Tabu hikayeler4

annem bu kirli ilişkiye her geçen gün biraz daha alışıyordu. artık liseli kaçamakları onu da kesmez olmuştu. sevgilisiyle yatak düşlüyor, orada sevişmenin hayalini kuruyor. ona çır çıplak soyunmak, anadan üryan bedenini kollarına bırakmak istiyordu. iri, kocaman ellerinin çıplak teninde dolanmasını istiyordu. iri memelerini okşamasını beyaz, kocaman kalçalarını ovmasını istiyordu. o koca ellerin kalın ama uzun bacaklarında dolaşmasını ve sonrada kıllı(sanırım babamdan dolayı çoğunlukla az kıllıdır amı) amını ovmasını istiyordu..hayaller, düşler, fanteziler..farkında olmadan nasıl da alışıvermişti bu geçkin adama. iş yatağa kadar gelmişti işte ve zihinsel olarak hazırdı artık buna. iş artık mental alt yapısı oluşturduğu bu gerçek kirli eylemi gerçekleştirmeye kalmıştı. yüzü çok çekici değil, 'uğraşmaya değmez' değmez diye hayatı boyunca kimseler tavlamaya çalışmamıştı onu. hiç sevgilisi olmamıştı. diğer kızlar gibi sevgilisi ile dere-tepe, köşe-bucak buluşup memelerini emdirmemişti. kalçalarını ovdurup amını yalatmamıştı. şimdi sırasıydı işte, bu geçkin adam bunları gerçekleştirmek ve dahası reel sex yapmak için bir fırsattı. içinde ukde olarak kalan genç kızlık hayallerini yatağa taşımalıydı ve taşıyacaktı da, kararlıydı buna. ama hemen olmayacaktı bu. sevgilisinin gözünde kolay kadın damgası yememek için uzatabildiği kadar uzatacaktı bu süreci. zor, hatta çok zor olması gerekiyordu çünkü.(kadına bak, namusunu değil de gururunu düşünüyor, la havle..) tekrar geçmişe döndü ve köyde kendine asılan işe yaramaz döküntüleri ve babası yaşındaki ırz namus düşmanlarını hatırladı. gençlerden beklediği ilgiyi göremeyen annemin boş kalbine girmek, onu yatağa atıp genç ve güçlü fiziğinden faydalanmak istiyorlardı. bunlardan biride eniştesiydi. hanife ablasının kocası olan bu adam(remzi enişte) gerçek bir yılandı. işlerini bir yılan sessizliğinde görür, karda yürür izini belli etmezdi. herkeslerin melaike olarak bildiği remzi enişte de bizzat baldızının, annemin peşindeydi. annem buna akıl sır erdiremiyordu. baya baya yakışıklı olan remzi enişte neden annemin peşindeydi? geçkinlerin ve işe yaramaz döküntülerin dışında pek rağbet görmeyen anneme neden asılıyordu? annem ne kadar düşünse de bir türlü doyurucu yanıt bulamıyor, ve sonunda 'sanırım ona göre tabu olduğumdan' deyip geçiyordu. oysa gerçek başkaydı. evet buda bir etken olsa da asıl sebep bu adamın annemi bu ailenin içine girdiğinden, yani çocukluğundan beri göz altında tuttuğuydu. annemin görmediği bir yeri kalmamıştı. çocukluğundan evlendiği güne, hatta o gün bile röntgenlemişti annemi (ablasının evinde, kuaför öncesi gelinliğini giyerken. çok fazla uzamasın diye ayrıntıya girmeyeceğim) sizin anlayacağınız az önce de dediğim üzere annemi çocukluğunda gelinliğiyle evden çıkasıya dek seneler senesi röntgenlemişti. tuvalet banyo, bağ-bahçe, tarla ve özellikle ovada kurulan çardakta..burada benim şunu belirmeme izin verin; yav arkadaş, bu adam yılan denecek kadar sessiz ve planlı ama yine de hiç mi açık vermez veya dikkat çekmez? hadi başkaları tamam da sen ablasın, hiç mi huylandığın bir şey olmadı? ben olduğunu düşünüyorum . mutlaka oldu olmasına lakin, kocasının 'iyi' 'bir aileye mensup olması ve kendisi de köyde itibarlı olması nedeniyle kimse inanmaz ve olan bana da olur. fiili bir durum olmadığına göre evlenip gidesiye idare edeyim' diye düşündü. annem niye ablasına 'kocan peşimde dolanıyor' demedi? buda başka bir soru! ya ablası gibi düşünüyordu 'itibarlı bir aile, inandıramazsam mahvolurum' yada pek rağbet görmeyen bir kız olduğundan gizli bir haz alıyordu. anılar, ah anılar. beni nerelere götürdünüz. genç kızlığım bom boş geçti, şimdi sıra ben de o yıllar da yapamadıklarımı yapmak yaşayamadıklarımı yaşamak, içimde kalan tüm ukdelerimi hayata geçirmek istiyorum. evet, sonuçta kocamı aldatmış oluyorum ama dişiliğimi yaşamak benim de hakkım. bütün hayatım içimde kalan hayaller ile, yaşanması gereken ama yaşanamamış arzula/istekler ile geçti. ihanetse ihanet! hem zaten yeterince oynaşmadık mı bu adamla? bunlar da ihanet ona bakarsan. ne olursa olsun bu fırsatı değerlendireceğim. tümüyle soyunup dökünüp çıplak bedenimi onun kollarına bırakarak sev diyeceğim, şu an bu gövde sana ait, dilediğince sev'..
-annem bu hayal ve fantastik duygular içinde sabırsızlıkla buluşma gününü bekliyordu. kentin 20 km kadar dışında kiraz bahçesi ve bahçenin kuzeyinde bağ evi vardı. annemi işte bu eve götürecekti yorgancı. kendisi 1 gün önceden yanında bir temizlikçiyle bu eve geldi. kendisinin de yardımıyla evi baştan ayağa temizlediler. iş bitince pencereleri açıp havalandırdılar. bir gözüyle temizlikçiyi kontrol eden yorgancı rıfat bir yandan da getirdiği çay şekeri ve meyveleri dolaba yerleştiriyordu. temizlikçi kadın bu hummalı hazırlığın ne için olduğunu hissediyor ve bıyık altından gülüyordu. o kurnaz da yorgancı saf mı? oda kadının neden böyle manalı manalı gülümsediğini seziyordu elbet. kadının boş boğazlık yapıp tehlike yaratmaması için anlaştıkları paranın baya fazlasını verdi. temizlikçi hafifçe gülüp başını sallayarak bu extra paranın neden verildiğini anladığını ve gereğinin yapılacağını belli etti. yorgancı rahatlamıştı. gerçi yine de bir tehlike yoktu belki ama, ne olur ne olmaz misali sağlama gitmişti. artık gönül rahatlığıyla annemi getirebilirdi. iş, yarını beklemeye kalmıştı. ah o yarın bir oluverse, sevdiği kadını bir koynuna alıverse, sevse doya doya..
-annem de farklı değildi. oda aşığının kollarında olmak istiyordu bir an önce. 'ah tanrım, bir anca önce oluverse şu yarın, azgın bedenleri kavuşuverse. zevkin doruklarına çıkıverseler birlikte.' iki sevgili ilk defa birbirlerinin olacak olmasının heyecanıyla şu son gecenin de geçmesini bekliyordu. nihayet ertesi gün oldu ve buluşma günü geldi çattı. annem sık sık aşığının araması yüzünden çok geç yatmış ama yine de sabah güneşi ışıkları yeryüzüne egemen olmadan kalkmıştı. kahvaltı hazırlamış ve uykum az ağır olduğundan dürte dürte beni de kaldırıp kahvaltı masasına oturtmuştu. önemsiz, havadan sudan laflarla kahvaltıyı bitirdik ve keyif çaylarımız eşliğinde esas konuya geçtik annem,
-bu gün yorgancıya gideceğim. hem kış için 2 yorgan siparişi vereceğim hem de onunla yaptığımız görüşmeleri sonlandıracağım
-isabet olur anne
-hmm, niye böyle dedin oğlum?
-kararını onaylamak için anne
-sanırım rahatsız oluyorsun onun ile görüşmemden
-pek sayılmaz aslında ama çevreyi düşündüğümüzde sıkıntı olabilir
-ben yanlış bir şey yapmıyorum murat
-dediğim gibi ben bundan ziyade çevreyi düşünüyorum
-yaşına göre çok dengeli ve mantıklı düşünüyorsun. bu hoşuma gitti ve ayreten hoş görün için teşekkürler
-bu senin hayatın anne. evladınım diye yaşamını bana göre ayarlayamazsın ki' benim de böyle bir talebim olamaz. annem olman senin aslında başka bir kişi olduğunu ve hayatını kendi doğrultunda yaşama hakkını engellemez, engellememeli
-ne kadar güzel konuşuyorsun, gurur duyuyorum seninle. ayrıca şunu da ben ilave edeyim, şartlar ve karşımdakiler kim olursa olsun önce sen. hiç bir şey senden daha değerli olamaz
-anne
-söyle oğlum
-onu seviyormusun?
annem bu sorumu bana bakarak cevaplamak istese de buna cesaret edemedi. gözlerini boşluğa doğru kaçırıp yanıtlamaya başladı,
-bilmiyorum oğlum
-o zaman ona fazla izin verme!
-verdiğimi mi düşünüyorsun?
-hayır, varsayım olarak diyorum
dakikalar süren sessizlikten sonra annem biraz daha açık konuştu,
-hiç bir şey olmadı dersem yalan olur
-iyi işte. bende demin bunu demek istedim
-fırsat vermiyeyim yani
-evet, verme
annem gülümsedi ve yanağımı okşayarak,
-kıskanman normal, annenim senin. ama rahat ol, kontrol bende
şimdi burada şunu söyleyeyim. annemle bu tarz muhabbetimiz bir çoğunuzu şaşırtabilir ve hatta gayrı ahlaki bulunabilir lakin biz onun ile hep böyleyiz. biraz dejenere gibi gelse de doğru olanın batı ahlakı olduğunu düşünüyoruz. onlar bu tip ilişkilerini 'alenen' yaşarken biz gizli yaşıyoruz. ne yani, alenen yaşayan ahlaksız da gizli yaşayan mı ahlaklı? açık yada gizli siz, size en yakın kavram hangisiyse öyle olun. biz batı ahlakından yanayız!! ayrıca annem köy kökenli diye cahil sanıyorsanız yanılıyorsunuz. lise mezunu ve üniversite kazandığı halde başka kentte olduğu için gönderilmedi.
annem ile muhabbetimiz sonlandı, daha doğrusu buluşmaya hazırlık için annem tarafından sonlandırıldı ve ocaktaki güğümü (su taşımakta yada ısıtmakta kullanılan büyük metal ibrik) alıp banyoya geçti.20 dakika kadar sürdü banyo. sonrasında kendi odasına geçip kurulanarak giyinmeye başladı.15 dakika sonra hazırdı ve beni rastgele öpüp kapıdan çıkarak, acele acele aşığına yürüdü. buluşma yerine geldiğinde yorgancının beklediğini gördü. ortalığı kolaçan etti tenhaydı, arka koltuğa geçip oturdu. yorgancı rıfat gülümseyerek,
-hoş geldin hayatım
-hoş buldum rıfat
-iyi görünüyorsun
-teşekkür ederim rıfat. muhabbeti bırakıp yola düş istersen. çok zamanım yok
-benim de acelem yok!! aylardır bu günü bekliyoruz değil mi, tadını çıkaralım be aşkım
-tamam tamam, eğleniriz biraz
-işte bu işte be aşkım. ikimizde büyük sabrettik, değsin
-tamam sus artık aşkım, haklısın dedim ya işte
-bak sevgilim, gidince önce bir çay demleyelim. muhabbet ede ede yudumlayalım. bir yandan da öpüşüp koklaşırız. birbirimizi hazırlarız
-tamam
-nasıl arzuluyorum seni bilsen
-farkındayım aşkım
-iyi. fistanı yukarı çek o zaman
annem denileni yaptı ve fistanı kasıklarına kadar çekti. yorgancı heyecandan titriyordu. arabayı sağa çekti ve bir sigara yaktı. annemin karşısına geldi ve kendisi için kasıklarına kadar açılan dolgun bacakları seyre daldı. bir yandan da düşünüyordu, 'ne talihsiz bir kadın. adamına düşmemiş. kadın ruhundan zerre anlamayan bir yaban adamının elinde anlamsız bir hayat yaşıyor. avare, boş bir hayat. üstelik tatminsizde. adam çoğunlukla dışarda olduğundan yeterince ilgilenemiyordu onunla. hem yalnız hem tatminsiz! hem tensel ve hem de ruhsal bir boşluk içindeki bu kadın her iki açıdan da bir eş arıyordu. kağıt üzerinde değil, fiili bir eş. kendisini çirkin sanması yüzünden kendine güveni kaybolmuştu. tesadüfen dükkana gelmese kendini de bulamazdı'
annem derinlere dalıp giden yorgancıyı süzüyordu. niye dalmıştı bu kadar, ne düşüyordu da böyle efkarlı çekiyordu sigarasını. tam konuyu açacakken adam sigarasını bitirdi ve doğrulup direksiyona geçti yeniden. bunun üzerine annem de konu açmaktan vazgeçti. 'kendi anlatmak isterse anlatsın, bana ne adamın özel dünyasından' deyip toparlandı. adam tekrar gazladı arabasını ve 15 dakikaya varmadan bağ evine geldiler. yorgancı arabadan inip arkaya yöneldi ve hala oturmakta olan anneme elini uzattı.
発行者 sahika39
6ヶ月前
xHamsterは 成人専用のウェブサイトです!

xHamster で利用できるコンテンツの中には、ポルノ映像が含まれる場合があります。

xHamsterは18歳以上またはお住まいの管轄区域の法定年齢いずれかの年齢が高い方に利用を限定しています。

私たちの中核的目標の1つである、保護者の方が未成年によるxHamsterへのアクセスを制限できるよう、xHamsterはRTA (成人限定)コードに完全に準拠しています。つまり、簡単なペアレンタルコントロールツールで、サイトへのアクセスを防ぐことができるということです。保護者の方が、未成年によるオンライン上の不適切なコンテンツ、特に年齢制限のあるコンテンツへのアクセスを防御することは、必要かつ大事なことです。

未成年がいる家庭や未成年を監督している方は、パソコンのハードウェアとデバイス設定、ソフトウェアダウンロード、またはISPフィルタリングサービスを含む基礎的なペアレンタルコントロールを活用し、未成年が不適切なコンテンツにアクセスするのを防いでください。

운영자와 1:1 채팅