ama ayağa kalkıp camdan baktığımda yine ağaca sırtını vermiş sigarasını tüttüren Ahmeti gördüm.Sağa sola bakındım bir havluyu belime sarıp dışarı çıktım gidip yanına oturdum. -“Bir sigarada bana verebilirimsin”dedim.Sadece sağa sola bakıyordum.Kimse yoktu ikimizden başka.Yada ben göremiyordum kimseyi. -“Ortakların nerde”diye kızgın bir ses tonu ile sordum Ahmete. Ahmet birden bana dönerek sertçe çenemden tutarak; -“Kimse benim ortağım değil olamazda tamammı yavru.Sakın bir daha bana bu şekilde konuşma.Ben sandığın gibi biri değilim.Sen bak keyfine”deyip ayağa kalktı.Bu soruma sinirlendiğini anlamıştım.Gitmesine müsade etmedim ve elinden tutup oturduğum yerde kendime çekmek istedim ama beceremedim,yerinden kıpırdamadı bile.Biraz ayakta durduktan sonra tekrar çömeldi yanıma.Üstü hala çıplaktı.Altındada geniş şalvarı hala duruyordu.Ellerini dizlerinin üzerine koyup yerde ağacın kenarında duran sigaradan bir tane daha yaktı.Şimdi o bana bakıyordu bende ona.Sigara yarıya inmişti hala gözlerimin içine bakıyordu.Ara sıra gözlerimi kaçırıp yere doğru bakıyordum.Baktığımda kocaman aleti takılıyordu gözlerime.Sonra cesaretimi toplayıp elimi uzattım dizinin üzerindeki boş kalan eline.Bir kaç saniye tuttuktan sonra yalvaran bir ifade ile; -“Ahmet bana kötü bir şey yapmayacaksınız değilim,zaten hayatta kimsem yok ne olur yalvarırım sana kimseye bir şey demem.Kimsemde yok ki sana hesap sorsun”dedim.
Ahmet bana ailemi veya yakınım olup olmadığını sordu.Babanı hiç tanımadığımı küçükken öldüğünden,anemide geçen sene kaybettiğimden ve sadece bir tek dayımın olduğundan onunda anadoluda bir ilde görevli olduğundan falan bahsettim.Şu an ise üniversiteyi kazandığımı bursaya gidene kadar kendi evimde kız arkadaşımla beraber kaldığımı anlattım.Bana; -“Yani burada istediğin kadar kalbilirsin o zaman demi.Arayan soran olmazmı yani..”diye sordu.Eğer eve dönemezsem en fazla arkadşım Semihanın merak edeceğini ama Emreyle beraber olduğumdanda haberi olduğunu söyledim. -“Emre nerde,Cemil nerde”diye sordum sonra. -“İkisi de yoklar.Cemil arabayı ağaca vurmuş.Biraz önce geldi Emreyi alıp gitti.Tamirci bulup yaptırmaları lazımmış yoksa Emreye babası kızarmış.Bu gece buradasın yani sabah gelip alacaklar seni.Karnın açsa dolaba bir şeyler koydum alıp yersin”dedi ve yanımdan uzaklaştı.Tekrar kulübeye döndüm dolabı açtım dilimlenmiş karpuz vardı.Bir dilim aldım dışarı çıktım yine ağacın kenarına oturdum.Ahmete bakındım biraz ilerde oda uzanmış yatıyordu.Karpuzum bitmişti,içim yine bir tuhaf olmaya başladı.Ahmetin uzun siki ve beni arabada yalaması,amımı sulandırması yine takılmıştı kafama.Ona doğru baktım.Kalkıp yanına gittim.Gözleri kapalı,yarı çıplak ağaca yaslanmış uyuyordu galiba.Sessizce yanaştım.Bir eli başının altında,bir eli şalvarının içinde ne düşünüyordu acaba diye merak ediyordum.Yanına iyice yaklaştım; -“Ahmeeet”diye seslendim ses çıkarmadı.Tekrardan ben; -“Uyuyormusun”dedim.Yine ses çıkmadı ve yanına oturdum.Bir eli hala şalvarının içinde sanki kocaman bir sopa tutuyor gibi kıpırdamıyordu.Uyuduğunu zannedip şalvarını kaldırdım meraklı bir gözle.Ama yine kıpırdamadı.Bu sefer kıpırdamayınca cesaret alıp bakmaya başladım tek eli ile tuttuğu kocaman aletine.Biraz baktıktan sonra içimde fırtınalar koptu amım sulanmaya başladı.Şimdiye kadar hiç böyle olmamıştım.İlk defa Ahmetin sikini yalamıştım.İki elimle kavradığım halde kalan tarafı bile kocamandı.Şimdi baktığımda ise belki üç,dört el lazımdı kavramak için.
Tamamen beynim vücudum Ahmetin muhteşem gözüken sikine odaklanmıştı. Bende giyinik sayılmazdım.Zaten üzerimde sütyenimden ve altımda amımı dahi kapatamayacak kadar küçük bir silip külotum başka bir şeyde yoktu.Bir an düşündüm.Daha doğrusu düşünemedim olacakları ve sadece hislerimin emrine giren beynim bir şey düşünemez hale gelmiş Ahmetin sikine odaklanmıştım.Şimdi o kocaman siki tutsam ne derdi acaba,diye düşünürken gözlerimi biraz kıstım yaladığımı hayal ettim.Amımdan sanki çağlayandan boşalır gibi suların akmaya başladığını hissetim.Nasıl böyle bir duygu yoğunluğu yaşıyordum anlayamadım.Sanki defalarca yalamışım gibi bir duygu kapladı tüm vücudumu.İçimden bir ses “Tut şunu hadi yalamaya başla” deyip beni tamamen tahrik ediyordu.O sese uyup elimi uzattım onun eline değmeyecek şekilde kavradım.Yukarı aşağı sıvazlıyordum.Birden elini çekti.Bende diğer elimlede tutum.Sanki elimde kocaman bir salatalık varmış yemeye başlayacaktım gibiydi.İyice eğildim Ahmetin sikine doğru dudaklarımı değdirmeye başlamıştım.İki dudağımın arasına sürtüyordum.Sonra tamamen dudaklarımı açıp kafasına öpücükler konduruyordum. Ahmetten hiç ses çıkmıyordu.Bilerekmi ses çıkarmıyordu yoksa hala uyuyormuydu anlayamamıştım.Zaten uyanık olmasıda fark etmezdi açıkçası.Çünkü ben kontrolümü artık iyicene kaybetmiştim.Bu saatten sonra artık ne olacaksa olsundu.Aklıma okulda öğrendiğim bir İngiliz atasözü gelmişti; ‘Korkuyla yaşayıp defalarca ölmektense,birkez yaşayarak ölmek iyidir’ diyordu.Bende bu yüzden artık tamamen kendimi olacakların akışına koyvermek üzere hem ellerimle aşağı yukarı okşuyor hemde ucunu tıpkı bir lolipop şekeri yalar gibi yalıyordum.O heyecan ve duygu ile ne kadar yaladığımı anımsamıyorum ama hoşuma gidiyordu.Amım iyice sulanmıştı.Tam dudaklarıma bir şeyler fışkırmaya başlamıştıki,Ahmet bir eli ile kafamı kuvvetlice bastırdı sikinin üstüne.Nefes dahi alamıyordum.”Ih,ıh,ıhh”diye sesim çıksada Ahmetin hamlesi ile kocaman bir şey neredeyse gırtlağımdan içeri girecek gibi oldu.Sanki musluktan tazyikli bir su boşalır gibi bir şeyler boşaldı ağzımdan boğazıma doğru.Ahmetse hala kafamı bastırıyordu.Son damlaların boşaldığını hissettiğimde tutup çekti beni.Ahmet ağzıma boşalmıştı ve ben o sıvıların hepsini yutmak zorunda kalmışdım.Yere uzandım.Aldığım zevki son noktasına kadar hissettim.Ahmette bu arada eli ile küçücük amcığımdan akan suları mıncıklıyordu.Benimse vücudum hala titriyor sarsılıyordu. Ahmetin; -“Bende bu kız ne zaman uyanıp saldırır diyordum”diye mırıldandığını duydum.Ben Ahmetin ne demek istediğin duysamda bir şey anlamamışdım sözlerinden.
Uzandığım yerden doğruldum yerde uzanan Ahmetin üzerine abanarak oturdum ve; -“Ne demek istedin Ahmet sen şimdi?Ne saldırması,ne oldu bana böyle”deyiverdim bağırarak.Ahmette karşılık olarak iki eli ile göğüslerimi tutarak; -“Sana içirdiğim ve yalattığım şurupları hatırladınmı” diye srdu gülerek.”Eveeet??” dedim şaşırarak.”İşte bebeğim o şuruplarda azdırıcı madde vardı.Senin şu anki azgınlığın ondan.”dedi.Tam Ahmetin göbeğinin üstünde oturuyordum.Beni biraz iterek bacaklarının arasına oturtturdu. Zevkten sulanmış amcığımın tam arasına yerleştirdi kocaman sikini.İlk kez böyle duygular yaşıyordum.Göz ucuyla hem Ahmete hemde bacak arama bakıyordum.Sanki kocaman bir sopa amımı ortadan ikiye ayırmış gibi duruyordu.Küçücük amım ve bacak aram Ahmetin sikinin üstünde duruyordu.Biraz sağa sola kıpırdayınca gözlerimi kısarak ileri geri gitmeye başladım.Ahmette sütyenimden taşan göğüslerimi tam olarak kavramış elleri ile sıkıyordu.Birkaç dakika öylece oturdum.Ahmet bir hamlede doğruldu ve beni altına alıp,yere yatırıp,kafasını bacaklarımın arasına gömdü.İri dudakları ile sulu amcığımı yalamaya başladı.” “Sırtıma batan kurumuş çalıların acısını dudaklarımdan çıkan zevk çığlıkları ile hissetmiyordum bile.Ahmet amımı yaladıkça ben zevkten saçlarımı yoluyor yüzümü tırmalıyordum. -“Ahmet hadi kulübeye gidelim nolur”dedim kısık bir sesle zevk çığlıkları arasında.Ahmet amımı yalamayı bırakmış gözlerimin içine bakarak ayak bileklerimden tutup,dizlerinden kuvvet alarak ayağa kalktı ve bacaklarımı omuzlarına yerleştirdi.Bir eli ile belimden sarıldı diğer eli ile de kafamı bacaklarının arasına doğru itiyordu.Bende iki elimle ilk gördüğüm andaki gibi kocaman olan sikini kavradım.Küçük adımlarla Ahmet kulübeye doğru yürüyordu. O yürürken bende sanki bir ağaç dalında asılı gibi tutup kuvvet alıyordum.Ahmet hızlı adımlarla kulübenin kapısına geldiğinde belimin üzerinde duran sutyenimi tek eli ile sertçe koparıp aldı.Artık göğüslerim açıktaydı.Ben kafa üstü düşmemek için bütün gücümle Ahmetin sikini tutuyor bacaklarımla kafasını sıkıyordum.Sonra tek eli ile iki ayak bileğimden tutup sutyenimle bağladı beni ve kapının üzerinde bulunan kanca gibi bir çiviye baş aşağı birvaziyette astı.. Şimdi kapıda bacaklarımdan baş aşağıya asılı duruyordum.Uzun olan saçlarım gözlerimi kapatınca etrafı görmek için kafamı sağa sola sallamaya başladım ama fazlada bir şey göremiyordum.Biraz sonra Ahmet içerden elinde bir kavanoz ile çıkıp geldi.Eğilerek kafamı kaldırıp saçlarımı topladı ve üzerimde varlayok arası olduğu bile fark edilmeyen külotumu iki eli ile kopartıp saçlarımı bağladı.Saçlarımı bağlamak için yere koyduğu kavanozu eline alıp içine kocaman sikini soktu.Dışarı çıkardığında karşımda çokokreme bulaşmış siki sallanıyodu.İki parmağını sokup bir parça çokokremide bağlı olan bacaklarımı aralayıp amımın tam ortasına sürdü.Ben; -“Ne bu Ahmet…” dememe fırsat vermeden bir eli ile tuttuğu sikini ağzıma soktu.İki eli ile bacaklarımı açıp amımı yalamaya başladı.Çokokrem dilinin sıcaklığı ile eriyip içime doğru akmaya başladığında sanki kocaman bir vantuz gibi çekip gırtlağından geçtiğini duyuyordum.
Bende iştahlı bir şekilde sikini yalıyor yaladığım şeyi yutmaya çalışıyordum.Böyle 10 dakika kadar birbirimizi yaladık.Kaç kere boşaldığımı sayamıyordum artık.Ama Ahmet hala boşalmamıştı.Aldığım zevke dayanamıyor Ahmetin sikini ısırıyordum.Ahmet hiçte oralı olmuyordu,sanki siki vücudunun bir parçası değildi. Ben artık dayanamayıp bağırdım; -“Hadi Ahmet boşalt şunu dayanamıyorum..”diye çığlıklar atıyordum.Ahmet birden iki eli ile beni itip kapıya yaslandı,bir eli ile de kapıdan kuvvet alıp diğer eli ile tuttuğu sikindeki tüm spermlerini bana fışkırttı.Her tarafım sikinden fışkıran beyaz spermleriyle dolmuştu.Daha sonra Ahmet birden kafamdan tutup sikini yine ağzıma dayadı… -“Kalan sütüde sen em küçük fahişem” diye bağırarak son damlalarını da ağzıma boşaltı.Ayaklarımı asılı olduğu kancadan kurtarıp kucakladı içeride bulunan yatağın üzerine dudaklarımdan öperek bıraktı beni.Kendiside karşımda duran yatağa uzandı. -“Oooo.Saat altı olmuş” deyip çıplak vücudu ile ayağa kalktı. -“Sen varya çok tatlı bir orospusun.Sağol”deyip kapıya doğru yönelirken yatağın kenarında duran dolaptan iki tane şort çıkarıp birini bana doğru attı. -“Hadi giy bunu”deyip kendisi de diğerini giyerek dışarı çıktı. Bende doğruldum şortu giydim ama belimde durmadı.Kocaman bir şorttu.Camdan dışarı baktığımda Ahmetin kapının önünde duran musluğa hortum takmış özel yaptığı bir sopanın ucuna bağlamış duş alıyordu.Bende çıktım yanına gittim; -“Bu şort kocaman belimde durmuyor”dedim.Sonra sessizce onun duş almasını seyrettim.Bir müddet sonra; -“İstersen sende gir suyun altına,rahatlarsın iyi gelir”deyip kenarda duran havluyu beline sardı ve içeri geçti.Yanımdan geçerken attığı adımlardan açılan bacaklarının arasında siki hala sallanıyordu.Bende suyun altına geçtim.Suyun soğukluğu vücudumun ateşini söndürmeye yetmiyordu.Bunu fark ettiğim anda gözlerimi kapadım.Suya alışmaya çalışıyordum.Aklımdan şu ana kadar olanlar geçiyordu; -“Ahmetin arabada amımı yalaması,Emreye attığı tokat,ağaca yaslanmış sigara içmesi,sırtını ağaca dayayıp uyması,yanına gidip sikine saldırmam,beni kapıya bağlaması,sikini bana yalatması,yatağın üzerine koyarken beni dudağımdan öpmesi ve; “Sen çok tatlı bir orospusun…” demesi;geçti aklımdan.Gözlerimi açtığımda Ahmet şortla karşımda duruyordu.Elinde pembe bir havlu vardı.Biraz öylece Ahmete baktım sonra bende sudan çıkıp elindeki havluyu alırken yanağına bir öpücük kondurdum. -“Teşekkür ederim Ahmet”deyip ileride duran iki kişilik koltuğun üzerine oturdum. Ahmette suyu kapatıp tam karşıma bir sandalye çekip oturdu.Bir müddet birbirimizin gözlerine baktık sesizce ilk sesizliği bozan Ahmet oldu… -“Kızım niçin geldin buraya?..”dedi.Anlamamıştım sordum; -“Ne demek niçin geldin buraya?Ben gelmedim ki siz ***** getirdiniz”dedim. Ahmet tekrar lafa atılarak; -“Biz kimseyi ***** getirmedik.Biz buraya eğlenmeye geldik.Emre bize iki kadın getirecekti.Ben Ermeyi tanımam.Geçen sene tanıdım,Cemilin arkadaşı.Geçen sene gördüm.İlk kez biri ile geldi buraya,bir iki saat oturdu sonrada “Annem size emanet” deyip gitti.
Dört gün sonra gelip annesinde alıp gitti.Ben şaşkınlık içinde; -“Neeeeee anesimi”dedim.Sonra Ahmet devam etti söze; -“Evet annesi,bu senede getirecekti ama ikna edememiş.’Ben size başka birini getiririm abi hem de 18’*** çıtır’ deyince bizde birini ikna edip getirecek sandık.” -“Vay adi vay.Alçak,orospu çocuğu”dedim bir çırpıda. -“Ben neler düşündüm,neler oldu ya..”diye ilave ettim.Ahmet devam etti; -“Senin anlayacağın annesini ikna edemeyince Seni getirdi buraya.Bizde neler hayal ettik,neler oldu ama..” Böylece karşılıklı sohbetimiz biraz sürdü.Havanın sıcaklığı damağımızı kurutmuştu. –“İçecek bir şey getireyim”diye kalkan Ahmetin arkasından baktım.Belime sarılı olan havluyu kenara koydum.Çırılçıplak bir vaziyette koltukta oturuyordum.Ahmet elinde iki tane bardakla yanıma gelirken bacaklarımı araladım geriye doğru yaslandım.O da gelip benim yanıma oturarak bardağın birini bana verdi.Elinde bir tanede hap vardı ortadan bölerek avucunun içinde bana uzattı. -“İç bunu biraz sakinleşirsin,rahatlarsın”dedi.Ben iki parçayıda birden alıp ağzıma attım ve hemen yuttum. -“Ne yaptın kız dokunmasın şimdi sana.Biraz sonra ateş basar seni,burada yok mu beni siken diye bağırırsın”dedi. -“Hadi ya bu kadar etkilimi bu haplar”diye sordum şaşkınlıkla. -“Görürsün biraz sonra”dedi ve elindeki meyve suyunu bir dikişte içti.Sonra; -“Meyve suyunada seni azdıracak toz atmıştım ikisi birden olunca tırmalarsın duvarları”dedi.” “Aradan 5 dakika geçti geçmedi vücudumu korkunç bir ateş basmaya başlamıştı.Oysa çırılçıplak bir şekilde koltukta oturuyodum ve bu kadar sıcak ve ateşin vücudumu kaplamasını ilk kez yaşıyordum.Ahmette yanımda şortunun üstünden yarrağını okşuyordu.Daha sonra bir eli ile göğüslerimi sıkmaya başladı.Benim içimde fırtınalar kopuyordu.Korkuyordumda.İlk kez bu kadar şeyi bir arada yaşıyordum.Kız olarak geldim ama kadınlığa nasıl geçecektim tahmin bile edemiyordum.Seks yapma konusunda fazla tecrübem olmadığı için kendimi Ahmete bırakmıştım.Ahmet ayağa kalktı.Tam önüme geçerek şortnu sıyırıp çıkardı.B iraz beni geriye yaslıyarak eli ile irileştirdiği yarrağını memelerimin arasına bıraktı.Ellerimi tutarak memelerimi sıkmamı söyledi.Kendiside geriye doğru yaslanıp yukarı aşağı memelerimin arasında sikini sokup çıkarıyodu. Biraz böyle oynadıktan sonra; -“Aç ağzını bakalım küçük fahişem döllerim boşa gitmesin”diyerek ağzıma soktu kocaman yarrağını.Bende iki elimle kavrayarak sikinden fışkırttığı tüm dölleri ağzımda toplayıp tadına vara vara iştahla yuttum.Bu arada Ahmet azgın boğalar gibi bağırıyodu; -“Harikasın …harikasın ..az kaldı hepsini boşalt iç fahişem”diyordu. Bende; -“Bu kadarmı hadi kapatma musluğunu daha doymadım ben buna.Boşalt hepsini doyur beni erkeğim azgın boğam”dedim filimlerde duyduğum sözlerle.Sikinden damlayan dölleri son damlasına kadar yuttum.
Biraz dinlenip kendimize gelmemiz için koltuğa uzandı k ikimizde.Ahmedin uzun boyu kaplıyordu zaten koltuğu.Bende onun üstüne uzandım.Böylece yarım saat sesizce kaldık. Saat akşamın 8:00’i olmuştu. Ahmet; -“Yemek yemiyelimmi.Karnın acıkmadımı senin hadi kalk”deyip kucağından indirdi beni. İkimizde çırılçıplak anadan doğma bir halde mutfağa doğru yürümeye başladık.Buzdolabındaki malzemelerle kendimize bir sofra kurduk bahçedeki masanın üzerine.Benim hala içimde yanan sönmeyen bir ateş vardı.Yemek yerken hep Ahmetin gözlerinin içine bakıyor ‘acaba ne zaman bana saldırır tecavüz eder,kimbilir neler yapacak,nasıl canımı yakacak’ diye aklımdan geçiriyordum.Beni tek eli ile bağlayıp kapıya asması,sonrada azgın bi şekilde amımı yalaması gerçekten beni çok korkutmuştu.Sesim çıkmamıştı.Bana kötü davranacak diye çok korkuyodum.Birara ayaga kalkıp; -“Bira içermisin Selin”diye seslendi.Ayakta durduğunda kocaman aleti sanki masanın üstünden bana doğru uzanıyormuş gibi geldi.Zaten iki tabağın yanyana zor durduğu küçük masayı kaplamış gibi geldi bana. -“Tamam içelim”dedim.Ahmet; -“Sen otur ben getiririm”deyip giderken bende ayağa kalktı m.Ahmet bana dönerek; -“Selin sen masayı topla,ben getiririm”deyip mutfğa yöneldi.Bende masayı toplamaya başladım.Tüm tabakları,çatalı,bıçağı tepsiye doldurdum ve mutfağa doğru yöneldim.Tam kapıya geldiğimde Ahmet elinde iki kulplu bardakla,uzun vücudu,geniş omuzları ile kapıda duruyordu. -“İçeri götürme şuraya bırak elindekileri”deyince biraz önce duş aldığımız musluğun yanına koydum.Arkamı dönüp baktığımda Ahmet koltuğa oturmuş elindeki kulplu bardağı bana doğru uzatıyodu.Küçük ve korkak adımlarla yanına kadar yürüdüm,elindeki bardağın kulpundan tutup aldım.Bir eli boşta kalan Ahmet beni tutarak kendine çekip kucağına oturtturdu.İlk gördüğümden beri hiç küçülmeyen yarrağı iki bacağımın arasından dışarı çıkmış ucu görünüyordu.Kendimi Ahmetin göğsüne doğru yasladım.Bir elimle birayı yudumlarken bir elimlede Ahmetin sikinin ucunu tutmuş oynuyordum.Ahmette boşta kalan eli ile göğüslerimi sıkıyor,uçlarını iki parmağı ile eziyordu.Kulak memelerimi ısırıyodu.Biz biraz böyle oynaştıktan sonra kulağıma egilerek; -“Eveeet.Geldik finale küçük orospum,tatlı fahişem benim”dedi. Ben; -“Bu finalde nedemek şimdi Ahmet?”diye korku ve endişe ile sordum.Ahmet bana bakarak; -“Bebeğim kızlığı halletmemiz lazım,sabahtan beri etrafımda çırılçıplak dolaşıyosun,bu küçücük amcığı görüpte bu kadar dayanmamın sebebi seni ürkütmemek,korkutmamak içindi”dedi. -“Ahmet gerçekten korkuyorum şimdiye kadar hiç tecrübem olmadı,nasıl olur ne yaparım bilmiyorum,lütfen bana zarar verme,beni dövme,ne istersen yapacağım söz”dedim. -“Kızım ben sadist değilim,zevk adamıyım sevmediğim zevk alamadığım bişeyi yapmam.Zorlamadan güzellikle tadını çıkara çıkara sikmem lazım seni”dedi.Bende; -“Ben birşey bilmemki Ahmet,sana nasıl zevk veririm seni nasıl mutlu ederim.
Sabah yola çıtığımda kızlığımı Emreye verecektim kafama koymuştum zaten”dedim -“Bırak sen şu orospuçocuğunu.O seni mutlu edemezdi.Sen her şeyi bana bırak bulutların üzerinde uçurayım seni.Tamammı minik amcığım benim”dedi. -“Tamam Ahmet sen nasıl istersen yeterki canımı yakma beni dövme” -“Ne dövmesi orospu.Seni sikeceğim,bu günkü avımda Sen varsın” -“Tamam.Ne yapmamı istiyosun?” -“Önce biranı bitir.Biraz iştahlan,amın kudursun.Ahmet hadi sik beni,diye yalvaracaksın.” -“Amım kuduruyo zaten Ahmet.Hiç böyle olmadı,bu kadar sulanmadı amcığım bu güne kadar.” -“Sen biranı bitir,ben sana güzel bir şey hazırlıyayım”dedi.Biraz ilerde bir ağaca yaslı olan sünger yatağı getirip koltuğun önüne koydu.Ben koltukta oturuyodum…” ”Bacaklarımı aralayıp çömelerek önüme oturdu.Biraz sulanmak üzere olan amımı yaladı.Sonra iki bacağımı tutarak omuzlarına koydu.Bana biraz daha yanaştı.Tam koltuğun kenarında duruyordum.Küçüçük amım Ahmetin ağzında sanki kaybolmuştu.Ahmet yaladıkça ben aldığım zevkten dudaklarımı ısırıyor,saçımı sağa sola sallayıp çığlıklar atıyodum.Sonra Ahmet omuzlarındaki bacaklarımı tutarak çevirdi beni.Şimdi ellerim koltuğa yaslanmış götüm Ahmetin suratında idi.Biraz götümün yanaklarını öptükten sonra arkamda dizlerinin üzerine kalktı.Hem götdeliğimi hem amımı yalıyordu.Bense ellerimle sanki koltuğu parçalayacak gibi tırnaklıyordum. Ahmet tamamen ayağa kalkmış şimdi sikini sürtüyordu götümün deliğine amımın dudaklarına -“Nasıl zevklimi küçük orospum,hoşuna gidiyormu,kuduruyomusun”diye bağırıyordu.Bende; -“Harikasın çok güzel,daha sert sürt kudurt beni,söndür içimdeki yanan alevleri”diye çığlık çığlığa bağırıyordum.Ahmet bir ara sikini amımın dudakları arasında bekletti.Biraz nefes almıştım. -“Yoruldunmu Ahmet” diye söylendim. -“Hayır orospu”deyip amımın iki dudağı arasında duran kocaman yarrağını bir hamlede amıma soktu.Ahmetin sikini amıma sokması ile çığlık atıp bağırmam bir anda oldu.Ben kaçmak için çırpınırken Ahmet bir eli ile belimden kavramış kendine doğru çekiyordu.Canım çok yanmıştı.Avazım çıktığı kadar bağırıyordum.Gözlerimden yaşlar aktığını fark ettim. -“Ahmet nolur yapma,canım çok yanıyo,çıkar şunu nolur yeter dayanamıyorum”diye bağırarak ağlıyordum ama Ahmet hiç oralı bile olmuyordu.Attığım çığlıklar Ahmeti daha fazla kudurtuyor her geçen saniyede daha hızlı sokuyordu daracık amcığıma.Bacaklarımda derman kalmadığını hissettim.Kollarım zaten kopmuş kafamı koltuğa gömmüştüm.Ben nekadar yalvarsam Ahmet o kadar acımasızca sikiyodu beni. Acı ile aldığım zevk içimdeki ateşi söndürememişti.Ama canımın bu kadar acıdığını vücudumun bu kadar titrediğini hiç hisstmedim bu güne kadar.. Ahmet son vuruşlarını yapıyordu.Amımın içindeki siki gitgide şişiyor,amım daha fazla genişliyordu.Artık acıdan çığlık bile atamıyordum.Üç,dört kez amımdan sular aktığını ve Ahmetin sikini dahada kayganlaştırdığını amıma daha rahat girip çıktığını hissettim.Artık vücudumdaki acılar zevke dönüşmeye başlamıştı.Amıma giren yarak her saniye geçtikçe daha fazla kalınlaşıp şişerek bana zevk vermeye başlamıştı.Ben birkez daha amımdan sular boşaltmıştım.Ahmetse hala arkamda belimden kavramış amımın içine sikini sokup çıkarıyordu.Artık aldıgım zevk dayanılmaz bir hal almış kendimi kaybetmiş bir halde titremeye,çırpınmaya başlamıştım.Bu saniyeden sonra kendimi tamamen serbest bir halde yatağa bıraktım.Ahmet beni istediği gibi sikiyor tıpkı oyuncak bir bebek gibi benle oynuyordu. -“Hadi lan orospu çocuğu boşalacaksan boşal zevkten öldüreceksin beni piçkurusu baban ananı böylemi sikiyodu…”diye bağırdım Ahmete. -“Tamam benim minik orospu fahişem.Sabırlı ol şimdi patlatacağım bombayı,dolduracağım amını”deyip sanki bir yanardağ patlaması gibi döllerini amımın derinliklerine boşaltarak doldurdu içimi.Sikinden fışkıran spermleri sanki ağzımdan çıkacağını hissttim.Çığlıklar içinde bağıra bağıra doldurdu içimi; -“Selin ne am varmış kız sende daracık.Hayatımda hiç bir karıyı bu kadar iştah ve zevkle sikmemiştim”dedi. Bende bu zevke dayanamayıp; -“Ohhhh,ohhhh.Yeter Ahmet artık dur yalvarırım öldüreceksin beni,nasıl bir yarak varmış sendede”deyip bıraktım kendimi;(ilk kez ağzımdan böyle bir cümle çıkıyordu.Bu cümlelerde seyrettiğim filimlerden hafızamda kalmıştı)… Bir kaç saniye sonra bayılmışdım.
Ahmetin bu kadar sert davranması,arenadaki azgın boğaların kudurması gibi sesler çıkarması,beni hem korkudan hem zevkten bayıltmıştı.Aradan ne kadar zaman geçti,ne kadar ****** kaldım bilmiyorum.Uyandığımda yerdeki sünger yatağın üstünde başımın altında bir yastık vardı,Üzerimde bir çarşaf örtülü idi.Bir an doğrulup kalkmak istedim,fakat bacaklarım titriyor beni taşımıyordu.Çarşafı üzerimden attım bacaklarımın arasından kan sızıyordu. Yatak,çarşaf kan içinde idi.Önce birşey anımsayamadım,başım kazan gibiydi.Sonra yavaş yavaş olaylar gözümde ve kafamda canlanmaya başadı.Evet;Emre ile gezmeye gelmiş ve geldiğimiz yerde Ahmet ve arkadaşı tarafından kaçırılarak buraya getirilmiştim.Sonradan Emreninde bu olaya yani kaçırma işine dahil olduğunu Ahmetten öğrenmiştim.Ve ne yazıkki artık ben kız değildim.Buradan kaçmak için kafamdan ne yapabilirim diye sorular geçmeye başladı.Daha sonra yattığım odanın bir kenarına atılmış olan yırtık elbiselerim gözüme takıldı.Ben yırtmıştım ama neden yırtmıştım bilmiyorum.Sanırım bir sinirlendiğim ana denk gelmiş olmalıydı.Bu yüzden kaçmaya kalksamda giyecek elbiselerim olmadığından umutsuzluk içinde yaşadığım şu anki olaylara razı olmaktan ve bu insanların beni bırakmalarını beklemekten başka seçeneğimin olmadığını anladım.Gözlerim Ahmeti aradı ama bulamadım.Zor güç ayağa kalktım ve kapıda duran musluğu açtım ve hortumu bacaklarımın arasına tuttum.Suyun amıma değmesi beni kendime getiriyordu. 10 dk kadar suyu vücuduma tuttum,tamamen ayı lmıştım.Ahmet kulübenin arkasından çıkıp seslendi; -“Nasıl?Kücük orospu memnun kaldınmı benden…” -“Hayvan.Hayvansın işte.Ahmet çok yabaniymişin.Beni bu kadar acı bir biçimde hayvan gibi sikmen,kızlığımı bozman,beni korkuttu.Nolur Ahmet kötü davranma bana,ama çok harika bişeymiş bu çok hoşuma gitti”deyip Ahmeti yumuşatmak için dudağına bir öpücük kondurdum….Artık saate bakmıyor zamanın nasıl geçeceğini düşünmüyordum.Kendimi tamamen Ahmetin bana neler yapabileceğini düşünmeyle meşgul etmeye bırakmıştım.Bir yandanda korku içinde bana kötü birşey yapmaması için dua ediyordum… -“Selin … arka tarafa gel bebeğim buradayım…”diye bağırması ile kulübenin arka tarafına doğru gittim.Baktım Ahmet ağaca iple yapmış olduğu bir salıncakta sallanıyordu. -“Gel sende sallan istersen.”dedi. -“Neden olmasın harika olur.İn birazda ben sallanayım.”dediğimde Ahmetin benim için aslında aklından neler geçirdiğini bilemezdim.Ahmet salıncaktan indi.Ben oturdum ama çırılçıplak olduğum için salıncağın ipi kalçalarımı acıtıyordu. -“Olmadı Ahmet götüm acıyor burada.”dedim. -“Dur müsaade et iplerin üstüne bir yastık koyayım.” dedi.Ben salıncaktan indim Ahmet bir yastık yerleştirdi salıncağa.Tekrar salıncağa binmek için arkamı Ahmete döndüm.Yastığın üzerine oturdum.Ahmet arkamda duruyordu.Ben bindikten sonra salıncağı itti…” “Sallanmaya başladım.İki üç defa ittikten sonra; -“Bişey içermisin?Bu gecenin tatlı çıtırı,minik orospusu,harika amcıklı kızı” diye sorunca; -“Hakaretmi ediyorsun,iltifatmı belli değil Ahmet anlamadım yaa” dedim. -“Nasıl düşünürsen öyle olsun güzel fahişem.” -“Tamam ben iltifat olarak kabul ediyorum,içerim tabi ki,soğuk olsun ama lütfen.” dedim.Ahmet içeri doğru gitti.Bir elinde bir şişe ve iki bardak,diğer elinde ayakları demirden bir tabure vardı barlarda oturdugumuz cinsten yani.
Tabureyi kenara bıraktı ve bana doğru geldi.Bardağın birini uzattı.. -“Nedir bu Ahmet?” diye sordum. -“Özel yapım kırmızı şarap harikadır,bahçedeki kuyudan çıkardım.” -“Güzel şarabı severim.Kızlarla bazen içerdik..” -“Bu daha güzel.Dedim ya özel hazırladım.” Ahmet bardağı doldurdu sonra gidip tabureye oturdu.Ben bir elimde bardak diğeri ilede salıncağın ipini tutuyordum.Kendimi dengelemekte zorlandığımı gören Ahmet yanıma gelerek; -“Dur elinin birini ipe bağlıyalım düşme riskin olmaz.” deyip kenarda duran askerlerin de kullandığı palaskaya benzer kalın bir kemer aldı eline.Sonra kemerin yanındaki bez parçasından biraz yırtıp yanıma geldi. -“Dur önce bileğini sarayım bu bezle acımasın,sonra şu kemerlede bağlayalım sıkıca.Tam oldu.Şimdi sallan bakalım.” diye mırıldandı.Gitti tabureye oturdu.Ben yavaş yavaş sallanmaya başladım.Ayaklarım yaklaşık yarım metre yukarda idi.Hem şarabımı yudumluyor hemde sallanıyordum.Ahmette tam karşımda kulübenin duvarına yaslanmış şortunun üzerinden siki ile oynuyordu.Bana seslendi; -“Biraz bacaklarını aralada amcığını seyredeyim nasıl duruyo,sulanmışmı;aç aç…manzaramı bozma küçük orospum.”diye emreder gibi bağırdı.Zaten biraz açık olan bacaklarımı iyce araladım.İçtiğim şarap kanıma karıştıkça Ahmete daha güzel sergiliyordum amcığımı.B enim bu halimi seyreden Ahmetde daha hızlı oynamaya başladı siki ile.Elindeki bardağı kenara koydu.Tabureyi salıncağın önüne getirdi ve üzerine biraz abandı.Taburenin yarısı toprağa girdi.Yanıma doğru gelip; -“Hadi sende bitir şarabını,diğer elinide bağlayıp sallayacagım seni.”Deyince yarıya kadar dolu olan kadehi bir dikişte içmek zorunda kaldım.Şarap bitince elimden kadehi aldı,biraz ileri kırılmayacak şekilde fırlattı.Bir elim bağlı idi.Diğerinide bağladıktan sonra bacağımın tekini kaldırıp elimle tumamı istedi.Elimle tuttuğun bacağımı elime bağladı.Ben;”ne oluyor”diye düşünürken diğer elim ve bacağımı kendisi kaldırıp salıncağın ipine bağladı.Şimdi iki elim iki bacağıma bağlı bir vaziyette salıncakta sallanıyordum. Biraz beni böyle çok yavaşça salladıktan sonra beni durdurup heycandan terleyip sulanan amımı yalamaya başladı.Amım tabak gibi açılmış bir halde Ahmetin ağzının içinde,dilinin sürtünmesi ile kudurmaya başlamıştım.Sanki amımın dilleri -“Hadi Ahmet daracık amcığımı iyice yala,dudaklarınla ez onları,içime sok dilini,dilinle sik parçala amımı…”diyordu.Ahmet böyle yarım saat yaladı durdu amcığımı.Ben aldığım zevkten sayamadım ama amımın suyu en az beş kere Ahmetin kocaman ağzına boşaldı.Sonra Ahmet taburenin üstüne çıktı salıncağın ipini oraya kadar çekti.Ayakta taburenin üstünde irileşmiş kocaman yarrağını ağzıma soktu. -“Hadi orospu fahişem benim. Şimdi sıra sende.Tam altı kere içirdin bana amının suyunu.Şimdi ben içirecegim sana yarrağımın döllerini,”deyip gırtlağıma kadar sokuyodu irileşmiş kocaman sikini.Küçücük ağzıma ancak yarısını alabiliyordum. O ise; -“Daha çok aç ağzını hepsin sokacağım içine taşaklarımıda al ağzına,yoksa ben sokacağım *****..”diyerek bana hayvan gibi bağırıyor bacakları ile vücudumu sıkıyordu.Ben ağzımı açabildiğim kadar açıyordum ama yinede Ahmetin dediğini yapamıyordum.
Ben köle gibi ikiye katlanmış ipte sallanırken Ahmet bir eli ile tuttugu koca sikini ağzıma var gücü ile sokuyordu. -“Tamam anlaşıldı,ağzın küçük geldi bu sike;o zaman amına sokar götünden çıkarırım..”diye mırıldandı.Ben düşünmeye başladım böyle bir şey olurmu amımdan sokacağı siki götümden çıkarırmıydı. Tabureden aşağı indi.O hırs ve kızgınlıkla hiç beklemeden kocaman sikini bir hamlede amıma soktu.Benim attığım çığlık gecenin sessizliğinde yankılanıp tekrar kulağıma gelmişti.İçimde anlayamadığım,daha önce hissetmediğim inanılmaz duygular yaşıyordum.Bir tarafta acı içinde öleceğimi düşünürken,bir taraftan zevkten kuduruyor,zevkten çığlıklar atıyordum.Benim her çığlığımdan sonra Ahmet ağaçta asılı duran vücuduma daha fazla bastırıp,uzun ve güçlü kolları ile beni kendine doğru çekip sikiyordu;hatta nefes almakta zorlanıyordum.Artık Ahmetin acımasız kollarında,ağaçta asılı,nefes almadan yarı ****** şekilde sallandığımdan başka bir şey hisetmiyordum.Sadece ağzımdan dökülen; “Ahhhhhhhhhh…offffff…” sesinden başka ses çıkmıyordu.Bu şekilde Ahmet beni ne kadar sikti ne kadar yarı ****** durdum hatırlamıyordum.En sonunda amımda sabit duran sikin daha fazla şişmeye başladığını,bacak aramın genişlediğini,mideme kadar girdiğini,kusmak üzere olduğumu anladım. -“Ahmet yeter artık kusacağım,midem bulandı yalvarırım bırak beni,öldüreceksin beni..” “en bunları düşünürken Ahmet yine tabureye oturmuş bana bir nefes kadar yakındı. -“Ahmet çözmeyecekmisin beni? Hadi çöz artık nolur..”diye yalvarır bir ses tonuyla seslendim. -“Bekle aşkım,bekle bitanem,bekle benim minik sevgilim..” diye bana ilk kez tatlı sözler söylüyordu. Sonra… -“Yoruldunmu ağaçta? bak ne güzel sallanıyorsun işte değilmi..” -“Yok yorulmadım ama böylede asılı bırakmazsın beni değilmi hayatımın ilk erkeği,ilk sevgilim,beni ilk siken kocam..”diyerek bende Ahmete güzel sözler söyledim. Ahmetten hem korkuyor hem de bu dağ başında başıma kötü şeylerin gelmesini istemiyordum… -“Çözeceğim çözmesinede.Sen sallanırken bi daha sikmemi,seni zevkten bağırtmamı istemezmisin ?” “Yok Ahmedim.Nolursun böyle sikeceksen sikme canım çok yandı” -“Tamam ben her şeye razıyım.Ama nolur canımı yakma.” dedim. -“Hayır tatlım,seni bu kez daha zevkli,daha güzel,amından döllerimi fışkırta fışkırta,sikeceğim.Sende zevk alacaksın.” dedi.Ve ayağa kalkarak kulübeden elinde iki küçük şişe bir bardak su ile geldi.Şişenin birini bir elime diğerini diğer elime verdi.Su dolu bardağı taburenin üstüne koydu.Beni tek kolu ile kucağına aldı.Elimdeki şişenin birini diğer eli ile açıp içinden birkaç damla bir şey damlattı amımın içine.Sonra diğer şişeden iki tane hap çıkardı.Birini kendi ağzına aldı diğerinide benim ağzıma koydu.Taburenin üzerinde duran sudan birkaç yudum alıp,banada birkaç yudum içirdi. -“Nedir bunlar Ahmet,ne damlattın amıma,ne içtik biz?” -“Damlattığım şimdi senin amını kudurtacak.Hap ise ikimizide azdırtacak.Sen bağıracaksın,’Hadi Ahmet sik beni,amım senin yarrağını istiyor,kudurtma onu,taşaklarınıda sok içime doldur amımı’diye bağıracaksın;bende azgınlığımdan sana,’küçük orospum,aç amını iyce,güzelce siktirt kendini,hem sen uç hem ben uçayım.’diye azgın boğalar gibi bağıracağım.Sesimiz dağlarda yankılanıp kulaklarmıza gelecek daha fazla kuduracağız.Herşey güzel olacak…” diye ilave yaptı.
Bu cümleleri yavaş yavaş beş dakikalık bir sürede kulağıma fısıldayarak söyledi.Aradan geçen zaman ilaçların etkisini çabuk göstermeye başlamıştı. Ahmet iki elleri ile göğüslerimi okşarken,dudakları ile ipte bağlı olan kollarımı,boynumu,bacaklarımı öpüyordu.Gerçektende Ahmetin dediği gibi 10 dakika içinde vücut kimyamın değiştiğini,her tarafıma ateşlerin bastığını,amımın zevk içinde yandığını,göğüs uçlarımın irileştiğini,ipte asılı duran vücudumun her yerinin titrediğini hissettim.Ahmet azgın boğalar gibi saldırıyordu bana.Bazen bir elini amıma götürüp dudaklarını çekiyor,bazen parmağını içime sokuyor, sonrada amıma soktuğu parmağını ağzıma verip yalattırıyodu.Artık ben dayanılmaz bir halde idim;yalvarmaya başlamıştım; -“Hadi sevgilim,hadi aşkım,ye amcığımı,sok yarrağını,yala beni,sik amımı,sok hadi yarrağını soksana beee;bak artık kölenim senin ne istersen yap ama nolur yalvartma beni,kudurtma beni,yaraksız koyma amcığımı..” diye bağırmalarıma çığlıklar atmama karşılık; -“Aç amını fahişem,aç amını küçük orospum,aç amınıda taşaklarımıda sokayım,siktir amcığını bana;iyice açki hepsini içine sokayım,yanan amcığını söndüreyim,götünün deliğinden çıkarayım yarrağımı..”diye çığlıklar atıyordu.Sonra birden koca ağzı ile amımı yalamaya başladı.Amımı yaladıkça ben saçlarımı yoluyor kafamı sağa sola çeviriyordum.Ahmetin dilinin amıma iyice girmesi için kendimi ona doğru itmeye calışıyordum.Tarif edemiyeceğim bir zevk deryasında boğulup gitmiştim.Daha sonra; -“Hadi aşkım sende yarrağını yalat bana.Onu ağzımın içinde kemireyim.Hadi nolur ver onu ağzıma..”diye söylendim.. Ahmet bir çırpıda ellerimin üstünden ipi tuttu bacaklarını havaya kaldırdı …şimdi oda ipe asılı ters düz bi şekilde duruyorduk.. benim amım Ahmetin azgında,Ahmetin yarragı Benim ağzımda idi ..biz birbirimizi yalamak için çabalarken ipte hızlı bir şekilde sallanmaya başlamıştık.. Hem aldığımız zevkin etkisi hem sallanmanın vediği duygu beni gerçekten bulutların üzerinde uçuyormuşum gibi çıldırtıyodu..Bu şekilde epey sallandık..Ahmetin yarrağı kıpkırmızı olmuştu.. Bunu görebiliyordum..Ama amımın ne halde olduğunu sadece tahmin edebiliyordum,herhalde yalanmaktan,somurulmaktan mos mor olmuştur…Ahmet asılı kalmaktan yorulmuştu bunu kaslı kollarının aşağı doğru kaymasından anladım…Hareket etmiyor sadece birbirimizi yalıyorduk.Ahmetin yarrağı ağzımda dahada büyümeye başladı..Kollarının birini ipten çekerek eli ile burnumu tuttu…Ağzımda kocaman bir yarak burnum sıkılı nefes alamıyordum…Nasıl yaptı bilmiyorum ama diğer elini de ipten çekerek kafamı tuttu yarrağını boğazıma kadar soktu… bütün spermlerini gırtlağımdan mideme doğru fışkırtırken amımın şelalelerden boşalan sular gibi Ahmetin ağzına boşaldığını hissetim…İkimizinde boşalması bitmişti.” “Ahmet kendini bir çuval gibi yere bıraktı.Düşerken çıkardığı ses beni korkuttu..Ama aldığım zekten beni hala bulutların üzerinde uçurtuyordu..Birkaç dakika sonra seslendim; -“Ahmet sevgilim…Nasılsın..Çok kötü düştün…”dedim -“Yok bişey aşkım… merak etme sen..Sen nasılsın…”dedi.Artık Ahmete kızamıyordum..Hayatımda almadığım zevkleri bana yaşattığı için teşekür bile edebilirdim..Yerde sırt üstü yatan Ahmete baktım,hiç kpırdamadan yatıyordu..Biraz öylece yattıktan sonta kalktı kulübenin öntarafına geçti.Bir kova su getirdi.. İçinde duran tas ile kafamdan aşagı üç dört tas su döktü.Kalan suyuda kendi kafasından aşağı döküp tası kovanın içine koyup kulübenin duvarına bıraktı sonra gelip taburenin üzerine oturdu.
O taburenin üzerinde,ben asılı şekilde birbirimize bakıyorduk.Ahmetin siki hala dimdik duruyodu,sanki bir ağacın uzun bir kolu imiş gibi iki bacağının arasından bana doğru uzanmıştı. -“Şimdi senle daha zevkli bir şey yapacagız..”deyip ayağa kalktı.. Biraz önceki şişelerin birini alıp yanıma geldi..Yine beni kucaklayıp demin yaptığı gibi amıma birkaç damla sıvı damlattı.Sonra kendi sikine de iki,üç damla bırakıp taburenin üzerine oturup eli ile sıvazlamaya başladı.Uzun kolları ile ipten tutup kendine çekti.Bir iki dafa çekip bıraktıktan sonra ona doğru sallanmaya başladım.O taburede otumuş sikini iki eli ile sıkıca tutuyordu.Biraz öne doğru çıkardı kendini.Tek ayğını amıma yasladı,diğer ayağı ile yere iyce basıyordu.Amımdan iterek sallamaya başladı beni.Ne olacağını hala anlayamamıştım.Benim hızım iyice artıyor vücudum Ahmetin vücuduna çarpıyordu.Birden ayağını amımdan çekip iki ayağı ile yere basıp kendini tartarak götünü havaya kaldırdı.Gözünü amıma dikti.Kıçını oynattı ve sallanarak ona doğru giden amıma yarrağı girip çıktı.Ben sallandıkça amım taburede oturan Ahmetin yarrağına girip çıkıyordu.Bu durum beni epey heycanlandırmışdı.Artık ritmik bir şekilde amım sallanıyor Ahmetin yarrağına girip çıkıyordu.H er girip çıktığındada ben daha fazla hızlanıyor,kocaman yarrağın daha çabuk girip çıkması için kendime hız veriyordum. Ahmet içinden sayılar sayıyordu; -“10…15…19…20…” dedi.Ben bu gidip gelmelerle inanılmaz derecede zevk alıyor,bazen ona saymakta eş*** ediyordum.Onun her söylediği rakamın bir sonrasını ben söylüyordum.En sonunda ben 99 dedim.Onun ağzından 100 rakamı çıktı.Tam yüz defa Ahmetin yarrağı amıma girip çıkmıştı.Harika bir şey,harika bir zevkti bu yaşadığım.100 dedikten sonra ayağa kalkıtı.Bacaklarımı çözdü.Ellerim hala bağlı idi. -“Şimdi bacaklarını açarak gel yarrağıma doğru” dedi ve taburedeki yerini aldı.Şimdi her şey daha güzeldi.Ben bacaklarımı açarak taburede oturan Ahmetin yarrağına doğru sallanmaya başladım.Amıma her girip çıktığında çığlıklar atıyor,ağzımdan tuhaf sesler çıkarıp inliyordum.Ahmetinde benden aşağı kalan bir tarafı yoktu.O da aldığı zevkten boğaların bağırması gibi bağırıyor; -“Daha hızlı aşkım,daha hızlı sallan sevgilim” diye bağırıyordu.En sonunda yarrağını amıma soktuğunda tuttu beni,yarrağını amımın içinde tahtaya vida çeviriyormuş gibi çevirmeye başladı. O çevirdikçe ben amımı ona doğru daha hızlı bastırıyor amımın suyunu iyice yarrağının üzerine sızdırıyordum.Bu çıldırmaya dayanamayıp amımın içinde döllerimizin buluştuğunu hissedip sarsıla sarsıla birlikte boşaldık.Döllerimiz ikimizin vücudunun arasından güçlükle yere damlıyordu.Damlayan spermlerimizi bir avcu ile tutup elini ağzıma sürterek yalatmaya başladı,sonra kocaman ağzı ile onun ağzına küçük gelen dudaklarıma yapıştı ve yaladı.Bu yalayışı çok harika idi.Daha heyecan verici idi.Dudaklarımı yalayıp bıraktıktan sonra amıma eğilerek kocaman bir öpücük kondurdu.Ellerimi çözüp beni kucağında ön tarafta bulunan koltuğun üzerine yatırdı.Gidip kendini hortumun altına sokup duş almaya başladı.Bende ister istemez uzandığım koltukta onu seyrediyordum.Şimdiye kadar böyle vücuda sahip olan birini görmeyi bırakın,duymamıştım bile.Evli olan,dul olan arkadaşlarım vardı.Onlarla yaptığımız sohbetlerde hiç böyle bir şey anlatılmamıştı.İçimizde en tecrübeli olan Avukatım Nilay Abla bile böyle bir şey anlatmam ıştı.Bir yandan bunlar aklımdan geçiyor,bir yandanda hayranlıkla Ahmeti seyrediyordum.” “Yediğim yarrak amcığımın kızgınlığını hala geçirmemiş,amımı doyurmamıştı ne yazıkki.Ayağa kalktım duş alan Ahmedin yanına gittim.
Hiçbir şey söylemeden dizlerinin önüne çöküp,inmekte olan yarrağını ağzıma aldım.Bu inik hali bile ağzıma sığmıyordu. -“Ne kadar büyük bir yarak bu yaa” deyip yalamaya başlamıştım bile.Ben yaladıkça büyüyor,büyüdükçe Ahmet suyun altında kafama bastırıyordu.Oracıkta Ahmeti tekrar hemen boşalttım.Sikinden fışkıran spermleri yutkunarak gırtlağımdan mideme gönderdim.Daha sonra kendi ellerimle sabunlayarak Ahmetin sikini yıkadım.Kenara doğru çektim suyun altında kendimi.Bu kez duştan çıkan Ahmet ıslak vücudu ile koltuğa oturmuş beni seyrediyordu.Ben aslında normal hayatımda çok rahat bir kız olmama rağmen biraz utangaç bir yapım vardı. Değil çıplak dolaşmak,erkeklerle konuşurken bile yüzüm kızarır ve yüzlerine bakamazdım.Oysa şimdi Ahmetin karşısında bu dağ evine geldiğim andan beri tamamen çırılçıplak dolaşıyordum.Artık Ahmetten utanmıyor karşısında bazen amcığımın 2 dudağını ellerimle gerdirerek açıyor ve Ahmeti azdırmak için amımın içini gösteriyordum.Bana neler olduğunu neden bu kadar utanmadan rahat hareket edebildiğimi anlıyamıyor ve bir mana veremiyordum.Ahmetin içirdiği ilaçların etksimiydi,yoksa gerçekten ben hayasız ve ar damarı çatlamış bir kızmı olmuştum bilmiyorum.Ama bildiğim tek şey vardı.Ahmet bana tecavüz etmekle hayatımda hiç bilmediğim zevkleri tattırmış hayal bile edemiyeceğim kadar zevkten çıldırmış haldeydim.Ve ben bu zevki tattıktan sonra artık bir daha kolay kolay ondan vazgeçemezdim.Bu sebeble Ahmetin beni devamlı sikmesi ve döllerini bana yutturması,hatta gerekirse sikini amımdan hiç çıkarmaması için bütün dişiliğimi gösterip soğuk suyun altındada sönmeyen amımı Ahmetin gelip yalamasını,küçüçük bir deliğe kocaman bir çivi sokar gibi o muhteşem yarrağını amıma sokmasını istiyordum.Yoksa amımın yangını sönmeyecekti.Ben bu düşüncelerdeyken,Ahmette dayanamadı yanıma doğru hızlı bir şekilde gelip arkamdan kavrayarak amcığımı avuçlarının arasına aldı.Bir eli ile amcığımı avuçlayıp diğer eli ile başımdan tutup beni yüzükoyun yere hemde duşun altında yere yatırdı.Ben; -“Yapma Ahmet,noldu ne yapmaya çalışıyorsun…”diyecek oldum.Oysa Ahmet hışımla beni yere bastırıp boynumun üstüne oturdu.Şimdi ben yerde diz çökmüş ve karnımı dizlerime yapıştırmıştım,Ahmetse boynumu bacaklarının arasına almış sol eli ile kalkmamam için sırtıma bastırırken sağ elinin orta parmağıylada götdeliğimi bastırıyor,parmağını bir çengel gibi dibine kadar götümün deliğine sokarak beni götümden kaldırmaya böylece göt deliğimi genişletmeye çalışıyordu.Galiba ne yapmak istediğini anlamıştım ve; -“Yapma Ahmet orası olmaz yalvarırım sana.Kulun kölen olayım yapma,biliyorum çok acır kızlar anlatırdı çok acıdığını nolur amımdan istediğin kadar sik ama götüme alamam yarrağını…”diyerek var gücümle çırpınıyor,elinden kurtulmaya çalışıyor aynı zamandada bunları Ahmete söylerken korkudan ağlıyordum. Ahmet beni dinlemek şöyle dursun,her seferinde orta parmağını acımasızca göt deliğime daha derinine sokup beni tartarak deliğimi iyicene genişletmişti.Şimdi Ahmet beni güçlü kolları ile kalkmama engel olarak boynumu sıktığı ayaklarını gevşetip sırtımın üzerinden götümün arkasına geçmiş ve sırtıma bastırmaya devam ederken diğer eli ilede yarrağını tutmuş göt deliğime sikinin başını dayamış aşağı yukarı sürtmeye başlamıştı ki;ben deli gibi çırpınmaya devam ederken; -“Sürtme Ahmet çok tuhaf oluyorum evet çok hoşuma gidiyor ama korkuyorum..” diye inledikce Ahmet daha hızlı sürtüyordu yarrağını götümün deliğine.
Beni iyice kendine doğru domalttı ve kenarda duran şampuandan biraz göt deliğime sıktı.Eli ile köpürttükten sonra sikini daha hızlı sürtmeye başladı.Ben çırpınıyordum ama nafile Ahmetin kollarından kurtulamak mümkün değildi.Ben çırpındıkça o daha da acımasız davranıyordu bana.Bu şekilde Ahmet götümdende sikecekti beni.En sonunda Ahmet sert bi şekilde koca yarrağını götüme soktu.Ben acı içinde; -“Çıkaaaaaaaaart.çıkar nolur çıkar Ahmett… ” diye çığlıklar atıyordum.Ben ne kadar çığlık atarsam Ahmet de o kadar acımasızca göt deliğime sikini sokup çıkarıyodu.Artık gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı.O daracık göt deliğime dayanamayan Ahmet spermlerini göt deliğime de hayvanca boşalttı. -“Şimdi artık her şeyinle benimsin…” “Ahmet tıpkı bir hayvan gibi vahşice götümü siktikten sonra tekrar yıkanıp koltuğun üzerine gitti uzandı.Ben yıkanmayı bile düşünemiyerek sürüne sürüne Ahmetin yanına gelmiştim.Şimdi koltukta Ahmetle yan yana oturuyorduk.Biraz böyle sessizce oturduk.Ahmet bana doğru yanaşarak,elini omzuma attı başımı göğsüne yasladı; -“Her şeyinle çok harikası n Selin,şimdiye kadar senin gibi bir çıtırla böyle güzel seks yapmamışdım,senden aldığım zevki hiçbir kadından almadım şimdiye kadar.Sen benim kadınım oldun,artık birkaç gün seni bir yere bırakmam.Zaten istesende gidemezsin..”Bu cümleleri fısıldayarak kulağıma söylerken dehşete kapıldım.Tamam seks denen şeyi Ahmetle tatmış ve yaşamıştım,hemde belk**e hiç bir kadının yaşamayı dahi hayal edemiyeceği vahşi bir şekilde.Ama Ahmetin bu merhametsiz sert sikişine benim narin bedenim danamabilecekmiydi bilmiyordum.Ahmet tamamen bana sahip olmuştu burada yapmam,yapamam dediklerimi birkaç saat içinde yapmıştım.Şimdiye kadar aklımdan geçipte olmaz böyle birşey nasıl yapılır dediklerimin hepsini Ahmet benim üzerimde uygulamıştı.Aslında yaptıkları hoşuma gitmişti,zevk almıştım ama.. Ahmetin bu kadar vahşi davranması canımı yakmıştı..Bir kaç gün burada Ahmetin kabalığına,vahşiliğine nasıl katlanırdımki.Buradan kaçmam gerektiğini düşünüyordum.Ama bunu tek başıma yapabileceğimide zannetmiyordum.Acaba kız arkadaşlarım bana yardım edebilirlermiydi,onları buraya çağırsam belki hep birlikte Ahmetten kurtulur,kaçabilirdik.Semiha,bana göre biraz daha sert tabiatlı idi.Eda daha kurnazdı.Hem anlattıklarına göre onlar erkekler konusunda daha tecrübelilerdi.Semiha Muzafferden nasıl kurtulduğunu,otobüste kendisini ***** eden adama tokat attığını anlatıyordu. Eda’nın anlattıkları daha güzeldi..Arkadaşının evinde eğlenirken kendisini sıkıştırıp götünden sikmek isteyen çocuğun apış arasına attığı tekme ile nasıl kurtulduğunu anlatıyordu.Evet,evet onlardan yardım istemeliydim.
Hem Edanın doğum günüde vardı,yarın gece toplanıp kutlayacaktık.Ahmetin göğsünde yaslanırken bunları düşündüm.Ahmette konuşuyordu ama ben onu duymuyordum bile.Şimdi kızlara nasıl ulaşırım onu düşünmeliydim.Acaba cep telefonu burada çekiyormuydu,içinde şarjı varmıydı.Ahmete; -“Telefon edeyim haber vereyim kızlara,bari merak etmesinler beni…” desem;sonrada kızlara durumu anlatsam gelip beni kurtarsalar iyi olurdu.Tamam böyle yapmalıydım.Ama Ahmet ne derdi acaba,telefon ettirirmiydi bana.Zaten başkada bir çarem yoktu,kızarsada kızsındı ne yapayım. Yumuşak bir ses tonu ile Ahmeti kandırmam lazımdı; -“Ahmet..Canım burada cep çekermi ya..?” -“Ne oldu;niye sordunki ?” -“Sen diyorsunki;seni birkaç gün bırakmam.Bari benim kızlara söylüyeyim de merak etmesinler.Zaten;Semiha Emreyi tanıyor.Ben Emre ile birlikteyim merak etmeyin;derim beni aramazlar..” -“Tamam et,burası dağbaşı dedikse o kadarda değil,sonuçta istanbulun kazası.Çeker ceptelefonun.” -“Tamam çantamdan alayım cebimi ..” diyerek ayağa kalktım.Kulübeye girdim.Burada telefon açsam kızlarla konuşsam Ahmet şüpelenir diye dışarı çıktım.Baktım Ahmet koltukta yoktu.Gidip tekrar koltuğa oturdum.Cebi açtım.Hem çekiyordu hemde şarjıda dolu idi.Biraz sağa sola baktım,biraz düşündüm.Ahmet hala gözükmüyodu.Cebin saatine baktım;saat 03:00’e gelmişti.Bir çırpıda Semihanın kayıtlı numarasına bastım.Telefonu çalıyordu ama cevap veren yoktu;mecburen bekledim.Tam umudumu kesiyordum ki Semiha telefonun öbür ucundan bağırarak; -“Ne var Selin ne var yaaaa… Nedir sizden çektiğim Allah aşkına …Bir Eda,bi sen ..uyutmadınız gece boyunca yaa.Biriniz Emre ile biriniz yeni tanıştığı herifle fingirdeşin benide uyutmayın,benim suçum ne yaaa…” diye benim konuşmama fırsat bile vermeden cevapladı telefonumu. -“Dur Semiha..Sakin ol dinle beni bitanem..Başım büyük dertte yalvarırım yardım edin bana noluur.…diyerek olanları sessizce Semihaya anlattım…Aslında Emrenin beni sevmediğini beni sattığını anlatmaya çalıştım…Semihada yavaş bir tonla; -“Anladım Selin;merak etme güzelim..biz Eda ile geliriz,sen sakin ol ve biz gelene kadar Ahmetin dediklerini yap.Olan olmuş zaten.Sorarım ben o Emre denen orospu çocuğuna;sakin ol,üzülme bitanem…” Ben; ‘Semiha yoksa Ahmet belki değil ama Cemil denen o herif tam bir piskopat,hayatıma kastedecek kadar…” dedim. -“Sen merak etme.Ben ne piskopatlarla başettim.Ona bu yaptıklarını fitil fitil burnundan getirmesini bilirim…” dedi ve kapattı.Şimdi biraz rahatlamıştım.Kurtulmam için az bi zamanım kalmış küçükde bir ışık belirmişti.Etrafa bakındım Ahmet hala yoktu.Bir müddet sonra yanıma geldi. -“Tamam konuştunmu arkadaşlarınla,hallettinmi..” diye sordu. -“Evet hallettim.Söyledim Emre ile olduğumu.” Ahmet yanıma iyice yaklaştı,gözlerimin içine kızgınlıkla bakıyordu.Bakışına bir anlam vermedim. -“Sen nerdeydin sevgilm,canım,ilk erkeğim benim?” -“Sen kendini kurnazmı zannediyorsun,beni aptalmı sandın ?” diyerek suratıma şiddetli bir tokat patlatmıştı.Ben bu tokatın etkisiyle sersemleşmiş ve yere düşmüştüm.Yanıma gelerek boğazımı sıktı; -“Bana bak küçük fahişe arkadaşına anlattıklarının hepsini duydum ama onun sana ne dediğini duymadım.Çokta önemli değil onun sana ne dediği…” diyerek tek eli ile beni kaldırıp küçük bir paketi fırlatır gibi koltuğa fırlattı.Konuşmaya devam ederek; -“Gelsinler.Gelsinlerde onlarıda sikeyim..üçünüzüde ipe dizer gibi dizip sikmezsem banada Ahmet demesinler.
Z aten yarın misafirlerim gelecekti..Sen bize yetmezdin…” diyerek elimdeki telefonu alıp içinden hattını çıkardı aldı.Sonrada ceptelefonunu bana doğru fırlattı arkasını döndü gitti… Olanlara bi anlam vermemiştim..Beni nasıl duyduki..Şimdi kendi ellerimle Semihayıda Edayıda ateşe atmıştım.Kartımıda aldı artık tekrar onları arayamazdımda.Keşke telefon etmeseydim çağırmasaydım…Beni öldürecek hali yoktu ya.Böylece koltukta oturdum.Artık olacakları düşünmeye başlamışdım sonrada kendi kendime;”Boşveeer Selin ne olacaksa olsun..” diyip kötü düşüncelerden arındırdım kendimi. Koltuğun üzerinde gözlerimi kapadım;kendimi mutlu hissetmek için güzel şeyler düşünmeye başladım
DEVAM EDECEK (!!!)
Akşam Emre ile buluşacağımız cafeye giderken ona çok güzel bir bileklik alıp hediye paketi olarak hazırlatmıştım.Emre ile buluşacağımız cafeye geldiğimde beni bekliyordu.Hemen hediyesini çantamdan çıkartıp verdim ve; -“Emre,canım iyiki doğdun,nice seneler mutlu olmanı dilerim bir tanem” dedim.Emrede oturduğu masadan ayağa kalkıp verdiğim hediyemi kabul edip beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi.Ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip Ermeye açılamıyordum.Oysa içimden onu deli gibi arzuluyordum.Emre’nin bu hareketi sonrası biraz utancımdan birazda alışık olmadığımdan kıpkırmızı kesilmiş heyecanımdan kalbim atmaya,titremeye başlamıştım.Bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı.Dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu,ondan sonra bitirip çıkabileceğimizi söyledim.Emre beni bekleyebileceğini söyleyip bekleme odasında oturmaya başladı.İşimi bitirdikten sonra saçımı yıkamak istediğimi söyleyerek lavaboya gittim.Dayanamamış ve arkamdan gelip beni seyretmeye başlamıştı.Ben bu esnada gömleğimi çıkarmış sadece sütyenimle duruyordum.Gözlerim sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordum.Emre hemen yanıma varıp fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başladı. -“Yapma aşkım.Çık dışarı çok ayıp” dedim.fakat bırakmıyordu ve enseme bir öpücük bırakarak beni kendisine döndürdü.Yüzyüze gelmiştik.Saçlarım ıslak halde göğüslerime bakıyordu.Beni hemen kucağına alarak masaya götürdü.Dudaklarımdan başlayarak aşağıya doğru indi.Göğüslerimi göbeğimi öptükten sonra eteğimi aşağıya sıyırdı.İtiraz etmiyor,rdrmiyor,o gücü kendimde bulamıyordum.Amımın etrafında dilini dolaştırıyordu.Dilini içimde gezdirdikçe kendimden geciyordum.Fakat beni öylece bırakıp aniden kalkarak yanımdan uzaklaştı ve özür dilemeye başladı.Anladığım kadarıyla güvenimi kazanmaya çalışıyordu.Beni en çok Emrenin bana oral seks yapması etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığını aklım almamıştı.Çünkü ben olsam midem bulanırdı.Emreye benim böyle bir şey yapamayacağımı söyledim.Bu arada külotum sırılsıklam olmuştu.Bana gülerek; -“Sekste sınır olmaması gerekir.Yoksa alacağın zevkten bir şey anlamazsın.Zevkin sınırlanır.” dedi.Ancak yinede beni oral sekse ikna edememişti.
O akşam beni evime bıraktı ve ertesi gün başbaşa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere anlaşarak ayrıldık.Sabaha kadar uyuyamadım.” “Sabah 08:00’de arabayla beni almaya geldi.O gün giydiğim kıyafetler ile görenin delirmemesine imkan yoktu.Siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerimin ucu sanki dışarıda duruyordu. Emre beni öylece görünce; -“Bu gün çok tatlı ve hoş olmuşsun sevgilim”dedi.Neyse hemen yola çıktık.Şile tarafında bir yerlere gitmiştik. Yer sakin gözden uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedikleri tam aradığımız bir yerdi.Anayoldan ayrılmış köy yoluna girmiştik.15-20 km sonra lastik patladı.Emre otomobili kenara çekmiş,lastiği değiştirmek için inmişdik. Lastiği sökerken Emre ile önceki günden kalan seksteki sınırlar hakkında konuşmaya başladık.Ben hala kabul etmiyor yapamam,insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordum.Anal ve oral sekse karşıydım.Emre istepneyi almak için bağaja eğilmişken benim arkamdan koşarak gelen bir adam kalın bir odun parçasıyla Emrenin ensesine bir darbe indirdi.Ben ne olduğunu daha tam anlamadan arkamdan bir başka el ağzımı ve burnunu kapatarak beni ***** arabaya bindirmişti.Kendimden geçmiştim.Biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlardı.Emrede benden farklı değildi.Tam karşımda başka bir ağaca el ve ayaklarından bağlanmış vaziyetteydi…. Bu durumdan nasıl kurtulmayı başaracaktık ki.Bir ağaçta Emre,bir ağaçta ben bağlı idik ve Emre hala kendine gelememişti. Karşımda iki kişi bana salyalarını akıtarak bakıyorlardı. Birisi iri yarı,geniş omuzlu,kısa bacaklı cüsseli;diğeride uzun boylu biraz zayıf ama kaslı bir vücudu vardı.Kısa olan bana bakıp sırıtarak; -“Yavrum adın ne senin”dedi. Bende biraz korku biraz mahcup bir sesle; -“Selin”dedim. -“Ne işiniz var buralarda?Burada kuş uçmaz kervan geçmez dağ başı…” -“Biz yolumuzu kaybettik;arabanın lastiği patladı ve temiz hava almak için geldik buraya”diyebildim kekeleyerek; -“Koca istanbulda bu kuytu yerimi buldunuz güzelim hava alacak….” Adam konuşuyordu ama benim gözüm Emrede idi.Hala baygındı,yoksa ölmüşmüydü bilmiyordum….bunları aklımdan geçirirken uzun boylu olan adam tepeme dikildi. -“Korkma arkadaşın ****** sadece,nefes alıyor;deyip karşıma çömeldi.Köy kıyafeti vardı üzerinde.Şalvara benzer bi pantalon,ökçesine basılmış eski bir ayakkabı ile gözlerimin önünde duruyor açıkta kalan bacaklarımı süzüyordu. -“Bu senin neyin oluyor”;diye sordu arkada duran adam. -“Arkadaşım”diyebildim sadece. -“Ne biçim arkadaşlık bu,seni bu ıssız yere getirmiş.Bunun niyeti belli seni burada sikecekti her halde.” -“Yok ben kızım,öyle bişey olmaz”diye çıktı kelimeler agzımdan. Kısa olan atıldı lafa; -“O zaman başkaaaaa” diye uzattı cümleyi. -“Kızlığını bozmazsa götünden sikerdi seni.” -“Yok”diye atıldım ben -“Kaç yaşındasın sen güzelim?”diye ilave etti sözüne. -“18 “dedim. Önümde oturan adam; -“Demek sen bakiresin.Hiç yarak yemedim kızım diyosun yani?” Ben; -“Yok böyle bir tecrübem olmadı inanın bana”diyebildim ancak. -“Yalan söylüyosun yemişsindir yemişsindiiir”diye ilave etti sırıtarak. Bu arada önümde duran adam hem gözleri ile hemde elleri ile beni ***** etmeye başlamışdı.
Arada bir elini şalvarından sokup kendi aletini tutuyodu.Diğer eli ilede eteğimi iyice sıyırmıştı.Ben korkudan bişey yapamıyordum.Zaten yapamazdımda ellerim bağlı idi. Biraz öyle bacaklarıma bakıp okşadıktan sonra ayağa kalktı ve şalvarının ipini çözdü yere bıraktı.Ceketinin cebinden küçük bir şişe çıkarıp yarısını içti sonrada bana dönüp eli ile sikini tutarak yanıma oturdu. -“Al sende iç boğazın kurumuştur üzüm şerbeti bu”dedi.Bir eli ile şişeyi dudaklarıma değdirdi,hoş kokulu bir şeydi.Korkudan boğazımda kurumuştu.Bir dikişte içtim.Adam bir eli ile kendi aletini sıvazlarken diğer eliylede bacaklarımı okşuyordu.Şimdiye kadar hiç bir erkek bana bu kadar yaklaşmamıştı ve bacaklarımı okşamamıştı.Bende erkek aletini bu kadar yakından hiç görmemiştim.Resimlerden,filimlerden gördüğüm,tanıdığım erkek vücudunu şimdi canlı olarak görüyordum.Okul sıralarında bazen muziplik yaparlardı erkekler.”Senin aletin uzun,benimki uzun…”diye cetvelle arka sıralarda ölçerlerdi ama ben hiç oralı olmazdım.Boyu kısa olan arkadan seslendi. -“Ahmet demek bugüne kısmetmiş kızlığını bozdurmak.”Diğer adam ise; -“Şimdi burada bozmakta acı verir.Bu çıtırı kulübeyemi götürsek Cemil”deyince isimlerinide öğrenmiş oldum.Beni ağaçtan çözdüler.Bileklerim acıyordu iplerden ama ben bunu önemsiyecek durumda değildim.Hemen Emreye baktım.Emre hala baygındı.Ahmet yarı çıplak vaziyette Emreyi kemerinden tuttuğu gibi arabanın bagajına tek eli ile kaldırıp koydu.Cemil arabanın direksiyonuna geçti.Ahmette arka koltuğa oturup beni çağırdı. -“Hadi güzelim acele et yoksa ayılar parçalar seni burda.” Mecburen Ahmetin yanına arka koltuğa oturdum.Ahmet arabaya binince üstündekilerini çıkarıp sadece atletle kald ı.Başıma neler gelecegini az çok tahmin edebiliyordum,ama kurtulmak içinde düşünüyordum.Araba biraz yol aldıktan sonra Ahmet bir eli ile saçlarımı okşuyor diğer eli ilede kendi aletini okşuyordu. -“Çekinme güzelim sende okşa biraz hoşuna gider”deyip ellerimi tutarak kendine doğru çekti.Kocaman bişeydi.Küçücük ellerimle tutmaya çalıştım ama iki elimle tuttuğum halde ucu hala gözüküyodu.Bu nasıl bişey diye aklımdan geçiriyordum.Ne yapacağımı bile bilmiyodum.Ahmet ceketinin cebinden deminki şişeye benzer bir şişe daha çıkarıp sikinin üzerine döktü.Bu biraz daha katı bişeydi ellerimede bulaştı. -“Şimdi dondurma yalar gibi yala onu”deyip arkasına doğru yaslandı. Gözlerimi kapadım sanki elimin içinde dondurma külahı varmış gibi yalamaya başladım.Bu sıvının tadı demin içtiğimden daha tatlı idi.Kocaman aletin üstünde duran tüm sıvıyı yaladım. -“Hadi şimdi sıra bende,aç bakalım bacaklarını bende senin amını yalayacagım”dedi.Eğilerek ayaklarımdan tutup arabanın arka koltuğuna iyce uzattı beni.Ayaklarım camdan dışarı sarkıyodu.Biraz önce sikinin üzerine döktüğü sıvıdan amımın kenarlarınada döküp kafasını bacaklarımın arasına soktu.
Ahmetin nefesini hisetmiştim amımda,içim bir tuhaf olmuştu.Dili ile yalamaya başladığında içimden birşeylerin boşaldığını hissediyordum.Dilini amıma soktuğunda kendimden geçer gibi oluyodum.Çok hoş bişeydi bu.Zevk çığlıkları atmak istedim ama kendimi tutmam gerekip bu adamlara zevk aldığımı belli etmemem gerekiyordu.Ahmet yaladıkça sesim çıkmasın diye dişlerimle dudaklarımı ısırıyodum,ama bedenim bu direncime inatla zevk almak için direniyordu. Ahmet ise zevk aldığımı anlamış olmalı ki bana; -“Rahat ol bebeğim sıkma kendini ve zevk almaya çalış.Şimdiye kadar yaladığım hiç bir amcık bu kadar sulanmamıştı.Bırak kendin bana sen uçuyorsun şimdi bulutların üstünde biliyorum”diyerek gözlerimin içine bakıyordu.Bense aldığım zevkin mayhoşluğu ile kısık gözlerimle ses çıkaramadan bakıyodum Ahmete. Cemil önde arabayı kullanıyor bir yandanda bana; -“Yavru kuşum sikilmek varsa talihinde zevk almaya bakacasın”dedi.. Ne kadar zaman gittik bilmiyorum bir kulübenin önüne geldik.Cemil arabayı durdurdu.” “Ahmet çıplak bir vaziyete indi bagajı açtı.Emre nihayet kendine gelmişti. -“Çöz arkadaşının ellerini,bak bakalım yarası var mı” deyip kulübeye yöneldi. Ben hemen Emre’nin yanına koştum ellerini çözdüm. Bagajdan çıkardım. Elimle kafasını okşadığımda kanamış olduğunu fark ettim.Hemen arabanda bulunan ilk yardım çantasını çıkardım.Yarasını pansuman ettikten sonra; -“Emre ne yapacağız şimdi?”diye sordum korku dolu gözlerle. -“Bilmiyorum,bilmiyorum” diye umutsuzluk içinde bağırdı.Cemil kulübedeki Ahmet’e seslenerek; -“Ahmet dolapta bir şey var mı ki karnım çok acıktı saatte 12 olmuş” diye bağırdı. -“Yok Cemil hiçbir şey kalmadı,ne yapalım ki” dedi. -“Ben gidip bir şeyler alayım bunlarda açtır şimdi” Ahmet şalvarını giymiş dışarı çıkıp yanımıza gelmişti. -“İstediğiniz bir şey var mı süt kuzuları bakın Cemil gidip alsın akşama kadar buradayız” diye sordu bize. -“Yok bizim tek istediğimiz şey bırakın biz gidelim” dedim. -“Yemeyiz seni güzelim misafirsiniz siz” dedi ve Cemilin yanına gitti.Cemil yanımıza gelip sordu. -“Paranız var mı sizin.” Emre cüzdanını çıkardı.Hemen Cemil elinden kapıverdi. -“Ooo baya iyi para varmış burada” deyip cüzdanı açtı. Göz ucu ile baktığımda cüzdan epey kabarıktı.Cemil içinden 200 YTL alıp cüzdanı Emre’ye fırlattı. -“Biz eşkıya,soyguncu değiliz koçum” deyip arabaya doğru yöneldi.Bindikten sonra; -“Ahmet ben gidiyorum bunlar sana emanet” deyip gaza bastı gitti.Ahmet yanımıza geldi. -“Bakın çocuklar amacımız biraz eğlenmek size zarar vermek gibi bir amacımız yok buradan yürüyerek bir yere gidemezsiniz orman vahşi hayvanlarla dolu kaçarsanız birine yem olursunuz uslu durursanız akşama doğru sizi yol kenarına bırakırız okey mi,hadi geçin kulübeye de biraz dinlenin bu gece anlaşılan çok uzun olacak bende geliyorum birazdan diyerek” bizi kulübeye yolladı.Bizde Emre ile kulübeye doğru yürürken burada yaşayacaklarımı hayal bile edemezdim.Emre ağır adımlarla beni takip ediyordu.Kulübeden içeri girdiğimizde etrafa baktım içi boş gibi dursada iki yatak,bir masa,birde dolap göze çarpıyordu.Epey kalabalıktı etraf.Yatağın birine oturduk. -“Emre nerden geldik buralara yaa.Nasıl kurtuluruz bunların elinden,bize ne yapacaklar acaba;beni soran arayanda olmaz ama seninkiler merak ederler herhalde değilmi”dedim arka arkaya lafları sıralayarak. -“Yok Selin benimkilerde merak etmezler iki üç günlüğüne seninle tatil yapacağımı söyledim,babamda evde değil.Annemde beni başından atmak için bir tomar para verdi çıktık yola,bilmiyorum ne yaparız,artık bunların insafına kaldık galiba.Özür dilerim senden böyle olmasını hiç istemezdim” dedi. -“Yok canım senin ne kabahatin var ki bekleyip göreceğiz”dedim.
Biz Emre ile konuşurken bir ara ayağa kalktım camdan baktığımda Ahmet ağacın birine yaslanmış sigara içiyordu.Ara sıra oda kulübeye doğru bakıyordu ama camda asılı olan tülden beni göremiyordu,fakat ben onu gayet iyi görüyordum.Üzerinde bir şey olmadığından uzun vücudu kaslı kolları dikkatimi çekmişti.Biraz önce arabada bana yaptıklarını tekrar hayal etmek için gözlerimi kapadım.Elimin biri bacaklarımın arasında biri göğsümde kendimle oynuyordum.Emre yatağa uzanmış sırtı bana dönüktü. Bir iki dakika Ahmetin amımı hoyratça yaladığını,dilinin darbelerini amımda hissetmeye başlamıştım.Tam içimde kendi kendime fırtınaları koparırken birinin bana sarıldığını hissettim gözlerimi açtığımda Emrenin arkamdan bana sarılmış olduğunu anladım. -“Nereye bakıyorsun aşkım”deyince irkildim. -“Ahmete bakıyordum baksana ne biçim kaslı bir vücudu var değilmi”dedim. -“Spor hocası normaldir olacak tabi”diye söyleyince Emre; -“Sen nerden biliyorsun bunu Emre”diye bağırdım.Bağırmamı Ahmette duymuş olacak ki koşarak kulübeye geldi. -“Ne oldu niye bağırıyorsun”diye sordu bana. -“Yok bir şey”dedim Emrenin gözlerinin içine bakarak.Sonra Ahmet Emrenin kolundan tutarak dışarı çıkardı.Demin sigara içtiği ağaca yaslandı.Emrenin cebinden bir sigara aldı ve yaktı.Biraz konuştuktan sonra Emreye bir tokat attı.Ne olduğuna bir anlam veremedim.Emre düştüğü yerden kalkmadı öylece oturdu oraya.Ahmet sigarasını içiyor arada bir bana doğru bakıyordu.Tabi perdenin arkasından beni göremiyordu.Sigarası bittikten sonra hızlı adımlarla yanıma doğru geldi. Kapıdan girmesi ile saçlarımdan tutup cama yaslaması bir olmuştu.Boğazımı sıkarak; -“Söyle bana bu orospu çocuğu seni niye buraya getirdi biliyor musun”diye bağırdı. -“Gezmek için getirdi”dedim korkuyla. -“Yok ya ne gezmesi be.Yok güzelim yok,satmak için satmaaak”deyip beni iteleyerek yatağın üzerine fırlatıp atarak çıktı dışarı.Beynimden kaynar sular boşalmıştı.Demek her şey planlanmıştı ve ben sadece planın bir parçasıydım kurbandım yani,Çaresizlik ve korku dolu düşüncelerle ağlamaya başlamıştım,tamamen yalnızdım her zamanki gibi hayattan bir darbe daha yemiştim.Ağlamaktan ve yorgunluktan yatağa uzandım.Olacakları düşünüyordum ama aklım almıyordu sevgi dolu baktığım aşık olduğum çocuk beni satmak için ne planlar kurmuştu ve daha kim bilir benim hakkımda neler düşünüyorlardı.Böyle düşünürken uyuya kalmışım.” “Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum ama,uyandığımda hava kararmış başım çatlayacak gibi ağrıyordu. -“Ahmet”diye bağırdım yattığım yerden.Ahmet içeri girip yanıma geldi. -“Ne oldu ne var” dedi. -“Başım ağrıyor ağrı kesicin varmı burada” diye sordum.Ahmet dolabı açtı bir kutunun içinden iki hap uzattı bana. -“İç bunları başının ağrısı hemen geçer” dedi.İçtim hapları yatakta uzanarak.Üstüm başım mahvolmuştu siyah mini eteğim kenarı yırtılmış beyaz bluzumun iki düğmesi kopmuştu;üstümde durmuyorlardı.Zaten dar olduklarından vücudumu sıkmaya başlamışlardı.Kızarak üstümden bulüzümü yırtarak çıkardım.Eteğiminde yırtık yerinden kemerine kadar ayırdım.Üzerimde iri duran göğüslerimi taşıyamayan bir sütyenim ve altımda sadece incecik beyaz dantelli bir tanga kilotum kalmıştı.
Oysa yanımda başka elbisemde yoktu ve ben bu adamların elinden kurtulsam da bu halde dönemezdim.Galiba artık olacaklara ister istemez kendi elimle zemin hazırlıyordum düşünmeden yaptığım bu hareketimle.Biraz sonra gerçektende başımın ağrısının geçtiğini kafamın rahatladığını anladım. Yatakta uzanıyordum etrafta hiç ses yoktu.Ne yapacaklarını düşünmeye başladım.Buraya nasıl geldiğimi düşündüm.Düşünürkende Ahmetin vücudu gözümün önüne geldi.Şimdiye kadar hiç bir erkeğe dokunmamış,kendimede dokundurtmamıştım.Ahmetin arabada amımı yalamasının heyecanı hala hafızamda tazeliğini koruyordu.İlk kez amımın bu kadar ıslandığını,içimin kıpırdadığını hissetmiştim.Ne kadar böyle hayal kurdum bilmiyorum ama ayağa kalkıp camdan baktığımda yine ağaca sırtını vermiş sigarasını tüttüren Ahmeti gördüm.Sağa sola bakındım bir havluyu belime sarıp dışarı çıktım gidip yanına oturdum. -“Bir sigarada bana verebilirimsin”dedim.Sadece sağa sola bakıyordum.Kimse yoktu ikimizden başka.Yada ben göremiyordum kimseyi. -“Ortakların nerde”diye kızgın bir ses tonu ile sordum Ahmete. Ahmet birden bana dönerek sertçe çenemden tutarak; -“Kimse benim ortağım değil olamazda tamammı yavru.Sakın bir daha bana bu şekilde konuşma.Ben sandığın gibi biri değilim.Sen bak keyfine”deyip ayağa kalktı.Bu soruma sinirlendiğini anlamıştım.Gitmesine müsade etmedim ve elinden tutup oturduğum yerde kendime çekmek istedim ama beceremedim,yerinden kıpırdamadı bile.Biraz ayakta durduktan sonra tekrar çömeldi yanıma.Üstü hala çıplaktı.Altındada geniş şalvarı hala duruyordu.Ellerini dizlerinin üzerine koyup yerde ağacın kenarında duran sigaradan bir tane daha yaktı.Şimdi o bana bakıyordu bende ona.Sigara yarıya inmişti hala gözlerimin içine bakıyordu.Ara sıra gözlerimi kaçırıp yere doğru bakıyordum.Baktığımda kocaman aleti takılıyordu gözlerime.Sonra cesaretimi toplayıp elimi uzattım dizinin üzerindeki boş kalan eline.Bir kaç saniye tuttuktan sonra yalvaran bir ifade ile; -“Ahmet bana kötü bir şey yapmayacaksınız değilim,zaten hayatta kimsem yok ne olur yalvarırım sana kimseye bir şey demem.Kimsemde yok ki sana hesap sorsun”dedim.
Ahmet bana ailemi veya yakınım olup olmadığını sordu.Babanı hiç tanımadığımı küçükken öldüğünden,anemide geçen sene kaybettiğimden ve sadece bir tek dayımın olduğundan onunda anadoluda bir ilde görevli olduğundan falan bahsettim.Şu an ise üniversiteyi kazandığımı bursaya gidene kadar kendi evimde kız arkadaşımla beraber kaldığımı anlattım.Bana; -“Yani burada istediğin kadar kalbilirsin o zaman demi.Arayan soran olmazmı yani..”diye sordu.Eğer eve dönemezsem en fazla arkadşım Semihanın merak edeceğini ama Emreyle beraber olduğumdanda haberi olduğunu söyledim. -“Emre nerde,Cemil nerde”diye sordum sonra. -“İkisi de yoklar.Cemil arabayı ağaca vurmuş.Biraz önce geldi Emreyi alıp gitti.Tamirci bulup yaptırmaları lazımmış yoksa Emreye babası kızarmış.Bu gece buradasın yani sabah gelip alacaklar seni.Karnın açsa dolaba bir şeyler koydum alıp yersin”dedi ve yanımdan uzaklaştı.Tekrar kulübeye döndüm dolabı açtım dilimlenmiş karpuz vardı.Bir dilim aldım dışarı çıktım yine ağacın kenarına oturdum.Ahmete bakındım biraz ilerde oda uzanmış yatıyordu.Karpuzum bitmişti,içim yine bir tuhaf olmaya başladı.Ahmetin uzun siki ve beni arabada yalaması,amımı sulandırması yine takılmıştı kafama.Ona doğru baktım.Kalkıp yanına gittim.Gözleri kapalı,yarı çıplak ağaca yaslanmış uyuyordu galiba.Sessizce yanaştım.Bir eli başının altında,bir eli şalvarının içinde ne düşünüyordu acaba diye merak ediyordum.Yanına iyice yaklaştım; -“Ahmeeet”diye seslendim ses çıkarmadı.Tekrardan ben; -“Uyuyormusun”dedim.Yine ses çıkmadı ve yanına oturdum.Bir eli hala şalvarının içinde sanki kocaman bir sopa tutuyor gibi kıpırdamıyordu.Uyuduğunu zannedip şalvarını kaldırdım meraklı bir gözle.Ama yine kıpırdamadı.Bu sefer kıpırdamayınca cesaret alıp bakmaya başladım tek eli ile tuttuğu kocaman aletine.Biraz baktıktan sonra içimde fırtınalar koptu amım sulanmaya başladı.Şimdiye kadar hiç böyle olmamıştım.İlk defa Ahmetin sikini yalamıştım.İki elimle kavradığım halde kalan tarafı bile kocamandı.Şimdi baktığımda ise belki üç,dört el lazımdı kavramak için.
Tamamen beynim vücudum Ahmetin muhteşem gözüken sikine odaklanmıştı. Bende giyinik sayılmazdım.Zaten üzerimde sütyenimden ve altımda amımı dahi kapatamayacak kadar küçük bir silip külotum başka bir şeyde yoktu.Bir an düşündüm.Daha doğrusu düşünemedim olacakları ve sadece hislerimin emrine giren beynim bir şey düşünemez hale gelmiş Ahmetin sikine odaklanmıştım.Şimdi o kocaman siki tutsam ne derdi acaba,diye düşünürken gözlerimi biraz kıstım yaladığımı hayal ettim.Amımdan sanki çağlayandan boşalır gibi suların akmaya başladığını hissetim.Nasıl böyle bir duygu yoğunluğu yaşıyordum anlayamadım.Sanki defalarca yalamışım gibi bir duygu kapladı tüm vücudumu.İçimden bir ses “Tut şunu hadi yalamaya başla” deyip beni tamamen tahrik ediyordu.O sese uyup elimi uzattım onun eline değmeyecek şekilde kavradım.Yukarı aşağı sıvazlıyordum.Birden elini çekti.Bende diğer elimlede tutum.Sanki elimde kocaman bir salatalık varmış yemeye başlayacaktım gibiydi.İyice eğildim Ahmetin sikine doğru dudaklarımı değdirmeye başlamıştım.İki dudağımın arasına sürtüyordum.Sonra tamamen dudaklarımı açıp kafasına öpücükler konduruyordum. Ahmetten hiç ses çıkmıyordu.Bilerekmi ses çıkarmıyordu yoksa hala uyuyormuydu anlayamamıştım.Zaten uyanık olmasıda fark etmezdi açıkçası.Çünkü ben kontrolümü artık iyicene kaybetmiştim.Bu saatten sonra artık ne olacaksa olsundu.Aklıma okulda öğrendiğim bir İngiliz atasözü gelmişti; ‘Korkuyla yaşayıp defalarca ölmektense,birkez yaşayarak ölmek iyidir’ diyordu.Bende bu yüzden artık tamamen kendimi olacakların akışına koyvermek üzere hem ellerimle aşağı yukarı okşuyor hemde ucunu tıpkı bir lolipop şekeri yalar gibi yalıyordum.O heyecan ve duygu ile ne kadar yaladığımı anımsamıyorum ama hoşuma gidiyordu.Amım iyice sulanmıştı.Tam dudaklarıma bir şeyler fışkırmaya başlamıştıki,Ahmet bir eli ile kafamı kuvvetlice bastırdı sikinin üstüne.Nefes dahi alamıyordum.”Ih,ıh,ıhh”diye sesim çıksada Ahmetin hamlesi ile kocaman bir şey neredeyse gırtlağımdan içeri girecek gibi oldu.Sanki musluktan tazyikli bir su boşalır gibi bir şeyler boşaldı ağzımdan boğazıma doğru.Ahmetse hala kafamı bastırıyordu.Son damlaların boşaldığını hissettiğimde tutup çekti beni.Ahmet ağzıma boşalmıştı ve ben o sıvıların hepsini yutmak zorunda kalmışdım.Yere uzandım.Aldığım zevki son noktasına kadar hissettim.Ahmette bu arada eli ile küçücük amcığımdan akan suları mıncıklıyordu.Benimse vücudum hala titriyor sarsılıyordu. Ahmetin; -“Bende bu kız ne zaman uyanıp saldırır diyordum”diye mırıldandığını duydum.Ben Ahmetin ne demek istediğin duysamda bir şey anlamamışdım sözlerinden.
Uzandığım yerden doğruldum yerde uzanan Ahmetin üzerine abanarak oturdum ve; -“Ne demek istedin Ahmet sen şimdi?Ne saldırması,ne oldu bana böyle”deyiverdim bağırarak.Ahmette karşılık olarak iki eli ile göğüslerimi tutarak; -“Sana içirdiğim ve yalattığım şurupları hatırladınmı” diye srdu gülerek.”Eveeet??” dedim şaşırarak.”İşte bebeğim o şuruplarda azdırıcı madde vardı.Senin şu anki azgınlığın ondan.”dedi.Tam Ahmetin göbeğinin üstünde oturuyordum.Beni biraz iterek bacaklarının arasına oturtturdu. Zevkten sulanmış amcığımın tam arasına yerleştirdi kocaman sikini.İlk kez böyle duygular yaşıyordum.Göz ucuyla hem Ahmete hemde bacak arama bakıyordum.Sanki kocaman bir sopa amımı ortadan ikiye ayırmış gibi duruyordu.Küçücük amım ve bacak aram Ahmetin sikinin üstünde duruyordu.Biraz sağa sola kıpırdayınca gözlerimi kısarak ileri geri gitmeye başladım.Ahmette sütyenimden taşan göğüslerimi tam olarak kavramış elleri ile sıkıyordu.Birkaç dakika öylece oturdum.Ahmet bir hamlede doğruldu ve beni altına alıp,yere yatırıp,kafasını bacaklarımın arasına gömdü.İri dudakları ile sulu amcığımı yalamaya başladı.” “Sırtıma batan kurumuş çalıların acısını dudaklarımdan çıkan zevk çığlıkları ile hissetmiyordum bile.Ahmet amımı yaladıkça ben zevkten saçlarımı yoluyor yüzümü tırmalıyordum. -“Ahmet hadi kulübeye gidelim nolur”dedim kısık bir sesle zevk çığlıkları arasında.Ahmet amımı yalamayı bırakmış gözlerimin içine bakarak ayak bileklerimden tutup,dizlerinden kuvvet alarak ayağa kalktı ve bacaklarımı omuzlarına yerleştirdi.Bir eli ile belimden sarıldı diğer eli ile de kafamı bacaklarının arasına doğru itiyordu.Bende iki elimle ilk gördüğüm andaki gibi kocaman olan sikini kavradım.Küçük adımlarla Ahmet kulübeye doğru yürüyordu. O yürürken bende sanki bir ağaç dalında asılı gibi tutup kuvvet alıyordum.Ahmet hızlı adımlarla kulübenin kapısına geldiğinde belimin üzerinde duran sutyenimi tek eli ile sertçe koparıp aldı.Artık göğüslerim açıktaydı.Ben kafa üstü düşmemek için bütün gücümle Ahmetin sikini tutuyor bacaklarımla kafasını sıkıyordum.Sonra tek eli ile iki ayak bileğimden tutup sutyenimle bağladı beni ve kapının üzerinde bulunan kanca gibi bir çiviye baş aşağı birvaziyette astı.. Şimdi kapıda bacaklarımdan baş aşağıya asılı duruyordum.Uzun olan saçlarım gözlerimi kapatınca etrafı görmek için kafamı sağa sola sallamaya başladım ama fazlada bir şey göremiyordum.Biraz sonra Ahmet içerden elinde bir kavanoz ile çıkıp geldi.Eğilerek kafamı kaldırıp saçlarımı topladı ve üzerimde varlayok arası olduğu bile fark edilmeyen külotumu iki eli ile kopartıp saçlarımı bağladı.Saçlarımı bağlamak için yere koyduğu kavanozu eline alıp içine kocaman sikini soktu.Dışarı çıkardığında karşımda çokokreme bulaşmış siki sallanıyodu.İki parmağını sokup bir parça çokokremide bağlı olan bacaklarımı aralayıp amımın tam ortasına sürdü.Ben; -“Ne bu Ahmet…” dememe fırsat vermeden bir eli ile tuttuğu sikini ağzıma soktu.İki eli ile bacaklarımı açıp amımı yalamaya başladı.Çokokrem dilinin sıcaklığı ile eriyip içime doğru akmaya başladığında sanki kocaman bir vantuz gibi çekip gırtlağından geçtiğini duyuyordum.
Bende iştahlı bir şekilde sikini yalıyor yaladığım şeyi yutmaya çalışıyordum.Böyle 10 dakika kadar birbirimizi yaladık.Kaç kere boşaldığımı sayamıyordum artık.Ama Ahmet hala boşalmamıştı.Aldığım zevke dayanamıyor Ahmetin sikini ısırıyordum.Ahmet hiçte oralı olmuyordu,sanki siki vücudunun bir parçası değildi. Ben artık dayanamayıp bağırdım; -“Hadi Ahmet boşalt şunu dayanamıyorum..”diye çığlıklar atıyordum.Ahmet birden iki eli ile beni itip kapıya yaslandı,bir eli ile de kapıdan kuvvet alıp diğer eli ile tuttuğu sikindeki tüm spermlerini bana fışkırttı.Her tarafım sikinden fışkıran beyaz spermleriyle dolmuştu.Daha sonra Ahmet birden kafamdan tutup sikini yine ağzıma dayadı… -“Kalan sütüde sen em küçük fahişem” diye bağırarak son damlalarını da ağzıma boşaltı.Ayaklarımı asılı olduğu kancadan kurtarıp kucakladı içeride bulunan yatağın üzerine dudaklarımdan öperek bıraktı beni.Kendiside karşımda duran yatağa uzandı. -“Oooo.Saat altı olmuş” deyip çıplak vücudu ile ayağa kalktı. -“Sen varya çok tatlı bir orospusun.Sağol”deyip kapıya doğru yönelirken yatağın kenarında duran dolaptan iki tane şort çıkarıp birini bana doğru attı. -“Hadi giy bunu”deyip kendisi de diğerini giyerek dışarı çıktı. Bende doğruldum şortu giydim ama belimde durmadı.Kocaman bir şorttu.Camdan dışarı baktığımda Ahmetin kapının önünde duran musluğa hortum takmış özel yaptığı bir sopanın ucuna bağlamış duş alıyordu.Bende çıktım yanına gittim; -“Bu şort kocaman belimde durmuyor”dedim.Sonra sessizce onun duş almasını seyrettim.Bir müddet sonra; -“İstersen sende gir suyun altına,rahatlarsın iyi gelir”deyip kenarda duran havluyu beline sardı ve içeri geçti.Yanımdan geçerken attığı adımlardan açılan bacaklarının arasında siki hala sallanıyordu.Bende suyun altına geçtim.Suyun soğukluğu vücudumun ateşini söndürmeye yetmiyordu.Bunu fark ettiğim anda gözlerimi kapadım.Suya alışmaya çalışıyordum.Aklımdan şu ana kadar olanlar geçiyordu; -“Ahmetin arabada amımı yalaması,Emreye attığı tokat,ağaca yaslanmış sigara içmesi,sırtını ağaca dayayıp uyması,yanına gidip sikine saldırmam,beni kapıya bağlaması,sikini bana yalatması,yatağın üzerine koyarken beni dudağımdan öpmesi ve; “Sen çok tatlı bir orospusun…” demesi;geçti aklımdan.Gözlerimi açtığımda Ahmet şortla karşımda duruyordu.Elinde pembe bir havlu vardı.Biraz öylece Ahmete baktım sonra bende sudan çıkıp elindeki havluyu alırken yanağına bir öpücük kondurdum. -“Teşekkür ederim Ahmet”deyip ileride duran iki kişilik koltuğun üzerine oturdum. Ahmette suyu kapatıp tam karşıma bir sandalye çekip oturdu.Bir müddet birbirimizin gözlerine baktık sesizce ilk sesizliği bozan Ahmet oldu… -“Kızım niçin geldin buraya?..”dedi.Anlamamıştım sordum; -“Ne demek niçin geldin buraya?Ben gelmedim ki siz ***** getirdiniz”dedim. Ahmet tekrar lafa atılarak; -“Biz kimseyi ***** getirmedik.Biz buraya eğlenmeye geldik.Emre bize iki kadın getirecekti.Ben Ermeyi tanımam.Geçen sene tanıdım,Cemilin arkadaşı.Geçen sene gördüm.İlk kez biri ile geldi buraya,bir iki saat oturdu sonrada “Annem size emanet” deyip gitti.
Dört gün sonra gelip annesinde alıp gitti.Ben şaşkınlık içinde; -“Neeeeee anesimi”dedim.Sonra Ahmet devam etti söze; -“Evet annesi,bu senede getirecekti ama ikna edememiş.’Ben size başka birini getiririm abi hem de 18’*** çıtır’ deyince bizde birini ikna edip getirecek sandık.” -“Vay adi vay.Alçak,orospu çocuğu”dedim bir çırpıda. -“Ben neler düşündüm,neler oldu ya..”diye ilave ettim.Ahmet devam etti; -“Senin anlayacağın annesini ikna edemeyince Seni getirdi buraya.Bizde neler hayal ettik,neler oldu ama..” Böylece karşılıklı sohbetimiz biraz sürdü.Havanın sıcaklığı damağımızı kurutmuştu. –“İçecek bir şey getireyim”diye kalkan Ahmetin arkasından baktım.Belime sarılı olan havluyu kenara koydum.Çırılçıplak bir vaziyette koltukta oturuyordum.Ahmet elinde iki tane bardakla yanıma gelirken bacaklarımı araladım geriye doğru yaslandım.O da gelip benim yanıma oturarak bardağın birini bana verdi.Elinde bir tanede hap vardı ortadan bölerek avucunun içinde bana uzattı. -“İç bunu biraz sakinleşirsin,rahatlarsın”dedi.Ben iki parçayıda birden alıp ağzıma attım ve hemen yuttum. -“Ne yaptın kız dokunmasın şimdi sana.Biraz sonra ateş basar seni,burada yok mu beni siken diye bağırırsın”dedi. -“Hadi ya bu kadar etkilimi bu haplar”diye sordum şaşkınlıkla. -“Görürsün biraz sonra”dedi ve elindeki meyve suyunu bir dikişte içti.Sonra; -“Meyve suyunada seni azdıracak toz atmıştım ikisi birden olunca tırmalarsın duvarları”dedi.” “Aradan 5 dakika geçti geçmedi vücudumu korkunç bir ateş basmaya başlamıştı.Oysa çırılçıplak bir şekilde koltukta oturuyodum ve bu kadar sıcak ve ateşin vücudumu kaplamasını ilk kez yaşıyordum.Ahmette yanımda şortunun üstünden yarrağını okşuyordu.Daha sonra bir eli ile göğüslerimi sıkmaya başladı.Benim içimde fırtınalar kopuyordu.Korkuyordumda.İlk kez bu kadar şeyi bir arada yaşıyordum.Kız olarak geldim ama kadınlığa nasıl geçecektim tahmin bile edemiyordum.Seks yapma konusunda fazla tecrübem olmadığı için kendimi Ahmete bırakmıştım.Ahmet ayağa kalktı.Tam önüme geçerek şortnu sıyırıp çıkardı.B iraz beni geriye yaslıyarak eli ile irileştirdiği yarrağını memelerimin arasına bıraktı.Ellerimi tutarak memelerimi sıkmamı söyledi.Kendiside geriye doğru yaslanıp yukarı aşağı memelerimin arasında sikini sokup çıkarıyodu. Biraz böyle oynadıktan sonra; -“Aç ağzını bakalım küçük fahişem döllerim boşa gitmesin”diyerek ağzıma soktu kocaman yarrağını.Bende iki elimle kavrayarak sikinden fışkırttığı tüm dölleri ağzımda toplayıp tadına vara vara iştahla yuttum.Bu arada Ahmet azgın boğalar gibi bağırıyodu; -“Harikasın …harikasın ..az kaldı hepsini boşalt iç fahişem”diyordu. Bende; -“Bu kadarmı hadi kapatma musluğunu daha doymadım ben buna.Boşalt hepsini doyur beni erkeğim azgın boğam”dedim filimlerde duyduğum sözlerle.Sikinden damlayan dölleri son damlasına kadar yuttum.
Biraz dinlenip kendimize gelmemiz için koltuğa uzandı k ikimizde.Ahmedin uzun boyu kaplıyordu zaten koltuğu.Bende onun üstüne uzandım.Böylece yarım saat sesizce kaldık. Saat akşamın 8:00’i olmuştu. Ahmet; -“Yemek yemiyelimmi.Karnın acıkmadımı senin hadi kalk”deyip kucağından indirdi beni. İkimizde çırılçıplak anadan doğma bir halde mutfağa doğru yürümeye başladık.Buzdolabındaki malzemelerle kendimize bir sofra kurduk bahçedeki masanın üzerine.Benim hala içimde yanan sönmeyen bir ateş vardı.Yemek yerken hep Ahmetin gözlerinin içine bakıyor ‘acaba ne zaman bana saldırır tecavüz eder,kimbilir neler yapacak,nasıl canımı yakacak’ diye aklımdan geçiriyordum.Beni tek eli ile bağlayıp kapıya asması,sonrada azgın bi şekilde amımı yalaması gerçekten beni çok korkutmuştu.Sesim çıkmamıştı.Bana kötü davranacak diye çok korkuyodum.Birara ayaga kalkıp; -“Bira içermisin Selin”diye seslendi.Ayakta durduğunda kocaman aleti sanki masanın üstünden bana doğru uzanıyormuş gibi geldi.Zaten iki tabağın yanyana zor durduğu küçük masayı kaplamış gibi geldi bana. -“Tamam içelim”dedim.Ahmet; -“Sen otur ben getiririm”deyip giderken bende ayağa kalktı m.Ahmet bana dönerek; -“Selin sen masayı topla,ben getiririm”deyip mutfğa yöneldi.Bende masayı toplamaya başladım.Tüm tabakları,çatalı,bıçağı tepsiye doldurdum ve mutfağa doğru yöneldim.Tam kapıya geldiğimde Ahmet elinde iki kulplu bardakla,uzun vücudu,geniş omuzları ile kapıda duruyordu. -“İçeri götürme şuraya bırak elindekileri”deyince biraz önce duş aldığımız musluğun yanına koydum.Arkamı dönüp baktığımda Ahmet koltuğa oturmuş elindeki kulplu bardağı bana doğru uzatıyodu.Küçük ve korkak adımlarla yanına kadar yürüdüm,elindeki bardağın kulpundan tutup aldım.Bir eli boşta kalan Ahmet beni tutarak kendine çekip kucağına oturtturdu.İlk gördüğümden beri hiç küçülmeyen yarrağı iki bacağımın arasından dışarı çıkmış ucu görünüyordu.Kendimi Ahmetin göğsüne doğru yasladım.Bir elimle birayı yudumlarken bir elimlede Ahmetin sikinin ucunu tutmuş oynuyordum.Ahmette boşta kalan eli ile göğüslerimi sıkıyor,uçlarını iki parmağı ile eziyordu.Kulak memelerimi ısırıyodu.Biz biraz böyle oynaştıktan sonra kulağıma egilerek; -“Eveeet.Geldik finale küçük orospum,tatlı fahişem benim”dedi. Ben; -“Bu finalde nedemek şimdi Ahmet?”diye korku ve endişe ile sordum.Ahmet bana bakarak; -“Bebeğim kızlığı halletmemiz lazım,sabahtan beri etrafımda çırılçıplak dolaşıyosun,bu küçücük amcığı görüpte bu kadar dayanmamın sebebi seni ürkütmemek,korkutmamak içindi”dedi. -“Ahmet gerçekten korkuyorum şimdiye kadar hiç tecrübem olmadı,nasıl olur ne yaparım bilmiyorum,lütfen bana zarar verme,beni dövme,ne istersen yapacağım söz”dedim. -“Kızım ben sadist değilim,zevk adamıyım sevmediğim zevk alamadığım bişeyi yapmam.Zorlamadan güzellikle tadını çıkara çıkara sikmem lazım seni”dedi.Bende; -“Ben birşey bilmemki Ahmet,sana nasıl zevk veririm seni nasıl mutlu ederim.
Sabah yola çıtığımda kızlığımı Emreye verecektim kafama koymuştum zaten”dedim -“Bırak sen şu orospuçocuğunu.O seni mutlu edemezdi.Sen her şeyi bana bırak bulutların üzerinde uçurayım seni.Tamammı minik amcığım benim”dedi. -“Tamam Ahmet sen nasıl istersen yeterki canımı yakma beni dövme” -“Ne dövmesi orospu.Seni sikeceğim,bu günkü avımda Sen varsın” -“Tamam.Ne yapmamı istiyosun?” -“Önce biranı bitir.Biraz iştahlan,amın kudursun.Ahmet hadi sik beni,diye yalvaracaksın.” -“Amım kuduruyo zaten Ahmet.Hiç böyle olmadı,bu kadar sulanmadı amcığım bu güne kadar.” -“Sen biranı bitir,ben sana güzel bir şey hazırlıyayım”dedi.Biraz ilerde bir ağaca yaslı olan sünger yatağı getirip koltuğun önüne koydu.Ben koltukta oturuyodum…” ”Bacaklarımı aralayıp çömelerek önüme oturdu.Biraz sulanmak üzere olan amımı yaladı.Sonra iki bacağımı tutarak omuzlarına koydu.Bana biraz daha yanaştı.Tam koltuğun kenarında duruyordum.Küçüçük amım Ahmetin ağzında sanki kaybolmuştu.Ahmet yaladıkça ben aldığım zevkten dudaklarımı ısırıyor,saçımı sağa sola sallayıp çığlıklar atıyodum.Sonra Ahmet omuzlarındaki bacaklarımı tutarak çevirdi beni.Şimdi ellerim koltuğa yaslanmış götüm Ahmetin suratında idi.Biraz götümün yanaklarını öptükten sonra arkamda dizlerinin üzerine kalktı.Hem götdeliğimi hem amımı yalıyordu.Bense ellerimle sanki koltuğu parçalayacak gibi tırnaklıyordum. Ahmet tamamen ayağa kalkmış şimdi sikini sürtüyordu götümün deliğine amımın dudaklarına -“Nasıl zevklimi küçük orospum,hoşuna gidiyormu,kuduruyomusun”diye bağırıyordu.Bende; -“Harikasın çok güzel,daha sert sürt kudurt beni,söndür içimdeki yanan alevleri”diye çığlık çığlığa bağırıyordum.Ahmet bir ara sikini amımın dudakları arasında bekletti.Biraz nefes almıştım. -“Yoruldunmu Ahmet” diye söylendim. -“Hayır orospu”deyip amımın iki dudağı arasında duran kocaman yarrağını bir hamlede amıma soktu.Ahmetin sikini amıma sokması ile çığlık atıp bağırmam bir anda oldu.Ben kaçmak için çırpınırken Ahmet bir eli ile belimden kavramış kendine doğru çekiyordu.Canım çok yanmıştı.Avazım çıktığı kadar bağırıyordum.Gözlerimden yaşlar aktığını fark ettim. -“Ahmet nolur yapma,canım çok yanıyo,çıkar şunu nolur yeter dayanamıyorum”diye bağırarak ağlıyordum ama Ahmet hiç oralı bile olmuyordu.Attığım çığlıklar Ahmeti daha fazla kudurtuyor her geçen saniyede daha hızlı sokuyordu daracık amcığıma.Bacaklarımda derman kalmadığını hissettim.Kollarım zaten kopmuş kafamı koltuğa gömmüştüm.Ben nekadar yalvarsam Ahmet o kadar acımasızca sikiyodu beni. Acı ile aldığım zevk içimdeki ateşi söndürememişti.Ama canımın bu kadar acıdığını vücudumun bu kadar titrediğini hiç hisstmedim bu güne kadar.. Ahmet son vuruşlarını yapıyordu.Amımın içindeki siki gitgide şişiyor,amım daha fazla genişliyordu.Artık acıdan çığlık bile atamıyordum.Üç,dört kez amımdan sular aktığını ve Ahmetin sikini dahada kayganlaştırdığını amıma daha rahat girip çıktığını hissettim.Artık vücudumdaki acılar zevke dönüşmeye başlamıştı.Amıma giren yarak her saniye geçtikçe daha fazla kalınlaşıp şişerek bana zevk vermeye başlamıştı.Ben birkez daha amımdan sular boşaltmıştım.Ahmetse hala arkamda belimden kavramış amımın içine sikini sokup çıkarıyordu.Artık aldıgım zevk dayanılmaz bir hal almış kendimi kaybetmiş bir halde titremeye,çırpınmaya başlamıştım.Bu saniyeden sonra kendimi tamamen serbest bir halde yatağa bıraktım.Ahmet beni istediği gibi sikiyor tıpkı oyuncak bir bebek gibi benle oynuyordu. -“Hadi lan orospu çocuğu boşalacaksan boşal zevkten öldüreceksin beni piçkurusu baban ananı böylemi sikiyodu…”diye bağırdım Ahmete. -“Tamam benim minik orospu fahişem.Sabırlı ol şimdi patlatacağım bombayı,dolduracağım amını”deyip sanki bir yanardağ patlaması gibi döllerini amımın derinliklerine boşaltarak doldurdu içimi.Sikinden fışkıran spermleri sanki ağzımdan çıkacağını hissttim.Çığlıklar içinde bağıra bağıra doldurdu içimi; -“Selin ne am varmış kız sende daracık.Hayatımda hiç bir karıyı bu kadar iştah ve zevkle sikmemiştim”dedi. Bende bu zevke dayanamayıp; -“Ohhhh,ohhhh.Yeter Ahmet artık dur yalvarırım öldüreceksin beni,nasıl bir yarak varmış sendede”deyip bıraktım kendimi;(ilk kez ağzımdan böyle bir cümle çıkıyordu.Bu cümlelerde seyrettiğim filimlerden hafızamda kalmıştı)… Bir kaç saniye sonra bayılmışdım.
Ahmetin bu kadar sert davranması,arenadaki azgın boğaların kudurması gibi sesler çıkarması,beni hem korkudan hem zevkten bayıltmıştı.Aradan ne kadar zaman geçti,ne kadar ****** kaldım bilmiyorum.Uyandığımda yerdeki sünger yatağın üstünde başımın altında bir yastık vardı,Üzerimde bir çarşaf örtülü idi.Bir an doğrulup kalkmak istedim,fakat bacaklarım titriyor beni taşımıyordu.Çarşafı üzerimden attım bacaklarımın arasından kan sızıyordu. Yatak,çarşaf kan içinde idi.Önce birşey anımsayamadım,başım kazan gibiydi.Sonra yavaş yavaş olaylar gözümde ve kafamda canlanmaya başadı.Evet;Emre ile gezmeye gelmiş ve geldiğimiz yerde Ahmet ve arkadaşı tarafından kaçırılarak buraya getirilmiştim.Sonradan Emreninde bu olaya yani kaçırma işine dahil olduğunu Ahmetten öğrenmiştim.Ve ne yazıkki artık ben kız değildim.Buradan kaçmak için kafamdan ne yapabilirim diye sorular geçmeye başladı.Daha sonra yattığım odanın bir kenarına atılmış olan yırtık elbiselerim gözüme takıldı.Ben yırtmıştım ama neden yırtmıştım bilmiyorum.Sanırım bir sinirlendiğim ana denk gelmiş olmalıydı.Bu yüzden kaçmaya kalksamda giyecek elbiselerim olmadığından umutsuzluk içinde yaşadığım şu anki olaylara razı olmaktan ve bu insanların beni bırakmalarını beklemekten başka seçeneğimin olmadığını anladım.Gözlerim Ahmeti aradı ama bulamadım.Zor güç ayağa kalktım ve kapıda duran musluğu açtım ve hortumu bacaklarımın arasına tuttum.Suyun amıma değmesi beni kendime getiriyordu. 10 dk kadar suyu vücuduma tuttum,tamamen ayı lmıştım.Ahmet kulübenin arkasından çıkıp seslendi; -“Nasıl?Kücük orospu memnun kaldınmı benden…” -“Hayvan.Hayvansın işte.Ahmet çok yabaniymişin.Beni bu kadar acı bir biçimde hayvan gibi sikmen,kızlığımı bozman,beni korkuttu.Nolur Ahmet kötü davranma bana,ama çok harika bişeymiş bu çok hoşuma gitti”deyip Ahmeti yumuşatmak için dudağına bir öpücük kondurdum….Artık saate bakmıyor zamanın nasıl geçeceğini düşünmüyordum.Kendimi tamamen Ahmetin bana neler yapabileceğini düşünmeyle meşgul etmeye bırakmıştım.Bir yandanda korku içinde bana kötü birşey yapmaması için dua ediyordum… -“Selin … arka tarafa gel bebeğim buradayım…”diye bağırması ile kulübenin arka tarafına doğru gittim.Baktım Ahmet ağaca iple yapmış olduğu bir salıncakta sallanıyordu. -“Gel sende sallan istersen.”dedi. -“Neden olmasın harika olur.İn birazda ben sallanayım.”dediğimde Ahmetin benim için aslında aklından neler geçirdiğini bilemezdim.Ahmet salıncaktan indi.Ben oturdum ama çırılçıplak olduğum için salıncağın ipi kalçalarımı acıtıyordu. -“Olmadı Ahmet götüm acıyor burada.”dedim. -“Dur müsaade et iplerin üstüne bir yastık koyayım.” dedi.Ben salıncaktan indim Ahmet bir yastık yerleştirdi salıncağa.Tekrar salıncağa binmek için arkamı Ahmete döndüm.Yastığın üzerine oturdum.Ahmet arkamda duruyordu.Ben bindikten sonra salıncağı itti…” “Sallanmaya başladım.İki üç defa ittikten sonra; -“Bişey içermisin?Bu gecenin tatlı çıtırı,minik orospusu,harika amcıklı kızı” diye sorunca; -“Hakaretmi ediyorsun,iltifatmı belli değil Ahmet anlamadım yaa” dedim. -“Nasıl düşünürsen öyle olsun güzel fahişem.” -“Tamam ben iltifat olarak kabul ediyorum,içerim tabi ki,soğuk olsun ama lütfen.” dedim.Ahmet içeri doğru gitti.Bir elinde bir şişe ve iki bardak,diğer elinde ayakları demirden bir tabure vardı barlarda oturdugumuz cinsten yani.
Tabureyi kenara bıraktı ve bana doğru geldi.Bardağın birini uzattı.. -“Nedir bu Ahmet?” diye sordum. -“Özel yapım kırmızı şarap harikadır,bahçedeki kuyudan çıkardım.” -“Güzel şarabı severim.Kızlarla bazen içerdik..” -“Bu daha güzel.Dedim ya özel hazırladım.” Ahmet bardağı doldurdu sonra gidip tabureye oturdu.Ben bir elimde bardak diğeri ilede salıncağın ipini tutuyordum.Kendimi dengelemekte zorlandığımı gören Ahmet yanıma gelerek; -“Dur elinin birini ipe bağlıyalım düşme riskin olmaz.” deyip kenarda duran askerlerin de kullandığı palaskaya benzer kalın bir kemer aldı eline.Sonra kemerin yanındaki bez parçasından biraz yırtıp yanıma geldi. -“Dur önce bileğini sarayım bu bezle acımasın,sonra şu kemerlede bağlayalım sıkıca.Tam oldu.Şimdi sallan bakalım.” diye mırıldandı.Gitti tabureye oturdu.Ben yavaş yavaş sallanmaya başladım.Ayaklarım yaklaşık yarım metre yukarda idi.Hem şarabımı yudumluyor hemde sallanıyordum.Ahmette tam karşımda kulübenin duvarına yaslanmış şortunun üzerinden siki ile oynuyordu.Bana seslendi; -“Biraz bacaklarını aralada amcığını seyredeyim nasıl duruyo,sulanmışmı;aç aç…manzaramı bozma küçük orospum.”diye emreder gibi bağırdı.Zaten biraz açık olan bacaklarımı iyce araladım.İçtiğim şarap kanıma karıştıkça Ahmete daha güzel sergiliyordum amcığımı.B enim bu halimi seyreden Ahmetde daha hızlı oynamaya başladı siki ile.Elindeki bardağı kenara koydu.Tabureyi salıncağın önüne getirdi ve üzerine biraz abandı.Taburenin yarısı toprağa girdi.Yanıma doğru gelip; -“Hadi sende bitir şarabını,diğer elinide bağlayıp sallayacagım seni.”Deyince yarıya kadar dolu olan kadehi bir dikişte içmek zorunda kaldım.Şarap bitince elimden kadehi aldı,biraz ileri kırılmayacak şekilde fırlattı.Bir elim bağlı idi.Diğerinide bağladıktan sonra bacağımın tekini kaldırıp elimle tumamı istedi.Elimle tuttuğun bacağımı elime bağladı.Ben;”ne oluyor”diye düşünürken diğer elim ve bacağımı kendisi kaldırıp salıncağın ipine bağladı.Şimdi iki elim iki bacağıma bağlı bir vaziyette salıncakta sallanıyordum. Biraz beni böyle çok yavaşça salladıktan sonra beni durdurup heycandan terleyip sulanan amımı yalamaya başladı.Amım tabak gibi açılmış bir halde Ahmetin ağzının içinde,dilinin sürtünmesi ile kudurmaya başlamıştım.Sanki amımın dilleri -“Hadi Ahmet daracık amcığımı iyice yala,dudaklarınla ez onları,içime sok dilini,dilinle sik parçala amımı…”diyordu.Ahmet böyle yarım saat yaladı durdu amcığımı.Ben aldığım zevkten sayamadım ama amımın suyu en az beş kere Ahmetin kocaman ağzına boşaldı.Sonra Ahmet taburenin üstüne çıktı salıncağın ipini oraya kadar çekti.Ayakta taburenin üstünde irileşmiş kocaman yarrağını ağzıma soktu. -“Hadi orospu fahişem benim. Şimdi sıra sende.Tam altı kere içirdin bana amının suyunu.Şimdi ben içirecegim sana yarrağımın döllerini,”deyip gırtlağıma kadar sokuyodu irileşmiş kocaman sikini.Küçücük ağzıma ancak yarısını alabiliyordum. O ise; -“Daha çok aç ağzını hepsin sokacağım içine taşaklarımıda al ağzına,yoksa ben sokacağım *****..”diyerek bana hayvan gibi bağırıyor bacakları ile vücudumu sıkıyordu.Ben ağzımı açabildiğim kadar açıyordum ama yinede Ahmetin dediğini yapamıyordum.
Ben köle gibi ikiye katlanmış ipte sallanırken Ahmet bir eli ile tuttugu koca sikini ağzıma var gücü ile sokuyordu. -“Tamam anlaşıldı,ağzın küçük geldi bu sike;o zaman amına sokar götünden çıkarırım..”diye mırıldandı.Ben düşünmeye başladım böyle bir şey olurmu amımdan sokacağı siki götümden çıkarırmıydı. Tabureden aşağı indi.O hırs ve kızgınlıkla hiç beklemeden kocaman sikini bir hamlede amıma soktu.Benim attığım çığlık gecenin sessizliğinde yankılanıp tekrar kulağıma gelmişti.İçimde anlayamadığım,daha önce hissetmediğim inanılmaz duygular yaşıyordum.Bir tarafta acı içinde öleceğimi düşünürken,bir taraftan zevkten kuduruyor,zevkten çığlıklar atıyordum.Benim her çığlığımdan sonra Ahmet ağaçta asılı duran vücuduma daha fazla bastırıp,uzun ve güçlü kolları ile beni kendine doğru çekip sikiyordu;hatta nefes almakta zorlanıyordum.Artık Ahmetin acımasız kollarında,ağaçta asılı,nefes almadan yarı ****** şekilde sallandığımdan başka bir şey hisetmiyordum.Sadece ağzımdan dökülen; “Ahhhhhhhhhh…offffff…” sesinden başka ses çıkmıyordu.Bu şekilde Ahmet beni ne kadar sikti ne kadar yarı ****** durdum hatırlamıyordum.En sonunda amımda sabit duran sikin daha fazla şişmeye başladığını,bacak aramın genişlediğini,mideme kadar girdiğini,kusmak üzere olduğumu anladım. -“Ahmet yeter artık kusacağım,midem bulandı yalvarırım bırak beni,öldüreceksin beni..” “en bunları düşünürken Ahmet yine tabureye oturmuş bana bir nefes kadar yakındı. -“Ahmet çözmeyecekmisin beni? Hadi çöz artık nolur..”diye yalvarır bir ses tonuyla seslendim. -“Bekle aşkım,bekle bitanem,bekle benim minik sevgilim..” diye bana ilk kez tatlı sözler söylüyordu. Sonra… -“Yoruldunmu ağaçta? bak ne güzel sallanıyorsun işte değilmi..” -“Yok yorulmadım ama böylede asılı bırakmazsın beni değilmi hayatımın ilk erkeği,ilk sevgilim,beni ilk siken kocam..”diyerek bende Ahmete güzel sözler söyledim. Ahmetten hem korkuyor hem de bu dağ başında başıma kötü şeylerin gelmesini istemiyordum… -“Çözeceğim çözmesinede.Sen sallanırken bi daha sikmemi,seni zevkten bağırtmamı istemezmisin ?” “Yok Ahmedim.Nolursun böyle sikeceksen sikme canım çok yandı” -“Tamam ben her şeye razıyım.Ama nolur canımı yakma.” dedim. -“Hayır tatlım,seni bu kez daha zevkli,daha güzel,amından döllerimi fışkırta fışkırta,sikeceğim.Sende zevk alacaksın.” dedi.Ve ayağa kalkarak kulübeden elinde iki küçük şişe bir bardak su ile geldi.Şişenin birini bir elime diğerini diğer elime verdi.Su dolu bardağı taburenin üstüne koydu.Beni tek kolu ile kucağına aldı.Elimdeki şişenin birini diğer eli ile açıp içinden birkaç damla bir şey damlattı amımın içine.Sonra diğer şişeden iki tane hap çıkardı.Birini kendi ağzına aldı diğerinide benim ağzıma koydu.Taburenin üzerinde duran sudan birkaç yudum alıp,banada birkaç yudum içirdi. -“Nedir bunlar Ahmet,ne damlattın amıma,ne içtik biz?” -“Damlattığım şimdi senin amını kudurtacak.Hap ise ikimizide azdırtacak.Sen bağıracaksın,’Hadi Ahmet sik beni,amım senin yarrağını istiyor,kudurtma onu,taşaklarınıda sok içime doldur amımı’diye bağıracaksın;bende azgınlığımdan sana,’küçük orospum,aç amını iyce,güzelce siktirt kendini,hem sen uç hem ben uçayım.’diye azgın boğalar gibi bağıracağım.Sesimiz dağlarda yankılanıp kulaklarmıza gelecek daha fazla kuduracağız.Herşey güzel olacak…” diye ilave yaptı.
Bu cümleleri yavaş yavaş beş dakikalık bir sürede kulağıma fısıldayarak söyledi.Aradan geçen zaman ilaçların etkisini çabuk göstermeye başlamıştı. Ahmet iki elleri ile göğüslerimi okşarken,dudakları ile ipte bağlı olan kollarımı,boynumu,bacaklarımı öpüyordu.Gerçektende Ahmetin dediği gibi 10 dakika içinde vücut kimyamın değiştiğini,her tarafıma ateşlerin bastığını,amımın zevk içinde yandığını,göğüs uçlarımın irileştiğini,ipte asılı duran vücudumun her yerinin titrediğini hissettim.Ahmet azgın boğalar gibi saldırıyordu bana.Bazen bir elini amıma götürüp dudaklarını çekiyor,bazen parmağını içime sokuyor, sonrada amıma soktuğu parmağını ağzıma verip yalattırıyodu.Artık ben dayanılmaz bir halde idim;yalvarmaya başlamıştım; -“Hadi sevgilim,hadi aşkım,ye amcığımı,sok yarrağını,yala beni,sik amımı,sok hadi yarrağını soksana beee;bak artık kölenim senin ne istersen yap ama nolur yalvartma beni,kudurtma beni,yaraksız koyma amcığımı..” diye bağırmalarıma çığlıklar atmama karşılık; -“Aç amını fahişem,aç amını küçük orospum,aç amınıda taşaklarımıda sokayım,siktir amcığını bana;iyice açki hepsini içine sokayım,yanan amcığını söndüreyim,götünün deliğinden çıkarayım yarrağımı..”diye çığlıklar atıyordu.Sonra birden koca ağzı ile amımı yalamaya başladı.Amımı yaladıkça ben saçlarımı yoluyor kafamı sağa sola çeviriyordum.Ahmetin dilinin amıma iyice girmesi için kendimi ona doğru itmeye calışıyordum.Tarif edemiyeceğim bir zevk deryasında boğulup gitmiştim.Daha sonra; -“Hadi aşkım sende yarrağını yalat bana.Onu ağzımın içinde kemireyim.Hadi nolur ver onu ağzıma..”diye söylendim.. Ahmet bir çırpıda ellerimin üstünden ipi tuttu bacaklarını havaya kaldırdı …şimdi oda ipe asılı ters düz bi şekilde duruyorduk.. benim amım Ahmetin azgında,Ahmetin yarragı Benim ağzımda idi ..biz birbirimizi yalamak için çabalarken ipte hızlı bir şekilde sallanmaya başlamıştık.. Hem aldığımız zevkin etkisi hem sallanmanın vediği duygu beni gerçekten bulutların üzerinde uçuyormuşum gibi çıldırtıyodu..Bu şekilde epey sallandık..Ahmetin yarrağı kıpkırmızı olmuştu.. Bunu görebiliyordum..Ama amımın ne halde olduğunu sadece tahmin edebiliyordum,herhalde yalanmaktan,somurulmaktan mos mor olmuştur…Ahmet asılı kalmaktan yorulmuştu bunu kaslı kollarının aşağı doğru kaymasından anladım…Hareket etmiyor sadece birbirimizi yalıyorduk.Ahmetin yarrağı ağzımda dahada büyümeye başladı..Kollarının birini ipten çekerek eli ile burnumu tuttu…Ağzımda kocaman bir yarak burnum sıkılı nefes alamıyordum…Nasıl yaptı bilmiyorum ama diğer elini de ipten çekerek kafamı tuttu yarrağını boğazıma kadar soktu… bütün spermlerini gırtlağımdan mideme doğru fışkırtırken amımın şelalelerden boşalan sular gibi Ahmetin ağzına boşaldığını hissetim…İkimizinde boşalması bitmişti.” “Ahmet kendini bir çuval gibi yere bıraktı.Düşerken çıkardığı ses beni korkuttu..Ama aldığım zekten beni hala bulutların üzerinde uçurtuyordu..Birkaç dakika sonra seslendim; -“Ahmet sevgilim…Nasılsın..Çok kötü düştün…”dedim -“Yok bişey aşkım… merak etme sen..Sen nasılsın…”dedi.Artık Ahmete kızamıyordum..Hayatımda almadığım zevkleri bana yaşattığı için teşekür bile edebilirdim..Yerde sırt üstü yatan Ahmete baktım,hiç kpırdamadan yatıyordu..Biraz öylece yattıktan sonta kalktı kulübenin öntarafına geçti.Bir kova su getirdi.. İçinde duran tas ile kafamdan aşagı üç dört tas su döktü.Kalan suyuda kendi kafasından aşağı döküp tası kovanın içine koyup kulübenin duvarına bıraktı sonra gelip taburenin üzerine oturdu.
O taburenin üzerinde,ben asılı şekilde birbirimize bakıyorduk.Ahmetin siki hala dimdik duruyodu,sanki bir ağacın uzun bir kolu imiş gibi iki bacağının arasından bana doğru uzanmıştı. -“Şimdi senle daha zevkli bir şey yapacagız..”deyip ayağa kalktı.. Biraz önceki şişelerin birini alıp yanıma geldi..Yine beni kucaklayıp demin yaptığı gibi amıma birkaç damla sıvı damlattı.Sonra kendi sikine de iki,üç damla bırakıp taburenin üzerine oturup eli ile sıvazlamaya başladı.Uzun kolları ile ipten tutup kendine çekti.Bir iki dafa çekip bıraktıktan sonra ona doğru sallanmaya başladım.O taburede otumuş sikini iki eli ile sıkıca tutuyordu.Biraz öne doğru çıkardı kendini.Tek ayğını amıma yasladı,diğer ayağı ile yere iyce basıyordu.Amımdan iterek sallamaya başladı beni.Ne olacağını hala anlayamamıştım.Benim hızım iyice artıyor vücudum Ahmetin vücuduna çarpıyordu.Birden ayağını amımdan çekip iki ayağı ile yere basıp kendini tartarak götünü havaya kaldırdı.Gözünü amıma dikti.Kıçını oynattı ve sallanarak ona doğru giden amıma yarrağı girip çıktı.Ben sallandıkça amım taburede oturan Ahmetin yarrağına girip çıkıyordu.Bu durum beni epey heycanlandırmışdı.Artık ritmik bir şekilde amım sallanıyor Ahmetin yarrağına girip çıkıyordu.H er girip çıktığındada ben daha fazla hızlanıyor,kocaman yarrağın daha çabuk girip çıkması için kendime hız veriyordum. Ahmet içinden sayılar sayıyordu; -“10…15…19…20…” dedi.Ben bu gidip gelmelerle inanılmaz derecede zevk alıyor,bazen ona saymakta eş*** ediyordum.Onun her söylediği rakamın bir sonrasını ben söylüyordum.En sonunda ben 99 dedim.Onun ağzından 100 rakamı çıktı.Tam yüz defa Ahmetin yarrağı amıma girip çıkmıştı.Harika bir şey,harika bir zevkti bu yaşadığım.100 dedikten sonra ayağa kalkıtı.Bacaklarımı çözdü.Ellerim hala bağlı idi. -“Şimdi bacaklarını açarak gel yarrağıma doğru” dedi ve taburedeki yerini aldı.Şimdi her şey daha güzeldi.Ben bacaklarımı açarak taburede oturan Ahmetin yarrağına doğru sallanmaya başladım.Amıma her girip çıktığında çığlıklar atıyor,ağzımdan tuhaf sesler çıkarıp inliyordum.Ahmetinde benden aşağı kalan bir tarafı yoktu.O da aldığı zevkten boğaların bağırması gibi bağırıyor; -“Daha hızlı aşkım,daha hızlı sallan sevgilim” diye bağırıyordu.En sonunda yarrağını amıma soktuğunda tuttu beni,yarrağını amımın içinde tahtaya vida çeviriyormuş gibi çevirmeye başladı. O çevirdikçe ben amımı ona doğru daha hızlı bastırıyor amımın suyunu iyice yarrağının üzerine sızdırıyordum.Bu çıldırmaya dayanamayıp amımın içinde döllerimizin buluştuğunu hissedip sarsıla sarsıla birlikte boşaldık.Döllerimiz ikimizin vücudunun arasından güçlükle yere damlıyordu.Damlayan spermlerimizi bir avcu ile tutup elini ağzıma sürterek yalatmaya başladı,sonra kocaman ağzı ile onun ağzına küçük gelen dudaklarıma yapıştı ve yaladı.Bu yalayışı çok harika idi.Daha heyecan verici idi.Dudaklarımı yalayıp bıraktıktan sonra amıma eğilerek kocaman bir öpücük kondurdu.Ellerimi çözüp beni kucağında ön tarafta bulunan koltuğun üzerine yatırdı.Gidip kendini hortumun altına sokup duş almaya başladı.Bende ister istemez uzandığım koltukta onu seyrediyordum.Şimdiye kadar böyle vücuda sahip olan birini görmeyi bırakın,duymamıştım bile.Evli olan,dul olan arkadaşlarım vardı.Onlarla yaptığımız sohbetlerde hiç böyle bir şey anlatılmamıştı.İçimizde en tecrübeli olan Avukatım Nilay Abla bile böyle bir şey anlatmam ıştı.Bir yandan bunlar aklımdan geçiyor,bir yandanda hayranlıkla Ahmeti seyrediyordum.” “Yediğim yarrak amcığımın kızgınlığını hala geçirmemiş,amımı doyurmamıştı ne yazıkki.Ayağa kalktım duş alan Ahmedin yanına gittim.
Hiçbir şey söylemeden dizlerinin önüne çöküp,inmekte olan yarrağını ağzıma aldım.Bu inik hali bile ağzıma sığmıyordu. -“Ne kadar büyük bir yarak bu yaa” deyip yalamaya başlamıştım bile.Ben yaladıkça büyüyor,büyüdükçe Ahmet suyun altında kafama bastırıyordu.Oracıkta Ahmeti tekrar hemen boşalttım.Sikinden fışkıran spermleri yutkunarak gırtlağımdan mideme gönderdim.Daha sonra kendi ellerimle sabunlayarak Ahmetin sikini yıkadım.Kenara doğru çektim suyun altında kendimi.Bu kez duştan çıkan Ahmet ıslak vücudu ile koltuğa oturmuş beni seyrediyordu.Ben aslında normal hayatımda çok rahat bir kız olmama rağmen biraz utangaç bir yapım vardı. Değil çıplak dolaşmak,erkeklerle konuşurken bile yüzüm kızarır ve yüzlerine bakamazdım.Oysa şimdi Ahmetin karşısında bu dağ evine geldiğim andan beri tamamen çırılçıplak dolaşıyordum.Artık Ahmetten utanmıyor karşısında bazen amcığımın 2 dudağını ellerimle gerdirerek açıyor ve Ahmeti azdırmak için amımın içini gösteriyordum.Bana neler olduğunu neden bu kadar utanmadan rahat hareket edebildiğimi anlıyamıyor ve bir mana veremiyordum.Ahmetin içirdiği ilaçların etksimiydi,yoksa gerçekten ben hayasız ve ar damarı çatlamış bir kızmı olmuştum bilmiyorum.Ama bildiğim tek şey vardı.Ahmet bana tecavüz etmekle hayatımda hiç bilmediğim zevkleri tattırmış hayal bile edemiyeceğim kadar zevkten çıldırmış haldeydim.Ve ben bu zevki tattıktan sonra artık bir daha kolay kolay ondan vazgeçemezdim.Bu sebeble Ahmetin beni devamlı sikmesi ve döllerini bana yutturması,hatta gerekirse sikini amımdan hiç çıkarmaması için bütün dişiliğimi gösterip soğuk suyun altındada sönmeyen amımı Ahmetin gelip yalamasını,küçüçük bir deliğe kocaman bir çivi sokar gibi o muhteşem yarrağını amıma sokmasını istiyordum.Yoksa amımın yangını sönmeyecekti.Ben bu düşüncelerdeyken,Ahmette dayanamadı yanıma doğru hızlı bir şekilde gelip arkamdan kavrayarak amcığımı avuçlarının arasına aldı.Bir eli ile amcığımı avuçlayıp diğer eli ile başımdan tutup beni yüzükoyun yere hemde duşun altında yere yatırdı.Ben; -“Yapma Ahmet,noldu ne yapmaya çalışıyorsun…”diyecek oldum.Oysa Ahmet hışımla beni yere bastırıp boynumun üstüne oturdu.Şimdi ben yerde diz çökmüş ve karnımı dizlerime yapıştırmıştım,Ahmetse boynumu bacaklarının arasına almış sol eli ile kalkmamam için sırtıma bastırırken sağ elinin orta parmağıylada götdeliğimi bastırıyor,parmağını bir çengel gibi dibine kadar götümün deliğine sokarak beni götümden kaldırmaya böylece göt deliğimi genişletmeye çalışıyordu.Galiba ne yapmak istediğini anlamıştım ve; -“Yapma Ahmet orası olmaz yalvarırım sana.Kulun kölen olayım yapma,biliyorum çok acır kızlar anlatırdı çok acıdığını nolur amımdan istediğin kadar sik ama götüme alamam yarrağını…”diyerek var gücümle çırpınıyor,elinden kurtulmaya çalışıyor aynı zamandada bunları Ahmete söylerken korkudan ağlıyordum. Ahmet beni dinlemek şöyle dursun,her seferinde orta parmağını acımasızca göt deliğime daha derinine sokup beni tartarak deliğimi iyicene genişletmişti.Şimdi Ahmet beni güçlü kolları ile kalkmama engel olarak boynumu sıktığı ayaklarını gevşetip sırtımın üzerinden götümün arkasına geçmiş ve sırtıma bastırmaya devam ederken diğer eli ilede yarrağını tutmuş göt deliğime sikinin başını dayamış aşağı yukarı sürtmeye başlamıştı ki;ben deli gibi çırpınmaya devam ederken; -“Sürtme Ahmet çok tuhaf oluyorum evet çok hoşuma gidiyor ama korkuyorum..” diye inledikce Ahmet daha hızlı sürtüyordu yarrağını götümün deliğine.
Beni iyice kendine doğru domalttı ve kenarda duran şampuandan biraz göt deliğime sıktı.Eli ile köpürttükten sonra sikini daha hızlı sürtmeye başladı.Ben çırpınıyordum ama nafile Ahmetin kollarından kurtulamak mümkün değildi.Ben çırpındıkça o daha da acımasız davranıyordu bana.Bu şekilde Ahmet götümdende sikecekti beni.En sonunda Ahmet sert bi şekilde koca yarrağını götüme soktu.Ben acı içinde; -“Çıkaaaaaaaaart.çıkar nolur çıkar Ahmett… ” diye çığlıklar atıyordum.Ben ne kadar çığlık atarsam Ahmet de o kadar acımasızca göt deliğime sikini sokup çıkarıyodu.Artık gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı.O daracık göt deliğime dayanamayan Ahmet spermlerini göt deliğime de hayvanca boşalttı. -“Şimdi artık her şeyinle benimsin…” “Ahmet tıpkı bir hayvan gibi vahşice götümü siktikten sonra tekrar yıkanıp koltuğun üzerine gitti uzandı.Ben yıkanmayı bile düşünemiyerek sürüne sürüne Ahmetin yanına gelmiştim.Şimdi koltukta Ahmetle yan yana oturuyorduk.Biraz böyle sessizce oturduk.Ahmet bana doğru yanaşarak,elini omzuma attı başımı göğsüne yasladı; -“Her şeyinle çok harikası n Selin,şimdiye kadar senin gibi bir çıtırla böyle güzel seks yapmamışdım,senden aldığım zevki hiçbir kadından almadım şimdiye kadar.Sen benim kadınım oldun,artık birkaç gün seni bir yere bırakmam.Zaten istesende gidemezsin..”Bu cümleleri fısıldayarak kulağıma söylerken dehşete kapıldım.Tamam seks denen şeyi Ahmetle tatmış ve yaşamıştım,hemde belk**e hiç bir kadının yaşamayı dahi hayal edemiyeceği vahşi bir şekilde.Ama Ahmetin bu merhametsiz sert sikişine benim narin bedenim danamabilecekmiydi bilmiyordum.Ahmet tamamen bana sahip olmuştu burada yapmam,yapamam dediklerimi birkaç saat içinde yapmıştım.Şimdiye kadar aklımdan geçipte olmaz böyle birşey nasıl yapılır dediklerimin hepsini Ahmet benim üzerimde uygulamıştı.Aslında yaptıkları hoşuma gitmişti,zevk almıştım ama.. Ahmetin bu kadar vahşi davranması canımı yakmıştı..Bir kaç gün burada Ahmetin kabalığına,vahşiliğine nasıl katlanırdımki.Buradan kaçmam gerektiğini düşünüyordum.Ama bunu tek başıma yapabileceğimide zannetmiyordum.Acaba kız arkadaşlarım bana yardım edebilirlermiydi,onları buraya çağırsam belki hep birlikte Ahmetten kurtulur,kaçabilirdik.Semiha,bana göre biraz daha sert tabiatlı idi.Eda daha kurnazdı.Hem anlattıklarına göre onlar erkekler konusunda daha tecrübelilerdi.Semiha Muzafferden nasıl kurtulduğunu,otobüste kendisini ***** eden adama tokat attığını anlatıyordu. Eda’nın anlattıkları daha güzeldi..Arkadaşının evinde eğlenirken kendisini sıkıştırıp götünden sikmek isteyen çocuğun apış arasına attığı tekme ile nasıl kurtulduğunu anlatıyordu.Evet,evet onlardan yardım istemeliydim.
Hem Edanın doğum günüde vardı,yarın gece toplanıp kutlayacaktık.Ahmetin göğsünde yaslanırken bunları düşündüm.Ahmette konuşuyordu ama ben onu duymuyordum bile.Şimdi kızlara nasıl ulaşırım onu düşünmeliydim.Acaba cep telefonu burada çekiyormuydu,içinde şarjı varmıydı.Ahmete; -“Telefon edeyim haber vereyim kızlara,bari merak etmesinler beni…” desem;sonrada kızlara durumu anlatsam gelip beni kurtarsalar iyi olurdu.Tamam böyle yapmalıydım.Ama Ahmet ne derdi acaba,telefon ettirirmiydi bana.Zaten başkada bir çarem yoktu,kızarsada kızsındı ne yapayım. Yumuşak bir ses tonu ile Ahmeti kandırmam lazımdı; -“Ahmet..Canım burada cep çekermi ya..?” -“Ne oldu;niye sordunki ?” -“Sen diyorsunki;seni birkaç gün bırakmam.Bari benim kızlara söylüyeyim de merak etmesinler.Zaten;Semiha Emreyi tanıyor.Ben Emre ile birlikteyim merak etmeyin;derim beni aramazlar..” -“Tamam et,burası dağbaşı dedikse o kadarda değil,sonuçta istanbulun kazası.Çeker ceptelefonun.” -“Tamam çantamdan alayım cebimi ..” diyerek ayağa kalktım.Kulübeye girdim.Burada telefon açsam kızlarla konuşsam Ahmet şüpelenir diye dışarı çıktım.Baktım Ahmet koltukta yoktu.Gidip tekrar koltuğa oturdum.Cebi açtım.Hem çekiyordu hemde şarjıda dolu idi.Biraz sağa sola baktım,biraz düşündüm.Ahmet hala gözükmüyodu.Cebin saatine baktım;saat 03:00’e gelmişti.Bir çırpıda Semihanın kayıtlı numarasına bastım.Telefonu çalıyordu ama cevap veren yoktu;mecburen bekledim.Tam umudumu kesiyordum ki Semiha telefonun öbür ucundan bağırarak; -“Ne var Selin ne var yaaaa… Nedir sizden çektiğim Allah aşkına …Bir Eda,bi sen ..uyutmadınız gece boyunca yaa.Biriniz Emre ile biriniz yeni tanıştığı herifle fingirdeşin benide uyutmayın,benim suçum ne yaaa…” diye benim konuşmama fırsat bile vermeden cevapladı telefonumu. -“Dur Semiha..Sakin ol dinle beni bitanem..Başım büyük dertte yalvarırım yardım edin bana noluur.…diyerek olanları sessizce Semihaya anlattım…Aslında Emrenin beni sevmediğini beni sattığını anlatmaya çalıştım…Semihada yavaş bir tonla; -“Anladım Selin;merak etme güzelim..biz Eda ile geliriz,sen sakin ol ve biz gelene kadar Ahmetin dediklerini yap.Olan olmuş zaten.Sorarım ben o Emre denen orospu çocuğuna;sakin ol,üzülme bitanem…” Ben; ‘Semiha yoksa Ahmet belki değil ama Cemil denen o herif tam bir piskopat,hayatıma kastedecek kadar…” dedim. -“Sen merak etme.Ben ne piskopatlarla başettim.Ona bu yaptıklarını fitil fitil burnundan getirmesini bilirim…” dedi ve kapattı.Şimdi biraz rahatlamıştım.Kurtulmam için az bi zamanım kalmış küçükde bir ışık belirmişti.Etrafa bakındım Ahmet hala yoktu.Bir müddet sonra yanıma geldi. -“Tamam konuştunmu arkadaşlarınla,hallettinmi..” diye sordu. -“Evet hallettim.Söyledim Emre ile olduğumu.” Ahmet yanıma iyice yaklaştı,gözlerimin içine kızgınlıkla bakıyordu.Bakışına bir anlam vermedim. -“Sen nerdeydin sevgilm,canım,ilk erkeğim benim?” -“Sen kendini kurnazmı zannediyorsun,beni aptalmı sandın ?” diyerek suratıma şiddetli bir tokat patlatmıştı.Ben bu tokatın etkisiyle sersemleşmiş ve yere düşmüştüm.Yanıma gelerek boğazımı sıktı; -“Bana bak küçük fahişe arkadaşına anlattıklarının hepsini duydum ama onun sana ne dediğini duymadım.Çokta önemli değil onun sana ne dediği…” diyerek tek eli ile beni kaldırıp küçük bir paketi fırlatır gibi koltuğa fırlattı.Konuşmaya devam ederek; -“Gelsinler.Gelsinlerde onlarıda sikeyim..üçünüzüde ipe dizer gibi dizip sikmezsem banada Ahmet demesinler.
Z aten yarın misafirlerim gelecekti..Sen bize yetmezdin…” diyerek elimdeki telefonu alıp içinden hattını çıkardı aldı.Sonrada ceptelefonunu bana doğru fırlattı arkasını döndü gitti… Olanlara bi anlam vermemiştim..Beni nasıl duyduki..Şimdi kendi ellerimle Semihayıda Edayıda ateşe atmıştım.Kartımıda aldı artık tekrar onları arayamazdımda.Keşke telefon etmeseydim çağırmasaydım…Beni öldürecek hali yoktu ya.Böylece koltukta oturdum.Artık olacakları düşünmeye başlamışdım sonrada kendi kendime;”Boşveeer Selin ne olacaksa olsun..” diyip kötü düşüncelerden arındırdım kendimi. Koltuğun üzerinde gözlerimi kapadım;kendimi mutlu hissetmek için güzel şeyler düşünmeye başladım
DEVAM EDECEK (!!!)
2年前